EKONOMİ - 24 Mart 2020 Salı 12:00

Dünyanın mobilya devlerine koronavirüs darbesi

A
A
A
Dünyanın mobilya devlerine koronavirüs darbesi

Aralarında Aarons, Herman Miller ve QuMei’nin de olduğu birçok mobilya şirketi, işlem gördükleri borsalarda büyük değer kaybı yaşadı.

Aralarında Aarons, Herman Miller ve QuMei’nin de olduğu birçok mobilya şirketi, işlem gördükleri borsalarda büyük değer kaybı yaşadı.



Dünya korona virüs salgınıyla baş etmeye çalışırken durumun ekonomik boyutu da her geçen gün ağırlaşıyor. Dünyanın en büyük mobilya satıcılarından Aarons, işlem gördüğü New York borsasında 1 Ocak’tan bu yana yüzde 68 değer kaybetti. Amerika’nın önemli mobilyacıları arasında yer alan Bed Bath & Beyond yüzde 66, Bassett Furniture yüzde 62, Hooker ise yüzde 48 değer kaybı yaşadı. Alman Herman Miller NASDAQ’da yüzde 36 ve Çinli QuMei ise Şanghay borsasında yüzde 16’lık düşüşle dikkat çeken diğer şirketler oldu. Dünya mobilya üretiminde ilk 5’de yer alan Çin, ABD, İtalya, Almanya ve Fransa’da alınan sosyal izolasyon ve karantina tedbirleri nedeniyle üretimde aksaklık yaşarken Japonya, Kanada ve İngiltere’de ilerleyen günlerde oluşabilecek olumsuzlukların mobilya şirketleri için büyük risk taşıdığı belirtiliyor.



Mission Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Şahin, sektör için Türkiye’de de istihdamın sekteye uğramaması ve mağduriyet yaşanmaması için kriz planına ihtiyacının olduğunu vurguladı.



’’Üreticinin korunması için adımlar atılmalı’’


Bu zorlu süreçte devletin ekonomik desteklerle üreticiyi desteklemesi gerektiğini belirten Erhan Şahin, ’’Türkiye’de halihazırda üretimi durduracak kadar ciddi bir durumla karşılaşmasak da hazırlıklı olmamız gerekiyor. Dünyanın lüks mobilyada öne çıkan ülkesi İtalya’da maalesef değil üretici insan canının bile korunmakta acizlik yaşadığına şahit oluyoruz. Bu noktada Fransa, ABD ve Çin mobilya üreticisini korumaya yönelik adımlar atıyor. Ülkemizde de istihdamın sekteye uğramaması ve mağduriyet yaşanmaması için kriz planına ihtiyacımız var’’ ifadelerini kullandı.



’’Salgınla sürdürülebilir mücadele için ekonomik refah şart’’


Salgın hastalıklarla mücadele için ekonomik gücün son derece önemli olduğunu ifade eden Şahin açıklamalarına şöyle devam etti: ’’Koronavirüs salgınıyla mücadele edebilmek için ilk olarak toplumsal bilince sonrasına ise ekonomik güce ihtiyaç duyuluyor. Bugün Çin, Almanya ve Güney Kore koronavirüs salgınıyla düşük ölüm oranlarıyla başa çıkabilirken, İtalya ve İran’da durumun iç açıcı olmadığını görüyoruz. Türkiye’nin salgının olası yayılma durumunda, ekonomik tedbirleri de devreye sokması yerli şirketlerin varlığını teminat altına alacaktır. Dünyanın öne gelen mobilya şirketlerinin yaşadığı değer kaybı bu durumu en net açıklayan dayanak oldu. Benzer bir durumda Türk şirketlerin, özellikle küçük ve orta ölçekli mobilyacıların büyük zarar göreceği bir gerçek’’.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Halk ozanı Ali Ekber Çiçek, dualar ve türküler ile anıldı Balıkesir’in Edremit ilçesinde Türk Halk Müziği ve TRT sanatçısı Ali Ekber Çiçek’in vefatının 18’inci yılında kabri başında anma etkinliği düzenlendi. Kazdağları eteklerinde kırsal Tahtakuşlar Mahallesi Mezarlığı’nda düzenlenen programda konuşan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Çiçek’i ölümünün üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen her yıl daha da kalabalıklaşan bir kitle ile andıklarını söyledi. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, "Ölümünün 18. yıl dönümünde büyük üstadı sevgi ve saygıyla, özlemle anıyoruz. Benim kendisiyle tanışma, çalışma fırsatım olmuştu. Bu vesileyle her geçen yıl bakıyorum katılım daha da artarak devam ediyor. Sevgi daha da büyüyerek devam ediyor" dedi. Babasının anma etkinliğine katılanlara teşekkür eden Ali Ekber Çiçek’in kızı Türk Halk Müziği sanatçısı Ebru Çiçek ise, "Çok teşekkür ediyorum. Varlığınız o kadar güç veriyor ki bana. Acımızı paylaştığınız için gerçekten çok teşekkür ediyorum. Bizim için çok zor. 18 yıl belki 18 gün gibi. Buraya kimseyi zorla getiremeyiz. Hepinizin ayaklarına sağlık. Gönülden geldiğinizi o kadar iyi biliyorum ki. Gönülden babamı sevdiğinizi o kadar iyi biliyorum ki. Hepinize teker teker sarılıyorum gönülden. Eminim babam da aynı şekilde düşünüyordur. Hep birleştiricilikten, hep sevgiden, hep saygıdan yana oldu. Şu anda da aradan 18 yıl geçmesine rağmen hala onun istediği gibi hepimiz biriz işte. Bu bizi çok mesut ediyor. Babamın deyimiyle çok bahtiyar oldum. Hepiniz Allah’a emanet olun. Çok teşekkür ediyorum. Sağ olun" dedi. Sanatçının kabrine karanfil bırakan, dua eden katılımcılar, etkinliğin sonunda Çiçek’in yakın arkadaşı Adil Asker Yıldız ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Ender Balkır ile birlikte ona ait türküleri seslendirdi.
Yozgat İç Anadolu’da kuraklık hububat üreticilerini endişelendiriyor Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yozgat’ta etkisini gösteren kuraklık ve yağış yetersizliği bazı bölgelerde ekili hububat alanlarında sararmaya yol açarken çiftçiler verim endişesi yaşıyor. Yozgat’ta yağışların mevsim normallerinin altında kalması kuraklık endişesini artırdı. Hava sıcaklıklarının artması ve yağış yetersizliği ile Yerköy ilçesinde bazı alanlarda ekinler sararmaya ve kurumaya başladı. Kış mevsimini yağışsız geçiren çiftçiler Mayıs ayında da yağmur yağmaması durumunda buğdayın boy atmadan sararıp kurumasından endişe ediyor. Son yılların en kurak döneminin yaşandığı Yozgat’ta birçok bölgede çiftçiler yağmur duasına çıkıyor. “Bitkiler kurumaya yüz tuttu” Orta Anadolu’da ciddi anlamda kuraklığın etkisinin hissedilmeye başlandığını belirten Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Yozgat ve ilçelerinde arazilerin büyük kısmında tahıl ürünlerinin hakim olduğunu söyledi. Yılmaz, “Tabi bu yıl yeterince kar yağmadı, miktar olarak çok azdı ve ancak toprak yüzeyini kapladı, bıraktığı su miktarı da çok fazla olmadı. Nisan ayı itibariyle hem sıcaklıkların artması hem de yağışın olmamasıyla çok ciddi anlamda kuraklığın etkisini hissetmeye başladık. Arazide ve tahıl alanlarında gördüğümüz gibi yağışın yetersiz, sıcaklığın yüksek ve sulama imkanının olmadığı yerlerde bitkiler adeta kurumaya yüz tuttu. Bu aşamadan sonra bu tür tarlalardan ürün, verim almak mümkün değil. Ama yeterince sulayanlar için hiçbir problem yok. Ancak suyunuz yoksa şu an da Orta Anadolu üreticisi kuraklığın pençesinde ve büyük ölçüde buğday ve arpadan ya verim alamayacak ya da çok az verimle yetinecek gibi gözüküyor.” dedi.