SAĞLIK - 20 Ocak 2026 Salı 13:07

"Dijital yaşamın omurgaya boyun eğdiren sinsi tehdidi"

A
A
A
"Dijital yaşamın omurgaya boyun eğdiren sinsi tehdidi"

Cep telefonu ve dizüstü bilgisayarların uzun süre yanlış pozisyonda kullanımı, boyun omurlarına binen yükü katlayarak artırıyor. Uzmanlar, "text neck" ve "laptop neck" sendromlarının her yaş grubunda yaygınlaştığına, erken önlem alınmazsa kronik ağrı ve boyun fıtığına yol açabileceğine dikkat çekiyor.


Günlük yaşamın vazgeçilmezleri haline gelen cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit ediyor. Özellikle ekranlara uzun süre öne eğilerek bakılması, son yıllarda "Text Neck Sendromu" (cep telefonu boynu) ve "Laptop Neck Sendromu" olarak adlandırılan kas-iskelet sorunlarının yaygınlaşmasına neden oluyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, uzun süreli cep telefonu ve bilgisayar kullanımının boyun omurlarında ciddi yük artışına yol açtığını belirterek, "Text neck ve laptop neck sendromları artık her yaş grubunu tehdit ediyor" uyarısında bulundu.


Medicana Çamlıca Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, bu iki tablonun temelinde aynı mekanizmanın yattığını vurgulayarak, "Başın uzun süre öne doğru eğilmesi, boyun omurlarına binen yükü katlanarak artırıyor. Normalde 4-5 kilogram olan baş ağırlığı, 60 derece eğimde 25-30 kilograma kadar çıkabiliyor" dedi.



Gençler ve masa başı çalışanlar risk altında


Yapılan çalışmaların özellikle genç erişkinler, öğrenciler ve masa başı çalışanlarda bu sendromların sık görüldüğünü ortaya koyduğunu belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Üniversite öğrencilerinde boyun ağrısı görülme sıklığı yüzde 25 ile 70 arasında bildiriliyor. Uzaktan çalışma ve çevrim içi eğitimle birlikte laptop boynu vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz" diye konuştu. Sorunun yalnızca gençlerle sınırlı olmadığını ifade eden Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan ofis çalışanları, öğretmenler, hekimler ve uzun süre bilgisayar başında çalışan herkesin risk grubunda yer aldığını söyledi.


Boyun ağrısıyla başlıyor, kronik sorunlara dönüşebiliyor


Text neck ve laptop neck sendromlarının en sık görülen belirtileri arasında boyun, omuz ve kürek kemikleri arasında ağrı, boyunda sertlik, hareket kısıtlılığı, gerilim tipi baş ağrıları ve üst sırt bölgesinde yanma hissi yer alıyor. İleri vakalarda duruş bozukluklarının belirginleştiğini belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Başın öne doğru kalıcı yer değiştirmesi, omuzların düşmesi ve kamburlaşma sadece estetik bir sorun değil, fonksiyonel ve ilerleyici bir sağlık problemidir" dedi.



‘Geçici ağrı’ olarak görülmemeli


Bu sendromların basit kas ağrıları olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Erken önlem alınmazsa servikal disk dejenerasyonu, kas dengesizlikleri, omurga eğriliklerinde bozulma ve kronik ağrı sendromlarına zemin hazırlayabilir. İleri dönemlerde boyun fıtığı ve kanal daralması gibi cerrahi gerektirebilen hastalıklara dönüşebilir" uyarısında bulundu.


Basit önlemlerle korunmak mümkün


Doğru ergonomi ve farkındalıkla riskin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirten Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan şu önerilerde bulundu:


"Cep telefonu ve laptop ekranı göz hizasına yakın tutulmalı.


Laptop kullanırken yükseltici ve harici klavye tercih edilmeli.


Her 30 dakikada bir kısa mola verilerek boyun ve omuzlar hareket ettirilmeli.


Baş nötr pozisyonda, omuzlar geride tutulmalı.


Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler günlük rutine eklenmeli."


Dijital yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan bu sendromlarla mücadele edilebileceğini vurgulayan Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, "Doğru duruş, ergonomik çalışma şartları ve düzenli egzersizle bu sorunların büyük bölümü önlenebilir. Teknoloji bize hizmet etmeli, omurgamıza zarar vermemeli" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Öğrenciler Kızılağaç Kanyonu’nda doğa yürüyüşü yaptı MUŞ (İHA) – Muş’ta bir araya gelen üniversite öğrencileri, Kızılağaç Kanyonu’nda düzenlenen etkinlik kapsamında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. 24 öğrenci ve akademisyenin katıldığı etkinlik, Kızılağaç Belediyesi’nin ulaşım desteğiyle düzenlendi. "İletişimin Gücü Sporun Enerjisiyle Buluşuyor" temasıyla gerçekleştirilen programda öğrenciler, kanyonun doğal güzellikleri eşliğinde yürüyüş yaptı. Genç İletişimciler Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Figan ile Öğretim Görevlisi Mehmet Furkan Şahin koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, zorlu parkurda doğayla iç içe vakit geçirdi. Yürüyüş boyunca belirli noktalarda mola veren öğrenciler, hem fiziksel aktivite yaptı hem de sosyal etkileşim imkanı buldu. Etkinlik kapsamında iletişim fakültesi öğrencileri fotoğraf ve video çekimleri yaparak uygulamalı içerik üretimi gerçekleştirirken, spor bilimleri öğrencileri ise doğa yürüyüşü deneyimi kazandı. Öğle saatlerinde verilen yemek molasının ardından yürüyüşe devam eden ekip, dönüş parkurunu sorunsuz şekilde tamamladı. Etkinliğe ilişkin açıklamada bulunan Mehmet Furkan Şahin, öğrencilerin doğayla iç içe sportif faaliyetlerde bulunmasının fiziksel ve sosyal gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, bu tür organizasyonların ekip ruhunu güçlendirdiğini ifade etti. Program, öğrencilerin hatıra fotoğrafı çekmesiyle sona erdi.
İzmir İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.