GÜNDEM - 24 Nisan 2026 Cuma 18:46

Emine Erdoğan, TOGEM-DER’in geleneksel "Cemre Çarşısı"nın açılışına katıldı

A
A
A
Emine Erdoğan, TOGEM-DER’in geleneksel "Cemre Çarşısı"nın açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Türkiye’de Aile Yılı, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan ettik" dedi.


Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneğinin (TOGEM-DER) bu yıl ‘iyilik, sürdürülebilirlik ve dayanışma’ temasıyla organize ettiği 4. Cemre Çarşısı’nın açılışına katıldı. TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen’in ev sahipliğindeki çarşının açılışına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile eşi Özlem Kacır, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşi Nuran Fidan, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, bazı belediye başkanları, hayır çarşısının sponsorları, iş insanları, yapımcılar, yönetmenler, şefler, sinema ve dizi oyuncuları, şarkıcılar, gazeteciler, modacılar ve sosyal medya içerik üreticileri de katıldı.


Beyoğlu’ndaki bir otelin fuaye alanında kurulan çarşının açılışında konuşan Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın iyiliğin cemre olup hayatın manevi toprağına düştüğü hayırlı bir platform olduğunu belirtti. Emine Erdoğan, dünyanın merhamet damarlarının kuruduğu bu çağda, vicdanlara bahar gelmesine ziyadesiyle ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, kötülüğün sıradanlaşmasına verilecek en güçlü cevabın hayır ve hasenatın çoğalması olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Sezai Karakoç’un "Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz. İşte o zaman iyilik, hayatı güzelleştirip anlam katmanın simyası olur. Eğer arkamızda bir ayak izi bırakacaksak bu iz, insanlık için atılmış adımlardan arda kalan, kalbe dokunan izler olmalıdır. Çok şükür bizim topraklarımız böyle izlerle dopdolu. Nitekim bizler, hayatın anlamını ve varlık sebebimizi iyilik yapmak için vesileler aramada, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve tüm canlılara el uzatmakta buluyoruz. Malumunuz, merhametin bizde uzun bir tarihi ve geleneği vardır" dedi.



"Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor"


Osmanlı’da kurulan vakıf sayısının 26 bini geçtiğini söyleyen Erdoğan, ecdadın kurduğu medeniyetin nasıl da insan odaklı olduğunun en önemli göstergesi olduğuna dikkati çekerek, "Vakıfların mahiyetine baktığımızda insanla beraber içine doğayı da alan bütüncül bir medeniyet tasavvuru görüyoruz. Dayanışmanın toplumsal yaşamın bel kemiği olduğunu ve iyiliğin gündelik bir yaşam pratiği haline geldiğini anlıyoruz. Ne mutlu ki bu ruh, bugün de Cemre Çarşısı’ndan yükseliyor. Bu safın en güzel yanıysa kimseyi ayırmadan, iyiliği ortak bir vicdan dili haline getirmesidir. Hazreti Mevlana’nın da dediği gibi ’Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez" ifadelerini kullandı.



"Aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir"


Emine Erdoğan, "Çağımıza baktığımızda savaşlarla yorulmuş bir dünya, tüketim alışkanlıklarıyla yok edilen doğal kaynaklar, vicdandan uzaklaşan bir insanlık görüyoruz. O zaman bize bir panzehir lazım. Cemre Çarşısı’nın bu seneki teması olan ’Aile, İyilik ve Sürdürülebilirlik’, aslında bize çözümün ne kadar yakınımızda, tabiri caizse elimizin tam altında olduğunu söylüyor. Zira aile, insanlığın karşı karşıya olduğu pek çok sorunun çözüm merkezidir. Çünkü eğitimden değer aktarımına kadar, hayatın tüm temel süreçleri aile çatısı altında şekillenir. Çocuktaki cevheri işleyen, davranış kalıplarını oluşturan, benlik duygusunu inşa eden ailedir. İnsanlığa sevgiyle bağlı, doğayla bağ kuran ve israfın karşısında bilinçle duran nesiller ancak anne babanın verebileceği bir vicdan eğitimiyle yetişir" şeklinde konuştu.



"2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettik"


Emine Erdoğan, modern dünyada aile bağlarının zayıfladığı ve aile kurumunu zedeleyen birçok risk olduğuna dikkati çekerek, bu sebeple geçen yılı "Türkiye’de Aile Yılı", 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettiklerini vurguladı. Erdoğan, "Türkiye olarak, aile meselesini küresel gündeme de taşıyan ve farkındalık oluşturan bir ülkeyiz. Fakat bu, hepimizin ortak gayreti olmalı, hepimiz kendimizi bu mücadelenin en önemli paydaşı olarak görmeliyiz. Bunun için, toplumumuzun kurucu kodlarına, bilhassa hamiyet kültürüne sımsıkı sarılmalıyız. Bizi biz yapan değerlerimizin hiçbir şekilde, ’Bir zamanlar’ diye başlayan cümlelere hapsolmasına izin vermemeliyiz. Çünkü o cümleler, kökleri beslenmediği ve ihmal edildiği için bugüne aktarılamamış değerlere yakılan ağıtlardır" diye konuştu.


Erdoğan, Cemre Çarşısı’nın, söyleşi programları, çocuklara yönelik kültür-sanat faaliyetleri ve mutfak atölyeleri gibi birçok etkinlikle herkes için bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, organizasyonda emeği geçenleri gönülden kutladı.


Açılış töreni, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Törenin ardından çarşıyı gezen Emine Erdoğan, stant görevlileriyle sohbet ederek, geliri derneğin sosyal yardım faaliyetleri ve projelerinde kullanılacak ürünlerden alışveriş yaptı. Erdoğan, tekstilden ev aksesuarına, gıdadan el sanatlarına kadar 80’i aşkın markanın stant kurduğu çarşıda, firmaların sürdürülebilir moda, sıfır atık ve geri dönüşüm faaliyetlerini önceleyen çalışmalarını inceledi.


Tüm stantları ziyaretinin ardından çarşıdaki workshop atölyelerine katılan Erdoğan, mutfak atölyesine geçerek Şef Claudio Chinali ile birlikte peynirli makarna yaptı. Erdoğan daha sonra, kendi himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye’nin kültürel, coğrafi ve yerel zenginliklerini koruyarak dünyaya tanıtmayı, yerel üreticiyi desteklemeyi ve Anadolu’nun bereketini dijital platformlara taşıyarak ekonomik kalkınmayı hedefleyen seferberlik projesi ‘Anadoludakiler’ standını ziyaret etti.



Emine Erdoğan, TOGEM-DER’in geleneksel "Cemre Çarşısı"nın açılışına katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından maaşlarını alamayan maden işçileriyle ilgili açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, maaşlarını alamadıkları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen maden işçileriyle ilgili yapılan açıklamada, "Şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir" denildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. işyerine ilişkin yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, "Sürecin en başından itibaren konu ilgili birimlerce değerlendirilmiş hem işveren hem de işçi tarafı ile gerekli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bugün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik başkanlığında; işçi temsilcilerinin katılımıyla bir görüşme gerçekleştirilmiş, çözüm odaklı değerlendirmelerde bulunulmuştur" denildi. Açıklamada, "Yapılan değerlendirmelerde söz konusu işyeri hakkında Bakanlığımıza intikal eden başvurular doğrultusunda Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımız tarafından yürütülen denetim ve inceleme faaliyetleri kapsamında; 2023 yılında; Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı bireysel alacaklara ilişkin ödemelerin yapılmaması üzerine ise söz konusu işveren hakkında toplamda 3 milyon 284 bin 946 lira idari para cezası kesildiği, 2025 yılına yönelik denetimlerde toplu iş sözleşmesinden doğan alacakların ödenmediği ve ücretlerin düzenli ödenmediği belirlenmiş olup bu kapsamda işveren hakkında toplam 20 milyon 292 bin 142 lira idari para cezası kesildiği, 2026 yılı içerisinde yapılan incelemelerde, işçilere ait ücret alacaklarının bir kısmının ödenmediğinin tespit edildiği vurgulanmıştır. Ayrıca şirket yetkilileri tarafından, söz konusu alacakların 36 milyon liralık kısmının bugün işçilerin hesaplarına yatırıldığı, kalan kısmın ise işveren tarafından önümüzdeki hafta içerisinde tamamen ödeneceğinin taahhüt edildiği Bakanlığımıza bildirilmiştir. İşçi alacaklarının eksiksiz ve zamanında ödenmesi ile çalışma hayatına ilişkin mevzuatın uygulanması konusunda gerekli tüm idari işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. İşveren tarafının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde gerekli idari yaptırımlar kararlıkla uygulanmaya devam edecektir. Süreç Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
Bolu İbrahim Çolak’ın hedefi 2028 Olimpiyat Oyunları Dünya ve Avrupa şampiyonu milli cimnastikçi İbrahim Çolak, Bolu’daki hazırlık kampında yaptığı açıklamada, hedefinin 2028 Olimpiyat Oyunları olduğunu söyledi. Türkiye Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı’nın Bolu Karaçayır Kamp Eğitim Merkezi’nde bulunan Murat Canbaş Cimnastik Salonu’ndaki kampı sona erdi. Takımın önemli isimlerinden, Dünya ve Avrupa şampiyonu milli sporcu İbrahim Çolak, bir haftalık yoğun kamp sürecini değerlendirdi. Akdeniz Oyunları, World Challenge Cup ve Avrupa şampiyonaları için hazırlıklarını tamamlayan Çolak, Bolu’daki ortamın sporculara büyük avantaj sağladığını ifade etti. "Ne kadar yorulursak, o kadar verimli geçiyor" Bolu kampının zorlu ancak bir o kadar da faydalı geçtiğini belirten İbrahim Çolak, "Zor bir hazırlık süreci oldu. Bir haftalık bir kamp ama her günü dolu dolu antrenman programıyla geçti. Genel bir yorgunluk var hepimizin üzerinde ama bu da ne kadar yorulursak aslında bir o kadar da verimli geçtiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. Kampın hedefe odaklanmak için ideal bir ortam sunduğunu vurgulayan milli sporcu, "Bolu’daki kampımızın en büyük avantajı, kendimizi burada kapatabiliyor ve tamamen hedefe odaklayabiliyoruz. Günlük rutinimizden çıkıp buraya geliyoruz; sadece yemek yiyor, antrenman yapıyor ve dinleniyoruz. Bunu bir hafta boyunca sürekli yapmak bile kondisyondan mental güce kadar bize çok büyük bir avantaj sağlıyor" şeklinde konuştu. "Bayrağımızı en iyi şekilde temsil edeceğiz" Kendilerine sunulan imkanlar için Türkiye Cimnastik Federasyonu’na teşekkür eden Çolak, "Burada yaklaşık 15 sporcuyuz ve bu salon antrenman saatlerinde sadece bize ait oluyor. Bu çok büyük bir avantaj. Bize burada antrenman yapabilmemiz ve yarışmalarda güzel dereceler gösterebilmemiz için bir sürü destek sağlanıyor. Biz de inşallah müsabakalarda öncelikle bayrağımızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek bu desteklerin karşılığını vermek istiyoruz" dedi. "Podyuma çıkmayı gerçekten özledim" Geçtiğimiz yıllarda yaşadığı sakatlıklar nedeniyle yarışmalardan bir süre uzak kaldığını ifade eden Çolak, içindeki heyecanın ilk günkü gibi devam ettiğini belirterek şunları söyledi: "Bu yıl Avrupa Şampiyonası, Akdeniz Oyunları ve Dünya Şampiyonası var. Ben podyuma çıkmayı, Avrupa Şampiyonası’nda yarışmayı gerçekten özledim. Geçen yıllarda sakatlıklar yaşadım, evlendim ve birazcık daha az yarışmalara katılmaya başlamıştım. Ama tabii ki cimnastiğe devam etme fikri kafamda hep var ve daha büyük hedeflerim var. İçimdeki heyecan asla bitmiyor. Hedefim Avrupa Şampiyonası’nda öncelikle takım olarak güzel dereceler yapmak, bireysel olarak da önce finale kalmak, daha sonra da madalya için savaşmak." "Los Angeles’ta başaracağımıza yürekten inanıyorum" Kariyerindeki önemli dönüm noktalarını hatırlatan ve yeni rotasının Los Angeles Olimpiyatları olduğunu vurgulayan İbrahim Çolak, "Çok şükür Dünya şampiyonluğu ve Avrupa şampiyonluğu yaşadım. İki kere olimpiyatlara katıldım, olimpiyat finali yaptım ve beşinci oldum. Bunlar bana çok güzel tecrübeler kazandırdı. Kariyerim boyunca bir kere daha olimpiyatlara katılmak istiyorum. Çünkü olimpiyatlara katılmak bile başlı başına zor bir olay ve büyük bir başarı. Hedefimiz takım olarak bir kez daha olimpiyata katılmak, olimpiyatlarda takım finali yapabilmek ve birden fazla madalya kazanabilmek. İnşallah bunu Los Angeles’ta başaracağız, buna gönülden inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.