EKONOMİ - 28 Kasım 2025 Cuma 11:32

Geleceğin Türkiye’si için Okan Hocaoğlu güvenli konutların önemine dikkati çekti

A
A
A
Geleceğin Türkiye’si için Okan Hocaoğlu güvenli konutların önemine dikkati çekti

Bartın Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı’nda, üniversitenin mezunlarından olan Yüksek İnşaat ve Makine Mühendisi Okan Hocaoğlu, Japon deprem teknolojilerinden ilhamla geliştirdikleri ‘Japon Konutları’ projesini öğrenciler ve katılımcı firmalar ile paylaştı. Hocaoğlu, "Hedefimiz, Türkiye’de depremde sıfır hasarlı konutlar üretmek ve bir daha aynı acıları yaşamamak" dedi.



Bartın Üniversitesi’nde geleneksel olarak düzenlenen 8’inci Uluslararası Ar-Ge Proje Pazarı etkinliğinde katılımcı firmalar arasında Aselsan, Havelsan, Tübitak, Roketsan, Türk Havacılık Uzay Sanayi ile birlikte inşaat teknolojilerinde öne çıkan Japon Konutları da yerini aldı. Üniversitenin mezunlarından Japon Konutları CEO’su Yüksek İnşaat ve Makine Mühendisi Okan Hocaoğlu, geliştirdikleri ileri teknolojili konut projelerini anlattı.


Hocaoğlu, hem eğitim hem iş hayatı tecrübelerini öğrencilerle paylaşarak, deprem güvenliği konusunda önemli mesajlar verdi. Hocaoğlu, dört yılda dört lisans bölümü bitirdiğini belirterek bu çok yönlü eğitimi, aile şirketlerini uluslararası ölçekte rekabet edebilir hale getirmek için planladığını vurguladı.


Japon deprem teknolojilerinden ilham


Hocaoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin kendileri için bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Depremde kaybedilen canların ardından Japonya’yı incelemeye başladıklarını belirten Hocaoğlu, şu ifadeleri kullandı:


"Japonya 1995’teki depremi milat kabul etti. Yalıtım teknolojisini standart haline getirdiler. Bugün 9 büyüklüğünde deprem yaşıyorlar, depremden ölen sayısı bin civarında, esas can kaybı tsunamiden. Biz ise daha düşük büyüklükteki depremlerde bile çok büyük kayıplar veriyoruz. Aradaki fark, depreme bakış açısı ve kullanılan teknoloji."


‘Japon Konutları’ markasıyla geliştirdikleri projelerde, deprem anında zeminin hareketini binadan izole eden sistemler kullandıklarını belirten Hocaoğlu, "Bizim hedefimiz, en şiddetli depremde bile sıfır hasar" dedi.


"Deprem, Türkiye için milli güvenlik meselesi"


Depremi sadece teknik bir konu değil, milli güvenlik meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Hocaoğlu, özellikle beklenen İstanbul depremine dikkat çekti. Hocaoğlu, "Bana göre deprem, özellikle İstanbul depremi, Türkiye için bir milli güvenlik konusudur. İstanbul bütün ülkeye bakar. Bu yüzden konut üretirken sadece ‘yıkılmasın da hasar alsın’ mantığı yetmez, sıfır hasar hedeflemeden bu sorunu çözemeyiz" dedi.


Türkiye’de yeni binaların çoğunun DD2 seviyesindeki depreme göre ve "kontrollü hasar" prensibiyle tasarlandığını hatırlatan Hocaoğlu, Japonya’da ise en şiddetli deprem seviyesi olan DD1’de dahi sıfır hasar hedeflendiğini söyledi.


Depremzede bir müşterinin sözleri salonda duygusal anlar yaşattı


Okan Hocaoğlu, konuşması sırasında depremzede bir müşterisinin sözlerini paylaşınca salonda duygusal anlar yaşandı. Hocaoğlu, "Bir müşteri bana, ‘Okan Bey benim ne kazanacağım parada gözüm var ne başka bir şeyde. Ben bu daireyi sadece rahat uyuyabilmek için almak istiyorum’ dedi. İki gün enkaz altında kalmış, iki çocuğuyla hayatta kalmış ama gece uyuyamıyor. Kapıları açık uyuyor, ‘deprem olursa çocuklarımı alıp kaçayım’ diye. Bence bu insan hayatta ama aslında büyük bir travmayla yaşıyor. Biz bu psikolojinin bir daha yaşanmaması için çalışıyoruz" dedi.


Maliyet yüzde 35-40 daha fazla, izolatör kâr konmadan yansıtılıyor


İzolatörlü sistemlerin maliyetine de değinen Hocaoğlu, normal bir yapıya göre maliyetin yüzde 35-40 civarında arttığını söyledi. Beton ve demir miktarının iki katına yakın arttığını, izolatör ve özel tasarım sürecinin de maliyete eklendiğini belirtti.


Buna rağmen fiyatlandırmada sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Hocaoğlu:


"İzolatör ve izolasyon için yaptığımız harcamaları olduğu gibi maliyetine yansıtıyoruz, üzerine kâr koymuyoruz. Bölgenin en pahalı konutları olabilecek nitelikte yapılar inşa ediyoruz ama fiyatları fahiş hale getirmiyoruz. Amacımız, bu güvenli yapıları ulaşılabilir kılmak" dedi.


Yeni projelerinde, daha kepçe girmeden dairelerin önemli bir bölümünün satıldığını, bunun da deprem güvenliğine olan ihtiyacın bir göstergesi olduğunu ifade etti.


"Her projede küçük, güvenli yaşam köyleri kuruyoruz"


Projelerinin sadece teknik güvenlik değil, yaşam kalitesi odaklı olduğunu söyleyen Hocaoğlu, klasik konut mantığından özellikle uzak durduklarını anlattı: "Planlı, güvenli yaşam köyleri kuruyoruz. Sancaktepe 25, Sancaktepe 26, Pendik 27 gibi projelerle, fay hattı üzerinde adım adım ilerleyen bir stratejimiz var. Acelemiz yok ama istikrarımız var."


Projelerde dairelerin bir kısmını hiç satmayıp kiraya ayırdıklarını dile getiren Hocaoğlu, böylece sitelerde uzun vadeli kalite ve düzeni korumayı hedeflediklerini söyledi.


Bartın Üniversitesi’nden teşekkür


Söyleşinin sonunda Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Okan Hocaoğluna bir teşekkür plaketi takdim etti. Üniversite akademisyenleri, Okan Hocaoğlu’na hem mezun olarak elde ettiği başarılar hem de deprem güvenliği alanında ortaya koyduğu vizyon nedeniyle teşekkür etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Genç mühendis adaylarının özellikle deprem teknolojileri, izolatörlerin yerli üretimi ve maliyetler konusunda ayrıntılı sorular sordu.



Geleceğin Türkiye’si için Okan Hocaoğlu güvenli konutların önemine dikkati çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Kar ve yağmurlarla Uzunçayır Baraj Gölü’nün debisi yükseldi Tunceli’de karların erimesi ve yağışlara birlikte Uzunçayır Baraj Gölü’nün kodu yükselirken, rengi ise akan toprakla birlikte kahverengiye döndü. Tunceli, son yılların en iyi kar yağışını alırken, baharla birlikte yağışlar da etkisini sürdürüyor. Karların erimeye başlaması ve yağışlarla birlikte kent genelindeki Munzur ve Pülümür çayları adeta coştu. Çayların beslediği Uzunçayır Baraj Gölü’nde de debi yükseldi. Yağış nedeniyle toprağın akmasıyla da barajın rengi kahverengiye döndü. Bölge esnafından Ali Çağrı, kentin 10 yıldır bu şekilde yağış almadığını, Munzur Çayı’nın yükselmesinden dolayı iş yerinin su altında kalmasından korktuğunu belirtti. "İnşallah iş yerimizi su almaz" Tunceli’nin son 10 yılın en fazla yağışını aldığını ifade eden Çağrı, "Yağışlarla birlikte ekolojik sistem ve doğanın döngüsünün yerine oturacağını düşünüyorum. Eskiden sularımız azdı, kuruma noktasına gelmişti. Şu anda çok iyi. Bu senenin de güzel geçeceğini düşünüyoruz. Yaz aylarında suların kurumayacağını, köylerin tarıma elverişli olacağını düşünüyoruz. Bundan dolayı da mutluyuz. Suyun renginin değişmesi yağan yağmurlar toprağın milini sürüklemiş. Bu durum geçici bir olay. Yağış olmazsa bu renk bir hafta içerisinde geçiyor. Benim de vadide çay bahçem var. İnşallah iş yerimizi su almaz. Bu yıl o kadar ki bereketli geçti" dedi. Kentte 3 yıldır üniversite okuduğunu aktaran Berat Meşe de, "Çok aşırı derecede bir yağış yaşandı. Özellikle kar yağışında çok zorluk çektik. Üniversiteye giderken ve günlük hayatta yağan kar yağışından dolayı zorluk yaşadık. Hava şartları da maalesef çok soğuktu. Yağmur bence yeterince yağmadı ama karların erimesiyle suda yükselme oldu. Suyun renginin de 15-20 gün içerisinde tekrar açılacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi İzmir’de kuyumculuk sektöründe artan suistimaller, düşük ayarlı ürün dolaşımı ve kontrolsüz ticaretin önüne geçilmesi amacıyla ’Mavi Kart’ uygulaması zorunlu hale getirildi. Valilik ile yapılan ortak mutabakat doğrultusunda hayata geçirilen sistemle, sahada faaliyet gösteren binlerce toptancı ve pazarlamacının kayıt altına alınarak denetlenmesi hedefleniyor. İzmir Kuyumcular Odası tarafından yürürlüğe konulan uygulama kapsamında, çantacı ve toptancı olarak faaliyet gösteren tüm esnaf ile çalışanlarının kart sistemine dahil olması gerektiği açıklandı. Kart sistemi için gerekli teknik cihazların oda tarafından temin edildiği belirtilirken, toptan iş yapan esnafın herhangi bir mazeret ileri sürmeden ivedilikle başvuru yapmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Ayrıca sahada bulunan pazarlama araçlarının plakalarının da sisteme kaydedileceği bildirildi. Perakende esnafına, Mavi Kartı bulunmayan tedarikçilerden ürün almamaları konusunda uyarı yapılarak, aksi durumda doğacak hukuki ve idari sorumluluğun işletmelere ait olacağı ifade edildi. "Mavi Kartı bulunmayan toptancıların ürünleri denetlenmiyor" İzmir genelinde faaliyet gösteren tüm toptancı ve pazarlamacılarda ürün denetleme kararı aldıklarını belirten İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu, "İzmir ve çevresinde kuyumculuk faaliyeti yürüten esnafımızın, yanlarında çalışan personelleri odamıza bildirmesi gerekmektedir. Mavi kartı bulunmayan toptancıların ürünlerinin denetlenmediğini açıkça ifade ediyoruz; bu konuda Sayın Valimizden talepte bulunduk ve kendileri de gereğinin yapılması hususunda ilgili yazıyı tarafımıza iletti. Özellikle suistimale açık olan ziynet altınları ve ata lira gibi ürünlerde denetim dışı hareket edilmemesi için esnafımızı uyardık" dedi. "Kayıt dışılığı tamamen sonlandıracağız" Tek fiyat uygulaması ve haksız rekabetle mücadele konusundaki kararlılığı vurgulayan Oda Başkanı Buyrukçu, "Ege Bölgesi genelinde tek fiyat uygulamasıyla esnafın işletme maliyetlerini karşılayabileceği makul kâr oranlarını ekranlarımıza yansıtıyoruz. Bu fiyatların altında satış yapanlar ya vergi kaçırıyor ya ikinci baskı ürün satıyor ya da haksız rekabetle zararına satış yapıyor. Özellikle döviz bürolarının iş bilmezlik neticesinde darphane fiyatının bile altında altın satması kesinlikle yanlıştır; sektördeki yüzde 10’luk kayıt dışılığı bu dönemde tamamen sonlandıracağız" ifadelerini kullandı. "Laboratuvar ortamında sıkı denetim" Sahte ve düşük ayarlı ürünlere karşı yürütülen teknik denetim süreçlerine değinen Buyrukçu, "İkinci baskı ürün satışı ve yanıltıcı reklamlar yasaktır; bu kapsamda piyasadan rastgele seçtiğimiz ürünleri ayar makinelerimizde ve gemoloji laboratuvarımızda titizlikle analiz ediyoruz. Vatandaşlarımız şüphelendikleri pırlanta ve altınlar için odamıza başvurabilirler; herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi durumunda gerekli şikayet süreçlerini başlatarak tüketici mahkemelerine yönlendirme yapıyoruz. İzmir Kuyumcular Odası olarak hem halkın hem de dürüst esnafın yanında yer alarak kötü niyetli girişimlerin karşısında durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
İstanbul Baykar’ın yeni nesil platformları K2 kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat sahaya çıktı Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ve dolanan mühimmat Sivrisinek, Keşan’da gerçekleştirilen demo faaliyetinde geleceğin muharebe konseptini sergiledi. Gerçekleştirilen testlerde yapay zeka destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız seyrüsefer, otomatik hedef tespiti ve taarruz kabiliyetlerinin gösterimi yapıldı. K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek ilk kez 5-9 Mayıs’ta yapılacak SAHA 2026’da sergilenecek. Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ve dolanan mühimmat Sivrisinek, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen demo faaliyetinde yapay zeka destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız seyrüsefer, otomatik hedef tespiti ve taarruz kabiliyetlerini sergiledi. K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolanan mühimmat, kamuoyunun karşısına ilk kez 5-9 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA 2026’da çıkacak. Otomom sürü formasyonuyla uçuyor 17 Nisan’da gerçekleştirilen demo faaliyeti 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içerisinde gerçekleştirdiği sıralı kalkışlarla başladı. Havalanan platformlar, "sağ kademe", "çizgi", "V" ve "Turan" formasyonlarında devriye uçuşu icra etti. Bu sürece Baykar tarafından geliştirilen yeni bir platform olan 10 adet Sivrisinek dolanan mühimmat da dâhil olarak K2 Kamikaze İHA’ların altında sürü oluşturdu. Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA ise sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan görüntüledi. Yapay zeka destekli görsel Demo faaliyetinin önemli teknik noktalarından birini elektronik harp ortamlarına karşı geliştirilen çözümler oluşturdu. Yapay zekâ destekli görsel navigasyon yazılımı kullanılarak GNSS’ten (Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemleri) bağımsız, konum belirleme ve seyrüsefer yapabilme kabiliyeti gösterildi. GNSS bağımsız bir ortamda otonom seyrüsefer yeteneklerini başarıyla sergileyen K2 ve Sivrisinek Kamikaze İHA’lar yapay zeka destekli otomatik hedef tespiti ve otomatik taarruz yeteneklerini de sergiledi. Otonom hedef tespiti ve taarruz Demo kapsamında Sivrisinek dolanan mühimmatlardan oluşan bir filo belirlenen koordinatlara dalış gerçekleştirdi. Sürüden ayrılan bir K2 Kamikaze İHA, belirlenen koordinata yüksek hızla dalış icra ederek pas geçti. Demo faaliyetinin son aşamasına ise farklı sınıflardaki 18 insansız hava aracından (5 K2, 10 Sivrisinek, 1 Bayraktar TB2, 1 TB3 ve 1 AKINCI) oluşan sürü grubu, "V" formasyonuyla bir araya gelerek uçuşu izleyen heyeti selamladı. Yeni nesil dolanan Mühimmat: Sivrisinek Baykar tarafından geliştirilen yeni nesil dolanan mühimmat Sivrisinek, bin kilometreyi aşan menziliyle operasyonel derinliği üst seviyeye taşıyor. Yapay zeka desteğiyle sürü içerisinde kesintisiz haberleşebilen Sivrisinek platformları, tespit edilen hedefleri kendi aralarında anlık olarak paylaşabiliyor. GNSS sinyallerinin bulunmadığı veya yoğun karıştırmanın olduğu zorlu ortamlarda dahi yapay zekâ tabanlı görsel konum bulma yeteneğiyle görev icra eden Sivrisinek, yüksek otonomi kabiliyetiyle muharebe sahasında gerçekleştirilecek stratejik görevlerde öne çıkıyor. Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 38 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.