POLİTİKA - 17 Ocak 2026 Cumartesi 16:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfımıza, Milli Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz önce Vakfımızın kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman abimiz için hazırlanan belgeseli hep birlikte izledik. Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmakla iftihar ettiğim İsmail Kahraman abimize sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Emekleri için, gayretleri için; bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği için, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Rabbim bugün burada olduğu gibi yarın ruz-i mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda, Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında vakfımızın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş fakat artık aramızda olmayan tüm büyüklerimize, tüm kardeşlerimize Mevla’dan gani gani rahmet diliyor, ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum " diye konuştu.


Muhterem başkanlarımız Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında, vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum. Arkadaşlarım, bir defa şunu büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek istiyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu, hamdolsun, başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle, barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki yirmiyi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun, cehdi de emeği de gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye, her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçi kardeşlerimizden gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine vakfımızın her bir mensubunun payı vardır, emeği vardır, göz nuru, gönül harcı vardır. Bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çatı altında ter döken, halka hizmet, Hakka hizmettir düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum. Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı’ydı. Ve biz üstat ile burada nice konferansları yaptık. Ve Sayın Demirel’in de cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. Ve o konferanslarda öyle zannederdi ki yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim Milli Türk Talebe Birliği’nde kendilerine ağabey diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. Milli Türk Talebe Birliği bizim için bir okuldu. Kere ağlarını gönül ve zihin dünyamıza aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım Milli Türk Talebe Birliği’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan: "Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar, yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim alakarlı dağlar iken." İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle, sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her Milli Türk Talebe Birliği’nin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstadın ifadesiyle; kökü ezelde ve dalı ebette bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfında yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfını hep milletin yanında, Hakk’ın ve hakikatin cephesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum " ifadelerini kullandı.


"Yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz"


Medeniyetimizin büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun’un şu tespiti bizim için çok ama çok anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, İbn-i Haldun şöyle diyor: "Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer." Evet, çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz" ifadelerini kullandı.


"86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz"


Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" diye konuştu.


"Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir"


Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" dedi.


Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız, çok açık söylüyorum, gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.


Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacı olduklarını ifade eden Erdoğan, " Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz" diye konuştu.


"23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"


Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen, bir ayı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde, kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen, işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz" dedi.


"Muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek gibi bir alışkanlığı yok"


Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı olmadığının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Derneklerimizden, vakıflarımızdan, gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum. Tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği, teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler" şeklinde konuştu.


"Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar"


Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok."


"Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz"


Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz. Enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye’ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze. Rabbim ömür verdikçe, gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Anıl Demirci: "Galatasaray deplasmanında 1 puan aldık ama buruğuz" Gaziantep FK Teknik Sorumlusu Anıl Demirci, ikinci yarıda daha tehditkar oynadıklarını belirterek, "Galatasaray deplasmanında 1 puan aldık ama bu anlamda buruğuz. Hem yediğimiz basit gol hem de son dakika kaçırdığımız gol bizi üzdü" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Gaziantep FK deplasmanda mücadele ettiği Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gaziantep FK Teknik Sorumlusu Anıl Demirci, futbolcuların hafta içinde çalıştıkları plana sadık kaldığını belirterek, "Ne konuştuysak, maçın 1. dakikasından son düdüğe kadar her anlamda yerine getirdiler. Bizi mutlu eden şey Galatasaray’ın analizini yaptığımızda bu tespitlerin sahada karşılığını almak bizi mutlu etti. Galatasaray’ın bu seneki maçlarını izlediğimizde Union Saint-Gilloise maçından feyz aldık. Bugün Galatasaray’ın hücumda yaptığı özel işleri engellemek için baskı düzenimizi değiştirdik. Oyuncularımıza bu anlamda plana sadık kalmalarında dolayı teşekkür ederim. İlk yarı hücumda geçişleri bulamadık. İkinci yarı Galatasaray’ın risk alacağını düşünüyorduk. Abdülkerim’in oyuna girmesi, kazandığımız toplar bize fırsat olabilirdi. İkinci yarıda daha tehditkar olduk. Galatasaray deplasmanında 1 puan aldık ama bu anlamda buruğuz. Hem yediğimiz basit gol hem de son dakika kaçırdığımız gol bizi üzdü. Oyuncularım hafta içinde Kocaelispor’a karşı 80 dakika 10 kişi mücadele etti. Bugün de aynı özveri ve bağlılıkla sahada yer aldıkları için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Drissa Camara ve Kacper Kozlowski’nin takım için önemli futbolcular olduğu belirten Demirci, bu futbolcular için ilgilenenlerin de olduğunu söyledi.
İstanbul Okan Buruk: "Transfere ihtiyacımız olduğunu net bir şekilde biliyoruz" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, transfere ihtiyaçları olduğu söyleyerek, "Bunun için önemli bir çaba sarf ediyoruz. Başkanımızla da konuştuk, tekrar bir araya gelip, daha hızlı bir şekilde yol olacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Galatasaray evinde oynadığı Gaziantep FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, rakibin iyi savunma yaptığını belirterek, "Rakibimiz zaman zaman 9, zaman zaman 10 kişiyle savunmayı iyi bir şekilde yaptı. İyi mücadele ettiler. İlk yarıda maçın erken dakikalarında Yunus’un net pozisyonu vardı. Barış’ın da savunma arkasına koşusu vardı. İki duran toptan ürettiğimiz pozisyonlarımız vardı. Kendi kalitemizin altında kaldık. Burada bireysel yeteneklere iş düşüyor, rakibin bu kadar dipte savunma yaptığı yerde, öndeki oyuncularınız bireysel yeteneği önemli oluyor. Beklerin hücuma katkıları önemli oluyor. Çok dikine pasları iyi yaptığımız söyleyemem. İlk yarıda bir gol, rakibin de katı savunma anlayışını kıramadık. İkinci yarı da benzer şekilde gitti. İlk yarı yaklaşık yüzde 73’e yakın top bizdeydi. Rakibi çok fazla kalemize getirtmedik. İkinci yarı iki kaybettiğimiz topla net pozisyon verdik. Yediğimiz gol öncesinde 3’e 1’iken yediğimiz gol var. Devamında gol aramaya çalıştık. Son dakika Sane’nin net pozisyonu vardı. Bu tür maçlarda öne geçmeniz çok önemli. Bunlarda çok başarılı olamadık. Rakibimiz iyi savunma yaptı. Takım halinde savunmayı düşündüler. Bunda da başarılı oldular. Onları da tebrik ederim" diye konuştu. "Bu rüzgarlar gelip geçer, önemli olan benim ve oyuncularımın ne istediği" Motivasyonlarını koruduklarını belirten Buruk, "Daha fazlasıyla koruyorum. Çünkü çarşamba günü Şampiyonlar Ligi’nde ilk 24’e kalmak için çok önemli maça çıkacağız. Burada benim için de oyuncularımız için çok önemli motivasyon bizi bekliyor. Bu inişler, çıkış her takım özelinde olabiliyor. Bundan önceki senelerde de oldu. Çok fazla dönem hatırlıyorum, bu şampiyonluk yarışları hep Fenerbahçe ile Galatasaray arasında geçti. Bunu net bir şekilde şunu gördük, bir takım bir dönem iyi oynadığında ’Bu takım çok iyi, şampiyon olacak’ dendi. Bu rüzgarların değiştiğini 4 sene içinde gördük. Bu rüzgarlar gelip geçer, önemli olan benim ve oyuncularımın ne istediği. Zorlu bir dönemden geçiyoruz; sakatlıklar, şanssızlıklar, Afrika Kupası. Transfer dönemi ister, istemez herkesi etkiliyor. Torreira ile ilgili bile birçok şey çıktı, gayet mutlu. Fethiye’ye maç günü geldi, takımın yanında oldu, destekledi" şeklinde konuştu. "Transfere ihtiyacımız olduğunu net bir şekilde biliyoruz" Transfer dönemlerinin kendileri için hep zor olduğunu ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü sözlerine şöyle devam etti: "Maça odaklanmaktan çok transfer odaklanılan bir dönem. Taraftarımıza yüzde 100 hak veriyoruz. Başkanımız da geldi, hem oyunculara hem bize moral vermek için. Onunla da bunu hep konuşuyoruz. Taraftarımız her zaman haklı, istekleri önemli. Bunun için de hep çalışıyoruz. Bazen çok fazla mükemmeliyetçi davrandığımız yerler oluyor. Sizin istediğiniz oyuncuyu bazen alamıyorsunuz, birçok dinamikler var. Zor bir süreç olabiliyor. Çok fazla isim de çıkıyor. Herkesin de kafası karışıyor. Transfere ihtiyacımız olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Bunun için önemli bir çaba sarf ediyoruz. Başkanımızla da konuştuk, yarın tekrar bir araya gelip, daha hızlı bir şekilde yol alacağız. Osimhen’in, Jakobs dönüşü önemli. Singo’nun dönmesi önemli olacak. Bu tür maçlarda Sara gibi oyuncular da önemli oluyor. Hücuma destek verebilecek orta saha oyuncuları önemli oluyor. Sakatlarımız döndükten sonra çok güçlü bir şekilde 3 sene boyunca taraftarımızın başı hep dik durdu. Yine başları dik duracak. Bu konuda elimizden geleni yapacağız." "Böyle saçma, bel altı şeyler olabiliyor, gülüp geçiyorum" Kendisiyle ilgili son dönemde çıkan haberler ve sosyal medya paylaşımlarının sorulması üzerine Okan Buruk, "Komik, saçma şeyler görüyoruz. Evim 500 metre ilerisindeki manava gidişim konuşuldu. 5 Eylül’dü, tarihine baktım. Manavdan yaptığım alışverişin dekontunu da çıkardım. O dönem nektar, hünnap, avokado, mango almıştım. Bir meyveyi orada yemiştim. Ben sokağa hiçbir şey atmam. Elime alıp, cebime koydum. Komik şeyler görüyorsunuz, ’Elinde ne vardı?’ diye. Arabam oradaydı, valeye bırakmıştım. Poşetleri arabaya gönderttim. Böyle saçma şeyler, bel altı şeyler olabiliyor. Gülüp geçiyorum. Kafaya takmıyorum. Saçma bir şekilde ortaya çıkıyor. Onun dışında işime, takımıma odaklanıyorum. Burada önemli başarılar yaşamamız gerekiyor" diye cevap verdi. "Taraftarımız çok haklılar" Transferde en iyisini aramanın bir süreç olduğunu vurgulayan Buruk, "Takıma odaklanmak yerine bazen transfere de odaklanabiliyorsunuz. En çok biz isteriz, bir an önce gelsin, imzalar atılsın. En iyisini ararken bu süreler geçebiliyor. Bu bir süreç alıyor. Devre arası transferi kolay değil. En iyi oyuncusunu kimse vermek istemiyor. Bana da gelseler bırakmam. Taraftarımız çok haklılar. Hiçbir zaman haksızlar demiyoruz. İstekleri normal. Çalışmalarımız sürüyor. Bununla ilgili en kısa zamanda transferleri bitirip, rahatlamak istiyoruz. Her maç da bize ders oluyor. İhtiyaç anlamında hangi mevkilere ihtiyaç duyuyorsunuz, rekabet nerede olması lazım" dedi. Geçtiğimiz sezon takımdan ayrılan Fernando Muslera’nın ve Dries Mertens’in sadece oyunculukları değil, liderlikleri ve karakterlerinin de önemli olduğunu ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Tabii bu oyuncuların yokluğunu hissedersiniz. Takımı tanıyan, yaşları büyük, soyunma odasını tutabilen oyuncular. Bütün oyuncularımın iyi niyetinden çok memnunum. Türk oyuncuların varlığı, enerjileri önemli oluyor. Her zaman bir süreçten geçiyorsunuz. Adaptasyon süreçleri olabiliyor. Geçiş süreçlerinde bu tür oyunculara ihtiyaç olabilirdi. Onların olmadığında içerden içerideki oyuncularımızla bunu kapatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Bunu tekrar yaşamamak için bu hafta bizim için kritik bir hafta olacak" Yaz transfer döneminde 5 önemli oyuncu aldıklarını hatırlatan Okan Buruk, "Direkt katkı sağlayacak, elit 5 oyuncu aldık. Bütçe harcıyorsunuz, harcama limitleriniz var. Osimhen’e 75 milyon Euro verildi, 40 milyon Euro peşin ödendi. TFF, UEFA kriterleriniz var. 5 önemli oyuncu aldık. Teknik adamlar hep ister. Burada bütçeler var. Oyunculara da bu paraları ödemeniz lazım. Kasıma gelene kadar bunu konuşmadık. Sakatlıklar, cezalarla birlikte çok eksildik. Bu dönemde de kadro yapılanması sorgulandı. Bu sıkıntıyı kasım ayında yaşadık. Keşke bu anlamda diyebileceğimiz yerler var. Bu istememek, az oyuncu olsun düşünmekle olmuyor. Biz her mevkide oynayanın ve bekleyenin olduğu dönem vardı. İki önemli santrfora sahipsiniz, 4 kanat oyuncunuz var. Orta sahada İlkay ve Sara var. Her şeyi iyi olduğunda bunu düşünmedik. O konuda eleştiri de aldık. Doğrudur, haklıdır. Ben de kendi adıma bundan bir şeyler çıkartıyorum. Bunu tekrar yaşamamak için bu hafta bizim için kritik bir hafta olacak. Avrupa’da devam edeceğimize inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. Takımdan ayrılması beklenen Yusuf Demir’in, Ziraat Türkiye Kupası’nda Fethiyerspor maçında oynamasına açıklık getiren deneyimli teknik adam, "Bu süreçler her takımlarda olan bir şey. Oyuncularla belki devam etmeme kararı alsanız bile sizin oyuncunuz, kullanmaya devam edersiniz. Süreç içerisinde oyuncuları başka takıma satarsınız, kiralarsınız. Yusuf ile ilgili bu süreç, böyle oldu" diyerek sözlerini tamamladı.
Düzce Bolu Dağı’nda yoğun kar yağışı: Karla mücadele sürüyor Bolu Dağı geçişinde beklenen kar yağışı etkisini göstermeye başladı. Görüntülenen bölgede karla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Özellikle yüksek rakımlı kesimlerde yoğun şekilde etkili olan kar yağışı nedeniyle yolun asfalt zemini kısa sürede karla kaplandı. Görüş mesafesinin yer yer düşmesi ve hava sıcaklıklarının sıfırın altına gerilemesiyle birlikte sürüş güvenliği açısından risk oluştu. Kar yağışının başlamasıyla birlikte Karayolları ekipleri Bolu Dağı güzergahında teyakkuza geçti. Ekipler, ulaşımın aksamaması ve yolun açık tutulması amacıyla aralıksız küreme ve tuzlama çalışmaları yürütüyor. Çalışmaların özellikle virajlı ve rampalı kesimlerde yoğunlaştırıldığı öğrenildi. Sürücülere polislerden uyarı Öte yandan Düzce Bölge Trafik Amirliği ekipleri de güzergah üzerinde denetimlerini artırdı. Trafik ekipleri, sürücüleri kış lastiği, zincir, çekme halatı ve takoz gibi ekipmanlar konusunda uyarırken, hız ve takip mesafesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Güzergah boyunca trafik akışı kontrollü şekilde sağlanıyor. Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgilere göre, Bolu Dağı’nda etkili olan kar yağışının 19 Ocak tarihine kadar aralıklarla devam etmesi bekleniyor. Yetkililer, özellikle ağır tonajlı araç sürücülerinin ve uzun yol yapacak vatandaşların dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunurken, zorunlu olmadıkça Bolu Dağı geçişinin kullanılmaması çağrısı yaptı.
Bayburt Demirözü’nde Kızak Festivali: Eksi 20 derecede halay çektiler, kızaklarla kaydılar Bayburt’un Demirözü ilçesinde gerçekleştirilen Kızak Festivali, dondurucu soğukta renkli görüntülere sahne oldu. Festivalde kızakla kayıldı, davul zurna eşliğinde halaylar çekildi. Demirözü’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Kızak Festivali, soğuk havaya rağmen çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Hava sıcaklığının eksi 20 dereceye kadar düştüğü ilçede, Bayburtlu vatandaşlar dik yokuşlardan kızaklarla kaydı. Demirözü Belediyesince Eski TOKİ Yolu mevkiinde organize edilen festivalde kimi vatandaşlar ateş çukurları başında sohbet ederek ısınmayı seçti, kimileri ise müzik eşliğinde karşılıklı oyunlar oynadı. Festival alanındaki vatandaşlara belediye personelleri tarafından sucuk ekmek ve sıcak içecek ikramında bulunuldu. Festivale katılan vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Fatih Süngüoğlu, soğuk havanın eğlenceye dönüştürülmesinden dolayı Demirözü Belediyesine teşekkür etti. Kızağını alarak kaymaya gelen Kerim Süngüoğlu isimli vatandaş, festival ortamının oldukça keyifli olduğunu söyledi. Demirözü Belediye Başkanı Arslan Gürer ise, festivali geleneksel hale getirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Festivalimizin ikincisini düzenliyoruz. Kar, zahmet gibi gözükse de Demirözü ilçemizde bereket oluyor. Bu festivaller ekonomik olarak bütçelere zarar verse de, biz ücretsize yakın bir şekilde etkinlik düzenledik. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Kızak Festivalini geleneksel bir hale getireceğiz. Şu an hava eksi 20 derece. Yaklaşık 2 saattir insanlar burada kayarak eğleniyor. Bu da bizi fazlasıyla mutlu etti. Bayburt’a çok kar yağıyor. Bir metre, bir buçuk metre karın olduğu bu memlekette insanlar bunalıyor. O bunalımı bu şekilde eğlenceye dönüştürüyoruz. Mutluyuz, devamını da getireceğiz inşallah" dedi. Gece geç saatlere kadar süren festival, ateş başında yapılan sohbetler ve kızakla kayma etkinliklerinin ardından sona erdi.