EKONOMİ - 20 Ocak 2026 Salı 09:15

Espressolab 3 kıtada 6 yeni mağaza açtı

A
A
A
Espressolab 3 kıtada 6 yeni mağaza açtı

Espressolab, Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Orta Asya’da açtığı 6 yeni mağaza ile küresel büyüme adımlarına yenilerini eklediğini duyurdu. Şirket, 2026 yılı için belirlediği 1.000 mağaza hedefi doğrultusunda uluslararası genişlemesini sürdürüyor.



Türkiye’nin yenilikçi kahve zinciri Espressolab, 2026 yılına yurt içi ve yurt dışındaki 6 yeni mağaza açılışıyla başladı. Şirket, uluslararası genişleme süreci kapsamında yılda milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan ve son yıllarda öne çıkan turizm destinasyonlarından biri olan Endonezya’nın Bali Adası’nda ilk mağazasını açtığını duyurdu. 3 kıtada eş zamanlı yeni açılışlarla büyümesini sürdüren şirket, Irak’ta Süleymaniye’de sekizinci, Libya’da Nafleen’de üçüncü ve Kazakistan’da Almaty’de ikinci mağazasını devreye aldığını açıkladı. Türkiye’de İstanbul Göktürk ve Manisa mağazalarıyla yurt içi faaliyet alanını da genişletti.


Söz konusu açılışlarla birlikte şirket, 400’ü aşkın mağazaya ulaşarak küresel büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Farklı coğrafyalarda kademeli ve planlı bir genişleme izleyen şirket, yenilikçi kahve kültürünü deneyim odaklı bir yaklaşımla çeşitli pazarlara taşımayı sürdürüyor.


"2026’ya güçlü bir başlangıç yaptık"


Uluslararası açılımlara ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO’su Ersin Kefeli, şu ifadeleri kullandı:


"2026 yılına farklı coğrafyalarda hayata geçirdiğimiz yeni mağazalarla güçlü bir başlangıç yaptık. Türkiye’de doğan bir kahve zinciri olarak, faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde aynı deneyim standardını sunmaya odaklanıyoruz. Uluslararası ölçekte dengeli bir genişleme süreci yürütürken, operasyonel gücümüzü ve tutarlılığımızı koruyarak 1.000 mağaza hedefimize doğru ilerlemeyi sürdürüyoruz."


Asya-Pasifik’ten Orta Doğu’ya uzanan genişleme hattı


Yapılan açıklamaya göre, şirketin Bali’de açtığı ilk mağaza, Asya-Pasifik bölgesindeki genişlemenin güncel adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yüksek turizm hareketliliği, çok kültürlü yapısı ve gelişen kahve tüketim trendleriyle dikkat çeken Bali, küresel kahve zincirleri için son yıllarda öne çıkan destinasyonlar arasında yer alıyor. Şirket, bu açılışla birlikte Asya-Pasifik’teki faaliyet alanını da genişletmiş oldu.


Orta Doğu ve Orta Asya’daki yeni mağazalar ise, son yıllarda üçüncü nesil kahve kültürünün ve sosyal yaşam odaklı mekânların hızla yaygınlaştığı pazarlarda konumlanıyor. Irak, Libya ve Kazakistan’daki açılışlarla birlikte şirket, bu bölgelerde gelişen kahve tüketim alışkanlıklarına ve sosyal buluşma noktalarına yönelik artan talebe karşılık vermeyi amaçlıyor. Son duyurulan açılışlarla birlikte şirket, 20 ülkede aktif olarak faaliyetlerine devam ediyor.


108 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı


Espressolab, mağaza sayısındaki artışın yanı sıra ulaştığı ziyaretçi hacmiyle de dikkat çekiyor. Şirket, 2025 yılı boyunca dünya genelinde 108 milyondan fazla ziyaretçiyi mağazalarında ağırladı. Bu ölçekle 2026 yılına giren şirket, yeni mağaza açılışlarında ziyaretçi deneyimi, kalite ve sürdürülebilirlik odağını ön plana çıkarıyor. Şirket, yenilikçi kahve kültürünü ve hizmet standardını farklı coğrafyalarda daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor.



Espressolab 3 kıtada 6 yeni mağaza açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Kamu diplomasisi iletişimin silah gibi kullanıldığı bir çağda çok kritik" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Kamu diplomasisi artık iletişimin bir silah gibi kullanıldığı bir çağda çok daha kritik. Biz Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri oluşturuyor, dezenformasyonla mücadele ediyoruz" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6. toplantısını gerçekleştirdik. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kamu diplomasisi artık iletişimin bir silah gibi kullanıldığı bir çağda çok daha kritik. Biz Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri oluşturuyor, dezenformasyonla mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. Barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlanmasını vurgulayan Duran, "Temiz bir ekosistem kurmak ve risklere karşı tedbir almak zorundayız. Bunu bölgemizde ve dünyada etkili kılmak için toplumun tüm kesimleriyle, sporculardan sanatçılara, diplomatlardan sivil aktörlere kadar iş birliği yapıyoruz. Coğrafi ve tarihî konumumuz bize hem fırsat hem sınama sunuyor. İsrail’in Gazze’deki saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı, Afganistan-Pakistan gerilimi gibi krizlerde Türkiye aktif rol oynayarak barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlamaya çalışıyor. Savunma sanayimizden kültür ve medya alanındaki çalışmalarımıza kadar her unsur kamu diplomasisinin gücüne katkı sağlıyor" dedi. Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ve Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi ile alakalı bilgi veren İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti: "Türkiye’nin hikayesini kendi değerlerimizden yola çıkarak, evrensel bir dille anlatmak ve dünyada figüran olmayıp aktif rol almak zorundayız. 2024-2029 Türkiye Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ile stratejik iletişim, dijitalleşme ve dezenformasyonla mücadelede yol haritamızı belirledik. ‘Türkiye, Türkiye’den büyüktür.’ mottosuyla sadece hak ve menfaatlerimizi savunmakla kalmıyor, barış, istikrar ve adaleti önceleyen söylemlerimizi uluslararası alanda güçlendiriyoruz. Afet ve kriz bölgelerindeki insani yardım faaliyetlerimiz, görsel işitsel anlatılar aracılığıyla küresel dolaşıma giren dizi sektörümüz, sinema, gastronomi bütün bunların hepsi kamu diplomasi alanında bize önemli girdiler, katkılar olarak ortaya çıkmaktadır. Strateji belgesi doğrultusunda Kamu Diplomasisi İzleme Sistemini (KADİZ) hayata geçirdik. Bu bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızın yaptığı çalışmaları takip eden kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi anlayışı üzerine inşa edilmiş bir mekanizmadır. KADİZ ile 139 ülkede faaliyetlerimizi fiilen hayata geçiriyor ve sonuçları izleyip analiz edebiliyoruz."
Ankara Bakan Uraloğlu: "Teşkilatımızın, 186. yılında ‘Bak Postacı Geliyor’ filmini seyretmiş olmaktan mutluluk duydum" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Teşkilatımızın, 186. yılında ‘Bak Postacı Geliyor’ filmini seyretmiş olmaktan, o ana tanıklık tanıklık etmiş olmaktan gerçekten mutluluk duydum" dedi. Ankara’da ‘Bak Postacı Geliyor’ filminin özel gösterimi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Tarihi Salon’da gerçekleştirildi. PTT A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleştirilen gösterimde, dönemin toplumsal yapısı ve insan ilişkileri sinema diliyle ele alınırken, postacılık mesleğinin özveri ve fedakarlık gerektiren yönleri ön plana çıkarıldı. Filmin, posta teşkilatının tüm hatıralarını yansıttığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Osmanlı’dan kalan teşkilatımızın ve aynı zamanda cumhuriyetimizin bütün zamanlarına şahitlik etmiş posta teşkilatımızın, 186. yılında ‘Bak Postacı Geliyor’ filmini seyretmiş olmaktan, o ana tanıklık tanıklık etmiş olmaktan gerçekten mutluluk duydum. Film 60’lı, 70’li, yılların gününü, hatıralarını bize yansıttı. Ben yaş olarak bunların hepsini gerçekten yaşadım. Oradaki radyo markalarından tutun, bütün temalara kadar çok iyi şekilde işlenmiş. Elbette en önemlisi gerçek bir hayat hikayesinin yaşamış olan postacı Osman amcamızın mektuplarından tutun, yaşadığı hikayeyi bugüne ancak bu kadar güzel bir şekilde yansıtılabilirdi. Bunun için yapımcısından, senaristine ve oyuncularına kadar ben huzurlarınızda teşekkür ediyorum. PTT’nin 186. yılında, bu filmi önemli bir belge olarak, önemli bir anı olarak hep beraber bırakmış olduk. Duygulandım ve sinema kültürümüze ve özellikle yerli sinema kültürümüze de bu vesileyle PTT olarak da destek verdiğimizi düşünüyorum. Filmden sonra şu kanaate vardım; birazcık daha desteklememizde fayda var. Bundan sonra inşallah birazcık daha desteklemeye devam edeceğiz" açıklamalarında bulundu. Gösterime, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT Genel Müdürü Hakan Gülten ve filmin yapımcısı, yönetmeni, oyuncuları ve çok sayıda sanatsever katıldı.