GÜNDEM - 24 Nisan 2026 Cuma 15:09

Görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı

Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı.


İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmış, şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtlarından iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı.


Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 kişi, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı.



"Kanun ve mevzuat neyi emrediyorsa onu yapın dedim"


Suçlamaları yalanlayan Adıgüzel, "Hümeyra ve Erhan’ın kendi aralarında olan konunun tarafı değilim. Hümeyra’nın anlatmış olduğu hikayedeki tek doğru kısım A Blok iskanından önce randevu alıp benimle görüştüğüdür. Bu görüşmede Birkan Bey ve birkaç arkadaş vardı. Bu görüşmede kendisine iskanla alakalı usulsüz bir işlem yapılmayacağını söyledim. Kesinlikle bana para pul lafı etmedi. Zaten böyle bir şey de etme imkanı yoktur. Resmi harçlarla alakalı olarak hesaplamayı detaylı olarak bilmem fakat fazla bir ödemesi varsa başvurur ödemesini alır. Meclis kararına göre Ataşehir’deki hesaplamalar yapılır. İlgili birimler bunu yapar. Harç konusuyla alakalı teknik bilgiye sahip değilim. Burada bir kez daha belirtmek isterim ki Hümeyra’nın ifadesi doğru değildir. Zaten görüşmeden kendisi sinirli bir şekilde ayrıldı. Ben bu görüşmede arkadaşlara da kanun ve mevzuat neyi emrediyorsa onu yapın dedim" şeklinde konuştu.



"Maaş ödemelerinde zorluk yaşıyorduk"


Maaş ödemelerine değinen Adıgüzel, "Teknik olarak bize herhangi bir problem çıkartmayacak şekilde işlem tesis edilmesini söyledim. Bu projeyle alakalı o dönem ben belediye başkanı olsaydım bu projeye ben kesinlikle izin vermezdim. Çünkü burada yapılan emsal transferi teminat alınarak yapılmış. Plan alt notlarına her ne kadar uygun olsa da ben vicdanen bu projeye izin vermezdim. Burada bir konuya da açıklık getirmek isterim. Ben göreve geldikten sonra kasada 4.000.000 TL civarı bir para vardı. Maaş ödemelerinde zorluk yaşıyorduk. Hümeyra Ökçün’ün emsal transferi için vermiş olduğu 52.000.000 TL’lik teminat bozdurulma amacıyla benden önceki dönemde hazırlanmıştı" ifadelerini kullandı.



"Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik"


Adıgüzel ifadesinin devamında, "Ben maaşları ödeyemeyince dönemin belediye başkan yardımcısı Deniz Kutlu beni aradı. Emsal transferi için verilmiş olan 52.000.000 TL’lik teminatın bozdurularak maaşların ödenebileceğini söyledi. Ben de kendisine bu konuda teknik bir problem yok değil mi diye sordum. Kendisi de bana herhangi bir problemin olmadığını söyledi. Teminatı bozdurarak ve borçlanarak maaşları ödedik. Daha sonra ben yapmış olduğum incelemede bu teminatın bir önceki dönemde bozdurulma aşamasına getirildiğini fakat seçim sürecinden dolayı bozdurulamadığını düşündüm. Teminatın bozdurulmasının sorun çıkaracağını anladıktan sonra arkadaşlara bu işin yasal bir şekilde ve kamu haklarını koruyacak bir şekilde halledilmesi talimatını verdim. Buradan sonra da bu konuya çok dikkatli yaklaştım" dedi.



"Keşke konunun muhatapları burada olsa da onlarla yüzleşsek"


Suçlamaları reddeden Adıgüzel, "Zaten yapılan işlemlerde resmi alınacak harçlardır. Oğuz Kaya ve Birkan Birol Yıldız ile Hümeyra’nın görüşmesinden bilgim yoktur. Bu konuyla alakalı herhangi bir bilgim yoktur. Hazırlanan tahakkuk fişleriyle alakalı bilgim yoktur. Hümeyra Ökçün’ün telefonu telefonumda kayıtlı değildir. 09.04.2026 tarihinde gece saatlerinde telefonuma bilmediğim bir numaradan tahakkuk fişi geldi. İlk başta konuyu anlayamadım. Hemen ilgili birimin başındaki başkan yardımcısı arkadaşım Birkan’ı aradım. Bu konunun ne olduğunu sordum. Ertesi gün sabah Birkan bana "böyle bir şey hazırlanamaz, sahte tahakkuk fişi olmaz başkanım" dedi. Hümeyra Ökçün’ün ifadeleri uydurmadan ibarettir. Kendisi bizim hakkımızda iftira atmaktadır. Benim iskan, yapı tadilat ruhsatlarıyla alakalı kimseden bir kuruş para isteme gibi bir durumum yoktur. Keşke konunun muhatapları burada olsa da onlarla yüzleşsek" ifadelerini kullandı.



"Beraber tatil yapması beni şaşırttı"


Adıgüzel, ifadesinin devamında şunları kaydetti:


"Ataşehir Belediye başkanı olduktan sonra birçok kişi benimle yakınlık kurmaya çalıştı. Ben kesinlikle eskiden tanımadığım kimseyle bir yakınlık kurmadım. Herhangi bir şaibenin önüne geçmek amacıyla bu şekilde bir hayat standardımı sürdürüyorum. Arkadaşlarıma da bu konuyu hep telkin ettim. Birkan’ın Hümeyra Ökçün ile yakınlığından bilgi sahibi değildim. Birlikte tatil yapmış olduklarını bilseydim kendisine çok kızardım. Hümeyra ile Birkan’ın yakınlığı nasıl başladı, ne dereceye ulaştı bilmiyorum ama böyle bir şey olsun istemezdim. Birkan’ı uzun senelerdir tanırım. Böyle bir işe girmeyeceğini düşünürüm. Beraber tatil yapması ve yakınlık kurması beni şaşırttı.


Yapılan işlemin hepsinin kanunu ve yasaya uygun olmasına dikkat ettik ve bu konuda arkadaşları da uyardım. Emniyette telefon şifremi vermek istemedim. Burada da şifremi paylaşmak istemiyorum. Telefonumda özel hayatıma ilişkin bilgiler vardır. Kamuoyuna yansıyan diğer dosyalarda özel hayatın gizliliği ihlal edildiğinden bu konuda şifremi paylaşmak istemiyorum. Ben belediye başkanı seçilmeden önce eşim arabasını satmıştı. Bu arabanın parasının bir kısmıyla kendisine yatırım amaçlı altın almıştı. Bu hususta emniyette ifade verdim fakat net öğrendiğim için burada tekrar etmek isterim. Şeffaf, kamuya yararlı belediyecilik anlayışıyla Ataşehir ilçesine hizmet ediyorum. Tüm arkadaşlarıma da kanunlar ve yasalara uygun şekilde kamu yararını gözeterek çalışmaları yönünde talimat vermiştim. Her zamanda bu konuda arkadaşlarımı uyardım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği USTKON ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizmi ve sağlık yatırımları alanındaki uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Prof. Dr. Aysun Bay, Maldivler Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef ile bir araya geldi. Görüşmede başta onkoloji hastanesi projesi olmak üzere sağlık hizmetleri, sağlık eğitimi, medikal sektör ve sağlık turizmi alanlarındaki iş birliği imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmeler kapsamında, Maldivler’de hayata geçirilmesi planlanan sağlık yatırımları için karşılıklı mutabakatın sağlanmasının ardından proje modeli, finansal yapı ve uygulama süreçlerinin netleştirilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Maldivler Hükümeti’nin projeye sağlayacağı destekler ile Türkiye’nin sağlık alanındaki güçlü altyapısının bir araya getirilerek, iki ülke arasında sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Tarafların, önümüzdeki süreçte teknik ve idari çalışmaların hızlandırılması, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve somut projelerin hayata geçirilmesi konusunda da mutabık kaldığı öğrenildi. Türkiye ile Maldivler arasında kurulacak stratejik iş birliğinin, sağlık turizmi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası ölçekte önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Antalya Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.