SAĞLIK - 21 Haziran 2024 Cuma 09:10

Güneş kremi seçiminde uzman tavsiyeleri

A
A
A

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşlara güneş kremi seçimi ve kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Dermatoloji Uzmanı  Doktor Elif Topçu, “Her yerde satılan, ne olduğunu bilmediğimiz denetlemeden geçmeyen birçok ürün var piyasada. Bu ürünlerden yarar beklerken zarar görebiliriz” dedi.

Yaz aylarının gelmesiyle beraber vatandaşların güneş kremine talebi arttı. Güneş nedeniyle ciltte oluşan tahribatı önlemek amacıyla kullanılan güneş kremleri ile ilgili bilinmesi gereken noktalara dikkat çeken Beykent Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doktor Elif Topçu, önemli tavsiyelerde bulundu. “Her yerde satılan, ne olduğunu bilmediğimiz denetlemeden geçmeyen birçok ürün var piyasada. Bu ürünlerden yarar beklerken zarar görebiliriz” diyerek günümüz şartlarında artık hastaların tedavisinde destekleyici ürünler olarak kullanılan güneş koruyucuların seçimi konusunda hassas davranılması gerektiğinin önemini vurguladı.

“Güneş koruyucular sadece güneşten korumak için değil tedavi desteği olarak kullandığımız ürünler”

Güneş koruyucuların artık bir lüks olmadığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Doktor Topçu, “Son geçtiğimiz 10 yıl içerisinde güneş koruyucularının kullanımı hem dermatoloji derneklerinin yoğun bilgilendirmesi ve medyanın da bu konuda destek vermesiyle çok arttı. 10 yıl içerisinde eskiden bir şekilde kozmetik ya da lüks gibi kabul ettiğimiz güneş koruyucularının günlük yaşantımızda daha yoğun kullanıldığını görmeye başladık. Artık insanlar neredeyse kullanmayanlar için de ’güneş koruyucu kullanmıyor musun’ diye sormaya başladılar. Bu algı güzel bir şey. Çünkü güneşin güzel etkileri olduğu gibi yan etkileri de var. Ultraviyolenin insanların derilerine daha fazla gelmiş olması ve zaman içerisinde bir takım hastalıkların daha fazla artmış olması, kozmetiğin kullanılması, ilaç kullanımının artması ya da belki de yaşam süresinin de biraz uzamış olmasıyla aslında bizim güneşe olan hassasiyetimizi biraz daha artırıyor ve daha fazla güneş koruyucu kullanmak durumunda bırakıyor. Fakat burada şöyle bir şey var. Birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum. Bakış açımızın şu şekilde olması gerekiyor, güneş koruyucular artık lüks ve kozmetik değil. Çünkü biz onu dermatologlar olarak biz bunları tedavi desteği olarak kullanıyoruz. Güneşten etkilenen bazı hastalıklar var. Bir yandan pigmentasyon hastalıkları var. Akne izleri var. Biz artık güneş koruyucuları hem güneşten korumak hem de tedaviye destek amaçlı kullanıyoruz. Artık güneş koruyucular sadece güneşten korumak için değil tedavi desteği olarak kullandığımız ürünler” dedi.

“Güneş koruyucu ürünleri güvendiğimiz sağlık kuruluşları ve eczanelerden temin etmeliyiz”

Güneş koruyucu ürünlerinin kozmetik olarak değil hastalara tedavi desteği amacıyla da kullanılmaya başlandığını söyleyen Topçu, “Dikkat çekmek istediğimiz nokta şu, artık bir ürün tedavi desteği amacıyla kullanılmaya başlanmış ise o zaman etkinliği, potansiyeli, gücü, tedaviye desteği, yapmak istediğimiz şeyi bu üründen yeteri kadar alabiliyor muyuz bunlar daha önemli olmaya başlıyor. Artık kozmetik vasfından çıkarıyoruz ilaç vasfına doğru alıyoruz. O zaman bizim için nereden aldığımız, hangi ürünü kullandığımız biraz önce söylediğim gibi içerikleri denetlenmiş olması çok önem taşıyor. Çünkü güneş koruyucu ürünler yoğun bir şekilde kullanılmaya başladığında bu sefer tabi piyasada da algı değişmeye başlıyor. Herkes ulaşabildiği her ürünü kullanmaya başlıyor. Acaba doğru ürünü kullanıyor muyuz, doğru ürünü seçebiliyor muyuz bu önemli bir handikap olmaya başladı bizim için. Bir güneş koruyucu kullanacaksak ya da ultraviyole bozucu bir ürün kullanacaksak bizim için içeriği mutlaka önemli. Acaba bir kimyasal filtre mi kullanılıyor. Fiziksel bir filtre mi kullanılıyor. İçerisindeki bahsedilen ürün miktarı gerçekten doğru ürün miktarı mı? Ya da bizim düşündüğümüz kadar etkinliği var mı bütün bunlar bizim için önemli. Peki, biz bunu nasıl anlayabiliriz? Bunu anlayabilmenin yolu güvendiğimiz mecralardan bunları temin edebilmek. Yoksa bir ürünü aldığımda bende bu ürün orijinal midir sahte midir bunu anlayabilmek çok kolay değil. Bunu güvendiğimiz alanlardan, eczanelerden, sağlık kuruluşlarından temin ettiğimiz zaman bir kullanıcı olarak yapabileceğimizin maksimumunu yapmış oluyoruz. Gerisi tabi resmi kuruluşların ve ilgili alanların denetlenmesi ile alakalı. Bizim yapabileceğimiz şey mümkün olduğunca bir ürün sahte mi değil mi bunu anlayabilmek için eczanelerden ve sağlık kuruluşlarından temin etmektir” diye konuştu.

“FDA kimyasal güneş koruyucuları kanserojen olabileceği gerekçesiyle yapım aşamasından çıkardı”

FDA’nın bazı kimyasal koruyucu ürünleri kanserojen olabileceği gerekçesiyle yapım aşamasından çıkardığını ifade eden Topçu, “Aldığımız ürünün içerisindeki etken maddenin ne olduğu da önemli. Bebeklik çağında başka ürünler kullanıyoruz. İleri yaşlarda başka ürünler kullanıyoruz. Bir ürünün içerisinde kimyasallar mı var bunlar önemli. Fiziksel kullanıcılar mı var bunlar önemli. FDA bir takım kimyasal güneş koruyucu ürünleri yapım aşamasından çıkarttı. Bunların kanserojen olabileceği ve yarar yerine zarar verebileceğini söylüyor. Bu nedenle bakış açımız böyle olmalı. İçerisinde mutlaka düzgün bir şey olsun istiyorsak, ya çinko oksit ya da titanyum oksit barındırmasını öneriyoruz. Bunda şöyle bir handikap var, bunlar daha beyaz duran ciltte güneş koruyucu kullandığımızı gösteren bir takım ürünler. Fakat o zaman da kar zarar hesabı yapmamız gerekiyor. Yani kimyasal bir ürün kullanarak bir takım yan etkileri olabileceğini kabul etmek belki de zararları olabileceğini kabul etmek ya da bir yandan da fiziksel bir ürün bariyeri kullanıp belki kozmetik olarak daha az görünür daha az kabul edilebilir ama tam bir destek olabileceğini kabul etmek” şeklinde konuştu.

Şaban Tektaş - Ozan Erturan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de renkli dayanışma: Sanat ve sevgi panosu Bursa’da Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, düzenlenen törenle açıldı. Özel öğrencilerin de dahil olduğu farklı okullar, seramik severler ve sanatçıların destekleriyle tamamlanan eser, Nilüfer’in ‘engelsiz kent’ vizyonunun en renkli ve somut örneklerinden biri oldu. Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı. "Nilüfer bir dayanışma kentidir" Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, "İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz" dedi. Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, "Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır" diye konuştu.
Samsun Atakum’da ‘Korolar Buluşması’ Samsun’un Atakum ilçesinde düzenlenen "Korolar Buluşması", farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen koroları aynı sahnede buluşturarak sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte; çocuk, gençlik ve yetişkin olmak üzere üç ayrı kategoride koro performansları sahnelendi. Programa Samsun, Sinop, Ordu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden korolar katıldı. Farklı kuşakları ve müzikleri tek platformda bir araya getiren organizasyon, her yaş ve zevke hitap eden içeriğiyle unutulmaz anlara imza attı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen programda Türkiye’nin yanı sıra dünyanın popüler şarkılarını seslendirildi. Koro şefleri eşliğinde birbirinden özel performanslar sergileyen koristler, seslerinin güzelliği ile büyük beğeni topladı. "Gönülden teşekkür ediyorum" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel etkinlik hakkında yaptığı açıklamada organizasyonun sanatın birleştirici gücünü sergilemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Türkel, "23 Nisan programı kapsamında kentimizin yanı sıra Sinop, Ordu gibi illerimizden ve Kuzey Kıbrıs’tan koroları Atakum’da bir araya getirdiğimiz organizasyonumuza gösterilen ilgiden son derece mutlu olduk. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz etkinliğin çok sesli müzik kültürünün, sanatın yaygınlaştırılması açısından önemli bir yere sahip olacağına inanıyoruz. Programımıza katkı sağlayan tüm koristlerimize, şeflerimize, sanatçılarımıza ve halkımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "İlki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz" Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç programda yaptığı konuşmada, "Korolar Buluşması’nda olan bütün korolara minnet doluyuz. Çünkü birlikte yapabilirsek, birlikte olursak bu işleri başaracağız. Önümüzdeki haziran ayında bir de piyano festivali gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bunun da müjdesini veriyoruz. Atakum Belediyesi olarak, geçtiğimiz aylarda tiyatro topluluğumuzu oluşturduk onlar da oyunlarını sergiledi. Bugün sahne alacak tüm koristlerimize, sanatçılarımıza emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. O kadar gururluyuz ve mutluyuz ki. Atakum ilçemizde bir ilki gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz. Bugün ilk defa korolar buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl şenlik demedik, önümüzdeki sene şenlik olarak devam edeceğiz. Bu sene 8 olan sayımızı önümüzdeki sene 18, 28 olarak artırmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Büyüyerek devam edecek" Amisos Akademi Korosu Şefi Levent Aydın da "Amisos Akademi Korosu ve Atakum Belediyesi Amisos Çocuk Korosu ile birlikte bu organizasyonu planladık. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e, böyle bir organizasyonda bize ön ayak olduğu için çok teşekkür ediyoruz. Değerli müdürümüz Deniz Gömeç’e de çok teşekkür ediyoruz. Atakum Türkiye’nin en özel ilçelerinden bir tanesi. Sahili ve sosyal imkanları olsun mükemmel bir şehir. Biz böyle bir şehirde, sanatsal faaliyetlerin çok daha fazla olabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. İlkini düzenliyoruz ve bundan sonra çok daha büyüyerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Sanatseverler de programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, etkinliğin her yıl düzenlenmesini istediklerini ifade etti.
Zonguldak Zonguldak’taki sel ve taşkın tatbikatı gerçeğini aratmadı Zonguldak’ta 23 kurumdan 180 personelin katılımıyla sel ve taşkın tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği enkaz altında kalan yaralılar TTK ekiplerince kurtarılırken jandarma ekipleri derede ceset aradı. İtfaiye ekipleri çöken binadan yaralı kurtarırken denizde ve karada gerçekleştirilen tatbikat izleyenlerden tam not aldı. Kozlu ilçesi Ilıksu mevkisinde, 28 Nisan 2026 tarihinde sel ve taşkın tatbikatı düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca (AFAD) planlanan tatbikata, 23 kamu kurumu, sivil toplum kuruluşu ve AFAD Gönüllülerinden oluşan yaklaşık 180 personel ile 50 araç katıldı. Tatbikatın, sel ve taşkın afetlerine yönelik müdahale kapasitesinin artırılması, görevli personelin bilgi ve uygulama becerilerinin geliştirilmesi, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Afet Grupları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki koordinasyonun yükseltilmesi amacıyla icra edildiği belirtildi. Tatbikatla müdahale süreçlerinin hızlandırılması, kullanılan araç ve ekipmanların sahadaki etkinliğinin test edilmesi ve mevcut afet müdahale planlarının uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi hedeflendi. AFAD İl Müdürü Ali Kartal, bölgenin sel ve su baskınına bağlı heyelan afetlerine maruz kaldığını ifade ederek, "Bölgemiz özellikle sel, su baskını ve bunlara bağlı heyelan afetleri dolayısıyla sık sık bu afetlere maruz kalmaktadır. Bu yılki tatbikatımızı da en çok karşılaştığımız olay olan sel, su baskınları afetleri üzerinden gerçekleştiriyoruz. Bu gün sahada 23 kurum, kuruluş, STK ve gönüllümüzle bir aradayız. Her bir kurum özellikle operasyon kurumları sahada zaten günlük yaptığı rutin çalışmaları sürekli yapıyorlar. Tecrübeleri var ama birkaç kurum bir araya geldiğinde bunu yönetmek daha zor oluyor. İşte bunu tatbikatlarla böyle hazırlıklarla yapıyoruz. Afet öncesi hazırlık, afet sırası müdahale, afet sonrası iyileştirme çalışmaları bir bütün halinde yürütülüyor" dedi. Tatbikat 6 istasyonda gerçekleştirildi Sel ve taşkın senaryosu kapsamında oluşturulan 6 ayrı istasyonda uygulamalı operasyonlar yürütüldü. İstasyonlarda sırasıyla, itfaiye merdiveni ile yüksek katlardan kurtarma, enkazda arama ve kurtarma, dere üzerinde havai hat ile kurtarma, dere içindeki araçtan kurtarma, sualtı ve su üstü arama-kurtarma ile motopomp kullanılarak sel suyu ve çamur tahliyesi faaliyetleri yapıldı. Tatbikat süresince ekiplerin müşterek çalışma kabiliyeti, komuta-kontrol süreçleri ve olay yeri yönetimi gözlemlenerek değerlendirildi. Tatbikata Zonguldak Vali Yardımcısı Şenol Levent Elmacıoğlu, kurum amirleri ve ilgili personel katıldı.
Zonguldak Zonguldak TSO’dan Tataristan temsilciliğine ziyaret Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilciliğini ziyaret etti. Ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Demir; "Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun ile bir ziyaret ettik. Ziyarette; Türkiye ile Tataristan Cumhuriyeti arasındaki köklü ticari ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınmasına yönelik stratejik değerlendirmelerde bulunulduk. Sanayi, enerji, lojistik ve dış ticaret başta olmak üzere pek çok alanda geliştirilebileceğimiz ortak yatırım fırsatlarını değerlendirerek, ticaret hacminin karşılıklı artırılmasına katkı sağlayacak iş birliği modelleri üzerine görüş alışverişinde bulunduk. İlimizin güçlü sanayi altyapısı, liman olanakları ve bölgesel lojistik avantajları hakkında kendilerine detaylı bilgiler verdik. İş dünyamızın küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak her türlü uluslararası temas ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu tür ziyaret ve temaslarımızın somut projeler ve sürdürülebilir ortaklıklarla çalışır hale gelmesi için ısrarlı takiplerimize devam edeceğiz. Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun’a yapıcı yaklaşımları ve misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederim " dedi.
İstanbul Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar, Uğur İnci ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. "Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" Tanık Nihat Mutlu, "Ben destek hizmetleri müdürlüğünde 2,5 - 3 yıl çalışmıştım. Alaattin başkanımız 5 Nisan da göreve başladı 3 hafta sonra görevden alındım başka birimde memur olarak görev yaptım. Şuanda Boğaziçi üniversitesinde çalışıyorum. İhaleler sadece destek hizmetler müdürlüğü üzerinden yürümezdi. Benim çalıştığım süre içerisinde önce ihaleye yapardık sonra iş teslimi yapılırdı. Teknik şartnamede ve idari şartnamede nasıl teslim yapılacağı bellidir. Firmalar teklif verdikleri zaman o durumları göz önünde bulundurarak teklif verirler. Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" ifadelerini kullandı. "İftira atanların hepsi dışarıda" Tutuklu sanık Veli Gümüş, "Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkim olmadığı halde ben neden tutukluyum? İftira atanların hepsi dışarıda ben hala tutukluyum. Üzerime iftira atanlar açıkça kul halkına girmiştir. 2 buçuk yıllık evliliğim var bunun 14 ayı cezaevinde geçti. Bu eşime de ceza. Benim vicdanım çok rahat, serzenişim sadece tutukluluğadır. Ben 3 bayram eşimden ailemden uzak kaldım. Önümüzdeki bayram eşimin ailemin yanında olmak istiyorum" dedi. "Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı" Alaattin Köseler, "Şu anda 425 gündür Silivri’deyim. Tek kişilik hücredeyim. Burada tutuklu bulunan herkes benim yüzümden tutuklu. Hepimizin bir vicdanı var, 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne şu soruyu sormak istiyorum sizin tahliye verdiğiniz gün ne değişti 24 saatte. Beni neden tutukladı. Beykoz halkına vermiş olduğumuz tüm konserler, baskılı işler vesaire bu 6 aylık dönemde soruşturma konusu yapılmıştır. Aceleyle bir iddianame hazırlandığının herhalde farkındasınız. Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı. Ben Beykoz halkının bütçesiyle oluşan belediye bütçesini en maksimum düzeyde onların lehine kullanma amacıyla her zaman hareket etmişimdir" şeklinde konuştu. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, bilirkişi raporunun gelmesini ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.