EĞİTİM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:44

Dekolonizasyon ve yeni bir dünya ihtiyacı Medipol’de masaya yatırıldı

A
A
A

 İstanbul Medipol Üniversitesi Tarih Bölümü tarafından düzenlenen "Tarih Konuşmaları" serisi, modern dünya tarihi ve küresel İslam düşüncesi alanında uluslararası üne sahip Prof. Dr. Cemil Aydın'ın konferansıyla başladı. Dünyada ve İstanbul'da düzenlenen World Decolonization Forum etkinlikleriyle dekolonizasyon tartışmalarının zirve yaptığı bir dönemde gerçekleşen konferansta Prof. Dr. Aydın, "Yeni bir dünya kurarken buraya nasıl geldiğimizi anlamak çok önemli. İhtiyacımız olan şey taklit değil, içtihattır" dedi.

Modern dünya tarihi ve küresel İslam düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Cemil Aydın, İstanbul Medipol Üniversitesi'nde öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya geldi. Harvard Üniversitesi'nde doktorasını tamamlayan ve küresel entelektüel tarih alanında önemli eserlere imza atan Prof. Dr. Aydın, "Adalet, Hürriyet ve Medeniyet: Modern Asya, Afrika ve İslam Düşüncesinin Mirası" başlıklı konferans verdi. Prof. Aydın Avrupa merkezli tarih anlayışına karşı sömürgecilikten arınmış (dekolonyal) bir bilgi üretiminin temellerini tartışmaya açtı. Şu günlerde İstanbul'da devam eden ve sömürgeciliğin bilgi üretimi ile teknoloji üzerindeki hegemonyasını eleştiren "World Decolonization Forum" (Dünya Dekolonizasyon Forumu) ile paralel bir entelektüel zemine oturan konuşmasında Prof. Aydın, sömürgeciliğin sadece tarihi bir olay olmadığını, zihinsel mirasının bugün hala devam ettiğini vurguladı.

"Zehrin geldiği yer ilaç olamaz" tartışması

Bazı düşünürlerin Avrupa ile kurulan fikri ilişkinin tamamen kesilmesi gerektiğini savunduğunu belirterek Prof. Dr. Aydın, "Zehrin geldiği yer ilaç olamaz yaklaşımı son dönemde güç kazandı. Batılı fikirlerle yapılan sentezin toplumları içeriden zehirlediği yönündeki görüşler özellikle "öze dönüş" ve medeniyet ihyası fikrini öne çıkarıyor. Ancak Tanzimat'tan itibaren Ahmet Cevdet Paşa, Namık Kemal ve Mehmet Akif gibi isimler Avrupa düşüncesiyle İslam geleneğini sentezleyerek yeni bir gelecek kurmaya çalışıyor. Bu mirasın tamamen reddedilmesi haksızlık olacaktır" dedi.

"Gerçek küresel aydınlanma 19. Yüzyılda Asya ve İslam dünyasında yaşandı"

Genel kabul gören "Aydınlanma sadece Avrupa'nın başarısıdır" tezine güçlü bir itiraz getiren Prof. Dr. Aydın, 19. yüzyıldaki gerçek küresel aydınlanmanın Avrupa dışında; Asya, Afrika ve İslam dünyasında yaşandığını savundu. Namık Kemal neslinin oryantalizme karşı sadece siyasi değil, muazzam bir fikri mücadele verdiğini belirten Aydın, sunumundaki bir görsele atıfta bulunarak tebessümle, "Namık Kemal'i o görsele Karl Marx'tan daha karizmatik olduğu için koydum. Çünkü bu kurucu nesil, Avrupa aydınlanmasını alıp kendi haklarını savunacak şekilde yeniden tanımlamış, insanlık tarihinin en üretken fikir akımlarını inşa etmiştir" ifadelerini kullandı.

"Asya ve İslam dünyasında aydınlanma hareketi"

Prof. Dr. Aydın, 19. yüzyılda Avrupa dışında, Asya'da, İslam dünyasında ve Afrika'da önemli bir aydınlanma hareketi yaşandığını söyledi. Bu fikri dönüşümün en önemli temsilcileri arasında Ahmet Cevdet Paşa ve ailesinin yer aldığını belirten Prof. Dr. Aydın, Cevdet Paşa'nın hem İslam ilim geleneğine hakim olduğunu hem de Fransızca öğrenerek Avrupa düşüncesini yakından takip ettiğini ifade etti. Avrupa merkezli tarih anlayışına karşı daha hakkaniyetli bir dünya tarihi yaklaşımı geliştirdiğini dile getiren Prof. Dr. Aydın, Cevdet Paşa'nın medeniyet tarihini tek merkezli okumaya karşı çıktığını vurguladı.

"İslami gelenek içtihatla yeniden yorumlandı"

Namık Kemal neslinin oryantalizme karşı güçlü bir fikri mücadele verdiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, Fatma Aliye Hanım başta olmak üzere dönemin aydınlarının, İslam'ın kadını ezdiği yönündeki tezlere karşı önemli cevaplar geliştirdiğini anlattı. Bu kuşağın, İslami geleneği taklit ederek değil, içtihatla yeniden yorumla getirdiğini ifade eden Aydın, "Yeni bir dünya tarihi vizyonu geliştirdiler. Bilim üretmenin ve geleceği inşa etmenin Müslüman toplumlar için mümkün olduğunu savundular" değerlendirmesinde bulundu.

"İslam medeniyeti tanımlandı"

20. yüzyılın başlarında İslam medeniyeti fikrinin yeniden tanımlandığını belirten Prof. Dr. Aydın, Müslüman düşünürlerin İslam medeniyetini yalnızca dini bir çerçevede değil; bilim, felsefe ve hümanizm temelinde de yeniden kurguladığını söyledi. Hz. Muhammed'in de bu dönemde yalnızca Allah'ın Resulü olarak değil; devlet adamı, düşünür ve toplum modeli olarak yeniden ele alındığını ifade eden Prof. Dr. Aydın, Peygamber Efendimizin farklı yönlerinin öne çıkarıldığı eserlerle İslam düşüncesinin modern dünyanın meseleleriyle ilişkilendirilmeye çalışıldığını kaydetti.

"Dünya kurmaya ihtiyaç var"

İstiklal Marşı'ndaki "Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal" ifadesinin uzun bir fikri mücadelenin sonucu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydın, bu yaklaşımın Müslüman toplumların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerinin fikri temelini oluşturduğunu belirtti. Gandhi'nin "Avrupa'nın medenileşmesi iyi bir şey olabilir" sözünün de sömürgeci medeniyet anlayışına yönelik güçlü bir eleştiri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, Marshall Hodgson'ın ise İslam tarihini dünya tarihinin merkezine taşıyan önemli isimlerden biri olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Aydın, günümüzde yeniden daha iyi bir dünya kurma ihtiyacının bulunduğunu belirterek, geçmişin fikri mirasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Filistin meselesi 'medeniyetler çatışması' tezinin merkezinde yer aldı"

Prof. Dr. Aydın, "medeniyetler çatışması" tezinin Filistin meselesi üzerinden şekillendiğini belirterek, bu yaklaşımın küresel siyasette önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. Filistin hareketinin 1960'lı ve 1970'li yıllarda Asya ve Afrika düşüncesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, Güney Afrika'daki Nelson Mandela hareketiyle birlikte Filistin mücadelesinin de özgürlük, eşitlik ve adalet arayışının sembollerinden biri olarak görüldüğünü dile getirdi.

"Medeniyetler ittifakı diyalog arayışının bir örneğiydi"

Prof. Dr. Aydın, 2004 yılındaki Medeniyetler İttifakı Konferansı'nın yeni dünya düzeni arayışlarının önemli örneklerinden biri olduğunu belirterek, konferansta medeniyetler arasında çatışma yerine diyalog kurulmasının amaçlandığını söyledi. Asya ve Afrika toplumlarında zamanla bir entelektüel buhran ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Aydın, bazı düşünürlerin Batılı fikirlerle kurulan sentezin başarısız olduğunu savunarak "öze dönüş" fikrini öne çıkardığını ancak bu yaklaşımın da yeni sorunlar doğurabileceğini söyledi.

"Kundakçıyı yangın söndürme toplantısına çağırdılar"

Medeniyetler İttifakı toplantılarında "medeniyetler çatışması" tezini savunan isimlerin davet edilmesini eleştiren Prof. Dr. Aydın, "Yangını söndürmek isteyenlerin, konuşmacı olarak kundakçıyı çağırmasına benziyor" ifadelerini kullandı. Filistin meselesinin Soğuk Savaş döneminde yalnızca bölgesel bir sorun olmadığını belirten Prof. Dr. Aydın, küresel güney ile Batı dünyası arasında ideolojik ve siyasi bir mücadele alanına dönüştüğünü söyledi. Geçmişin fikri mirasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydın, "Yeniden daha iyi bir dünya kurmaya ihtiyaç var" diyerek, medeniyetler arasında çatışma yerine ortak bir gelecek vizyonunun inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Programın açılışında konuşan İstanbul Medipol Üniversitesi'nin mevcut rektörü Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürkt, ""İstanbul Medipol Üniversitesi olarak üniversiteyi; öncelikle insanı, toplumu ve insanlığın ortak geleceğini düşünmeye katkı sunan bir bilim ve düşünce merkezi olarak görüyoruz. Burada özellikle vurgulamak isterim ki şekillenmekte olan bu vizyon programlarına Cemil Aydın, ilk günden itibaren fikirleriyle ve danışmanlığıyla önemli katkılar sundu. Bu çerçevede, yakın zamanda üniversitemizde profesör olarak görev yapacak olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna güçlü bir katkı Yalova Makine İhtisas OSB çatısı altında sektöründe Türkiye’nin öncü şirketlerinden biri olan NNG Enerji’nin fabrikası düzenlenen törenle açıldı. Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi yeni bir fabrikanın açılışı daha gerçekleştirildi. OSB’de yenilenebilir enerji, petrol ve gaz ile elektrik sektörlerinde mühendislik, bakım, montaj ve teknik destek hizmetleri sunan NNG Enerji, 14 bin metrekarelik fabrikasını hizmete açarak faaliyetlerine resmen başladı. Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, açılışta yaptığı konuşmada, "Bu tür yatırımların Yalova’da hayata geçmesinden de büyük memnuniyet duyuyoruz. Bizler kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme ile değil şehirlerin doğal yapısını, yaşam kalitesini ve çevresel değerlerini koruyarak da gerçekleşmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Yeşil sanayi vizyonunu son derece kıymetli" Vali Usta, dünyada güçlü ekonomilerin temelinde yalnızca üretim değil, aynı zamanda çevre duyarlılığı ve enerji verimliliğini önceleyen sürdürülebilir üretim anlayışı bulunduğunu belirterek, "Kalkınırken doğayı koruyabilmek, üretirken geleceği düşünebilmek artık bir tercih değil zorunluluktur. Çünkü biz biliyoruz ki çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, hem güçlü bir ekonomi hem de korunmuş bir çevre ve doğadır. Doğasıyla, deniziyle, tarımıyla ve yaşam kalitesiyle ülkemizin en özel şehirlerinden biri olan Yalova’mızda sanayileşmenin doğayla uyum içinde gelişmesi bizim için ayrı bir önem taşımaktadır. Bu yönüyle Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin ortaya koyduğu yeşil sanayi vizyonunu son derece kıymetli buluyorum" diye konuştu. "Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna güçlü bir katkı" Yalova’da faaliyet gösterecek olan NNG Enerji’nin gerçekleştirdiği yatırımın Yalova adına son derece değerli olduğuna vurgu yapan Usta, "Enerji ve mühendislik alanında ülkemizi uluslararası ölçekte temsil eden, yüksek teknolojiye dayalı üretim ve hizmet kapasitesiyle dikkat çeken, çevre ve yeşil dönüşümle uyumlu bu tür firmaların Yalova’da yatırım yapmayı tercih etmesi bizler için ayrıca büyük bir memnuniyet kaynağıdır. İhracata katkı sunan, nitelikli istihdam oluşturan ve mühendislik altyapısını geliştiren her yatırım, aynı zamanda Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna güçlü bir katkıdır" diye konuştu. "Bu tesis artık ülkemizin kalelerinden biridir" Yalova Makine İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Direnç Özdemir, Körfez Bölgesi’nde yaşanan çatışma süreci ve ticari koridorlardaki daralmanın önemli bir gerçeği yeniden hatırlattığını belirterek, şöyle konuştu: "Gerek cumhuriyetimizin kurucu iradesinin gerekse bugün devlet aklımızın öncelik verdiği savunma sanayii, enerji ve üretimde tam bağımsız Türkiye vizyonunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Atatürk’ün, Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nın açılışında söylediği çok önemli bir söz vardır, ‘Her fabrika bir kaledir.’ Gerçekten de bugün açılışını yaptığımız bu tesis artık ülkemizin kalelerinden biridir. İnşallah çok yakında gerçekleştireceğimiz toplu açılış töreninde yeniden bir arada olacağız. Bu kıymetli yatırımın NNG Enerji’ye, Yalova’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, bol ve bereketli kazançlar temenni ediyorum." NNG Enerji Genel Müdürü Ahmet Kaşıkçı ise, "Ülkemizde ve birçok farklı ülkede doğalgaz türbin santralleri kurduk ve devreye aldık. Bu santraller şu anda aktif olarak çalışmaktadır. Bunun yanında Kazakistan’da Kazak Global Enerji firmasını kurduk ve faaliyetlerimize başladık. Ayrıca farklı ülkelerde de bu alanda yeni firmalar kurmak için çalışmalarımız sürmektedir. Özellikle doğalgazın daha uygun maliyetli olduğu bölgelerde yatırımlarımıza devam ediyoruz" dedi. Hayat Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İcra Kurulu Başkanı Avni Kiğılı, NNG Enerji ile 25 yıllık bir iş ilişkisi içerisinde bulunduklarını ve yatırımlarının hayırlı olmasını diledi. "Makine İhtisas OSB büyük bir gurur kaynağıdır" Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Demiryürek ise, "2017 yılında tescillenen Makine İhtisas OSB’nin bugün geldiği nokta bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Kamu binalarıyla, üniversitesiyle, meslek liseleriyle ve burada faaliyet gösteren başarılı firmalarımızla gerçekten örnek bir sanayi bölgesi haline geldi. Makine OSB Başkanımız da burada, huzurlarınızda kendilerine teşekkür ediyor, gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum" ifadesini kullandı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi ve fabrika gezildi.
Mersin Mersin’de Engelliler Haftasında 60 vatandaşa akülü sandalye desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında bir fabrika iş birliğiyle düzenlenen törende ihtiyaç sahibi 60 engelliye akülü sandalye desteği sağlarken, engellilerin el emeği ürünleri ve sahne performansları da etkinliğe renk kattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde ‘10-16 Mayıs Engelliler Haftası’ dolayısıyla ‘Akülü Sandalye Dağıtım Töreni’ gerçekleştirildi. Sosyal belediyecilik vizyonu ile özel bireylerin sosyal yaşama daha etkin katılabilmelerinin önünü açan Mersin Büyükşehir Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da akülü sandalye dağıtım töreninde yüzleri güldürdü. Törende, Engelsiz Yaşam Merkezi ve Engelsiz Yaşam Parkı atölyelerinin uygulamaları da sergilendi. Engelsiz Yaşam Merkezinde her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlenen ‘Akülü Sandalye Dağıtım Töreni’nde, ihtiyaç sahibi 60 vatandaşa akülü sandalyeleri teslim edildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Hülya Atila ile fabrika Müdürü Enver Ayas’ın konuşmaları ile başlayan program, engellilerin sunduğu halk dansları gösterisi ve ritim grubunun performansı ile devam etti. Törende ayrıca engelliler ve ailelerinin Engelsiz Yaşam Merkezi ve Engelsiz Yaşam Parkında katıldığı, Sabun, Mum, Çiçek, Bitki Dikimi, Neşeli Kuklalar ve Dekoratif Ev Tekstil Atölyesi olmak üzere birbirinden renkli atölyelerde ürettikleri el emeği ürünler de katılımcıların beğenisine sunuldu. Törende konuşan Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Hülya Atila, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak özel bireylerin toplumsal yaşama katılımını sağlamak, haklarını savunmak, farkındalık oluşturmak ve toplumda bilinç oluşturmak üzere sürdürülen çalışmaların devam edeceğini söyledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin, özel bireylerin yaşamını kolaylaştırmak adına birçok hizmet sunduğunu ifade eden Dr. Atila, Engelsiz Yaşam Merkezinin yaklaşık 6 bin metrekare kapalı alana sahip olduğunu ve tüm hizmetlerin buradan planlandığını söyledi. Merkezin yüzde 100 erişilebilir bir bina olduğuna dikkat çeken Atila, hem Engelsiz Yaşam Merkezi hem de Engelsiz Yaşam Parkı bünyesinde çok sayıda atölye ve sosyal hizmetin yürütüldüğünü kaydetti. Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki birçok birim, özel bireylerin hayatını kolaylaştırıyor Mola Evleriyle hem çocuklara hem de ailelere destek olduklarını söyleyen Hülya Atila, velilerin sosyal yaşama katılımını önemsediklerini ifade etti. Engelsiz Yaşam Parkında ve Tarsus Kültür Park içerisinde yer alan Mola Evlerinde özel bireylerin, yaş ve gelişim düzeylerine uygun olarak uzman eğitmenler eşliğinde çeşitli aktiviteler yaparak eğitim aldığını belirten Atila, bu sayede çocukların hem öğrenerek hem de sosyalleşerek kendilerini ifade etme becerilerini geliştirdiğini kaydetti. Engelsiz Yaşam Parkı bünyesinde düzenlenen sportif ve sosyal etkinliklere de değinen Atila, "Bocce, floor curling, zumba, nefes terapisi ve pilates gibi sportif faaliyetler düzenliyoruz. Velilerimiz için seramik ve el sanatları, çocuklarımız için de yüzme kurslarımız var. Özellikle beceri, algılama ve sosyal hayata adaptasyon için 12 yaş altındaki çocuklarımıza, spor ve koordinasyon kursları sunuyoruz. 18 yaş üzerindekiler için de fitness kursumuz var. Fitness’tan hem çocuklarımız hem velilerimiz yararlanabiliyor" dedi.
Gümüşhane Gümüşhane-Bayburt Havalimanı’nda çalışmalar sürüyor Gümüşhane-Bayburt Havalimanı projesinde çalışmalar hedeflenen takvim doğrultusunda devam ederken Gümüşhane ve Bayburt valileri proje alanında incelemelerde bulundu. Gümüşhane Valisi Cevdet Atay ve Bayburt Valisi Mustafa Eldivan beraberindeki protokol üyeleri ve yetkililer ile birlikte havalimanı sahasında incelemelerde bulundu. Yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi alan valiler, projenin bölge için büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölge için kritik yatırımlardan biri olarak gösterilen havalimanında fiziksel altyapının büyük ölçüde tamamlandığı, 3 kilometrelik pistin ise hazır hale getirildiği belirtildi. Uluslararası standartlara uygun şekilde inşa edilen projede çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi. Yetkililer, havalimanının 2026 yılının son çeyreğinde tam kapasiteyle hizmete açılmasının planlandığını kaydederken, projenin bölgedeki ulaşım imkânlarını güçlendirmesi ve ekonomik canlılığa katkı sunması bekleniyor. "Uluslararası standartlarda bir havalimanı inşa ediliyor" Bölgede incelemelerde bulunan ve yetkililerden bilgi alan Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, "Bayburt valimizle ve yetkili arkadaşlarımızla beraber bu bölge için çok önem arz eden Bayburt-Gümüşhane Havalimanı sahasındayız. Buradaki çalışmaları hem yerinde görmek hem de ilgili firma ve yetkililerimizden bilgi almak için buraya geldik. Arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Bu yılsonuna kadar bitirilmesi planlanıyor. Hem Cumhurbaşkanımızın hem de Ulaştırma Bakanımızın bu konuda yakın takipleri söz konusu. Biz de burada Sayın valimizle beraber bugün hem yetkililerden hem de çalışanlardan bilgi almak üzere bulunduk. Gerçekten havalimanı bölge için çok önem arz eden bir yatırım. Yaklaşık 28 bin metrekare civarında yapımı planlanan, 3 kilometre pist uzunluğuna sahip olan bu havalimanı; özellikle Bayburt, Gümüşhane ve Erzincan’a hitap edecek. İnşallah bir an önce tamamlanır ve bölge halkının hizmetine sunulur. Arkadaşlarımızın kazasız belasız çalışmalarını sürdürmeleri için gerekli uyarılarda da bulunduk. Hem güvenli şekilde çalışmalarını hem de işi zamanında ve en iyi şekilde tamamlamalarını önemsiyoruz. Sağ olsun arkadaşlarımız da güzel bir çalışma yürütüyor. Gördüğünüz gibi pist alanımız 3 kilometre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde, uluslararası standartlarda bir havalimanı inşa ediliyor. İnşallah bölge için hayırlı olur" dedi. "Havalimanı için geri sayıma başladık" Havalimanında fiziki olarak önemli bir ilerleme kaydedildiğinin altını çizen Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, "Bayburt-Gümüşhane Havalimanı ile ilgili artık biz de geri sayıma başladık. Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda Allah izin verirse 2026 yılının son çeyreğinde burası hizmete açılacak. Hem Bayburt hem de Gümüşhane sabırsızlıkla bekliyor. Tabii kamuoyunda zaman zaman spekülasyonlar oluyor; açılışın ertelendiği ya da bir yıl sonraya kaldığı yönünde iddialar ortaya atılıyor. Ancak Allah izin verirse havalimanı bu yıl içerisinde yetişecek. Şu anda fiziki olarak çok ciddi bir ilerleme kaydedildi. Altyapılar tamamlanıyor. Valimizin de bahsettiği 3 bin metrelik pistimiz tamamlanmış durumda. Bölge için çok önemli bir yatırım çünkü hem dışarıya göçü engelleyecek hem de gurbette yaşayan vatandaşlarımızın Gümüşhane’ye, Bayburt’a ve bölgeye daha kolay ulaşmasını sağlayacak. Bayburt ve Gümüşhane olarak bu havalimanının ayrı bir özelliği de var. Bayburt’a daha yakın ancak Gümüşhane sınırları içerisinde yer alıyor. Biliyorsunuz Bayburt ve Gümüşhane etle tırnak gibi ayrılmayan iki il. Bu yatırım sayesinde Bayburt ile Gümüşhane arasındaki dostluğun ve kardeşliğin daha da pekişeceğini düşünüyorum. Bölgemize ve bölge insanımıza hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Karabük Silvikültür eğitim tatbikatı Yenice’de tamamlandı Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tüm işletme müdürlüklerinde düzenlenen "Silvikültür Uygulamaları Eğitim Tatbikatları", Yenice Orman İşletme Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen son programla tamamlandı. Bölge Müdürü Halil Oflu başkanlığında, Bölge Müdür Yardımcısı Osman Araz koordinesinde gerçekleştirilen eğitimlerde; genç meşcere bakımları, sıklık ve aralama müdahaleleri, doğal gençleştirme teknikleri ile meşcere kuruluşlarının biyolojik gelişim süreçleri sahada uygulamalı olarak ele alındı. Silvikültür Şube Müdürü Hüseyin Albayrak tarafından verilen uygulamalı eğitimlerde, yetişme ortamı analizinin silvikültürel müdahalelerdeki önemine dikkat çekildi. Eğitimlerde bonitet tespiti, bakı durumu, eğim, yükselti, toprak derinliği, taşlılık, diri örtü yapısı ve yağış rejimi gibi kriterlerin teknik karar alma süreçlerine etkisi anlatıldı. Tatbikat kapsamında meşcere kapalılık durumuna göre bakım müdahaleleri, istikbal ağacı seçimi, fertler arası rekabetin azaltılması, kök ve gövde gelişiminin yönlendirilmesi ile kar, rüzgar ve biyotik zararlılara dayanıklı meşcere kuruluşu gibi konular uygulamalı örneklerle işlendi. Orman İdaresi ve Planlama Şube Müdürü Handan Sertel tarafından verilen eğitimlerde ise amenajman planları doğrultusunda etanın meşcereden çıkarılması, genç meşcerelerde bakım programları, işletme sınıfı değişiklik süreçleri ve olağanüstü hâsılat etası raporlarının hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken teknik kriterler değerlendirildi. Tatbikat sonunda konuşan Bölge Müdürü Halil Oflu, silvikültürün yalnızca ağaç yetiştirmek değil, geleceğin ormanını bugünden planlamak anlamına geldiğini belirterek, yapılan her bakım müdahalesinin ağacın gelişimi, karbon depolama kapasitesi ve ekosistem direnci üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Eğitim tatbikatına Yenice Orman İşletme Müdürü Bahri Yücel, işletme müdür yardımcıları, işletme şefleri ve orman muhafaza memurları katıldı.
Ardahan Köy okulu öğrencilerinden 14 Mayıs Çiftçiler Günü klibi Ardahan’ın Damal ilçesi Seyitören köyü ilkokulu öğretmen ve öğrencilerince 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla hazırlanan kutlama klibi büyük beğeni topladı. Öğrenciler, çiftçilerin emeklerini ve üretime sağladıkları katkıyı anlatan anlamlı mesajlarla çiftçilerin gününü kutladı. Okul bahçesi ve tarım alanlarında çekilen görüntülerde öğrenciler ellerinde buğday başakları ve tarım aletleri ile kamera karşısına geçti. Klipte, "Toprağın emekçileri", "Üreten çiftçi güçlü Türkiye" ve "Çiftçilerimizin emekleriyle sofralarımız bereketleniyor" mesajları yer aldı. Öğrenciler hazırladıkları videoda, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda çalışan çiftçilerin ülke ekonomisi ve gıda üretimi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Öğrenciler adına konuşan okul müdürü Sinem Erezer, çiftçiliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük fedakârlık ve emek isteyen kutsal bir görev olduğunu ifade etti. Erezer, ’’Tüm velileri çiftçi olan bir öğretmen olarak bu videoda yer almak benim için bir şereftir. Güneş batınca değil iş bitince dinlenen tüm çiftçilerimizin çiftçiler gününü yürekten kutluyorum. Sizlere minnettarız. Tarlanızdan bereket yüzünüzde tebessüm hiç eksik olmasın, iyi ki varsınız" dedi. Klip sosyal medyada da paylaşılırken kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Veliler ve vatandaşlar öğrencilerin duyarlı davranışını takdir ederek emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.