EKONOMİ - 13 Ocak 2026 Salı 10:30

Cari denge Kasım ayında 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi

A
A
A
Cari denge Kasım ayında 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi

Kasım ayında cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydetti.



Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kasım ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, Kasım ayında cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2.132 milyon ABD doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6.385 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.


Kasım ayında cari işlemler hesabı 3.996 milyon ABD doları açık kaydetmiştir. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2.132 milyon ABD doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6.385 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.


Yıllıklandırılmış verilere göre, Kasım ayında cari açık yaklaşık 23,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 68,4 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,3 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 17,8 milyar ABD doları ve 328 milyon ABD doları açık verdi.


Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 3.926 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.717 milyon ABD doları ve 3.108 milyon ABD doları oldu.


Finans hesabı


2025 yılı Kasım ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 4,8 milyar ABD doları ve krediler 30,1 milyar ABD doları katkı verirken; net portföy yatırımları 3,0 milyar ABD doları, ticari krediler 1,4 milyar ABD doları ve net efektif ve mevduatlar 6,5 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 19,4 milyar ABD doları oldu.


Kasım ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 343 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 990 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 647 milyon ABD doları arttı.


Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 201 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 218 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü.


Portföy yatırımları Kasım ayında 1.024 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetti.


Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 59 milyon ABD doları net satış ve DİBS piyasasında 1.646 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektör ihraçlarında sırasıyla 169 milyon ABD doları, 611 milyon ABD doları ve 64 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü.


Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.467 milyon ABD doları, 94 milyon ABD doları ve 2.017 milyon ABD doları net kullanım gerçekleşti.


Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası ve yabancı para cinsinden sırasıyla 784 milyon ABD doları net artış ve 428 milyon ABD doları net azalış olmak üzere toplam 356 milyon ABD doları net artış kaydetti.


Resmi rezervlerde bu ay 4.766 milyon ABD doları net azalış oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücülere yollarda görünmeyen gizli tehlike uyarısı Kış aylarında sürücülerin fark edememesi sonrası kazaya neden olan gizli buzlanma ve su birikintilerine karşı uzmanlardan uyarı geldi. Sürücülerin özellikle hız sınırlarına uyulması noktasında uyarıda bulunan uzmanlar, kış lastiği ve güvenlik önlemlerine dikkat çekti. Konya’yı çevre illere bağlayan kara yollarında yer yer kar, yağmur yağışı ve soğuk hava etkili olurken, yola çıkacak sürücülere uzmanlar uyarılarda bulundu. Havaların soğumasıyla yollarda buzlanma oluşabileceğine dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Bunun tedbirlerini de almamız gerekiyor. Bu noktada, araçlarımızda muhakkak kış lastiği kullanmamızda fayda var. Gizli buzlanma olabilir. Bundan dolayı hız sınırlarına dikkat etmemiz lazım. Yani bize verilen hız limitini zorlamamamız gerekiyor. O limite ulaşmamamız lazım. Diyelim bize 70 hız sınır vermiş ama biz normal şartlarda, tabii kuru havada, belki 70’le gittiğimiz zaman herhangi bir sıkıntı yaşamayabiliriz. Ancak kış şartlarında, yerde kar olmasa bile, bir gizli buzlanma meydana gelebilir, dolayısıyla aracımızın durması güçleşir. Bu noktada, hız sınırımızı azaltmamız gerekiyor. Öndeki araçla aramızda olan mesafemizi de artırmamız lazım. Çünkü öndeki araç fren yaptığı zaman, bizim kuru yoldaki durma mesafemiz ile ıslak ve buzlu yolda durma mesafemiz kesinlikle uzayacağı için, herhangi bir kazaya meydan vermememiz gerekiyor" dedi. "Kesinlikle dikkati elden bırakmayacağız, güvenlik önlemlerimizi alacağız" Kullanılan araçların bakımlarına öncelik verilmesi gerektiğine değinen Ceylan, "Sürücülerimizin bu mevsimde kesinlikle buzlanma olma ihtimalini düşünerek, özellikle akşam saatleri ve gece sabaha karşı, yerde kar olmasa bile biliyorsunuz hava sıcaklığı 4 derecenin altına düştüğü zaman artık buzlanma meydana gelebilir. Buz dediğimiz de, yol yüzeyindeki ince bir film tabakası gibi incecik, yani gözle fark edilemez; ancak belki araçta indiğimiz zaman, hani ayağımızla bir yoklama çektiğimiz zaman, bir ihtimal onu anlayabiliriz. Onun dışında anlama ihtimalimiz çok zor. Bu noktada, hız sınırlarına dikkat edelim, güvenlik önlemlerimizi alalım ve aracımızın motor soğutma suyunun antifriz de olması, cam silecek suyumuzun antifrizli su olmasına dikkat edelim. Kaloriferimizi çalıştırdığımızda, özellikle ön tarafa, cam kısmına göre havalandırmalarının ısı verdiğinden emin olalım. Çünkü araçta buğulanma meydana geldiği zaman görüşümüz düşer. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun yanı sıra, kesinlikle dikkati elden bırakmayacağız, güvenlik önlemlerimizi alacağız. Diğer yol kullanıcılarının tehlikeye atmayacağız" ifadelerini kullandı. "Su birikintisine girdiğiniz zaman ani frenleme veya sağa sola kaçma girişiminde bulunmayacağız" Sürücülerin karlı veya buzlu yollarda değil yağmurlu yolculuklarda da önlem alması gerektiğinin altını çizen Ramazan Ceylan, "Yağmur yağdığı zaman da su birikintileri olabilir. Aracınızın lastiklerindeki dişler, eğer kanallar doğru ve iyi değilse, su birikintisine girdiği zaman aracı sağa sola savrulabilir. Bu tür durumlarda, özellikle kışın kış lastiğini kullanmak zorundayız. Yani güvenliğimiz açısından zorundayız. Özel araçlar zorunlu değil ama güvenlik açısından bu bir zorunluluktur. Dolayısıyla, su birikintisine girdiğiniz zaman orada ani frenleme veya sağa sola kaçma girişiminde de bulunmayacağız. Ayağımızı gazdan çekeceğiz ve o su birikintisinden o şekilde çıkmanın mücadelesini vermiş oluruz. Eğer sağa sola bir hamle yaparsak, aracımızda savrulma meydana gelebilir, daha farklı sıkıntılar meydana gelir. Su birikintilerini daha önceden gözle bir şekilde görülebiliyorsa yavaş geçmemizde fayda var. Hızlı geçmeyelim; hem aracınızın motor aksamındaki parçalar ıslanmaz hem de normal şartlarda daha güvenli oradan geçişimizi sağlamış oluruz" şeklinde konuştu. Büyük araçların yanından geçerken dikkat Büyük araçların yanından geçerken oluşabilecek tehlikeye değinen Ceylan, "Büyük araçlar var otobüs, kamyon, çekici türü araçlar; bunların yanından geçerken, bunların lastiklerinde çamur olabilir, solunda ya da sağında ne yapıyor, diğer araçların üzerine yağmur suyu sıçrayabiliyor. Bu noktada, onları sollayacağımızda dikkatli olmamız lazım. Silecek konumunu yavaştan hızlıya doğru çevirerek, yani gelen su birikintisiyle görüş alanımızın azalmaması için hızlandırmamız gerekiyor. Silecek kolumuzu açtığımızda, silecekleri hızlandırmamız gerekiyor. Bu tür durumlarda da, yine dikkatli olmamız lazım. Çünkü görüş alanımız düştüğü zaman tehlikeyi fark edemeyebiliriz" diye konuştu.
Kocaeli Yasal hakkını kullanmak istedi, işinden oldu Kocaeli’de Derince Belediyesi iştiraki Çenesuyu A.Ş.’de 14 yıldır görev yapan 3 çocuk annesi Ebru Öksüz, iddiaya göre doğum sonrası yasal "yarım gün çalışma" hakkını talep etmesi üzerine ücretsiz izindeyken işten çıkarıldı. Mağduriyet yaşadığını söyleyen Öksüz, "Ücretsiz iznim devam ederken apar topar işten çıkışım yapıldı. Tüm bu yaşananlar maddi anlamda bizi sarsacak bir süreç oluşturdu" dedi. Öksüz, AK Parti üyesi olduğu için işten çıkarıldığı yönünde duyumlar aldığını, bunun kendisini ayrıca üzdüğünü dile getirdi. İddiaya göre, Çenesuyu A.Ş.’de muhasebeci olarak çalışan Ebru Öksüz (37), doğum ve ücretsiz izin süreçlerinin ardından işe dönmek istedi ancak iş akdi feshedildi. Ücretsiz izninin 20 Ocak’a kadar devam etmesine rağmen, herhangi bir resmi gerekçe sunulmadan çıkışının verildiğini ileri süren Öksüz, yaşananları anlattı. "Bu senin hakkın ama yönetim vermiyor" Ebru Öksüz, doğum sonrası yasal yarım gün çalışma hakkını kullanmak için yönetime talepte bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Ücretsiz iznim devam ederken apar topar işten çıkışım yapıldı. Yarım çalışma hakkımı kullanmak istediğimi söyledim. Bana, ’Bu senin hakkın ama yönetim bunu vermiyor, istersen mahkemeye gidebilirsin’ denildi. Ben de ’O zaman tam zamanlı çalışmaya devam edeyim’ dedim. Buna rağmen talebime ilişkin herhangi bir yazılı ya da sözlü resmi dönüş yapılmadı, net bir karşılık alamadım." "Psikolojik baskı uygulandı" İşten çıkarılma sürecinde baskı gördüğünü iddia eden Öksüz, "İşten çıkış aşamasında üretim müdürümüzün aramasının ardından, anlaşmak için bizi şirkete çağırdılar. Eşimle birlikte görüşmeye gittik. Görüşmemiz 10 dakika bile sürmedi. Bu kısa süre içerisinde bana tam 5 defa ’Mahkeme yoluna git, istersen mahkeme yoluna git’ denildi. Bunu özellikle saydım. Resmen psikolojik baskı altına alındım" dedi. "Siyasi üyelik" iddiası İşten çıkarılma gerekçesinin kendisine resmi olarak tebliğ edilmediğini dile getiren Öksüz, siyasi parti üyeliği nedeniyle işine son verildiği yönünde duyumlar aldığını iddia etti. Öksüz, "Bana işten çıkarılma sebebi resmi olarak söylenmedi. Hiçbir gerekçe sunulmadı. Ancak dışarıdan edindiğimiz duyumlara göre, AK Parti üyeliğim nedeniyle işten çıkarıldığımı öğrendim. Bu beni ayrıca çok üzdü. Bir insanın bir siyasi partiye mensup olması işten çıkarılma nedeni olmamalı" diye konuştu. "Ailem de mağdur oldu" Sürecin ailesini de doğrudan etkilediğini söyleyen Öksüz, "Ortanca oğlum kreşe devam ediyor. Böyle bir durumla karşılaşacağımızı bilmediğimiz için devlet kreşi yerine tam gün özel kreş tercih etmiştik. Bunun ciddi bir maliyeti var. Büyük oğlumun spor faaliyetleri için yaptığımız harcamalar bulunuyor. Yeni bir bebeğimiz oldu. Tüm bunlar maddi anlamda bizi sarsacak bir süreç oluşturdu" ifadelerini kullandı.
Ankara DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" dedi. SİMESEN ve SAVDES-SEN’in tarihsel birikimlerini tek çatı altında buluşturan, Türkiye’nin 17’nci büyük sendikası ve 01 nolu hizmet kolunun üçüncü büyük sendikası olan Devlet Memurları Sendikası, Olağan Genel Kurulu’nu 10-11 Ocak’ta Ankara’da gerçekleştirdi. Genel kurulda Tuncay Cengiz, yeniden Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Genel kurulun açılışında kürsüye çıkan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, salonu dolduran kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, sendikacılıkta yeni bir dönemin şafağında olduklarını söyledi. Kaya, "Memurumuz yıllardır masada boynu bükük bırakılmanın, haklarının erimesinin yorgunluğunu yaşıyor. Ancak kimse umutsuzluğa kapılmasın; memurun özlediği, sadece üyesinin hakkını düşünen ve kimseden icazet almayan o onurlu sendikacılık anlayışı Devlet Memurları Konfederasyonu ile yeniden şahlanıyor. Biz sadece büyümüyoruz, biz gelmekte olan bir sel gibi gümbür gümbür geliyoruz" ifadelerini kullandı. "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Yeniden genel başkan seçilen Tuncay Cengiz ise, teşekkür konuşmasında, sendikanın sadece bir rakamdan ibaret olmadığını, her bir üyenin alın terinin ve onurunun emanetçisi olduklarını vurguladı. Cengiz, "Bizim yolumuz, sadece bir hak arama yolu değil, bir haysiyet mücadelesidir. ’Emeğin ve onur mücadelesinin temsilcisi’ sloganıyla çıktığımız bu yolda menzilimiz belli, hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız. Yönetim felsefemizi Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye mirası olan ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu üzerine kurduk. Biz devleti yaşatmak için önce memurun refahını, huzurunu ve emeğinin karşılığını savunacağız" dedi. Yeni yönetim kadrosu ise şu isimlerden oluştu: "Genel Başkan Tuncay Cengiz, Genel Sekreter Ahmet Sağlam, Genel Başkan Yardımcıları Kemal Duman, İbrahim Gümüş, Berrin Altuntaş, Vecdi Yanbaz ve Ferit Bingöl."