POLİTİKA - 13 Eylül 2025 Cumartesi 15:23

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki: "Manavgat’ta balya balya dolarları, altınları nasıl açıklayacak"

A
A
A

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Teşkilat Akademisi Kapanış Programı’nda konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Manavgat’ta balya balya dolarları, altınları nasıl açıklayacak. Manavgat’la ilgili yeni görüntü ortaya çıktı. Özgür Özel bakalım bu kez kime çamur atacak" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in ve belediye meclis üyemizin AK Parti ailesine katılmasının sevincini yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Teşkilat Akademisi Kapanış Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında, bugün vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendiğim başdanışmanım, muhterem dava ve yol arkadaşım Hamdi Kılıç’a Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Yakın mesai ekibimizden olan Hamdi kardeşim, devlet ve siyaset alanındaki birikimiyle uzun yıllar bizlere çok kıymetli katkılar yaptı. Velut kalemi, ufuk açıcı fikirleri ve çalışkanlığıyla sadece davamıza değil, ülkemize de yeri doldurulamaz hizmetlerde bulundu. Devletine, milletine, inancına bağlı, bu ülkenin değerleriyle barışık, kendini bu memlekete adayan çok değerli, çok çalışkan, samimi bir dostu kaybettik. Hamdi kardeşimi asla unutmayacak, emeklerini ve fedakarlıklarını daima şükranla anacak, kendisini inşallah özlemle ve hayırla yad edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"24 yıl boyunca milletimizin menfaatlerini şahsi çıkarlarımızın hep önünde ve üstünde tuttuk"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşkilat Akademimize öncülük eden, bu kapsamlı programı dört ay süresince en verimli şekilde uygulayan Genel Merkez Araştırma Geliştirme ve Eğitim Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum. Aynı şekilde, ‘Bu Senin Hikayen’ temasıyla ülkemizin dört bir yanında düzenlediğimiz Teşkilat Akademilerine katılan, emek veren, katkı sunan her bir dava arkadaşıma canı gönülden şükranlarımı iletiyorum. Hatırlarsanız, eğitimlerimizin açılışını Ankara’da, Genel Merkezimizde, Liderlik Okulu’nda yapmıştık. O gün ortaya koyduğumuz vizyon, bu hareketin nereden nereye geldiğinin ve hangi menzile yürüyeceğinin adeta yol haritası niteliğindeydi. Bugün ise İstanbul’da 80. il eğitim programımızı sizlerle birlikte 86 milyonun huzurunda gerçekleştiriyoruz. Akademide alınan eğitimlerin, aktarılan tecrübelerin partimiz, ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye Yüzyılı idealimizi kuvveden fiile çıkaracak AK kadroların tüm neferlerine buradan sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Kıymetli yol arkadaşlarım, öncelikle şu hususu tekrar ifade etmek istiyorum. Bizler ortak bir ideal etrafında kenetlenmiş dava hareketiyiz. 86 milyonun kaderini kendi kaderimiz gören bir siyasi kadroyuz. Her birimiz hangi mukaddes ideallere talip olduğumuzun idrakindeyiz. 24 yıl boyunca milletimizin menfaatlerini şahsi çıkarlarımızın hep önünde ve üstünde tuttuk. Bugüne kadar nice engelle karşılaştık, nice badireler atlattık, nice saldırıya göğüs gerdik, nice imtihan günlerinden geçtik" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki:

"AK Parti millete hizmet yolunda kurulmuş bir okuldur"

Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençler, unutmayın, milletimizle birlikte büyüdük, milletimizle birlikte Türkiye’yi büyüttük. 24 yıldır bir umutla AK Parti’nin yorulmasını, zayıflamasını, tökezlemesini bekleyenler oldu. Ama her defasında AK Parti değil, kendileri yoruldu, kendileri zayıfladı, kendileri oyun dışında kaldı. Siyaset sahnesinden silinmemizi umarak bize ömür biçenler çıktı. Onlar da tarih olup gittiler. Biz ise her sabah dünden daha taze bir umutla güneşi selamlıyoruz. İnşallah bu can bu tende olduğu müddetçe heyecanımızdan, coşkumuzdan, ülkeye ve millete hizmet aşkımızdan taviz vermeyeceğiz. Türkiye’nin yeni ufuklara yelken açtığı bir dönemde fikirlerimizi, güçlerimizi, heyecanlarımızı birleştirmemiz gerektiğinin farkındayız. Şu an burada bulunan ve ekranları başında bizleri izleyen her bir yol arkadaşımın da bu şuurla hareket ettiğini çok iyi biliyorum. Tabii bu vesileyle şunu da belirtmekte fayda görüyoruz. AK Parti millete hizmet yolunda kurulmuş bir okuldur. Bu okulun müfredatını doğrudan milletimiz belirlemiştir. AK Parti ailesinin her üyesi bu okulun öğrencisidir. Teşkilatımız ne kadar güçlü olursa ülkemize o kadar iyi hizmet ederiz. Hareketimize gönül veren her bir kardeşimizin bilgisiyle, vizyonuyla, dava ahlakıyla hareket etmesi, kendisini en iyi şekilde yetiştirmesi bizim temel önceliğimizdir. Bu anlayışla oluşturduğumuz AK Parti Sürekli Eğitim Merkezi, yalnızca bugünün değil, Türkiye Yüzyılı’nın kadrolarını da yetiştiriyor. Teşkilat Akademisi, Akademi Genç, Akademi Kadın, Yerel Yönetimler Akademisi, Danışman Akademisi, Yurt Dışı Akademisi, Medya Akademisi, Siyaset Akademisi, aydınlık yarınlarımızı inşa edecek liderleri hazırlıyor" diye konuştu.

"Yeni yüzler ve isimlerle kadrolarımızı takviye ediyoruz"

Hedeflerini daha da büyüttüklerini ve hızı artırarak vites yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar 80 ilimizde düzenlediğimiz birbirinden nitelikli eğitimlere 87 bin teşkilat mensubumuz iştirak etti. Şimdi hedefimizi daha da büyütüyor, hızımızı artırarak vitesi yükseltiyoruz. İnşallah çok kısa bir süre içinde kadın ve gençlik kollarımızdan mahalle temsilciliklerimize kadar 81 ilimizde 300 bin teşkilat mensubumuzun bu eğitimlere katılmasını sağlayacağız. Ufku ve özgüveniyle öne çıkan, bilgi ve cesaretiyle parlayan, şehrine, partisine, ülkesine ve milletine tutkuyla hizmet eden dinamik bir teşkilat için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. İçeriğini zenginleştirdiğimiz eğitim programlarımızla işte bu vasfımızı daha da güçlendirmeyi arzu ediyoruz. Eğitim programlarımız aynı zamanda teşkilatımızın birlik ve beraberliğine, disiplin ve insicamına çok ciddi katkılar yapıyor. Bir taraftan teşkilat mensuplarımızı bilgi, beceri, tecrübe ve birlikte çalışma kültürü noktasında geliştirirken, diğer taraftan da yeni yüzler ve isimlerle kadrolarımızı takviye ediyoruz. Saflarımızı sıklaştırmakla kalmıyor, daha da genişletiyoruz. Partimizin 24. kuruluş yıl dönümünde Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun da aralarında bulunduğu dokuz yeni isim partimize katıldı. Önceki gün Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantımızda Konya Seydişehir ile Emirgazi Belediye Başkanlarımıza rozetlerini taktık. Bugün de Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in ve Belediye Meclis üyemizin AK Parti ailesine katılmasının sevincini yaşıyoruz. Kendilerine aile meclisimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Beykoz’a hizmet yolunda Cenab-ı Allah’tan üstün başarılar diliyorum" dedi.

"AK Parti olarak büyük küçük demeden Türkiye’nin meselelerine çözüm üretmeye çalışıyoruz"

AK Parti olarak büyük küçük demeden Türkiye’nin meselelerine çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un üzerine adeta karabasan gibi çöken hizmetsizlik bulutlarının dağıtılması için bu kardeşlerimizle omuz omuza verecek, içinden geçtiği fetret devrinin İstanbul’u daha fazla yıpratmasına müsaade etmeyeceğiz. AK Parti olarak büyük küçük demeden Türkiye’nin meselelerine çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu uğurda şimdiye kadar ezberleri bozduk, ön yargıları kırdık, aşılmaz denilen nice engeli alnımızın akıyla aşmayı başardık. Böyle gelmiş ama böyle gitmez diyerek kimi zaman sadece elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Ülkemizin yaklaşık 50 yıllık terör sorununu çözmek amacıyla, bir sene evvel başlattığımız, bir devlet projesi olarak kararlılıkla sürdürdüğümüz terörsüz Türkiye sürecinde de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Son bir yılda, süreci baltalamaya dönük her türlü teşebbüsü boşa çıkardık. Sabırlı, dikkatli ve samimi bir tavırla, 86 milyonu kuşatan, kucaklayıcı bir üslupla süreci ilmek ilmek dokuyoruz. İttifak ortaklarımızla tam bir uyum ve dayanışma halindeyiz. Milletimizin fertleri arasına örülen terör duvarını tamamen yıkarak 86 milyon, hep beraber daha huzurlu, daha müreffeh, barış ve kardeşliğin egemen olduğu bir geleceğe yürüyelim istiyoruz" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki:

"Bölgemizin geleceğinde teröre ve terör üzerinden yayılmacılığa yer yoktur"

Felaket tellalları ne derse desin, istikrarlı bir şekilde bu hedefe doğru adım adım ilerlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu herkes bilsin ve anlasın. On yıllardır Türkiye’nin iç ve dış siyasetini terör sopasıyla dizayn etmeye alışanlar, açık söylüyorum, bu sefer boşuna kürek çekmektedir. Hiç boşuna uğraşmasınlar. Allah’ın izniyle, buradan geriye dönüş olmayacak. Biz böyle bir duruma ne pahasına olursa olsun izin vermeyeceğiz. Bölgemizde sınırlar kanla ve gözyaşıyla yeniden çizilmek istenirken, "böl, parçala, yönet" oyununun tekrar sahnelenmesine rıza göstermeyeceğiz. ‘Vadedilmiş topraklar’ hezeyanıyla hareket edenler, ister kabul etsin, ister etmesin, bölgemizin geleceğinde teröre ve terör üzerinden yayılmacılığa yer yoktur, inşallah olmayacaktır. Evvelallah, bizim hem kardeşliğimiz hem de asırlara sari tecrübemiz her türlü oyunu bozacak, her türlü sorunu aşacak kudret ve kuvvete sahiptir. Türkler, Kürtler, Araplar olarak nasıl bin yıldır yan yana yaşıyorsak, yine bir ve beraber olmaya, aynı gözyaşının ve gökyüzünün altında kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Bundan zerre kadar şüphe duymuyorum. Siz kardeşlerimle birlikte milletimizin ve sınırlarımızın ötesindeki kardeş halkların da nifak odalarına ve odaklarına prim vermemesini önemle rica ediyorum" diye konuştu.

"İnsanımızı kamplara bölerek, polisimize saldırarak, sokaklarımızı terörize ederek yolsuzlukların üzerini örtebileceklerini zannediyorlar"

Ana muhalefet partisinin krizle, koltuk kavgası ve kaosla bütünleştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Türkiye’nin kronik meselelerini çözmekle meşgulken bakıyorsunuz, ana muhalefet cenahından çok farklı bir gündem hakim. Doğrusunu söylemek gerekirse bu muhalefet abandone olmuş vaziyettedir. Kendi kendilerini mahkum ettikleri ’3K’ girdabında debelenip duruyorlar. Nedir bu ’3K’? Kavga, kaos, kriz. Krizle, koltuk kavgasıyla, kaosla neredeyse bütünleştiler. İçeride ve dışarıda gerilim üretmeden siyaset yapamaz hale geldiler. Durum öyle kötü bir hal aldı ki hakaret ve tehdit dışında ne vatandaşa söyleyecek bir sözleri ne de ülkenin önünü açacak bir projeleri var. Akıllarınca mahkemeler ve siyaset üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar, onu bile ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. İnsanımızı kamplara bölerek, polisimize saldırarak, sokaklarımızı terörize ederek yolsuzlukların üzerini örtebileceklerini zannediyorlar. Biliyorsunuz, ana muhalefet partisi genel başkanı Manavgat’taki skandal ilk patladığında çıktı, yargı ve emniyet mensuplarımızı kumpas kurmakla suçladı. Baklava kutularının üstünde kendi kefil olduğu arkadaşlarının parmak izi bulunduğu halde, suç bastırmak amacıyla utanmadan partimizi itham etti. Hatta daha da ileri giderek, ‘32 saatlik video kaydı var, ben onu izledim’ dedi. Ben bu beyefendiye, ‘Madem elinde 32 saatlik görüntü var, git yargıya teslim et’ çağrısında bulundum. Birkaç defa da bu çağrımı tekrarladım. Hepsini duymazdan geldi. Kumpas videosunu izledim dediği tarihten bu yana, dikkatinizi çekerim, tam 62 gün geçti ama bu müfteri zat, kumpas iftirasını ispatlayacak, bırakın 32 saati, 32 saniyelik bir görüntü bile paylaşmadı. Yani partimize, yargı ve emniyet teşkilatımıza attığı iftiranın altında kaldı" dedi.

"Antalya’da, İzmir’de ve İstanbul’da milletten çalınan milyarların bir icmalini çıkarsın"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Atalarımız, ‘Sen doğru ol, eğri belasını bulur’ diyor. Dün bu sözün hikmetine bir kez daha şahit olduk. Eminim sizler de takip etmişsinizdir. Özgür Efendi bu işten nasıl yırtarım diye düşüne dursun, dün Manavgat skandalıyla ilgili yeni bir görüntü daha yayınlandı. Tıpkı bir önceki gibi, bunda da avrolar, dolarlar başrolde. Bakalım beyefendi bu görüntüye ne diyecek? Balya balya avroları, dolarları, altınları millete nasıl açıklayacak? Yine kime çamur atacak, kime pislik bulaştırmaya çalışacak? Malum, CHP Genel Başkanı son dönemde elinde hesap makinesiyle kuyumcu gezmeyi, altın üzerinden hesap yapmayı çok seviyordu. İşte ona fırsat. Gitsin, Manavgat’taki rüşvet külçelerini hesaplasın. Hazır eline hesap makinesini almışken, Antalya’da, İzmir’de ve İstanbul’da milletten çalınan milyarların bir icmalini çıkarsın. Bunları yaptıktan sonra da şayet zerre kadar haysiyeti varsa Manavgat’ta attığı iftiralardan dolayı polis ve yargımızdan özür dilesin. Buradan kendisine şunu da hatırlatmak istiyorum. Kabullenmeye yanaşmasa da Türkiye bir hukuk devletidir. CHP’li mütegallibe dahil hukuk önünde hiç kimse imtiyazlı değildir. Dahası, aylardır bize yamamak için her yolu denediği yargı süreçlerinin tüm aktörleri de Cumhuriyet Halk Partililerdir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki:

"Ortada CHP içi bir meydan muharebesi var, Fakat bakıyorsunuz, CHP Genel Başkanı bizi suçluyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha önce birkaç kez söyledim. Bugün tekrar ediyorum. Mahkemeye başvuranlar CHP’li. Şikayet edilenler CHP’li. Para ile oyumu değiştirdim diyenler CHP’li. Rüşvet aldım, rüşvet verdim diyenler CHP’li. Mağdurlar, müştekiler, müdahiller, itirafçılar, davalı ve davacılar, velhasıl tarafların tamamı CHP’li. Yani ortada CHP içi bir meydan muharebesi var. Fakat bakıyorsunuz, CHP Genel Başkanı bizi suçluyor, kendi bataklığına bizi de çekmeye çalışıyor. Biz bu kavganın, kaosun, CHP’nin iç krizinin hiçbir yerinde yokuz. Olmadık ve olmayacağız Bay Özgür. Adaletin tecellisi için, hukuki süreçlerin hiçbir baskı olmadan işletilmesi için üzerimize ne düşüyorsa anayasa çerçevesinde elbette yapacağız. Tehditlere ve sokak çağrılarına elbette pabuç bırakmayacağız. Ama CHP’nin eski ve yeni kadroları arasında giderek çirkinleşen kavgaya da partimizin ve hükümetimizin çekilmesine fırsat vermeyeceğiz. Ana muhalefetin özellikle kabalık ve kabadayılıklarına rağmen siyasi nezaketimizi sonuna kadar koruyacağız" ifadelerini kullandı.

"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu ülkeye ve millete daha ne yapacak çok hizmetimiz var"

Karşımızdakilerin bu perişan hali bizim işimizi kolaylaştırmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilakis omuzlarımızdaki yükü daha da ağırlaştırıyor. AK Parti’nin başarı hikayesinin yeni sayfalarını sizler kaleme alacaksınız. Her biriniz unutmayın, bu aziz milletin yıllardır inkısar-ı hayale uğratılmış, çoğu zaman yarım bırakılmış umutlarının temsilcilerisiniz. Hepiniz AK Parti’nin birer neferi olarak Türkiye’nin istikbal mücadelesinde tarihi roller üstleniyorsunuz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu ülkeye ve millete daha yapacak çok hizmetimiz var. Hepinizden azami hassasiyet göstermenizi, bu milletin yükünü sabırla, vakarla, ciddiyetle omuzlamaya devam etmenizi istirham ediyorum. Bu hizmet kervanına, bu büyük kadroya dahil olan herkese ülkem adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Bu düşüncelerle AK Parti Teşkilat Akademimizin kapanış programının hayırlara vesile olmasını diliyorum. AK Parti ailesine yeni katılan arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. Eğitim süreçlerinde emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki:

Konuşmaların ardından AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye takdim edildi. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partiye katılanlara rozetlerini taktı. Program fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

Lokman Sarıkurt - Semanur Kaygısız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."