ASAYİŞ - 23 Mart 2026 Pazartesi 19:20

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarına ertelendi

A
A
A
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarına ertelendi

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın avukatının savunmasının ardından yarına ertelendi.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu, Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanık Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın ardından avukatı savunma yaptı. Sanık avukatının savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Meslek Fabrikası için yürütmeyi durdurma kararı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tahliyesi için tebligat gönderdiği Meslek Fabrikası binasıyla ilgili idari mahkemenin 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdiğini duyurdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Meslek Fabrikası binasının boşaltılması için gönderilen tebligat nedeniyle sabah saatlerinden itibaren tarihi binada nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan gelişme üzerine basın mensuplarına açıklama yaptı. Tahliye kararı tebliğ edildiği zaman hukuki sürecin devam ettiğini, süreç sonuçlanmadan hizmet binasını boşaltmayı vicdanen ve sorumluluk gereği kabul etmeyeceklerini ifade ettiklerini hatırlatan Başkan Tugay, "Bizim için üzücü bir süreç olduğunu ifade etmek isterim. Görevimizin, sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve üzerimize ne düşüyorsa yapma kararlılığındayız. Gerekirse gece de burada bekleyeceğimizi belirtmiştim. Bekleyişimizi sürdürdük. Bir taraftan hukuki girişimler sürüyordu. Zorla tahliyeyi engellemek için hukukçu arkadaşlarımızın yaptığı pek çok başvuru var. İdari mahkeme, akşam üzeri 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararla hepimiz nefes aldık. Haksız uygulamanın 15 günlüğüne de olsa durduğunu öğrendik ama haksız ve yanlış şekilde hem Meslek Fabrikası hem de diğer binalarımız bize bilgi verilmeden Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirilmiş durumda" diye konuştu. "Hukuki olarak takip etmeye devam edeceğiz" Başkan Tugay, Büyükşehir tarafından restorasyonu yapılan Namazgah Hamamı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirildiğini belirterek, "Pek çok yapı tehdit altında. Bunlar yanlış. Bunlar, hiç kimsenin mülkiyetinin teminatı yok demektir. Adalet makamları, mülkiyetleri koruma konusunda üzerine düşeni yapmazsa hepimiz her türlü hakkımızı kaybetmekle karşılar karşıyayız demektir. Yargımıza güveniyorum. Bu sürecin sonunda adaletin sağlanacağını biliyorum. Hukuken takip etmeye devam edeceğiz ama her türlü yanlış karara karşı da en sağlam duruşu göstermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Emanete hıyanet içinde olmamızı kimse bizden beklemesin" Belediyenin hiçbir mülkünün belediye başkanlarının üzerine tapulu olmadığını, geçici olarak halk tarafından verilen temsiliyet gereği bu mücadeleyi verdiklerini dile getiren Başkan Tugay, "Asla kavga etmekten, çatışmaktan mutlu değiliz. Görevimiz, insanlarımıza hizmet etmek. Belediye başkanlarına ‘şehri emin’ denir. Şehrin emin insanı, emanetlerini geçici olarak teslim alan kişi demektir. Onu korumakla mükellef olan kişi demektir. Bu bina Atatürk’ün İzmir’e verdiği bir binadır. O günden bugüne İzmir’in malıdır. Belediyenin malıdır ve uzun yıllardır hizmet için kullanılan bir binadır. Burası emanettir. Bu emanete hıyanet içinde olmamızı kimse bizden beklemesin. Bizler bunları koruyabildiğimiz, geliştirdiğimiz sürece, teslim aldığımız bayrağı bizden sonrakilere layıkıyla teslim edebildiğimiz sürece vicdanen rahat olacağız. Amacımız hizmet etmek. Başka bir şey değil. Bizi herhangi bir çatışmanın tartışmanın içine kimsenin çekmesini istemiyoruz" açıklamasında bulundu. "Göreve davet ediyorum" 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı çıkmışken Vakıflar Genel Müdürlüğü ve onları ısrarla savunan siyasetçileri yeniden düşünmeye davet ettiğini belirten Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aklıselimin kazanması lazım. Lütfen bir daha değerlendirsinler. Bu hizmet binalarımızı elimizden almasınlar. Bunu yapmayı kendilerine hak olarak görmesinler. Biz başka devlet kurumlarıyla da ihtiyaçları olduğunda zaten çalışıyoruz. Mülkiyeti belediyeye ait başka kurumlarca kullanılan hastaneler, okullar, camiler, karakollar var. Bunların listesini yapsak inanamazsınız. Halka hizmet ettikleri sürece helal olsun. Olumsuz bakışımız yok. Aynı anlayışı belediye için de bekliyoruz. Belediye de halka hizmet eden devlet kurumudur. Özerk yapı değildir. Bu duruma bizi düşürenler bu gözle bakarlarsa ne kadar büyük yanlış yaptıklarını bir kez daha anlarlar." "Derdimiz sadece iş yapmak" Türkiye Cumhuriyeti’nin pek çok sıkıntıyla uğraştığını ifade eden Başkan Tugay, "İzmir de bundan nasibini alıyor. Akaryakıt zammı yükünü halka yansıtmamak için çaba gösteriyoruz. Bizim devletimizin diğer kurumlarıyla uyum ve dayanışma içinde çalışmaya ihtiyacımız var. Siyaset daha iyi hizmet için yarıştır. Birbirimizin çalışmalarına engel olmak için siyaset yapıyorsak yanlış siyasetçiler oluruz. Halka dönük hiçbir hizmeti engelleme çabasında olmadığımızı bilmenizi isterim. Halka hizmet eden her türlü kurum başımızın üstünde. Buna Vakıflar da dahil. Bugün yüzlerce binayı kiraya veriyor. Sayıştay raporlarından anlıyoruz ki kiraları tahsil edemiyor. Kullanmadıkları bir sürü yapı da var. Daha aktif nasıl kullanabiliriz, bunu da konuşabiliriz. Biz halka hizmet amacı güden her türlü çabanın yanındayız. Kavga etmek istemiyoruz. Derdimiz sadece iş yapmak. Umarım bu söylediklerimi iyi niyetle söylediğimizi fark ederler. Yürütmeyi durdurma kararı alan mahkememize teşekkür ediyoruz. Umuyorum adalet bundan sonra doğru kararları alarak işlemeye devam edecektir. Herkesi İzmir’e ve Türkiye’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın çağrısıdır. İzmir’in her türlü değerine hep beraber sahip çıkalım. Kimsenin haksızlığa uğramasına izin vermeyelim" dedi.