SAĞLIK - 17 Ocak 2026 Cumartesi 14:16

Çocukların değeri karne notu ile belirlenmemeli

A
A
A
Çocukların değeri karne notu ile belirlenmemeli

Sömestr tatilinin gelmesiyle birlikte çocuklar ve gençler için tatil heyecanı artarken, birçok ailede karne stresi yaşanıyor. Kimileri için sömestr tatil ve dinlenme anlamına gelirken, bazı çocuklar için sınav ve not baskısının ardından aileyle yüzleşme sürecine dönüşebiliyor.


Uzmanlar, bu dönemde ebeveyn tutumlarının çocuğun ruh sağlığı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için karne döneminin, kaygı, özgüven kaybı ve değersizlik duyguları gibi uzun vadeli psikolojik sonuçlara yol açabileceğini belirterek, karne değerlendirmelerinde yapılan en büyük hatanın kıyaslama olduğunu söyledi. Başakgil, "Çocuğunuzun karnesini başka çocukların karneleri ile kıyaslamayın. Yaşıtlarıyla karşılaştırmak, arkadaşlarının daha başarılı olduğunun vurgulanması ve başarısızlıkla suçlanmak; çocukta kaygı, yetersizlik, özgüven eksikliği ve değersizlik duygularına yol açar. Karne değerlendirilirken öncelikle olumlu yönlere odaklanılması, ardından çocuğun kendini ifade etmesine fırsat verilmesi gerekir. Suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil yerine, başarısızlıkların nedenlerinin birlikte ve yapıcı bir şekilde ele alınmasını öneriyor. Sömestr tatili başarısız olunan dersler için kriz değil, telafi ve destek süreci olarak görülmeli. ‘Sen tembelsin, yaramazsın, bu gidişle sınıfı geçemezsin’ gibi ifadeler çocuğun ‘Ben hiçbir işe yaramıyorum’ algısı geliştirmesine neden olur. Bu da kaygıyı artırır ve özgüveni zedeler. Çocuk bir alanda başarısızsa bu durum, ilgi alanları ve destek ihtiyacı üzerinden değerlendirilmelidir" dedi.


Geçmiş yıllarda karne dönemlerinde yaşanan üzücü olayların yaşandığını hatırlatarak uyarıda bulunan Başakgil, "Kırık notlar; yoğun kaygı, cezalandırılma korkusu ve değersizlik duygusuyla birleştiğinde, çocuğu kendine zarar verici davranışlara sürükleyebilir. Kötü not nedeniyle çocuğun spor ve sosyal faaliyetlerini kısıtlamak, sürece değil yalnızca sonuca odaklanmak, ilk olarak düşük notları gündeme getirmek, kötü not getirdi diye sevgiyi, ilgiyi ve şefkati geri çekmek, mesafeli ve soğuk davranmakyanlıştır. Öncelik her zaman tatlı sözlerle takdir olmalı. Maddi ödülün değeri değil, sembolik anlamı önemlidir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için kitaplar, boya kalemleri, basit oyuncaklar, doğa gezileri, müze ve sinema etkinlikleri daha sağlıklı ödüllerdir. Bilgisayar, cep telefonu, çok pahalı hediyeler ya da evcil hayvan gibi seçeneklerin karne hediyesi olarak tercih edilmesi çok doğru olmayacaktır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."
İzmir İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü İzmir’in Konak ilçesinde bir taksi şoförü, aracında ücret yüzünden tartışan yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından taksinin direksiyonuna geçip kaçan şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 23 sıralarında Basmane Kapılar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. isimli şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye yolcu olarak bindi. iddiaya göre yolculuk esnasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sonucunda D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Olayın ardından şüpheli D.M., Örer’in ticari taksisinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştı. Bir süre araçla kaçan şüpheli, taksiyi bir sokak üzerinde terk ederek kaçışına yaya olarak devam etti. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenilen Örer’in cansız bedeni, İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalamak içim çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kimliği ve kaçış güzergahı tespit edilen şüpheli D.M., kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde olayda kullandığı tabanca da ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.