KÜLTÜR SANAT - 21 Ocak 2026 Çarşamba 11:15

Gençlik TÜRGEV ile Gazze’yi okuyor

A
A
A
Gençlik TÜRGEV ile Gazze’yi okuyor

TÜRGEV’in Güzel İşler Fabrikası (GİF) tarafından 18 Ekim 2025’ten bu yana yürütülen "Tanıklığın Dili: Gazze ve Okuryazarlık" programı, gençleri bilgi, vicdan ve şahitlik ekseninde Gazze’yi çok boyutlu düşünmeye davet ediyor.


Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) bünyesindeki Güzel İşler Fabrikası (GİF) tarafından hazırlanan "Tanıklığın Dili: Gazze ve Okuryazarlık" seminer serisi sürüyor. 18 Ekim 2025’te başlayan program, Gazze’ye dair okuryazarlık alanlarını kültür, sanat, edebiyat, din, dijital medya, sürdürülebilirlik, vatandaşlık ve bilgi başlıkları üzerinden ele alıyor.


İki haftada bir cumartesi günleri saat 14.00’te gerçekleştirilen programın ilk beş oturumu Rami Kütüphanesi’nde, takip eden yedi oturumu ise GİF Safvetipaşa yerleşkesinde yapılıyor. Program kapsamında oturum içeriklerinin süreç sonunda YouTube ve podcast formatında dijitalleştirilmesi planlanıyor.



Gazze’yi anlamada sanat ve görsel dili


Eğitim serisinin ilk bölümünde Gazze, sanat, kültür ve görsel okuryazarlığı başlıkları üzerinden ele alındı. Sanat oturumunda editör Neslihan Demirci, sanatın tanıklık ve direniş biçimi olarak taşıdığı anlamları tartıştı. Kültür oturumunda araştırmacı-yazar Emine Çınar, Filistin’in kültürel mirası ve hafıza meselesi üzerinden Gazze’nin kültürel direnişini değerlendirdi. Görsel okuryazarlık oturumunda Prof. Dr. Ali Büyükaslan, Gazze’ye ilişkin görsellerde etik sınırlar, manipülasyon teknikleri ve temsil sorunlarına dikkat çekti.



Sürdürülebilirlik, edebiyat ve din ekseninden bakış


Programın devam eden oturumlarında Gazze’ye bu kez sürdürülebilirlik, edebiyat ve din başlıkları üzerinden yaklaşıldı.


29 Kasım 2025 tarihli sürdürülebilirlik oturumunda Nihad Abunasser Melikoğlu, kuşatma altında yaşamı çevre adaleti, temel ihtiyaçlara erişim ve insan hakları perspektifinden değerlendirdi.



13 Aralık 2025’te gerçekleşen edebiyat oturumunda Peren Birsaygılı Mut, kelimelerin zulüm karşısında tanıklık üretme ve acıyı kolektif hafızaya dönüştürme gücünü ele aldı.10 Ocak 2026’da ele alınan din okuryazarlığı oturumunda Necdet Subaşı, merhamet, adalet ve sessizlik temaları üzerinden Gazze’nin dinî ve ahlaki anlamlandırılma biçimlerini tartışmaya açtı.



Dijital çağda ahlak ve vatandaşlık sorumluluğu


Eğitim serisi önümüzdeki dönemde dijital medya, ahlaki düşünce, vatandaşlık ve finansal okuryazarlık alanlarındaki oturumlarla devam edecek. Bu oturumlarda dezenformasyon, algı savaşları, bireysel sorumluluk, sessizlik, dayanışma ve ekonomik boykot gibi temalar ele alınacak.


Serinin kapanışında Bilgi Okuryazarlığı ve Veri Okuryazarlığı başlıkları, TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz’ın moderasyonunda panel formatında değerlendirilecek. Panelde bilgi üretimi, bilginin dolaşımı, sayısal verilerin anlamlandırılması ve hakikat arayışı ortak bir çerçevede tartışılacak.



TÜRGEV Başkanı Yılmaz: Gençlik Gazze’ye şahitlik ediyor


TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, programın gençlerde vicdan, şuur ve sorumluluk bilincini güçlendirdiğini belirtti. Yılmaz, Gazze’de yaşananların hak, adalet ve merhamet çağrısı taşıyan bir hakikat olduğunu vurgulayarak, bu çağrının milletin ve ümmetin vicdanında şahitlik doğurduğunu ifade etti. Gazze’deki tablonun, insanlığın adalet ve merhametle kurduğu ilişkinin ağır bir sınavı olduğunu belirten Yılmaz, Sayın Cumhurbaşkanımızın "Gazze insanlığın vicdanıdır" sözünü hatırlattı. Bu vicdanın diri tutulmasının milletimize ve gençliğimize düşen bir sorumluluk olduğunu ifade eden Yılmaz, "İnancımız ve tarihimiz bize zulüm karşısında susmayan, adaleti ve hakkaniyeti ayakta tutan bir duruş emanet etmiştir" dedi.



Tanıklığın sorumlulukla anlam kazandığını dile getiren Yılmaz, bu eğitim serisiyle gençlerin bilgiyi ahlakla birlikte düşünen, vicdanını diri tutan ve hakikatin yanında durabilen bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini söyledi. "Gazze’ye bakarken sözüyle, duruşuyla ve bilgisiyle adaletin tarafında duran bir bilinç inşa etmeye çalışıyoruz. Hakikatin izini sürmek ve vicdani sorumluluğun parçası olmak isteyenleri GİF Safveti Paşa Yerleşkesinde devam eden bu programa davet ediyoruz" diye konuştu.



Program Mart 2026’ya kadar sürecek


Mart 2026’ya kadar devam edecek seminer serisinde, her oturumun ardından içeriklerin dijital ortama aktarılması planlanıyor. Gazze konusunda ilk günden bu yana insani, vicdani ve inanç temelli bir sorumluluk anlayışıyla hareket eden TÜRGEV, bu projeyle bilgi üretimini kalıcı bir öğrenme sürecine dönüştürmeyi amaçlıyor.



Gençlik TÜRGEV ile Gazze’yi okuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursalı çiftçiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yardım bekliyor Bursa Ziraat Odaları Başkaları Yenişehir’de toplandı. Başkanlar vergi borcu ve Sgk borçlarından dolayı kredi kullanamayan çiftçilerin bu sorununun çözümü için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım beklediğini söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Bursa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Sadi Aktaş, "1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren tebliğ ile çiftçilerimizden vergi ve SGK prim borcu olanlar için tarımsal avantajlı kredi alma imkanı kalmamıştır.Bu gerek Ziraat Bankası işletme ve yatırım kredileri, gerekse tüm tarımsal kredilerde ve çiftçilerimizin can simidi olan kredi kooperatiflerinden alacakları tarımsal girdilerde (gübre ilaç mazot vesair) uygulanmakta ve üretimi finanse etme telaşında düşen çiftçilerimizi zorlamaktadır. Halkımızın gıda ihtiyacının karşılanmasında temel sektör olan tarım,tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Tarım ve Orman bakanlığımız ve belediyelerimiz tarafından desteklenmektedir. Türkiye için stratejik bir sektör olan tarım gerek halkımızın besin maddeleri ihtiyacını gerekse ihracatın önemli bir kalemini teşkil etmektedir.Bu üretimin kesintisiz ve problemsiz şekilde sürekliliği ülke ekonomik dengelerimiz ve topyekün enflasyonla mücadele açısından da büyük önem taşımaktadır.Zira mahsul her yıl düzenli alınmazsa mal arzında daralma olacak, bu da fiyatları yukarı yönde hareketlendirerek Gıda enflasyonunu artıracaktır" diye konuştu. Başkan Aktaş, "2025 yılı Türkiye’ye tarımsal üretiminde önemli bazı olumsuzlukların yaşandığı bir mahsul yılı olmuştur.Yıl içerisinde nisan ayında yaşanan zirai don, ürün istihsalinde bazı ürünlerde yok yılı olmasına,birçok üründe de Rekolte ve kalite kaybına neden olmuştur. Ayrıca yine 2025 yılı zirai kuraklığın hemen tüm bölgelerimizde yoğun hissedildiği ve mahsul miktar ve kalitesinde kayıpların önemli düzeyde yaşandığı bir yıl olmuştur.2026 yılı için üretim hazırlığı yapan çiftçilerimizin finansmana büyük ihtiyaç duyduğu şu dönemde yürürlüğe konulan bu kararın üretimi olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. 2026 yılında tarım ürünlerinde yaşanabilecek kayıplar enflasyonun yukarıya dönmesine yönelik bir tesir icra edecek ve ülkemiz ekonomisine halkımızın beslenmesine zararlı tesir vermesinin yanında, bazı temel gıdalarda ithalat yapma mecburiyetini de getirebilecektir.Bu durum fiyatların kontrol edilmesini zorlaştırıp enflasyonla mücadeleye zarar verebilir.Bu gerekçelerle tarımsal kredilerle ilgili bu tebliğin bir an önce yürürlükten kaldırılarak, çiftçilerimize tarımsal üretimin devamında finans imkanıyla bir nefes aldırılması gerektiği kanaatindeyiz" diye konuştu