POLİTİKA - 25 Nisan 2026 Cumartesi 15:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim ulaştığımız bu seviyelere Ana Muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim ulaştığımız bu seviyelere Ana Muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde "Ev Sahibi Türkiye İstanbul Kura Çekim Töreni"nde konuştu. İstanbul’un ulvi ve manevi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un şehirlerden bir şehir değildir. Burası 6 asrın birikimi, ataların hazinesi ve milletin en güzel eseridir. Burası merhum Nihat Sami Banarlı’nın ifadesiyle en az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir. Burası dünyanın en uzun ömürlü Fatih milletinin 3 kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir. İstanbul işte böyle ulvi, böyle manevi, böyle muteber, böyle müstesna bir şehirdir. İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz. İstanbul bizim göz bebeğimiz. Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah’a sonsuz şükürler olsun diyorum. Sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır" dedi.


"TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk"


AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirlerimizi abad etmenin millete hakkıyla hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için Yarısı Bizden kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü Yarısı Bizden kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor" dedi.


"İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür"


Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum. Gelin bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat’tan hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükümet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik. Tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik" diye konuştu.


"Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar"


Depremden etkilenen şehirlerde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat eski ritmine, eski canlılığına kavuştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki gibi ’Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça" dedi.


"Kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor"


24 Ekim’de Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesi’ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını duyurduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29 Aralık’ta start verdiğimiz kura çekimlerini 81 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira ile 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. Yüzyılın Konut Projesi sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değildir. Aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşasıdır. Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ’mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Faili meçhul dosyaları açıldı: 26 yıldır kayıp Sinem için umut ışığı Adalet Bakanlığı’nın Türkiye genelinde yüzlerce faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye alması, Samsun’da 26 yıl önce kaybolan 5 yaşındaki Sinem Özdemir dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Yıllardır kızından tek bir iz bulamayan 60 yaşındaki baba Mahmut Özdemir, "Bu acı bir gün değil, 26 yıldır her gün yaşanıyor" diyerek yetkililere seslendi. Samsun’un İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde 9 Haziran 2000 tarihinde evinin önünden kaybolan Sinem Özdemir’den o günden bu yana hiçbir haber alınamadı. O dönem henüz 5 yaşında olan küçük kızın kayboluşu, aradan geçen yıllara rağmen çözülemeyen dosyalar arasında yerini koruyor. Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde 638 faili meçhul dosyayı yeniden ele almasıyla birlikte, Samsun’daki 5 dosyadan biri olan Sinem Özdemir vakası da yeniden umut oldu. "Olayın aydınlığa kavuşturulmasını istiyoruz, her gün ölüyoruz" Kızının ölüsünün ya da dirisinin bulunmasını isteyen baba Mahmut Özdemir, "Kızım 2000 yılında kaybolmuştu. Haziran ayında bir cuma günü. Yıllar geçti, ömür gitti. 60 yaşına geldik. Bu olayın ölü veya diri aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Biz her gün ölüyoruz. 26 senedir ne çektiğimi bir Allah bilir. Zeytinlik Mahallesi’nde güpegündüz kaybolan bir çocuk. Ama nasıl çözülecek? Bunu da yürekli biri çıkacak, çözecek" dedi. Kızından 26 yıldır bir haber alamadığını belirten Mahmut Özdemir, "Dosya kapanmadı diye biliyorum. Kızım ölse, öldürülse bir ölüsü çıkacak. Ama öyle bir şey çıkmadığı zaman yaşıyor diye ümit ediyoruz. Yani benim bir düşmanım yok. Ben sabah işine, akşam evine gelen bir insanım. Türkiye Cumhuriyeti’nde olan Gülistan olayını görüyoruz. Kızımla ilgili de yeniden çalışma yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Belki kızım yaşıyor, belki de dışarıda gördüm ama tanıyamadım" Her yeni güne kızının yaşadığına dair umutla başladığını ifade eden Özdemir, "Yaşıyorsa şu anda 32 yaşına geldi. Belki de sokakta gördüm ama tanıyamadım. Aradan 26 yıl geçti. Küçüklük hâliyle bugünkü hâli elbette aynı değil. Belki yaşıyor, onu bilemem. Ne hissettiğimi bana sorun. Gülüyorum, konuşuyorum ama acımı bastırmak için. Bunun tarifi yok. Bir insanın evladı kaybolursa ne hissettiğini ancak yaşayan bilir. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Son nefesime kadar da kaybetmeyeceğim. Çünkü umut bittiği an yaşam da biter. İnsan ölüsünü ya da dirisini bilir, bir mezarı olur. Ama bizim öyle bir şeyimiz yok. Umutsuz yaşanmaz. Her gün yeni bir umutla hayata ‘merhaba’ diyoruz" şeklinde konuştu. Mahmut Özdemir, eşi ve oğluyla birlikte çeyrek asrı aşkın süredir kayıp kızlarından gelecek bir haberin özlemiyle yaşamlarını sürdürüyor. Yıllar geçse de acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyleyen aile, dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte artık bir sonuca ulaşılmasını bekliyor.
Ankara Özel çocuklar, tosbağa arabalarla konvoy yaptı Wolkswagen Fun Club’ın düzenlediği etkinlikte özel bireyler tosbağa arabalarla konvoy yaparak vakit geçirdi. Ankara’da Wolkswagen Fun Club tarafından düzenlenen etkinlikte tosbağa seven insanlar, Gazi Park’ta buluştu. Düzenlenen etkinlikte 75. Yıl Özel Eğitim Merkezi’ndeki özel bireyler tosbağa arabaları ellerinde bayraklarla karşıladı. Çocuklar, trafik polisi eşliğinde tosbağa arabalarla yapılan konvoya katıldı. Düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı, bu tür etkinlikleri yapmanın kendilerine mutluluk verdiğini belirtti. Ayrıca geçen sene de başka bir eğitim kurumunda bu tarz bir etkinlik yaptıklarını belirten Arı, çocukları mutlu etmenin önemli bir olay olduğunu sözlerine ekledi. "Onlara bu duyguyu yaşatmak ve yaşamak çok önemli" Wolkswagen Fun Club Başkanı Ayhan Arı çocuklar için bu tür etkinlikleri yapmanın çok keyifli olduğunu ifade ederek, "Geçen yıl da başka bir eğitim kurumunda yapmıştık. Ben dört çocuk aldım ve biraz önce konvoyda gezdirdim. Gelene kadar soruları bitmedi. O kadar mutlular ki, birisi diyor ‘ben de büyüyünce bundan alacağım’ diğeri diyor ki ‘abi hızlı gitsene, niye yavaş gidiyorsunuz?’ Onlara bu duyguları yaşatmak ve yaşamak çok önemli" şeklinde konuştu. "Amacımız sosyal farkındalık oluşturmak" Özel Eğitim Kurumu Müdürü Büşra Özel ise etkinliğin önemine şu şekilde dikkat çekti: "Bugünkü etkinlik, klasik nostaljik araçlarımızın da renkli hayatlarına dokunarak çocuklarımızda empati duygusunu geliştirmek, sosyal hayata bağlılıklarını artırmak, toplumda onların da yerinin olduğunu ve değerli olduklarını hissettirmek adına bir arada bulunuyoruz. Sosyal farkındalık oluşturma amacıyla böyle bir etkinlik düşündük. Onların duygu durumları, onların hayatlarının içerisinde kendimizden bir şey buluyoruz. Ne zaman canımız sıkılsa, ne zaman kendimizi kötü hissetsek aslında farklı bir pencerenin de olduğunu, onlarla birlikte olmanın çok daha özel olduğunu biliyoruz. Özel çocuklarımızla olmak bizler için çok kıymetli. Toplumda herkesin özel bireylere sahip çıkmasına, toplumda yer edinmeleri gerektiğinin farkında olmalarını rica ediyoruz" diye konuştu. "Çocuğumun düğünüymüş gibi hissettim" Düzenlenen etkinliğe özel çocuğu Beyza ile katılan Veli Hülya Dönmez ise bu etkinlikte çocuğunun keyifli vakit geçirdiğini vurgulayarak, "Beyza bana çok şey kattı. O, engelli ama değil. Bu etkinlikte çocuğum çok eğlendi. Çocuğumun mutlu olması çok önemli. Bana sanki çocuğumun düğünüymüş gibi hissettirdiler" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Formula 1 heyecanı 5 yıl sonra İstanbul sokaklarına taşındı Formula 1’in 5 yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşüne özel, Red Bull Racing Test ve Yedek Pilotu Yuki Tsunoda İstanbul’a geldi. İki gün boyunca Oracle Red Bull Racing aracı, Yuki Tsunoda’nın sürüşüyle İstanbul’un simge noktalarını, şehrin tarihi ve kültürel alanlarını gezdi. Aracın Dolmabahçe’de başlayan yolculuğu, Haydarpaşa Limanı ve Kız Kulesi’nin önünden devam ederek, 5 yıl aranın ardından Formula 1 heyecanını İstanbul sokaklarına taşıdı. Tsunoda, Formula 1’in 2027’de Türkiye’ye gelişinin açıklanmasının ardından, İstanbul Park’ta gerçekleştirilen özel buluşmada Red Bull sporcusu Hande Baladın ile bir araya geldi. İstanbul’un farklı noktalarında gerçekleştirilen tanıtım sürüşleriyle şehir, Formula 1 atmosferini yeniden hissetti. Tanıtım, Türk kültürünün geleneksel uğurlamalarından birine de sahne oldu. Aracın, "sağ salim gidip, yeniden gelmesi" dileğiyle arkasından su döküldü. Yuki Tsunoda: "İstanbul Park harika bir pist" Red Bull’un yedek pilotu Yuki Tsunoda, İstanbul’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Yeniden İstanbul’da olmak şahane bir duygu. Geçen sefer fazla gezme fırsatım olmamıştı. Bu sefer hem şehri gezdim, hem de çok güzel yemekler yedim. İstanbul Park harika bir pist. Burada sürüş yapmaktan çok keyifli" ifadelerini kullandı. Hande Baladın ise Yuki ile 5 yıl aradan sonra bir araya gelmelerinin mutluluğunu yaşadığının altını çizerek, "Red Bull Racing aracını yakından deneyimlemek ve aracın direksiyonunu tutmak oldukça heyecan vericiydi. Yuki ile 2021’de yine İstanbul’da bir araya gelmiştik. Yarış ekibini Türkiye’de görmekten dolayı mutluyum, önümüzdeki sene yarışları yakından takip edeceğim" dedi.