SPOR - 02 Mart 2026 Pazartesi 14:38

Fenerbahçe’ye Semedo’dan kötü haber

A
A
A
Fenerbahçe’ye Semedo’dan kötü haber

Fenerbahçe, Antalyaspor maçında sakatlanarak oyuna devam edemeyen Nelson Semedo’nun sol diz iç yan bağda kısmi yırtık tespit edildiğini açıkladı.


Fenerbahçe’nin Portekizli futbolcusu Nelson Semedo, dün oynanan Antalyaspor maçında sakatlanarak oyundan çıkmıştı. Sarı-lacivertliler, 32 yaşındaki futbolcunun sağlık durumuyla ilgili yaptığı açıklamada, MR görüntülenmesinde sol diz iç yan bağda kısmi yırtık tespit edildiğini ve oyuncunun tedavisi başlanıldığını duyurdu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de yağışlar barajları doldurdu Kayseri Ziraat Odaları Başkanı Abdülkadir Güneş, şehirde bu yıl kış mevsiminin güzel geçtiğini ve yağışların çiftçiyi memnun ettiğini söyledi. Başkan Güneş barajların doluluk oranlarının da yükseldiğini ifade ederek, "Veriler çok şükür iyi" dedi. Kayseri’de kış mevsimi verimli geçerken, şehrin aldığı yağışlar çiftçinin yüzünü güldürdü. Çiftçinin memnun olduğunu kaydeden Ziraat Odaları Başkanı Abdülkadir Güneş, "Allah’a şükürler olsun, bütün Türkiye’de olduğu gibi Kayseri de bu sene kışı iyi geçiriyor. Yağış oranları güzel, geçen yıla göre kar yağışı daha güzel. Bir sıkıntı yok, çiftçiler gayet mutlu. Birileri ’beyaz felaket’ diyor ama felaket değil beyaz berekettir. Yağan yağmur ve kar çiftçi için, besici için bulunmayan nimet" dedi. "Barajlarda doluluk oranları yükselişe geçti" Öte yandan şehirde bulunan barajlardaki doluluk oranlarının son alınan yağışlarla birlikte yükselişe geçtiğinin altını çizen Başkan Güneş, "Kayseri’de sulama ve elektrik üretim amaçlı barajlarda da doluluk oranları son 11 gün içerisinde yükselişe geçti. Gümüşören Barajı’nın bundan 15-20 gün önce doluluk oranı yüzde 28 iken şu anda yüzde 44. Yamula Barajı’nın 15 gün önce doluluk oranı yüzde 9’du, şimdi yüzde 24. İnşallah bu yüzde 50-60’ı geçer. Sarımsaklı Barajı’nın doluluk oranı şu anda yüzde 73. Çok şükür veriler iyi, inşallah nisan ayında da böyle gider, çiftçi bu sene güzel bir verim elde eder" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin üretime ihtiyacı var" Kayseri’de çiftçi sayısının arttığını da sözlerine ekleyen Ziraat Odaları Başkanı Abdülkadir Güneş, verilecek desteklerin de çiftçilere can suyu olacağını aktardı. Başkan Güneş konuşmasını, "Geçen sene hem kuraklık yaşadık hem de soğuk vurdu. Bildiğiniz gibi nisan ayında 45 tane ili soğuk vurdu, hiç meyve bırakmadı. Üretimde Kayseri’de ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısını bu sene geçtik, ekilen alanda da bu sene geçtik. Birileri ’Kayseri’de çiftçilik düştü’ diyor ama Kayseri’de çiftçilik düşmedi, günden güne artıyor. Köylerimizde nadas alanlarının daraltılmasıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Nadasa nohut, buğday, aspir ekiyoruz ve nadasa bırakmamaya gayret ediyoruz. Cumhurbaşkanımız da kişi başı 95 tane dişi koyun 5 tane erkek açıklaması yaptı. Hak eden alsın, ülkemizin üretime ihtiyacı var. İnşallah mazot ve gübre desteği ile planlı üretim desteğinin de bir ay içerisinde ödeneceği açıklandı. Ödeme takvimi yavaş yavaş belli oldu. Çiftçiye de bir can suyu olur" şeklinde tamamladı.
Elazığ Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi kapılarını açtı Bölgenin ağız ve diş sağlığı ihtiyacına modern çözüm sunan Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, 184 ünitlik dev kapasitesi ve ileri teknoloji altyapısıyla eğitim ve sağlık hizmetine başladı. Fırat Üniversitesinin sağlık vizyonu doğrultusunda inşa edilen yeni Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi binası, bugün itibarıyla hizmet vermeye başladı. Toplam 17 bin metrekarelik alana sahip olan modern kompleks, hem geleceğin diş hekimlerini yetiştirecek hem de bölge halkına yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunacak. Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ve üniversite üst yönetimi, yeni hizmet binasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Tuba Talo Yıldırım’dan birimlerin işleyişi hakkında bilgi alan Rektör Göktaş, projenin sadece fiziki bir yatırım değil, aynı zamanda bilimsel üretim ve toplum sağlığına adanmış bir vizyonun parçası olduğunu belirtti. Daha önce 60 civarında olan diş üniti sayısının yeni binada 184’e çıkarıldığını müjdeleyen Rektör Göktaş, Rektör Göktaş, yaptığı değerlendirmede Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bilimsel üretim, nitelikli eğitim ve toplum sağlığına hizmet anlayışının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Sağlık hizmeti boyutuna da dikkat çeken Prof. Dr. Göktaş, önceki süreçte 60’lı sayılarda olan diş üniti kapasitesinin yeni hizmet binasıyla birlikte 184’e çıkarıldığını belirterek, bu artışın hem hasta kabul kapasitesini önemli ölçüde yükselttiğini hem de bekleme sürelerini azaltarak hizmet kalitesini artıracağını ifade etti. Prof. Dr. Göktaş, güçlü ve kapsamlı klinik altyapı sayesinde bölge halkına daha hızlı, erişilebilir ve nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulacağını vurguladı. Engelli bireyler ve özel hasta gruplarına yönelik planlanan özel kliniklerin ise üniversitenin sosyal sorumluluk anlayışının somut bir yansıması olduğunu dile getirdi. Göktaş, Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesinin hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm kişi ve birimlere teşekkür ederek, süreci yakından takip eden Rektör Yardımcısına, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanına ve akademik-idari ekibine özverili çalışmalarından dolayı şükranlarını iletti. Ayrıca Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, yeni binanın resmi açılışının önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla yapılacağını söyledi.
Eskişehir Doç. Dr. Kaya: "İşitme kaybı bir halk sağlığı meselesidir" Eskişehir Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirterek, "İşitme kaybı, özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmediğinde çocukların konuşma ve dil gelişiminde gecikmelere yol açıyor" dedi. İşitme kaybı, eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın pek çok alanını etkileyen önemli bir halk sağlığı meselesi olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, günümüzde küresel olarak yaklaşık 5-19 yaş aralığındaki 90 milyon çocuk işitme kaybıyla yaşıyor. Çocukluk çağı işitme kaybının yüzde 60’ından fazlası, basit ve düşük maliyetli halk sağlığı önlemleriyle önlenebiliyor. Bu verilerden hareketle 2026 yılının teması ’Topluluklardan sınıflara: Tüm çocuklar için işitme bakımı’ olarak ele alınıyor. Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütü öncülüğünde her yıl 3 Mart’ta çeşitli etkinliklerle farkındalık oluşturulan Dünya İşitme ve Kulak Günü ile erken tanının, kapsayıcı eğitim ortamlarının ve yardımcı teknolojilere erişimin hayati önemi vurgulanıyor. "İşitme kaybı bir halk sağlığı meselesidir" Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının toplumsal boyutunu, görünmez engelleri ve çözüm yollarını değerlendirdi. Doç. Dr. Kaya, 3 Mart Dünya İşitme ve Kulak Günü’nün yalnızca işitme kaybı yaşayan bireyler için değil, toplumun tamamı için önemli bir farkındalık günü olduğunu belirtti. İşitme kaybının, bireylerin sosyal yaşama katılımını, öğrenme süreçlerini ve eğitim sonrası meslek hayatındaki üretkenliğini doğrudan etkilediğini ifade eden Kaya, kapsayıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. İşitme kaybının çoğu zaman görünmez bir engel olarak algılandığını dile getiren Kaya, dışarıdan fark edilmeyen bu durumun bireyin iletişim becerilerini ve eğitim ortamlarında yapılması gereken düzenlemeleri önemli ölçüde etkilediğini aktardı. Doç. Dr. Zehranur Kaya, akademik başarının, mesleki ilerlemenin ve toplumsal hayata katılımın sağlanabilmesi için uygun öğrenme ortamlarının oluşturulmasının ve farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Çocuklarda işitme sağlığı ve erken tanının önemi Dünya Sağlık Örgütü’nün öncülüğünde belirlenen 2026 yılının ’çocuklarda işitme sağlığı’ teması hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kaya, "İşitme, çocukların dünyayı algılamalarını, dili öğrenmelerini, sesleri birbirinden ayırt etmelerini ve sosyal ilişkiler kurmalarını sağlayan en temel duyulardan biri olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, okul çağındaki 5-19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuk işitme kaybı ile yaşıyor ve bu kaybın tanılanması sürecinde önemli sorunlar yaşanıyor. İşitme kaybı, özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmediğinde, çocukların konuşma ve dil gelişiminde gecikmelere yol açıyor; bu durum akademik performansın düşmesine ve psikososyal uyum sorunlarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu nedenle çocuklarda işitme sağlığının korunması için erken tanı, zamanında müdahale ve eğitim ortamlarında destekleyici düzenlemelerin sağlanması büyük önem taşıyor" dedi. "İşitme kaybı sadece duymamak değildir" Asıl sorunun iletişim süreçlerine tam olarak katılamamak olduğunu ifade eden Kaya, toplumda işitme kaybı olan bireylerle konuşurken ses yükseltmenin ya da farklı bir üslup kullanmanın çözüm olarak görüldüğünü, ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi. Kaya, eğitim kurumlarının geliştireceği kapsayıcı uygulamaların bu alandaki farkındalığı artıracağını vurguladı. Erken tanının işitme sağlığında kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Doç. Dr. Zehranur Kaya, özellikle yeni doğan taramalarının düzenli şekilde yapılmasının ve kontrollerin aksatılmamasının önemine dikkat çekti. En küçük bir şüphede bile sağlık kuruluşlarına başvurulmasının gerektiğini belirten Kaya, ailelerin ve öğretmenlerin bu süreçte gecikmeden harekete geçmesinin bireylerin hayata eşit katılımını desteklediğini ifade etti. "Meslek hayatında en büyük engel: İletişim" İşitme kaybı olan bireylerin meslek hayatında en çok iletişim engeliyle karşılaştığını aktaran Kaya; toplantılara katılamama, görevleri doğru anlayamama ve iş arkadaşlarıyla etkin iletişim kuramama gibi sorunların sık yaşandığını belirtti. Eğitim kurumu olarak, yükseköğretim düzeyinde işitme kayıplı bireylere yönelik özel eğitim veren tek kurum olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını ifade eden Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Kaya; dil desteği ve disiplinler arası çalışmaların öne çıktığı, mesleğe yönelik ürün odaklı bir eğitim modeli uyguladıklarını aktardı. Teknolojideki hızlı gelişmelerin işitme kayıplı bireylerin iletişim süreçlerine önemli katkılar sunduğunu dile getiren Kaya, dijital işitme cihazları, canlı altyazı uygulamaları ve sesi yazıya dönüştüren yazılımların önemli destekler sağladığını söyledi. Ancak asıl belirleyici unsurun bu teknolojilere erişim olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kaya, gerekli adımların atılmasının önemine dikkat çekti. "Eşitlik aynı sesi duymak değil, sesi eşit duyurabilmek" İşitme sağlığının herkesin ortak sorumluluğu olduğuna işaret eden Kaya, erken tanı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, yardımcı teknolojilere erişimin kolaylaştırılması ve toplumun kapsayıcı bir iletişim anlayışı benimsemesi gerektiğini ifade etti. Eşitliğin herkesin aynı sesi duyması değil; herkesin sesini eşit biçimde duyurabilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Kaya, bu yaklaşımın daha adil ve kapsayıcı bir toplumun temelini oluşturduğunu belirtti.
İstanbul İlan sektöründe rekabet krizi: "Tekelleşmeye karşı alternatif site engelleniyor" İlan sektöründe yıllardır tekelleşmiş sarı ilan sitesine karşı alternatif olarak açılan satarız.com’un reklam filmleri kaldırılarak engellenmeye çalışılıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş "Alternatif yoksa mecburiyet vardır" diyerek sektöre alternatif olarak geldiklerini ve mecburiyet devrinin biteceğini bu yüzden 3 yıl boyunca kurumsal üyelere sabit fiyat garantisiyle rekabet etmeye devam edeceklerini açıkladı. Türkiye’nin ilan sektöründe uzun yıllardır tek firma üzerinden yapılan ilanlar ve kullanıcıları zorunlu tutulan fahiş fiyatlar vatandaşları zor duruma soktu. Uzun yılların ardından tekelleşmeyi bitirmek için yola çıkan satarız.com Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş firmasına karşılık yapılan engellere ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden açıklamalarda bulundu. Ateş, firması için yapılmış olan oyuncu Cengiz Küçükayvaz’ın oynadığı reklam filminin kaldırıldığını söyleyerek tekelleşmiş sektöre karşı halkın desteği ile her zaman dik duracaklarını dile getirdi. Ateş, bu konuyla ilgili aslında açıklamaya yapmak istemediğini ama reklamlarının yasaklandığını için mecbur kaldığını ifade etti. Reklamlar büyük emeklerle yapılan reklam filminin kaldırıldığını vurgulayan Ateş, "Ciddi prodüksiyonlarla emek emek hazırladığımız, on binlerce beğeni ve yorum alan sadece tekelleşmeyi anlattığımız reklamlarımız artık ne televizyonda ne sosyal medyada yayınlanamıyor. Ya bu sektörün tekel olduğu kanıtlanmış. Rekabet kurumu tarafından tekel olduğu ilan edilmiş" dedi. Tekelleşme sisteminin birçok ilan yapacak olan firmaya zarar verdiğini ifade eden Ateş; "Gayrimenkul danışmanları, oto galeri firmaları ve ilan yayınlamak için binlerce lira para veren herkes çekiyor. Lütfen şunu unutmayalım alternatif yoksa, mecburiyet vardır. Farkında mısınız bugüne kadar hiç kimse alternatif olamadı ve mecburiyet başladı. 5 liraya alacağımız hizmeti 100 liraya almak zorunda kaldık. Satarız.com sektöre gireli daha 5-6 ay olmasına rağmen çok beğenildi ve çok desteklendi. Sektöre ilk defa alternatif olmaya başladı" dedi. 1 Temmuz 2026’ya kadar mevcut ve üyelik başlatacak olan kurumsal üyelere 3 yıl boyunca zam yapılmayacağını aktaran Ateş; "Bizim büyüyerek alternatif olmamız rahatsız ediyor anlaşılan, sürekli mağdur oluyoruz. Madem öyle, işte böyle. 3 yıl boyunca tek kuruş fiyat artışı yapmıyorum. 1 Temmuz 2026 tarihine kadar kurumsal üyeliğini başlatan esnaflarımıza 3 yıl boyunca sabit fiyat garantisi veriyorum. İşte rekabet böyle olur, esnafın ve halkın yanında olmak böyle olur" dedi. Destekleyen herkes için teşekkür ettiğini ve sektörün rengini değiştiği aktaran Ateş, "Biz buradayız geri adım atmıyoruz. Daha adil bir piyasa için çalışmaya devam edeceğiz. Azmimizle, emeğimizle ve en önemlisi halkın desteğiyle bu tekeli kıracağız. Destekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne diyodu bizim çocuklar? Sektörün rengi gerçekten değişiyor" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ateş’in sosyal medya üzerlerinden yaptığı paylaşım üzerine yoğun ilgi görürken binlerce kişi hem paylaştı hem de satarız.com’a destek mesajları geldi.