EKONOMİ - 04 Haziran 2018 Pazartesi 13:57

E-Ticaret sektöründe dropshipping yöntemine ilgi artıyor

A
A
A
E-Ticaret sektöründe dropshipping yöntemine ilgi artıyor

E-ticaret sektöründe yaygınlaşmaya başlayan dropshipping yöntemi hakkında açıklamalarda bulunan Softtr kurucusu ve yöneticisi Salih Bulut, “Yatırım maliyeti olmadığı için dropshippinge ilgi artıyor” dedi.

E-ticaret sektöründe yaygınlaşmaya başlayan dropshipping yöntemi hakkında açıklamalarda bulunan Softtr kurucusu ve yöneticisi Salih Bulut, “Yatırım maliyeti olmadığı için dropshippinge ilgi artıyor” dedi.



E-ticaret sektöründe yaygınlaşmaya başlayan dropshipping yöntemi hakkında açıklamalarda bulunan Softtr kurucusu ve yöneticisi Salih Bulut, dropshipping ile e-ticaret yapmak isteyen girişimcilere tavsiyelerde bulundu. Dropshipping’in hem dünya genelinde hem de Türkiye’de ciddi bir talep olduğunu belirten Bulut, dropshipping ile ilgili “Bir e-ticaret sistemi kurarak online mecrada çeşitli ürünler satmak istiyorsunuz, fakat kendinize ait ürününüz bulunmuyor ve ne satsam diye arayış içerisindesiniz. İnternet ortamında ürünlerinin bayiliğini veren çok sayıda firma bulunmaktadır. Bir çok firmanın online bayisi olarak ürünleri kendi sitenizde toplayarak satışını yapma modelinin genel ismine dropshipping diyebiliriz” ifadelerini kullandı.



“Yatırım maliyeti olmadığı için dropshippinge ilgi artıyor”


Dropshipping yönteminde klasik e-ticaret satışına kıyasla masraf kalemlerinin en aza indiğini belirten Bulut, bu yeni sistemin cazip yönlerini şu sözleriyle açıkladı: “En cazip sebeplerinden bir kaçı ve en önemlileri stok tutma, depolama, kargolama, toptan mal alarak sermaye bağlama gibi risklerin ve endişelerin olmaması. Dropshipping yerine stoksuz satış ifadesi de çok kullanılır. Girişimciler hem bu risklerin azlığı hem de pratik bir şekilde binlerce ürünün satışına kısa süre içerisinde başlayabildiği için bu yönteme sıcak bakıyor.”



“Dropshippinge yüzde 45 oranında bir talep var”


Ortalama ayda 60 e-ticaret sitesi kurduklarını belirten Salih Bulut, son 3 ayın verilerine bakıldığında 150 den fazla e-ticaret sitesini yayına aldıklarını belirterek bu 150 yeni e-ticaret sisteminin yaklaşık yüzde 45 oranında online bayilik ile dropshipping yapan girişimciler olduğunu ifade etti.



“Dropshipping için kaliteli bir e-ticaret yazılımı şart”


Bulut dropshipping için ürün çeşitliliğin önemli olduğunu bu nedenle çok sayıda ürün eklenebilecek bir yazılım alt yapısı gerektiğini belirterek “İşin başında güçlü bir XML servisine sahip yazılım altyapısı gerekiyor. Siteler arası ürün aktarımları xml servisleriyle sağlanıyor. Yazılım alanındaki global sorunların en başında veri işlemenin külfeti gelir. 50 bin 100 bin ürün çok sorun değildir ama sayılar arttıkça sistemde aksamalar meydana gelebilir. Yavaşlamalar, yarıda kesilmeler, bağlantı kopuklukları vs.. Bu yüzden yazılım altyapısını seçerken özellikle dropshipping yapacak girişimciler sistemin XML servisini çok iyi incelemelidir. Hatta satın almadan önce test etme gibi bir imkanları varsa test etmeleri önerilir. Ürün sayısının çokluğu ile site hızı ilişkisi bizim en çok önem verdiğimiz konuların başında gelir. Sık aralıklarla milyonluk datalarda toplu işlemler üzerine testler geliştirmeler yaparız” ifadelerini kullandı.



“Dropshipping için online bayilik veren yüzlerce firma var”



Hemen hemen her sektörden yüzlerce firmanın dropshipping yapanlara kendi üretimi olan veya yurtdışından ithal ettikleri ürünlerin online bayiliğini verdiğini ifade eden Sahil Bulut, bu sayısının gitgide arttığını şu sözleriyle ifade etti: “Stoksuz ürün satışı yapan girişimci sayısının her geçen yükseldiği gibi bununla doğru orantılı olarak bayilik veren üreticilerin de sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bütün olarak dropshipping yani stoksuz satış modeli e-ticaret sektöründe yükseliştedir. İnternetten araştırma yaparak çok sayıda online bayilik vere firmaya ulaşılabilir. Bazı firmalar bayilik ücreti talep edebilir veya ay boyunca belirli miktarda satış yapılması gerekebilir, bazı firmalar ise herhangi bir talep veya şart koşmazlar.”



Dropshipping yapacaklara öneriler



Softtr yöneticisi Salih Bulut dropshipping yapmak isteyenlere verdiği şu önerilerde bulundu: “Dropshipping için iyi bir e-ticaret sitesi altyapısı ile yola çıkılmalı. Stok sorunu yaşatmayacak doğru firmalardan bayilik alınmalı. Ürünlerin satışı için Pazar alanları çok etkili mecralardır, pazar alanlarında milyonlarca insan vardır ve binlerce firma ürünlerinin satışını yapmaktadır. Pazar alanlarında mutlaka mağaza açılmalı. Pazar alanı sitelerinin içinde reklamlar verilmeli, mağaza puanlarının yükselmesi için Pazar alanı içi reklamlar hem daha az maliyetlidir hem de çok çabuk satış getirir. Daha sonra google alışveriş reklamları, sosyal medya üzerinde video reklamları şeklinde tanıtımın her alanında yer alınmalıdır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Yapay zeka tabanlı afet erken uyarı sistemleri çalıştayı yapıldı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını söyledi. Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksekokulu ile Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu tarafından, Düzce Valiliği ve Düzce Belediyesi iş birliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen, Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayının açılış programı gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Düzce Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çeven, çalıştayın temel amacının yapay zeka, sensör ağları ve robotik teknolojilerinin afet yönetiminde nasıl etkin ve hayat kurtarıcı çözümler üretebileceğini bilimsel bir zeminde tartışmak olduğunu belirtti. "Yapay zeka artık hayatın her alanında yer alıyor" Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını belirterek üniversitelerde bu alanda yapılan çalışmaların önemine değindi. Düzce Üniversitesi’nin öğrenci projeleri, Teknofest başarıları ve bilimsel çalışmalar açısından önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Nedim Sözbir, öğrencilerin azmi ve akademisyenlerin desteğiyle elde edilen bu başarıların üniversitenin bilimsel üretkenliğini güçlendirdiğini söyledi. Sözbir, çalıştayın afet yönetimi ve erken uyarı teknolojileri açısından önemli katkılar sağlayacağını belirtti. "Deprem riskini azaltmanın yolu bilim ve hazırlıktan geçiyor" Programın panel oturumunda; Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Aslan’ın yönetiminde gerçekleştirilen panelin ilk konuşmacısı Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, "Afet erken uyarı sistemlerinin afet önlem alma ve kayıpların azaltılmasına etkileri" başlıklı sunumunda Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek, ülkemizin büyük depremler açısından dünyada ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Düzce ve çevresinin aktif fay hatları nedeniyle tarihi olarak önemli depremler yaşadığını belirten Barış, depremlerin yerinin büyük ölçüde bilinebildiğini ancak zamanının öngörülmesinin halen mümkün olmadığını söyledi. "Erken uyarı sistemleri toplum sağlığını korur" Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Karadağ, afet erken uyarı sistemlerinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Erken uyarı sistemlerinin yalnızca can kayıplarını azaltmakla kalmadığını; yaralanmaların, bulaşıcı hastalıkların ve çevresel sağlık risklerinin azaltılmasına da katkı sağladığını ifade eden Karadağ, toplumun afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması için sağlık sektörünün erken uyarı sistemlerine entegre edilmesi, düzenli tatbikatların yapılması ve sağlık ile medya okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. "Erken uyarı sistemi tahmin değil, saniyeler kazandıran bir mekanizmadır" Sentez Yer ve Yapı Mühendislik CTO’su Dr. Süleyman Tunç ise Marmara deprem erken uyarı altyapısını teknik yönleriyle ele aldı. Deprem erken uyarı sistemlerinin bir tahmin mekanizması olmadığını belirten Dr. Tunç, deprem dalgaları arasındaki zaman farkından yararlanarak saniyeler kazandıran bir sistem olduğunu vurguladı. "Marmara depremine karşı hazırlıklı olmak zorundayız" Panelin son konuşmacısı EDİS Afet ve Deprem Sistemleri CEO’su Ali Emre Erişen ise Marmara bölgesinde beklenen büyük depreme karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti. Deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde erken uyarı sistemleri ve teknolojik çözümlerin hayati önem taşıdığını belirten Erişen, EDİS sisteminin çalışma prensiplerini katılımcılarla paylaştı. Açılış programının ardından "Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayı", Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirilen oturumlarla devam etti. Çalıştay kapsamında farklı çalışma masalarında bir araya gelen akademisyenler, uzmanlar, kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları görevlileri ve öğrenciler; afet yönetimi, erken uyarı teknolojileri, yapay zeka etik ve hukuki çerçevesi, lojistik süreçler, eğitim ve sağlık, bilgi güvenliği ve toplumsal farkındalık gibi başlıkları disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirerek çözüm önerileri geliştirdi.
Kayseri Karamustafa’dan "İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü" mesajı Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. İstiklal Marşı’nın milletimizin bağımsızlık iradesini, ortak değerlerini ve tarihî hafızasını en güçlü biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’nın "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" mesajı şöyle: "Milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı, millet olarak topyekûn verdiğimiz kurtuluş savaşı mücadelemizin en zor şartlarında kaleme alınmış; milletimizin imanını, azmini ve kararlılığını yansıtan müstesna bir eser olarak 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilmiştir. Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerinden biri olan Mehmet Âkif Ersoy, güçlü şahsiyeti, ahlaki duruşu ve milletine duyduğu derin bağlılıkla yalnızca büyük bir şair değil; aynı zamanda örnek bir aydın ve mütefekkir olarak tarihimizde seçkin bir yere sahiptir. Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı; iman, vatan sevgisi, fedakârlık ve özgürlük ideallerini güçlü bir şekilde dile getiren; milletimizin millî ve manevi değerlerini yansıtan eşsiz bir eserdir. Kayseri Üniversitesi olarak millî ve manevi değerlerimizin korunması, tarihî hafızamızın güçlendirilmesi ve bu değerlerin genç nesillere doğru biçimde aktarılması yönünde önemli bir sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin yalnızca akademik açıdan değil; aynı zamanda tarihine, kültürüne ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu vesileyle, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde başta milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "İstiklal şairimizin Asım’ın nesli ideali gençlerimize yaşayacak" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren Mehmet Akif Ersoy’u ve İstiklal mücadelesinin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andı. Büyükkılıç, "İstiklal Marşı, milletimizin bağımsızlık iradesinin ebedî belgesidir. İstiklal şairimiz Ersoy’un ‘Asım’ın Nesli’ ideali, gençlerimizle yaşayacak" dedi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türk milletinin istiklal ve istikbal uğruna verdiği mücadelenin önemine dikkat çekti. İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yılı Başkan Büyükkılıç mesajında, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık azmini, inancını ve kararlılığını en güçlü şekilde yansıttığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "İstiklalimizi ve istikbalimizi borçlu olduğumuz aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi, İstiklal Marşımızı yaşayarak kaleme alan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Bu eşsiz eser, milletimizin tarih boyunca gösterdiği fedakârlığın ve bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biridir." "Milletimizin Ruhunu Yansıtan Bir Eser" Başkan Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın yalnızca savaş meydanlarında kazanılan zaferleri değil, aynı zamanda milletin içinde bulunduğu ruh halini ve inancını da satırlara taşıdığını belirtti. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı’nın, o günden bugüne Türk milletinin gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan İstiklal Marşı’mız, milli birlik ve beraberliğimizin adeta bir belgesidir. O zor günlerde milletimize umut ve motivasyon kaynağı olan bu eser, bugün de özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun en güçlü ifadesi olmaya devam etmektedir." "Asım’ın Nesli İdeali" Mehmet Akif Ersoy’un Türk gençliğini "Asım’ın Nesli" olarak tanımladığına dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, bu idealin karakterli, ahlaklı ve erdemli bir gençlik anlayışını ifade ettiğini belirtti. Büyükkılıç, Türkiye’nin geleceğinin, gençlerin milli ve manevi değerlerine bağlı şekilde yetişmesiyle daha güçlü olacağını vurguladı. Şehit ve Gazilere Vefa Mesajı Mesajının sonunda İstiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirten Başkan Büyükkılıç, şu ifadeleri kullandı: "İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."
Trabzon Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un bölgenin önemli cazibe merkezlerinden biri haline geldiği belirterek, AVM’de yaklaşık 2 bin 500 kişinin görev yaptığı ve gelen ziyaretçilere daha iyi hizmet sunmaya çalıştıklarını söyledi. Karadeniz’in en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Forum Trabzon tarafından basın mensupları için geleneksel iftar yemeği düzenlendi. Yemekte konuşan Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un başta Trabzon olmak üzere bölge illeri ve yakın coğrafyadan gelen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi haline geldiği belirtti. Güler, "Forum Trabzon, başta Trabzon’umuza olmak üzere bölgemizin, hatta yakın coğrafyadaki ülkelerden gelen misafirlerin ve ziyaretçilerin çok önemli bir uğrak noktası hâline gelmiş; bir cazibe ve çekim merkezi olmuştur. Elbette bu başarıda sadece Forum Trabzon ailesi olarak bizlerin değil, hepimizin büyük emeği ve özverisi var. Biz de Forum Trabzon olarak 7/24 tüm mesaimizi ve tüm gücümüzü; Forum Trabzon’un başta sizlere, tüm ziyaretçilerimize ve tüm Trabzonlulara daha iyi, daha üstün ve daha konforlu nasıl hizmet verebileceği noktasında harcıyor, bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz. Sizler Forum Trabzon’a geldiğinizde, AVM’ye girerken girişte gördüğünüz güvenlik personeli kardeşimizden, arka tarafta hiç görmediğiniz operasyonel ve teknik faaliyetlerde bulunan çalışma arkadaşlarımıza; yine mağazalarda çalışan kardeşlerimizden AVM yönetimindeki mesai arkadaşlarımıza kadar bizler 2 bin 500 kişilik kocaman bir aileyiz. Bununla da iftihar ediyor, gurur duyuyoruz. O nedenle Forum Trabzon hepimiz için çok kıymetli ve çok değerli. Bu uğurda ve bu doğrultuda çalışmalarımızı, mesaimizi sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu.