ASAYİŞ - 18 Mart 2026 Çarşamba 15:32

‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı

A
A
A
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. İş insanı Ahmet Sari’nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı sanık Sukas "Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. Eşimin kampanya sürecine bile katılamadım" dedi. Duruşma sanık Sukas’ın savunması ile sürüyor.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada örgüt yöneticisi Ertan Yıldız ile birlikte hareket ettiği iddianamede belirtilen Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı.



İddianamede örgüt sistemine para aktardığı iddia edilmişti, Ali Sukas savunma yaptı


Sukas’ın Ağaç A.Ş. üzerinden gerçekleştirilecek eylemlerde Ertan Yıldız’dan talimatlar aldığı, Ağaç A.Ş.’den iş alan firma sahiplerini görüşmeye davet ederek örgüte pay vermeleri konusunda baskı yaptığı, ihalelerin süreçlerine müdahalede bulunarak belirlediği, önceden tanıdığı firmaların kazanacağı şekilde organize ettiği de iddianamede açıklanmıştı. Sukas’ın bu şekilde şahsi zenginleştiği ve örgüt sistemine para aktardığı iddianamede belirtilmişti. Ali Sukas’ın kendisiyle alakalı verilen beyanlarda rüşvet talep ettiği şahıslara ‘seçim için üzerimde baskı var, bu parayı yukarıdan talep ediyorlar’ şeklinde söylemlerde bulunarak örgütün amaç ve faaliyetlerini benimsediği de iddianamede ifade edilmişti.


"Bizlerin ‘sistem’ olarak adlandırılan yapıya ait olması mümkün değildir"


İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunması sorulan Ali Sukas "Vatana sevdalıyım. Türk milliyetçisiyim. Bedeller ödemiş bizlerin ‘sistem’ olarak adlandırılan yapıya ait olması mümkün değildir. Tarafıma atılan suçlamalar şu ana kadar kısıtlanan özgürlüğümden daha ağırdır. Ben masumiyetimi somut deliller ile ispatlayacağım. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü olarak İstanbul’a hizmet etme imkanı buldum. Ben savcılığın bizden istediği tüm evrakları ve dosyaları gönderdim. Bin 200 dosyanın içerisinde herhalde bir yolsuzluk, rüşvet çıkardı. İddianamede yer alan 12 firma kurumun daha önce çalıştığı sektörde bilinen tedarikçilerdir" dedi.



Sanık Sukas’tan gizli tanığa "Şeytan" benzetmesi


Sukas "İddianamede Ağaç A.Ş. ile ilgili oluşturulan 2 temel ayak var. Birisi gizli tanık Gürgen, diğeri de etkin pişmanlıktan yararlanmaya çalışan Ümit Polat. Gürgen’in ifadelerine baktığımda ilk tepkim, Ağaç A.Ş.’de bir yöneticinin bile bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değil. Bilgilerin bazıları doğru içerikleri yanlış. Gizli tanık Gürgen, bu mahlukat nasıl bir canlıysa yazıcı melekler gibi beni 24 saat izlemiş, Ağaç A.Ş.’de çalışan 50 kişiyi izlemiş, firmaları izlemiş. Düşündüm böyle bir canlı var mı diye ? Evliya olabilir mi dedim, olmadı o. Şeytanda karar kıldım. Fitne ve dedikodu yayan şeytandır" ifadelerini kullandı.


"Gizli tanığın anlatımlarında herhangi bir dayanak yoktur"


Sukas savunmasının devamında "Gizli tanık Gürgen’in tek bir kişi olabilmesi mümkün değil. Bu kadar bilgiye detaya sahip olması mümkün değil. İçeriklerin hepsi yalan ama şirketin bütün bilimleri hakkında bilgi alabilen birisi. Beni ağır şekilde suçlayan anlatımları var. Gizli tanığın anlatımlarında herhangi bir dayanak yoktur. Gizli tanığın beyanlarının bağımsız bir dayanağa dayanmadığı açıktır. Anlatımları maddi delil ile desteklenmiyor. Eylem bazlı Gürgen ile ilgili cevaplar vermeye çalışacağım. Bizimle ilgili 72 sayfalık bir evrak var savunmam uzun olacak" şeklinde konuştu.



"AK Parti iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm"


Sukas "Eylem 121’de tarafıma yöneltilen suçlama ‘rüşvete aracılık etmek’. Bu suçlamalara cevap vereceğim. Benim Ümit Polat’a, Taner Gümüş’ten para alması konusunda bir beyanım olmadı. İkisi arasında bir para alışverişi olduysa ben bunu bilmiyorum, şahit olmadım" dedi. Market kartları temini konusunda da iddialar olduğunu söyleyen Sukas, "Ramazan aylarında kurumlar hayır için yardım yaparlar. Ertan Yıldız market kartları ile ilgili bir duyuru yapılmasını istedi, firmalardan gönüllü olan olursa diye. O duyuru kapsamında bir iki Ramazan bu işlem yürüdü. Gizli tanık, tedarikçilere ayrıcalık tanıdığımı, ihtiyaç olmamasına rağmen ürünleri fahiş fiyatla aldığımı iddia ediyor. Bizim yaklaşık 65 bin adet saksı ve ağaç depolama kapasitemiz var. Bu aynı zamanda bir ara üretimdir. Canlı ürün alıyoruz. İyi bakarsanız büyür ve daha iyi fiyattan satılır. Benim hiçbir zaman bu firmanın elinde ne kadar ürün varsa alın gibi bir talimatım olmamıştır. Bizim satışlarımızın büyük bir bölümü, bizden önce de olduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çıkmış olduğu açık ihalelerle gerçekleşir. Bitkisel materyal dosyalarında açık ihaleye çıkar, biz gireriz, alırız. Çoğunlukla biz alırız. Niye? O güçte, o kapasitede, hem finansman olarak hem organizasyon kabiliyeti olarak bu işi üstlenecek ve zamanında yerine getirecek başka bir şirket yok. Bu benim suçum değil. Yani burada, büyükşehirlerde kurulan iştirak şirketleriyle alakalı. Ben AK Parti iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm" ifadelerini kullandı.


İş insanı Ahmet Sari’nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı savunma yapan sanık Sukas "2023 seçimlerinde eşim evet milletvekili adayıydı. Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. 2023 seçimlerinden önce 6 Şubat depremleri vardı ben eşimin kampanya sürecine bile katılamadım. Benim bütün odağım deprem ve kendi işimdeydi" dedi.


Duruşma sanık Ali Sukas’ın savunmaları ile sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü kutlandı 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü Aliağa’da düzenlenen tören ve programlarla anıldı. Anma günü etkinlikleri Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen resmi tören ile başladı. Törene; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Cumhuriyet Savcısı Görkem Hergül, İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Can Gökgöz, şehit yakınları, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Resmi törende; Aliağa Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimleri Derneği İl Temsilciliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Aliağa Şubesi, Atatürk anıtına çelenk sundu. Çelenk sunumu sonrası saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Resmi tören programı Aliağa kabristanlığında bulunan şehitlik ziyaretiyle son buldu. Şehitleri anma programı; Aliağa Tüpraş Halk Eğitimi Merkezi’nde organize edilen etkinliklerle devam etti. "Çanakkale’de çelik ve barut, inancın ve azmin karşısında yenik düştü" Şehit Ahmet Özsoy İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan anma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrenci Nami Abaga’nın Kur’an tilaveti ile başladı. Programın açılış konuşmasını Sosyal Bilgiler Öğretmeni Gülay Aykaç yaptı. Ardından, günün anlam ve önemine dair konuşmayı Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği İl Temsilcisi Burcu Dal gerçekleştirdi. Burcu Dal konuşmasında şunları söyledi: "Bugün burada Şehitler Günü dolayısıyla tüm aziz şehitlerimizi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını şükranla anmak için bir araya geldik. Dünya tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü büyük bir onur ve gururla kutluyoruz. Bilinmelidir ki Çanakkale maneviyatın maddiyatı yendiği savaştır. Çanakkale’de çelik ve barut, inancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşlarında özellikle Anafartalar’da silah arkadaşları ile birlikte gösterdiği kahramanlık dünyada çok az bir milletin göstereceği bir kahramanlık destanıdır." Öğrencilerden ‘Şehitler Ölmez, Çanakkale Geçilmez’ oratoryosu Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından sahnelenen ‘Şehitler Ölmez Çanakkale Geçilmez’ oratoryosu izleyenlere duygusal anlar yaşattı. Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu. Ayrıca programın yapıldığı salon önünde öğrencilerin hazırladığı 18 Mart Çanakkale Zaferi konulu eserler sergilendi.