EKONOMİ - 12 Eylül 2023 Salı 10:23

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

A
A
A
Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Süper Lig takımları yeni sezon öncesi transferde kesenin ağzını açtı. Kulüplerin şimdiye kadarki transfer harcamaları aylık cari açığın yüzde 3’üne, çeyreklik turizm gelirinin ise yüzde 1,1’ine denk geliyor. Kulüplerin, 15 Eylül Cuma günü sonra erecek transfer sezonunun bitişine kadar yeni takviyeler yapması bekleniyor.

Türkiye’de 2023-2024 futbol sezonu başladı. Takımlar geçen seneki kadrolarını, yeni isimlerle güçlendirdi. Özellikle Türk futbolunun 3 lokomotifi Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş, Avrupa kupalarında mücadele edeceklerinden dolayı dünyaca ünlü yıldız futbolcularla anlaşma sağladılar. Günümüz futbol ekonomisinde yıldız futbolcunun, bir bakıma yüksel bedeller anlamına geldiği düşünüldüğünde yapılan harcamaların boyutu yükseliyor.

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Takımlar 142,2 milyon dolar harcadı

Türkiye’de futbol kulüplerinin değeri yıldan yıla artıyor. Süper Lig kulüplerinin güncel kadro değerleri bu yıl toplam 1.2 milyar Euro’ya yükseldi. Yapılan ortalama hesaplamalara göre 20 takımın bu yılki transfer harcaması 132,5 milyon Euro, dolar bazında 142,2 milyon dolarlık transfer harcaması yapıldı. Takımlarımızın yeni sezon öncesi şu ana kadarki güncel transfer harcamaları derlendi. Yeni sezonda şu ana kadar transfere Fenerbahçe 56.8 milyon Euro, Galatasaray 29.3 milyon Euro, Beşiktaş da 17 milyon Euro harcadı.

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Aylık cari açığın yüzde 3’ü, turizm gelirinin yüzde 1,1’i

Transfer rakamları ekonomik verilerle karşılaştırıldığında dikkat çeken sonuçlara ulaşıldı. Futbol kulüplerinin yaptığı transfer harcaması Temmuz ayı cari açık rakamının yüzde 3’üne denk geliyor. Temmuz ayında cari açık 5 milyar 466 milyon dolar gerçekleşti. Takımlar, şimdiye kadar toplam 142 milyon 200 bin Dolar harcama yaptı. Bu harcamaların 15 Eylül’e kadar artacağı düşünülüyor.

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Transfere harcanan rakam, ikinci çeyrek turizm gelirinin ise yüzde 1,1’i olarak hesaplanıyor. 2023 yılı ikinci çeyreğinde turizm gelirleri 12 milyar 975 milyon dolar gerçekleşti.

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Üç büyüklerin piyasa değeri yüksek oyuncuları

Üç büyüklerin piyasa değeri yüksek yıldızları göze çarpıyor. Galatasaray’ın Brezilyalı sağ kanat futbolcusu Tete’nin piyasa değeri 25 milyon Euro, Fenerbahçeli yıldız orta saha oyuncusu Fred’in 20 milyon Euro, Beşiktaş’ın Ganalı defans oyuncusu Amartey de 12 milyon Euro’luk piyasa değeriyle öne çıkıyor. Futbol kulüplerinin resmi olarak 15 Eylül’de sona erecek transfer sezonu öncesi, yeni takviyeler yapması da bekleniyor.

Dünya yıldızlarının faturası ağır; cari açığın yüzde 3’ü transfere harcandı

Ali Canberk Özbuğutu - Uygar Aydın


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana BMW ile ölümden döndü, milyonluk otomobil hava yastığı açmadı Adana’da BMW marka lüks otomobiliyle kaza yapan ve hava yastığının açılmadığını öne süren Rıdvan Bilgin, firmadan şikayetçi oldu. Bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı satıldığı belirtilirken Bilgin, "Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi. Adana’da yaşayan esnaf Rıdvan Bilgin, geçtiğimiz sene 2. el 01 BAN 34 plakalı BMW marka lüks bir otomobil satın aldı. Bilgin, geçtiğimiz 6 Şubat Cuma günü ise Yüreğir ilçesi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nda direksiyon hakimiyetini kaybedip refüje çarptı. Ancak BMW marka lüks otomobilin hava yastıkları kaza sonucu açılmadı ve Bilgin ölümden döndü, araç ise ağır hasar aldı. Otomobilini tamirciye götüren Bilgin, hava yastıklarının yerinde olduğunu, sistemsel bir hata yüzünden açılmadığını öğrenince BMW’ye ulaştı. Ancak firma, Bilgin’e herhangi bir dönüş yapmadı. Yaşadığı kaza ve BMW’nin mağduriyeti üzerine Rıdvan Bilgin, bilirkişi raporu alıp firmayı Tüketici Hakem Hakları Heyeti’ne şikayet etti. Gizli ayıp olduğu ortaya çıktı Bilirkişi raporunda ise BMW marka lüks otomobilin, üretimden kaynaklı gizli ayıpla satıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Aracın gövdesine ait önemli bileşenleri puntalı kaynak bağlantılarından koparacak büyüklükte ve önden gelen bir çarpışma kuvvetine maruz kalmasına rağmen, normal şartlarda ilk aşamada sürücü ve yolcu hava yastıklarının, daha sonraki aşamada sağ yan hava yastıklarının açılması beklenirken, tespite konu olan otomobilde herhangi bir hava yastığının açılmamış olduğu ve buna bağlı olarak yolcu konumunda bulunan kişilerin kaza nedeniyle yaralanmış olduğu; Bu nedenle araçta üretime dayalı gizli ayıptan bahsedilebileceği, bu gizli ayıbın çıplak gözle fark edilebilecek ayıplardan olmadığı, satın alındığı tarihte bu tür bir gizli ayıp bulunan aracı gizli ayıptan haberdar olmadan satın aldığınız kanaati oluşmuştur." "Firma bize cevapsız kaldı" Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Rıdvan Bilgin, "Kötü bir kazaydı, ölümden döndüm. Yaptığımız bütün resmi başvurulara rağmen BMW’den hiçbir şekilde dönüş alamadım. Aracın kazadan sonra hava yastığı açmaması bizi tedirgin etti. Araç hava yastığı açmayınca Borusan Otomotiv’e, BMW ile iletişime geçtik, aracın incelenmesini istedik ancak firma bize cevapsız kaldı" ifadelerini kullandı. "İhmalin araştırılmasını istiyorum" Otomobilin kusurlu olduğunu ve bilirkişi raporuyla bunu kanıtladığını anlatan Bilgin, "Firma bize cevapsız kalınca kendimiz dışarıdan avukatımız aracılığıyla bilirkişi raporu aldık. Aracın kusurlu olduğu orada belli oldu. Bu, üretim hatalı bir araç. Gözle görülmeyecek şekilde gizli bir ayıbı var. Ağır bir kazaydı, ölümle sonuçlanabilirdi ve BMW yine sessiz kalacaktı. Bu ihmalin araştırılmasını istiyorum" dedi.
İzmir Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır" Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Temel İslami Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Şemseddin Yağmur, Ramazan ayının kutsiyetinden oruç ibadetinin tarihi gelişimine kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu mübarek ayın "kendini inşa süreci" olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yağmur, İslam’daki oruç ibadetinin özgünlüğü ve toplumsal yansımaları üzerine önemli açıklamalar yaptı. İbadetlerin tarihi sürekliliğine ve İslamiyet’teki orucun özgün yapısına değinen Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, orucun insanlık tarihi boyunca var olduğunu hatırlattı. Kur’an’daki ilgili ayete atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Ayet, ‘Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ der. Burada iki vurgu vardır. Bir, farz kılınması; ikincisi, öncekilere de farz kılındığı. Dolayısıyla oruç, insanlık tarihi boyunca olan bir şey. Dünya tarihinde orucun bulunmadığı hiçbir inanç sistemi yok diyebiliriz ama bu, farklı farklı tezahür etmiş. Hristiyanlara baktığınız zaman 40 günlük perhiz orucu; Yahudilere baktığınız zaman özellikle Yom Kippur’da tuttukları kefaret ve tövbe orucu karşımıza çıkıyor. İslam’ın getirdiği oruçta iki temel unsur var. Birincisi, bir dini hafıza oluşturuyor. Geçmişten beri gelen oruçlar kefaretti, bağışlanmaydı ama İslam’daki oruç sadece bunlar değil. Evet, nefis terbiyesi var, bir fakirin açlık durumunu anlamak var ama İslam’da oruç, bir bireyin kendisini inşa etmesine yöneliktir" dedi. "Toplumun Ramazan’a ilgisi artıyor" Günümüz bilgi çağında toplumsal gözlemlerini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, dijitalleşmenin etkisiyle oluşan algının aksine, toplumun Ramazan’a olan ilgisinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Geçmişte bu kadar çok bilgi ağına sahip değildik. Türkiye’nin neresinde ne olduğunu görmüyorduk. Şu anda her şeyden haberdar olduğumuz için gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. Dizilerde oruca yer verilmesi, okullarda ve camilerde bu sene gerçekleştirilen etkinlikler, Ramazan’a olan ilginin arttığını gösteriyor" diye konuştu. "Oruç tutanlar iyi örnek olmalı" Ramazan ayının ruhunun daha iyi kavranabilmesi için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, ibadetin ahlaki boyutla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Gençlerin bu ayı daha iyi idrak edebilmesi için oruç tutanların iyi örnek olması lazım. Oruç tutan, tuttuğu oruçla beraber ahlakını ve davranışını daha da güzelleştirirse, iyi örnek olursa, oruç tutmayanlarla olan diyaloğunu ve ilgisini artırırsa inanıyorum ki ondan etkilenenler de oruç tutacaktır" dedi.
İstanbul İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile çiftçilere çözüm sunuyor Tarım alanında verimlilik artışına ve sürdürülebilir üretime katkı sağlamayı amaçlayan Türkiye İş Bankası, çiftçilerin finansal ihtiyaçlarına yönelik çözümlerini, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle hayata geçirilen Tarım Kefalet Destek Programı ile daha da genişletiyor. Tarımı stratejik sektörlerden biri olarak gören İş Bankası, bu yaklaşımla teknoloji, finans ve tarımı buluşturarak çiftçileri tüm üretim süreçleri boyunca destekliyor. Son olarak finansal anlamda üreticileri desteklemek üzere Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğine giden banka, Tarım Kefalet Destek Programı’nı hizmete sundu. Yapılan açıklamaya göre, üreticilere finansmana kolay erişim imkânı sunarken sektör için sürdürülebilir bir finans modeli oluşturan KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile tarımda verimliliğin artışına; modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Programdan, tarım (bitkisel üretim ve hayvancılık) sektöründe faaliyet gösteren üreticiler yararlanabilecek olup tohumdan gübreye, traktörden tarım makine ekipman ve tarımsal arazi alımlarına kadar tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabileceklerdir. "Ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeye devam edeceğiz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, programın, sektörün finansman ihtiyacını karşılayabilecek ve ülkemizdeki sürdürülebilir tarım üretimini güçlendirecek kritik bir rol üstleneceğini belirterek şöyle konuştu: "Tarım hem dünyada hem de ülkemizde hayati öneme sahip. Bu nedenle gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı sağlamaya yönelik her çaba çok kıymetli. KGF iş birliğiyle uygulamaya sunduğumuz Tarım Kefalet Destek Programının, tarım üreticilerinin finansmana erişimi için önemli bir hamle olduğuna inanıyoruz. Bu program ile çiftçilerimizi desteklerken; ülkemiz tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında açtığımız tarım ihtisas şubelerimizle, çiftçilere yönelik zirai okuryazarlık eğitimlerimizle, teknolojik ve finansal çözümlerimizle ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz."