GÜNDEM - 28 Nisan 2026 Salı 13:51

Gaziosmanpaşa’da 863 konut hak sahiplerine teslim edildi

A
A
A
Gaziosmanpaşa’da 863 konut hak sahiplerine teslim edildi

Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesi’nde hayata geçirilen İstanbul Vadi Evleri Projesi’nin 5. Kısım 12C Etabı kapsamında tamamlanan 863 konut ve iş yeri düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi.


Gaziosmanpaşa’da 2012 yılında başlatılan kentsel dönüşüm hamlesi devam ediyor. Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesinde inşa edilen ve 22 bin 278 metrekare yeşil alan, 28 ticari birim, 4 bin 600 metrekarelik okul ve yurt alanı ile bin 3 araç kapasiteli otoparkın yer aldığı projede hak sahipleri anahtarlarını teslim aldı. Proje kapsamında sosyal donatıları, yaşam alanları ve altyapısıyla birlikte vatandaşların hizmetine sunuldu. Proje kapsamında ayrıca spor sahaları, çocuk oyun parkları ve site içi yürüyüş yolları da vatandaşların kullanımına açıldı.



"Gaziosmanpaşa’da göreve başladığımız ilk günden itibaren şunu söyledik ’Bu şehirde hiçbir vatandaşımız kendini güvensiz hissetmeyecek’"


Programda konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "2012 yılında başlattığı Türkiye’nin büyük dönüşüm hareketi, bugün ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla devam ediyor. Biz de Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak bu büyük dönüşümün sahadaki güçlü uygulayıcılarından birisi olma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ülkemiz bir deprem ülkesi. Bunu defalarca gördük ve yaşadık. Gaziosmanpaşa’da göreve başladığımız ilk günden itibaren şunu söyledik. ’Bu şehirde hiçbir vatandaşımız kendini güvensiz hissetmeyecek’ Önceliğimiz her zaman kentsel dönüşüm. Bugün geldiğimiz noktada Gaziosmanpaşa’da çok önemli bir mesafe kat ettik. Riskli yapıların tespiti, yıkımı ve yeniden inşasını kararlılıkla yürütüyoruz" dedi.



"Proje dahilinde 863 konut, 28 ticari birim ve 22 bin metreyi aşan yeşil alan ilçemize kazandırıldı"


Proje detayıyla ilgili bilgi veren Karadeniz, "Bu anlayışımızla ilçemizde toplam 14 kentsel dönüşüm projesini hayata geçirmiş olduk. Bu projelerin 9’unda toplam 6 bin 98 bağımsız bölümü tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Şu anda 5 projemizde ise 2 bin 294 bağımsız birimin inşası hızla devam ediyor. 5 Aralık 2025’te kura çekimlerini tamamladığımız, bugün anahtarlarını teslim edeceğimiz İstanbul Vadi Evleri 5. Kısım 12C Bölgesi, yaklaşık 48 bin metrekarelik bir alanla hayata geçirilmiş oldu. Proje dahilinde 863 konut, 28 ticari birim ve 22 bin metreyi aşan yeşil alan ilçemize kazandırıldı. Ayrıca okul alanları, yurt alanları, binlerce kapasiteli otoparklar, çocuk oyun alanları, spor sahaları ve yürüyüş parkurları da hizmete sunuldu. 12 yıl önce yıkımını yaptığımız projeyi bugün teslim ediyoruz maalesef. Bunun en temel sebebi yıllar süren yürütmeyi durdurma davalarıydı. Ne yazık ki çivi çakamadığımız dönemler oldu. Fakat son 4-5 senedir Bakanlığımızın resen yaptığı uygulamalarla bu projeyi çok süratli bir şekilde bitirdi ve ben de Bakanımız Murat Kurum’a sizin vasıtanızla teşekkür etmek istiyorum. Aslında bu proje bir sene sonra teslim edilecek bir projeyken bugün teslim etmemizin en temel sebebi Bakanlığımızın, TOKİ’nin ve Sayın Bakanımızın yoğun gayretleridir" ifadelerini kullandı.



"863 konutumuz, 28 ticari birimimiz, 22 bin metrekareyi aşan yeşil alanımız var"


Konuşmasına devam eden Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Göreve gelir gelmez kentsel dönüşüm anlamında çok temel adımlar attık. 16 mahallemizde eşit plan uygulamasına geçtik. Otopark sağlanan binalarla ilgili artı kat uygulamasına geçtik. Bakanlığımızın yoğun gayretiyle ’Yarısı Bizden Kampanyası’nın yanında bugün İstanbul’da 0.66 gibi rakamlarla verilecek kredilerle de önümüzdeki süreçte kentsel dönüşümlerin önü ciddi anlamda açılmış olacak. 863 konutumuz, 28 ticari birimimiz, 22 bin metrekareyi aşan yeşil alanımız var. Ayrıca okul alanımız, yurdumuz ve yürüyüş parkurlarımız mevcut. Gerçekten son derece modern, son derece güvenli ve son derece güzel bir site oldu" ifadelerini kullandı.



"Bu süreç içerisinde en önemli konulardan biri de güvenlik oldu"


Programda konuşan Gaziosmanpaşa Kaymakamı İskender Yönden ise, "Ben 4 yıl buradayım. Bu binaların nasıl başladığını ve nasıl bittiğini biliyorum. Deprem sonrasında hem burada binalar yapıldı, hem deprem bölgesinde evler bitti. Kentsel dönüşüm bizim için çok kıymetli. Çünkü bütün sorunlarımızın çözümü açısından en önemli araç olarak görüyoruz. Bu süreç içerisinde en önemli konulardan biri de güvenlik oldu. Buradaki suç oranlarına baktığımızda Başkanımızın da ifade ettiği gibi, karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyelere geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Tören sonrasında anahtar sahipleri duygu ve düşüncelerini dile getirdi.



Gaziosmanpaşa’da 863 konut hak sahiplerine teslim edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Büyükşehirden dayanışmayı büyütecek dev yatırım Denizli Büyükşehir Belediyesi Kınıklı Sosyal Tesisi’nin temeli düzenlenen törenle atıldı. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri’nin karşısında, Üniversite Caddesi üzerinde konumlanan tesis; hasta yakınları, refakatçiler ve öğrenciler için modern, konforlu ve ücretsiz bir barınma ve yaşam merkezi olarak hizmet verecek. Sosyal belediyecilik anlayışının en anlamlı yatırımlarından biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Kınıklı Sosyal Tesisi’nin temel atma törenine; Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu, Başkan Vekili Ali Marım, önceki dönem belediye başkanlarından Ali Aygören, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları ve temsilcileri, meclis üyeleri, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Bülent Bozbaş, DESKİ Genel Müdürü Egemen Emre Beşli, belediye bürokratları, mahalle muhtarları, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Geride kimseyi bırakmayacağız" sözü hayat buluyor Törende yaptığı konuşmada seçim meydanlarında verdikleri "Geride hiç kimseyi bırakmayacağız" sözünü hatırlatan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kentin kaynaklarını doğrudan halkın ihtiyaçları için kullandıklarını belirtti. Şehrin her kesiminden temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen törende, birlik ve beraberlik mesajı veren Başkan Çavuşoğlu, bu tesisin sadece bir bina değil, zor zamanlarda vatandaşa uzanan bir dost eli olacağını ifade etti. "Hastane koridorlarındaki dram son buluyor" Hastane çevresinde yaşanan barınma sorununa dikkat çeken Çavuşoğlu, "Hastanelerimizin çevresinde vicdanımızı sızlatan o tabloyu sona erdirmek için bugün buradayız. Merdiven boşluklarında, hastane koridorlarında ya da ağaç altlarında, bir bankın üzerinde sabahlayan hasta yakınlarımızın dramına sessiz kalamazdık. En zor günlerini yaşayan, bir yandan hastasının derdiyle dertlenen diğer yandan barınma ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan vatandaşlarımıza kucak açıyoruz" dedi. "Sosyal belediyecilik insanın kalbine dokunmaktır" Tesisin en önemli fonksiyonlarından biri olan "Hasta Yakını Misafirhanesi"ne dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, hastane bahçelerinde, banklarda veya araç içlerinde eşlerini ve dostlarını bekleyen insanların yaşadığı çileyi bitirmek istediklerini söyledi. "Yaşamın içinde mutluluk kadar acı da var" diyen Çavuşoğlu, en zor anlarında hemşehrilerinin yanında olmanın boyunlarının borcu olduğunu dile getirdi. Belediyeciliğin sadece fiziksel projelerden ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Burada sadece bir bina inşa etmiyoruz; bir umut, bir nefes alanı inşa ediyoruz. Tesisimiz bünyesinde vatandaşlarımızın duşundan çamaşırhanesine kadar her türlü hizmeti ücretsiz sağlayacağız. 2-3 saat de olsa başını yastığa koyup dinlenebilecekleri, sıcak bir çay içebilecekleri kurumsal bir yuvayı Denizli’ye kazandırmanın huzurunu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Üretenin ve ihtiyaç sahibinin yanındayız" Konuşmasında sadece sosyal tesislere değil, tarımdan engelli haklarına kadar geniş bir vizyona değinen Başkan Çavuşoğlu, Denizli’yi "Dertlerin çözüldüğü bir şehir" haline getirme hedefini paylaştı. Çiftçinin gübre ve mazot derdi çekmediği, annelerin çocuklarının beslenmesi konusunda kaygı duymadığı bir kent hayal ettiklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, "Boğazımızdan haram lokma geçirmeden, şehrin kaynaklarını halkımıza sunuyoruz" dedi. Meclis üyeleri ve ilçe belediye başkanlarıyla omuz omuza çalıştıklarını ifade eden Çavuşoğlu, önümüzdeki aylarda yeni projelerin temellerinin atılmaya devam edeceği müjdesiyle sözlerini noktaladı. A’dan Z’ye tam donanımlı sosyal merkez Toplamda 3 bin 694 metrekare inşaat alanına sahip olan ve 906 metrekare taban alanı üzerine yükselen Kınıklı Sosyal Tesisi, bodrum üzeri 4 kat şeklinde inşa ediliyor. Tesisin bodrum katında 127 metrekarelik bağımsız girişli bir kitap kafe ile 105 metrekarelik güvenli bir sığınak alanı yer alıyor. Giriş katında ise sosyal etkileşimi artıracak 108 metrekarelik Kent Kafe, 89 metrekarelik geniş bir teras ve bölgeye canlılık katacak farklı büyüklüklerde 4 adet ticari dükkan bulunuyor. Denizli modern bir merkeze kavuşuyor Binanın üst katları ise tamamen konaklama ve kişisel bakım ihtiyaçlarına ayrılmış durumda. Birinci katta toplam 51 yatak kapasiteli kadın ve erkek yatakhaneleri ile ortak kullanım alanları yer alırken; ikinci ve üçüncü katlar daha özel konaklama imkanları sunuyor. Bu katlarda toplam 24 adet otel standartlarında oda ile beraber, içerisinde mutfağı, oturma odası ve bağımsız yatak odası bulunan 8 adet apart daire hizmet verecek. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte Denizli, hem öğrencilerine hem de şifa arayan misafirlerine kapılarını açan modern bir merkeze kavuşmuş olacak.
İstanbul Bakan Bolat’tan kritik minerallere erişim için küresel iş birliği çağrısı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği ‘OECD Kritik Mineraller Forumu’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Bolat, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini belirten Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Ticaret politikalarında açık bir yön değişimi yaşandığına da dikkat çeken Bolat, "Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır" açıklamasında bulundu. Son 10 yılda kritik minerallere talebin önemli ölçüde arttığını da ifade eden Bolat, "Lityuma olan talep yaklaşık 4 kat arttı, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talep ise yaklaşık iki katına çıktı. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor" diye konuştu. Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları veya vergileri gibi piyasayı bozucu politika ve uygulamaların da kritik mineraller alanında giderek daha önemli hale geldiğini belirtti. Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ilave bir karmaşıklık kattığına dikkat çeken Bolat, "Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir" diye konuştu. "Kritik minerallere erişimde geniş kapsamlı küresel işbirliğine ihtiyaç var" Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bolat, şeffaf piyasa bilgisi, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar, daha güçlü teknoloji ortaklıkları, daha iyi finansman araçları ve yatırımların riskten arındırılmasına yönelik güvenilir mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Bakan Bolat OECD Kritik Mineraller Forumu’ndaki açılış programının ardından basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Bolat, kritik ham maddelerin artık yalnızca birer emtia olmadığını, stratejik varlıklar olduğunu ve enerji dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma teknolojilerinden yüksek katma değerli sanayi üretimine kadar uzanan tüm değer zincirlerinin bu materyallere güvenli erişime bağlı olduğunu ifade eden Bolat, söz konusu erişimin giderek daha belirsiz hale geldiğini belirtti. Kritik minerallere erişimin öneminden bahseden Bakan Bolat, "Kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamaları 2009 yılından bu yana 5 kat artmıştır. Bugün de tarihsel olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam etmektedir. 2022 ile 2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin yaklaşık yüzde 16’sı ihracat kısıtlamalarından etkilenmiştir. Bazı minerallerde bu oran daha da yüksektir. Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık yüzde 70’i etkilenmektedir. Grafit ihracatının neredeyse yarısı etkilenmektedir. Nadir toprak elementlerinin ise yüzde 45’i etkilenmektedir" açıklamasında bulundu.