POLİTİKA - 17 Ocak 2026 Cumartesi 16:23

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfımıza, Milli Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz önce Vakfımızın kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman abimiz için hazırlanan belgeseli hep birlikte izledik. Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmakla iftihar ettiğim İsmail Kahraman abimize sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Emekleri için, gayretleri için; bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği için, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Rabbim bugün burada olduğu gibi yarın ruz-i mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda, Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında vakfımızın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş fakat artık aramızda olmayan tüm büyüklerimize, tüm kardeşlerimize Mevla’dan gani gani rahmet diliyor, ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum " diye konuştu.


Muhterem başkanlarımız Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında, vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum. Arkadaşlarım, bir defa şunu büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek istiyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu, hamdolsun, başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle, barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki yirmiyi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun, cehdi de emeği de gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye, her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçi kardeşlerimizden gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine vakfımızın her bir mensubunun payı vardır, emeği vardır, göz nuru, gönül harcı vardır. Bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çatı altında ter döken, halka hizmet, Hakka hizmettir düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum. Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı’ydı. Ve biz üstat ile burada nice konferansları yaptık. Ve Sayın Demirel’in de cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. Ve o konferanslarda öyle zannederdi ki yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim Milli Türk Talebe Birliği’nde kendilerine ağabey diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. Milli Türk Talebe Birliği bizim için bir okuldu. Kere ağlarını gönül ve zihin dünyamıza aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım Milli Türk Talebe Birliği’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan: "Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar, yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim alakarlı dağlar iken." İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle, sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her Milli Türk Talebe Birliği’nin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstadın ifadesiyle; kökü ezelde ve dalı ebette bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfında yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfını hep milletin yanında, Hakk’ın ve hakikatin cephesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum " ifadelerini kullandı.


"Yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz"


Medeniyetimizin büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun’un şu tespiti bizim için çok ama çok anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, İbn-i Haldun şöyle diyor: "Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer." Evet, çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz" ifadelerini kullandı.


"86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz"


Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" diye konuştu.


"Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir"


Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" dedi.


Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız, çok açık söylüyorum, gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.


Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacı olduklarını ifade eden Erdoğan, " Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz" diye konuştu.


"23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"


Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen, bir ayı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde, kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen, işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz" dedi.


"Muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek gibi bir alışkanlığı yok"


Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı olmadığının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Derneklerimizden, vakıflarımızdan, gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum. Tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği, teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler" şeklinde konuştu.


"Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar"


Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok."


"Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz"


Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz. Enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye’ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze. Rabbim ömür verdikçe, gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Galatasaray’da 2 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Turkcell Süper Kupa finalinde Fenerbahçe’ye karşı oynadığı 11’e göre Gaziantep FK maçında 2 değişiklik yaptı. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Galatasaray evinde Gaziantep FK ile karşı karşıya geliyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Ziraat Türkiye Kupası’nda Fethiyespor ile oynadıkları müsabakada yoğun maç temposunda rotasyona gitmiş. Buruk; Turkcell Süper Kupa finalinde Fenerbahçe ile oynadıkları maçın 11’ine göre ise kırmızı-siyahlılar karşısına 2 değişiklikle çıktı. Deneyimli teknik adam, Günay Güvenç ve Lucas Torreira’nın yerine Uğurcan Çakır ve İlkay Gündoğan’a görev verdi. Eksikler Sarı-kırmızılılarda, Gaziantep FK müsabakasında önemli eksiklikler buluyor. Victor Osimhen ile Ismail Jakobs, ülkeleriyle Afrika Uluslar Kupası’nda mücadele ediyor. Lucas Torreira sarı kart cezasından, Gabriel Sara ve Arda Ünyay da sakatlıklarından dolayı kadroda yer almıyor. Tedavisinin ardından bireysel çalışmalarını sürdüren Wilfried Singo da teknik heyet kararıyla kadroda bulunmuyor. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar mücadeleye; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Mario Lemina, İlkay Gündoğan, Yunus Akgün, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Mauro Icardi 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Batuhan Şen, Günay Güvenç, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Yusuf Demir, Yusuf Dağhan Kahraman, Eyüp Can Karasu, Cihan Akgün ve Kazımcan Karataş bekledi. Skorbord çalışmaları tamamlandı Galatasaray’da stadyumdaki yenileme çalışmaları sürüyor. Sarı-kırmızılılar, ilk olarak Güney tribünün olduğu bölümdeki skorbord ile ilgili çalışmayı tamamlanmıştı. Kuzey tribünü tarafındaki skorbord da yenilendi. Böylece iki taraftaki skorbord da büyütülerek, modern hale getirildi. Galatasaray buralara reklam alarak ekstra gelir kazanma hedefliyor. Galatasaray taraftarları, Gaziantep FK maçında da takımını yalnız bırakmadı. RAMS Park’ta oynanan müsabakada, İstanbul’daki soğuk havaya rağmen tribünleri dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, yaptıkları tezahüratlarla futbolcuları maça hazırladı. Öte yandan karşılaşma öncesinde yüzme branşının farklı kategorilerinde başarılı olan sporcular da tribünleri selamladı.
Hatay CHP lideri Özgür Özel: "20 bin TL’yi bir asgari ücrete, 28 bin TL’ye çıkarmak muhalefetin ellerinde" Hatay’da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 20 bin TL’ye yükseltilen emekli maaşının iyileştirilmesi için önümüzdeki hafta TBMM’ye önerge vereceklerini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde miting gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özel, emekli maaşlarıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verileceğini söyledi. CHP Genel Başkan Özel, 20 bin TL olan asgari ücreti 28 bin TL’ye çıkarmanın muhalefetin ellerinde olduğunu söyleyerek, "Bölge milletvekillerimiz bu hafta buradaydı ama parti 10 gündür emekliler için meclisi terk etmiyor. Mecliste emekliler için eylem yapıyor. 18 bin 975 getirmişler, olmaz dedik ve eyleme geçtik. Bin 62 TL daha verdiler komisyonda 20 bin TL yaptık, bu parayla geçinirler diyorlar. Buradan bütün partilere bir kez daha samimi çağrımı yapıyorum. Bu gün emekliye verilen bu 20 bin TL’ye Cumhuriyet Halk Partisi sefalet ücreti diyor. DEM Parti sefalet ücreti diyor. Yeni Yol grubu, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi sefalet ücreti diyor. En nihayetinde sayın Bahçeli de sefalet ücreti dedi. Şimdi önümüzdeki mecliste görüşülürken iyileştirme önergesi vereceğiz. Eğer herkes sözünü tutarsa, genel başkanların sözüne parti grupları uyarsa bizim partimiz eksiksiz olarak salonda yer alacak. En önemli mazeretler hariç, Allah’tan engel çıkmadıktan sonra hep birlikte oradayız. AK Parti ve MHP’nin milletvekilleri 300’den fazla her şeyi engelliyorlar. Ama bu kez; CHP, DEM, Yeni Yol ve MHP toplandığında 300’den fazla. Yani 20 bin TL’yi bir asgari ücrete, 28 bin TL’ye çıkarmak muhalefetin ellerinde, MHP ile birlikte. Buradan emeklilere sesleniyorum, o oturumu iyi izleyin. Kim arkanızda duruyor, kim oy veriyor ve kim oy vermiyor görün. Emekliye oy vermeyene artık Hatay’da selam vermeyin" dedi.
İstanbul Bakan Bolat: "Ocak-Şubat ayında enflasyonda 20’li rakamları görmeye başlayacağız" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Enflasyon oranını düşürme konusunda 2023 yılı sonunu yüzde 64’le, 2024 yılı sonunda yüzde 44’le ve 2025 yılı sonunu da yüzde 30 civarında bir enflasyonla kapattık. Bu yıl Ocak-Şubat ayında 20’li rakamları görmeye başlayacağız. Hedefimiz doğrultusunda ise sene sonu 20’nin altına indirmek" dedi. DEİK’in ‘İş Konseyleri 2025 Yılı Seçimli Genel Kurulları ve Ticari Diplomasi Ödülleri Törenin’de katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat ve enflasyon ile ilgili açıklamarda bulundu. AB ülkeleri ile kıyaslandığında 27 ülke arasında en çok ihracatını arttıran ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Bolat, "Avrupa Birliği ile dengeli bir ihracatınız var. Geçen yıl ihracatımızı 233 milyar dolarla kapatmışız. Geçen yıl 10 ayda mal ihracatında aylık artışlar kaydettik. 5 ayda aylık rekorlar kaydettik ve nette 11,7 milyar dolar artışımız oldu. Öte yandan, Enflasyon oranını düşürme konusunda 2023 yılı sonunu yüzde 64’le, 2024 yılı sonunda yüzde 44’le ve 2025 yılı sonunu da yüzde 30 civarında bir enflasyonla kapattık. Bu yıl Ocak-Şubat ayında 20’li rakamları görmeye başlayacağız. Hedefimiz doğrultusunda ise sene sonu 20’nin altına indirmek" dedi. "Bu yıl Ocak-Şubat ayında 20’li rakamları görmeye başlayacağız" Türkiye’nin milli gelirinin 2025 yılının ilk üç çeyreğinde yüzde 3,7 büyüme gösterdiğini hatırlatan Bakan Bolat, "Son 22 yılın ortalaması yıllık 5,4. Değer bazında 238 milyar dolarlık, bir ekonomiden 6 buçuk katı artışla 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldik. 4’üncü çeyrek sonuçlarıda 1 Mart’ta açıklanacak. Kişi başına milli gelirimiz, 5 buçuk 6 katına yakın artışla, 3 bin 638 dolardan 17 bin 850 dolara yükseldi. Enflasyon oranını düşürme konusunda da 2023 yılı sonunu yüzde 64’le, 2024 yılı sonunda yüzde 44’le ve 2025 yılı sonunu da yüzde 30 civarında bir enflasyonla kapattık. Bu yıl Ocak-Şubat ayında 20’li rakamları görmeye başlayacağız. Hedefimiz doğrultusunda ise sene sonu 20’nin altına indirmek. Türkiye’de 23 yılda mal ve hizmet ihracatımız, tam sekiz katı arttı. Bu yıl mal ihracatında 273,4 milyar dolarla yıllık Cumhuriyet rekorunu kırdık. Hizmetler ihracatında da Kasım ayı sonu itibariyle, yıllıklara ayrılmış şekilde yine Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. Her ikisinin toplamı ise 396 milyar doları aşarak 2025’i kapattık. Bu yıl içerisinde ise mal ve hizmet ihracatında Cumhurbaşkanımız, toplamda 410 milyar doları aşma hedefini önümüze koydu" şeklinde konuştu. "2025 yılında 12 bin 861 firmamız, ilk kez ihracat yaptılar" Bakan Bolat sözlerine şöyle devam etti: "AB ülkeleri ile kıyaslandığında 27 ülke i arasında en çok ihracatını arttıran ülke Türkiye oldu. Avrupa Birliği ile dengeli bir ticaretimiz var. Geçen yıl is ihracatımızı 233 milyar dolarla kapatmışız. Geçen yıl 10 ayda mal ihracatında aylık artışlar kaydettik. 5 ayda aylık rekorlar kaydettik ve nette 11,7 milyar dolar artışımız oldu. 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. 46 ilimizde ihracatını arttırdılar. 69 ülkeye ihracatta, yıllık rekor kırdık. 50 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 33 fasılda, rekorumuzu tazeledik. 12 bin 861 firmamız, ilk kez ihracat yaptılar. Orta yükse ve yüksek teknoloji ürünlerin ihracatında da çok ciddi artış gerçekleşti. 2002 yılında bu ihracatın toplam ihracattaki payı yüzde 32’yken, 2025 yılında 112 milyar doları aşarak yüzde 43,5’e yükseldi. Otomotiv sektörümüz 41,5 milyar dolar ihracatla, yıllık rekorunu kırdı. Ülkemiz Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın da 12’inci büyük otomotiv üssü konumundadır. Ticari araçta Avrupa’nın 2’inici üssü konumundadır. 2002’de sadece 248 milyar dolar olan ve savunma ihtiyacımızın yüzde 20’sini karşılayabildiğimiz, savuma ve havacılık sanayinde 2025 sonunda 40 katı artışla 10 milyar 54 milyon dolarlık rekor bir ihracata ulaşmış durumundayız."
Tekirdağ Başkan Yüceer, Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısına katıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüce Er, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısına katıldı Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları, ’Halk için hep beraber’ sloganıyla Mersin’de bir araya geldi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Mersin’de bir otelde düzenlenen toplantıda, büyükşehir belediyelerinin 2025 yılı çalışmaları değerlendirilirken, 2026 yılına yönelik planlamalar ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, devam eden operasyonlar, küresel ve ulusal siyasetin yerel yönetimlere etkisi ile kuraklıkla mücadele gündem başlıkları arasında yer aldı. Mersin’deki buluşmada belediye başkanları, kendi belediyelerinde uyguladıkları projeler, vatandaş odaklı hizmetler, deneyimler ve karşılaştıkları sorunları karşılıklı şekilde paylaştı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yaptığı açılış konuşmasında CHP’li belediyelerin 2019’dan bu yana yerelde önemli başarılar elde ettiği ve buluşmanın birlik ve hizmet vurgusuyla devam ettiği aktarıldı. Buluşmanın ardından ’Toplantı Sonuç Beyannamesi Basın Açıklaması’ ise ev sahibi Başkanı Vahap Seçer tarafından okudu. "Yerel yönetimler umudun ve dayanışmanın en güçlü adresidir" Toplantıda açıklamalarda bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, CHP’li belediyelerin Türkiye’nin dört bir yanında halkın sorunlarına çözüm üreten, sosyal adaleti önceleyen bir anlayışla görev yaptığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün Mersin’de bir araya gelmemiz yalnızca bir değerlendirme toplantısı değil; aynı zamanda dayanışmamızın, ortak aklın ve halkçı belediyecilik anlayışımızın güçlü bir göstergesidir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, yerel yönetimlere çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor. Bizler bu sorumluluğun farkındayız. Yerel yönetimler sosyal belediyecilik anlayışıyla yurttaşların hayatına doğrudan dokunmakta, özellikle dar gelirli kesimlere yönelik hizmetler ön plana çıkmaktadır. Tekirdağ’da olduğu gibi tüm CHP’li belediyelerde önceliğimiz, yoksullukla mücadele, sosyal desteklerin güçlendirilmesi, kadınların, gençlerin ve çocukların yaşam şartlarının iyileştirilmesidir. Belediyelerimiz, merkezi yönetimin eksik bıraktığı alanlarda halkın yanında olmaya devam ediyor." Toplantının önemine değinen de Başkan Yüceer, ortak akıl ve deneyim paylaşımının altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün burada paylaştığımız her deneyim, her çözüm önerisi Türkiye’nin geleceğine katkıdır. Yerel yönetimlerde kurduğumuz bu güçlü birliktelik, ülke genelinde umudu büyütmeye devam edecektir. Mersin’de atılan bu adımın, yarının Türkiye’sine ışık tutacağına inanıyorum."