SAĞLIK - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 11:37

"Eski akciğer ve karın filmleri skolyoz teşhisinde ipucu olabilir"

A
A
A
"Eski akciğer ve karın filmleri skolyoz teşhisinde ipucu olabilir"

Çocukluk ve ergenlikte görülen skolyozun çoğu zaman belirgin ağrı oluşturmadan ilerlediğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kadir Abul, "Türkiye’de e-Nabız sistemi üzerinden daha önce çekilmiş görüntülerin (filmlerin) tekrar kontrol edilmesi, skolyozun erken teşhis edilmesinde faydalı olabilir. Bazen başka nedenlerle çekilmiş akciğer grafileri ya da karın filmlerinde skolyoza ait erken bulgular bulunabiliyor. Erken tanı sayesinde bazı çocuklarda cerrahiye ihtiyaç kalmadan takip ve korse tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilir" dedi.


Liv Hospital Ulus Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kadir Abul, skolyozun her zaman çocukluk çağından itibaren belirgin şekilde görülmeyebileceğini belirtti. Ailelerin çoğu zaman skolyozun yıllardır var olan bir durum olduğunu düşündüğüne dikkat çeken Dr. Abul, "Oysa bazı çocuklarda erken çocukluk döneminde hiçbir belirti olmayabilir. Özellikle ergenlik dönemindeki hızlı büyüme atağı sırasında skolyoz yeni başlayabilir ya da çok kısa sürede belirgin hale gelebilir" diye konuştu.


Skolyozun özellikle ergenlik döneminde sessiz ilerleyebildiğini ifade eden Dr. Abul, "Bu süreçte çocukta belirgin bir ağrı, hareket kısıtlılığı ya da günlük yaşamı etkileyen ciddi bir şikayet olmayabilir. Eğrilik ilerlediği halde aile uzun süre bunu fark etmeyebilir" dedi.


"Küçük duruş değişiklikleri önemsenmeli"


Skolyozun en yanıltıcı yönlerinden birinin ağrı oluşturmadan ilerlemesi olduğunu belirten Abul, ailelerin yalnızca ağrı şikayetine odaklanmaması gerektiğini söyledi. Abul, "Bir omuzun diğerinden daha yüksek olması, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel oyuntularında eşitsizlik olması, kalçalardan birinin yukarıda görünmesi ya da gövdenin hafif yana kaymış gibi durması skolyoz açısından önemli ipuçları verebilir" ifadelerini kullandı.


Ergenlik dönemindeki çocukların fiziksel değişimlerinin aileler tarafından her zaman kolay fark edilemeyebileceğini anlatan Abul, "Çocuk büyüdükçe mahremiyet duygusu artıyor. Bu nedenle ailelerin çocuğu detaylı gözlemlemesi zorlaşabiliyor. Hafif asimetriler çoğu zaman duruş bozukluğu ya da büyüme sürecinin doğal bir parçası sanılarak gözden kaçabiliyor" dedi.


"Hızlı büyüme döneminde risk artıyor"


Skolyozda ’sessiz ilerleme’ kavramının önemine dikkat çeken Abul, hızlı büyüme dönemlerinde riskin belirgin şekilde arttığını belirtti. Abul, "Çocuk hızlı büyürken omurga da hızlı uzar. Eğer omurgada skolyoza ait bir eğrilik başlamışsa, bu eğrilik de aynı dönemde hızla artabilir. Özellikle birkaç ay içinde belirgin boy uzaması olan çocuklarda omurga dikkatle takip edilmelidir" diye konuştu.


Kız çocuklarında adet öncesi ve sonrası dönemin, erkek çocuklarında ise hızlı boy uzamasının olduğu yılların skolyoz açısından kritik dönemler olduğunu dile getiren Abul, düzenli gözlem ve kontrollerin önem taşıdığını söyledi.


"Daha önce yoktu’ düşüncesi yanıltabiliyor"


Ailelerin çoğu zaman ’Daha önce hiçbir sorun yoktu’ şeklinde düşündüğünü kaydeden Abul, şu bilgileri paylaştı: "Küçük eğrilikler uzun süre fark edilmeyebilir. Skolyoz başlangıç aşamasında ağrı yapmayabilir. Kıyafetlerin altında fark edilmesi zor olabilir. Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarda gözden kaçması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.


Erken fark edilmeyen eğrilikler zamanla ileri seviyelere ulaşabilir. 60 dereceye ulaşan skolyoz çoğu zaman bir anda oluşmaz. Başlangıçta küçük olan eğrilik, düzenli takip yapılmadığında hızlı büyüme döneminde ilerleyebilir."


"e-Nabız’daki eski filmler, erken teşhiste önemli ipuçları verebilir"


Türkiye’de ailelerin e-Nabız sistemi üzerinden daha önce başka nedenlerle çekilmiş görüntüleri hekimlerine tekrar kontrol ettirmelerinin erken teşhis konusunda faydalı olabileceğini belirten Abul, "Bazen başka nedenlerle çekilmiş akciğer grafileri ya da karın filmlerinde skolyoza ait erken bulgular bulunabiliyor. Ancak bu durum o dönemde aileler tarafından fark edilmemiş olabiliyor. Bu yüzden eski görüntülerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi, eğriliğin ne kadar süredir var olduğu ve ilerleme gösterip göstermediği konusunda önemli bilgiler sağlayabilir" dedi.


"Korse tedavisi ameliyat riskini azaltabiliyor"


Korse tedavisinin doğru hastada etkili sonuçlar sağlayabildiğini hatırlatan Abul, "Her skolyoz hastasının korse adayı olmayabilir. Korse tedavisi özellikle büyümesi devam eden, eğriliği ilerleme riski taşıyan ve orta dereceli skolyozu bulunan çocuklarda uygulanır. Buradaki amaç çoğu zaman eğriliği tamamen ortadan kaldırmak değil, büyüme tamamlanana kadar ilerlemesini durdurmaktır. Korse tedavisi yalnızca teknik bir uygulama olarak görülmemelidir. Çocuğun yaşı, büyüme potansiyeli, eğriliğin tipi, Cobb açısı ve tedaviye uyum birlikte değerlendirilmelidir" açıklamasında bulundu.


"Tedavide hasta uyumu büyük önem taşıyor"


Bilimsel çalışmaların korse kullanım süresi ile tedavi başarısı arasında doğrudan ilişki olduğunu gösterdiğine değinen Abul, şunları söyledi: "Korse yapılmış olması tek başına yeterli değildir. Asıl önemli olan korsenin önerilen süre boyunca düzenli kullanılabilmesidir. Ergenlik dönemindeki çocuklar için korse kullanımı psikolojik ve sosyal açıdan zorlayıcı olabilir. Okul hayatı, kıyafet seçimi, arkadaş çevresi ve beden algısı bu süreci etkileyebilir. Bu nedenle ailelerin baskıcı değil destekleyici yaklaşması gerekir."


"Cerrahi tedavi kişiye özel planlanıyor"


Skolyozda cerrahi tedavinin genellikle ileri dereceli eğriliklerde gündeme geldiğini belirten Doç. Dr. Abul, Modern cerrahi yöntemler artık çok daha güvenli hale gelmektedir. Günümüzde skolyoz cerrahisinde üç boyutlu planlama yapılıyor. Sadece eğriliği düzeltmek değil, omurganın dengeli yapısını korumak da hedefleniyor. Modern cerrahide pedikül vidası sistemleri, nöromonitörizasyon ve seçici füzyon teknikleri kullanılır. Amaç yalnızca röntgen görüntüsünü düzeltmek değil, uzun vadede dengeli, güvenli ve sağlıklı bir omurga yapısını koruyabilmektir" dedi.


"Evde basit gözlemler erken farkındalık sağlayabilir"


Ailelerin evde yapabilecekleri basit gözlemlerin erken teşhis açısından önemli olabileceğini dile getiren Abul, "Çocuklar belirli aralıklarla gözlemlenmelidir. Çocuk dizlerini bükmeden öne eğildiğinde sırtın bir tarafında belirgin yükseklik, kaburga çıkıntısı ya da bel bölgesinde asimetrik kabarıklık görülüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. Evde yapılan gözlemler tanı koymak için yeterli olmaz. Bu gözlemler yalnızca farkındalık sağlar. Kesin değerlendirme mutlaka uzman muayenesiyle yapılmalıdır. Skolyozda erken teşhis tedavi başarısını artırır. Erken tanı sayesinde bazı çocuklarda cerrahiye ihtiyaç kalmadan takip ve korse tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DTO Başkanı Uğur Erdoğan: "19 Mayıs, Türk milleti için tarihi bir dönüm noktasıdır" 19 Mayıs 1919’un, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak bağımsızlık mücadelesini başlattığı, Türk Milleti’nin bahtını değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan; "Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; aziz milletimizin ve geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve halkımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum" dedi. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Erdoğan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin azim ve kararlılıkla geleceğine sahip çıktığı kutlu bir gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, ülkemizin yarınlarının gençlerimizin ellerinde yükseleceğine duyduğu güvenin en büyük göstergesidir. Gençlerimiz; ülkemizin kalkınmasında, üretim gücünün artmasında, girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde ve ülkemizin hedeflerine ulaşmasında en büyük ve en önemli güvencemizdir. Denizli iş dünyası olarak, her fırsatta gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve girişimcilik hayallerine katkı sunuyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Millî Mücadele kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; aziz milletimizin ve geleceğimizin teminatı gençlerimiz ile halkımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum."
Kocaeli Çiftçilere yüzde 50 hibeli modern sera desteği Kocaeli’de kaliteli mahsul ve yüksek verim elde edilmesi amacıyla çiftçilere yüzde 50 hibeli anahtar teslim modern sera desteği veriliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde yürütülen "Seracılığı Geliştirme Projesi" kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da çiftçilere yüzde 50 hibeli anahtar teslim modern sera kurulumu desteği sağlanacak. Projeyle Kocaeli’de seracılığın yaygınlaştırılması ve çiftçilerin pazar değeri yüksek ürünler yetiştirerek gelirlerini artırması hedefleniyor. Büyükşehir tarafından sıfırdan kurulup üreticilere teslim edilecek seralar 2 bloklu, 16 metre eninde, 32 metre boyunda ve toplam 512 metrekare alandan oluşacak. Modern seracılığa uygun özelliklerle hazırlanacak seralar sayesinde üreticiler daha kullanışlı ve bakımı kolay sera sistemlerine kavuşacak. Çiftçiler, havalandırması uygun olmayan eski sistem seralar yerine modern, havalandırması güçlü ve bakımı kolay de-monte galvaniz profilli yüksek tünel sera sistemine sahip olacak. Kurulan seralar; kar, dolu, fırtına ve yağmur gibi zorlayıcı hava şartlarına karşı dayanıklılığı artırarak üretime katkı sağlayacak. Aynı zamanda geniş alanda üretim yapılmasına da imkan sunacak. Modern sera naylonları 36 aylık kullanım ömrüne sahip olacak. Don riskini azaltan sera naylonları, hastalık ve zararlıları minimum seviyede tutarak ilaçlama ihtiyacını azaltacak. Böylece daha sağlıklı ve pazar değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesi sağlanacak. Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli modern sera desteğinden yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgeleriyle birlikte 22 Mayıs Cuma günü mesai bitimine kadar Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilecek.
Gaziantep 85 yaşındaki adam 87 yaşındaki komşusunu pompalı tüfekle öldürdü Adıyaman’da oğlunun evinden çıktığı sırada 85 yaşındaki komşusu Çelem A.’nın silahlı saldırısına uğrayan 87 yaşındaki Mehmet Ali Kılınç hayatını kaybetti. Olay, Besni’nin Köseceli beldesine bağlı Tetirli köyünde dün öğle saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, oğlunun evine kahvaltıya giden 87 yaşındaki 6 çocuk babası Mehmet Ali Kılınç, kahvaltının ardından evden çıktığı sırada kapı komşusu Çelem A. (85) tarafından pompalı tüfekle pencereden açılan ateş sonucu ağır yaralandı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Sağlık Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Mehmet Ali Kılınç, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Araban Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kılınç’ın cenazesi otopsi işlemleri için Gaziantep Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Cenazesi yakınlarına teslim edildi Hayatını kaybeden Mehmet Ali Kılınç’ın cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Kılınç’ın, memleketi olan Adıyaman’da Köseceli beldesine bağlı Tetirli köyünde defnedileceği öğrenildi. Olayın ardından gözaltına alınan Çelem A.’nın jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmadığı belirtildi.