KÜLTÜR SANAT - 04 Şubat 2026 Çarşamba 13:19

Cirque du Soleil’in böceklerin dünyasını anlatan dev yapımı İstanbul’da sahne alacak

A
A
A
Cirque du Soleil’in böceklerin dünyasını anlatan dev yapımı İstanbul’da sahne alacak

Dünyanın en büyük sirk topluluklarından biri kabul edilen Cirque du Soleil, en büyük prodüksiyonlarından "OVO" ile 10 yıl aradan sonra İstanbul’da sahne alacak.


Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, böceklerin renkli dünyasını ve doğanın ekosistemini konu alan gösteri 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ülker Arena’da sanatseverlerle buluşacak. Toplam 8 kez sahnelenecek gösterinin biletleri, etkinlik platformu Biletinial üzerinden satışa sunuldu.


Portekizce "yumurta" anlamına gelen OVO, doğanın gücünü hareket, renk ve akrobasiyle harmanlayarak sahneye taşıyor. Gösteri, izleyicileri böceklerin dünyasına davet ederken, biyoçeşitliliğin güzelliğini kendine özgü bir anlatımla sunuyor.



Kostümlerde organik dokunuşlar


Gösterinin görsel dünyası, ünlü tasarımcıların teknikleriyle şekillendi. Liz Vandal tarafından tasarlanan kostümlerde, Pierre Cardin’in grafik çizgileri ve Japon modacı Issey Miyake’nin plise tekniklerinden esinlenildi. Vandal’ın doğadan ilham alarak hazırladığı, hareket özgürlüğü sağlayan özel kumaşlı kostümler, görsel şölene katkı sağlıyor.



Sahnede 8,5 metrelik dev yumurta


Gösterinin müzikleri ise Berna Ceppas imzasını taşıyor. Bossa nova, samba, funk ve elektronik öğelerin birleştiği bestelerde, gerçek böcek seslerinden ilham alındığı belirtildi.


Gringo Cardia tarafından tasarlanan sahnede ise 8,5 metre büyüklüğünde dev bir yumurta yer alıyor. OVO dünyasının merkezini oluşturan bu dekor, bazen dev bir ormana bazen de gizemli bir mağaraya dönüşerek hikayenin ana eksenini oluşturuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Sesle panik ve korku yaşayan vatandaşın aracına yorgun mermi isabet etti Hatay’da evin önünde park halinde bulunan otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet etti. Evinin bahçesinde oturduğu esnada sesle panik yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, aracının ön kaputundaki yorgun mermiyi gördüğünde şok oldu. Kumlu ilçesi Uzunkavak Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, hava almak için evin bahçesinde oturduğu esnada büyük bir ses duydu. Aniden gelen sesten dolayı korkup panik yaşayan Albayrak, arabanın camının patladığını düşünerek aracın etrafına bakarken otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet ettiğini gördü. Aracının kaputuna isabet eden yorgun mermiyi gören Albayrak, korku ve şaşkınlık yaşadı. Her sabah ailesiyle bahçede kahvaltı yapan Albayrak, yorgun merminin ailesine veya herhangi birisine isabet etmediği için mutlu olduğunu söyledi. İnsanların mutlu olduklarında silah sıkmalarının gerekmediğini belirten Albayrak, daha duyarlı olunmasını isteyerek denetimlerin arttırılması gerektiğini söyledi. "Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş" Bahçede dinlendiği esnada büyük ses duyup aracına bakarken yorgun mermi isabet ettiğini gören Mehmet Cemil Albayrak, "Sabah uyandım, işe gitmek için üstümü değiştirdim. Köpeğimle dışarıya çıkıp hava almak için bahçede otururken birden çok büyük bir ses geldi ve sesten dolayı korktuk. Arabanın camı mı patladı diye arabanın etrafına bakayım dedim. Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş. Bu olay gerçekten bizi üzdü ve hala yorgun merminin şaşkınlığını yaşıyorum. Biz her gün sabah burada annem, babam ve nenemle beraber kahvaltı yapıyoruz. Belki o anda biz de burada olabilirdik, kahvaltı yaptığımız esnada da birimize isabet edebilirdi. Mala geldiği için mutluyum, sevinçliyim. Mal önemli değil bahçemizde çocuklar var, Allah korusun burada çocuklar da geziyor. Birine isabet etse felç kalsa daha kötü olurdu. Bu şekilde atlattığımız için mutluyum" dedi. "Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım" Aklına böyle bir olay yaşayacağının asla gelmediğini ifade eden Albayrak, "Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım. Böyle bir olay aklımın ucundan asla geçmezdi. Asker eğlenceleri sürekli oluyor. Silahlar sıkılıyor ve insanlarımız biraz duyarsız davranıyorlar. Bu şekilde böyle olayları yaşıyoruz. O yüzden insanlarımızın biraz daha duyarlı olması gerekiyor. Böyle şeyleri düşünmesi gerekiyor. Bunun için bir polisi veya jandarmayı aramadım. Çünkü bu durum insanlarla kaynaklı bir şey, ekipler gidip insanların başında nöbet mi tutacak. İnsanlarımızın biraz daha dikkatli olması gerekiyor ve denetimin arttırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Artvin Dik yamaçta 60 yıllık emek, taş duvarlarla kurulan miras Artvin’de 2 dönümlük araziyi taş taş işleyerek 8 dönüme çıkaran ailenin bir yamaçtaki mirası 3. kuşağa ulaştı. Artvin’de yaşayan 50 yaşındaki Temel Ayık, dedesinden ve babasından miras kalan teraslı tarım arazisini tek başına işleyerek aile geleneğini sürdürüyor. Dik yamaçta, tamamen insan emeğiyle oluşturulan taş duvarlı evlekler, yıllara meydan okurken hem geçim kaynağı hem de bir yaşam hikâyesine dönüşüyor. Temel Ayık’ın dedesi, taş duvar ustası Aziz Ayık, yaklaşık 62 yıl önce 2 dönümlük eğimli araziyi hiçbir iş makinesi kullanmadan teraslama yöntemiyle işleyerek 8 dönümlük verimli bir tarım alanına dönüştürdü. Taşları tek tek dizerek oluşturduğu duvarlarla yamaçta üretim yapılabilir alanlar açan Aziz Ayık, bu emeğini oğlu Hasan Ayık’a devretti. Hasan Ayık’ın geçtiğimiz yıl 78 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından ise bu miras torun Temel Ayık’a kaldı. Dedesinden ve babasından öğrendiği taş ustalığını sürdüren Temel Ayık, yıkılan duvarları onarıyor, yeni evlekler oluşturuyor ve arazinin bakımını tek başına yapıyor. Genişlikleri 2 ile 4 metre arasında değişen, uzunlukları ise farklı ölçülerde olan 35 evlekten oluşan arazi, görüntüsü de dikkat çekiyor. Aile, yıllar boyunca oluşturduğu bu verimli arazilerden meyve ve sebze üretimi yaparak hem kendi geçimini sağladı hem de hayvanları için otlak alanı oluşturdu. Bugün arazide üzüm, elma, armut, dut, kiraz, ceviz, incir ve fındık gibi meyve ağaçları bulunurken; fasulye, mısır, marul, patates ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştiriliyor. Son yıllarda ise limon ve mandalina gibi farklı türlerin de yetişmeye başladığı belirtildi. Zorlu coğrafyada üretim yapmanın kolay olmadığını ifade eden Temel Ayık, "Rahmetli dedem 1963 yılında buraya yerleşip iki dönüm arazi almış. İçinde evi, değirmeni olan bir yer. O zamanlar geçimlerini topraktan sağladıkları için yıllarca çalışarak, dedem ve babam taş duvar ustalığıyla bu araziyi yavaş yavaş genişletmişler ve sekiz dönüme kadar çıkarmışlar. Taşları tek tek dizerek yaptığı duvarlar hâlâ sapasağlam duruyor. Biz de zamanla yardımcı olduk ama en büyük emek dedemle babama ait. Şimdi bu arazi dedemden babama, babamdan da bana kaldı. Ben de elimden geldiğince burayı korumak, yeşilini kaybettirmemek ve daha da güzelleştirmek istiyorum. İmkânım oldukça da bakmaya devam edeceğim. Arazide yok yok diyebilirim. Ceviz, kiraz, elma, armut, incir, vişne, kızılcık, fındık gibi birçok meyve ağacımız var. Son yıllarda limon, portakal, mandalina gibi ürünler de yetişmeye başladı. Bunun dışında kendimize yetecek kadar patates, fasulye, soğan, bezelye gibi sebzeler de ekiyoruz. Ben şuna inanıyorum; insan toprağı bırakmamalı. Çünkü yediğimiz, içtiğimiz her şeyin temeli toprak. Toprağa sahip çıkarsak hem kendimiz kazanırız hem de ülke kazanır. Biz de bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Abur cubur tüketimi erkekleri jinekomastiyle vuruyor Erkeklerde meme dokusunun büyümesiyle ortaya çıkan jinekomasti, yalnızca estetik bir sorun değil; hormonal dengesizliklerden yaşam tarzına kadar birçok faktörün habercisi olabiliyor. Özellikle de son yıllarda işlenmiş gıdaların jinekomastiye neden olduğunu ifade eden Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, jinekomasti hakkında bilgi verdi. Erkeklerde meme bez dokusunun iyi huylu büyümesi olan jinekomasti, genelde estetik bir sorun olarak görülse de bu durum sadece bir yağ birikimi değil. Bez dokunun artışı çoğu zaman hormonal dengesizliklerle ilişkili olabilir. Medicana Ataköy Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, jinekomasti ile yağlanmanın farkını anlatırken, "Psödojinekomasti (yağlanma) yalnızca yağ dokusunun artışıdır ve kilo kaybıyla gerileyebilir. Jinekomastide ise meme bez dokusu büyümüştür; bu nedenle çoğu vakada diyet ve egzersizle tamamen düzelmez. Ve son yıllarda ergenlik döneminde görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlemlenmektedir" dedi. İşlenmiş gıdalardaki risk Jinekomastinin östrojen ve testosteron hormonları arasındaki dengenin bozulmasıyla kaynaklandığını ifade eden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, "Östrojenin artışı veya testosteronun azalması, meme dokusunun büyümesine yol açar. Bu noktada işlenmiş gıdaların, abur cubur olarak nitelendirilen ürünlerin de jinekomasti üzerine etkileri olduğu görüşü bulunmaktadır. İşlenmiş gıdalar; yüksek şeker, rafine karbonhidrat ve sağlıksız yağ içeriği nedeniyle insülin direncine ve yağ dokusu artışına yol açar. Artan yağ dokusu ise aromataz enzimi aracılığıyla testosteronu östrojene dönüştürür. Bu da jinekomasti riskini artırır" diye konuştu. Katkı maddeleri hormonları etkiliyor Gıdalardaki bazı katkı maddeleri ve plastik ambalajlarla temas eden ürünlerde bulunan endokrin yani hormon bozucu kimyasalların olumsuz etkileri olabileceğine değinen Op. Dr. Ali Kaan Memiş, "Bu kimyasallar vücutta östrojen benzeri etkiler gösterebilmektedir. Bu maddeler uzun vadede hormonal dengeyi de olumsuz etkileyebilmektedir. Bunun yanında obezite de jinekomastiyi hem doğrudan hem dolaylı etkiler. Artan yağ dokusu östrojen üretimini artırırken, aynı zamanda meme bölgesinde hacim artışına neden olur. Bu durum hem gerçek hem de psödojinekomastiyi birlikte oluşturabilir" diye konuştu. Önlemek için kaloriyi azaltın, sağlıklı beslenin Jinekomastinin bazen kendiliğinden gerileyebileceğini kaydeden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, "Ergenlik dönemindeki bazı vakalar geçici olabilir ve gerileyebilir. Ancak uzun süre devam eden ve fibrotik hale gelmiş jinekomasti genellikle kendiliğinden düzelmemektedir. Erken dönemde yaşam tarzı değişiklikleri etkili olabilir. Ancak kalıcı vakalarda en etkili yöntem cerrahidir. Cerrahi tedavi ile hem yağ hem de glandüler doku çıkarılarak doğal bir görünüm sağlanır. İşlenmiş ve paketli gıdaların tüketimini sınırlandırmak, doğal ve dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak önlem için ideal yaşam tarzı alışkanlıkları arasındadır. Jinekomasti yalnızca estetik bir problem değil; çoğu zaman metabolik ve hormonal dengenin bir yansımasıdır. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları bu dengeyi bozarak hastalığın görülme sıklığını artırmaktadır" şeklinde konuştu.