SAĞLIK - 10 Mayıs 2025 Cumartesi 11:55

Güvenli olmayan gıdalar nedeniyle her yıl 600 milyon insan hastalanıyor

A
A
A
Güvenli olmayan gıdalar nedeniyle her yıl 600 milyon insan hastalanıyor

Yakın Doğu Üniversitesi tarafından düzenlenen seminerde "Gıda Güvenliği Yönetiminin Uluslararası Boyutu" ele alındı. Güvenli olmayan gıdalar nedeniyle yaşanan hastalıklara dikkat çekilen seminerde akıllı tarımın önemi vurgulandı.


Yakın Doğu Üniversitesi İrfan Günsel Araştırma Merkezi, düzenlenen "Gıda Güvenliği Yönetiminin Uluslararası Boyutu" semineri ile gıda güvenliği ve kalitesini ele aldı. Tarladan sofraya uzanan süreçteki denetim ve yönetim uygulamalarının uluslararası boyutuyla ele alınmasının gerekliliği vurgulanan seminerde, katılımcılara güncel gelişmeler aktarıldı. Seminer kapsamında, dinleyicilere küresel düzeydeki gıda güvenliği standartlarını tanıma ve değerlendirme fırsatı da sunuldu. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı ve İrfan Günsel Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Beyza Hatice Ulusoy’un sunumuyla gerçekleştirilen seminerde; gıda güvenliğinin yalnızca yerel ölçekte değerlendirilemeyecek kadar geniş kapsamlı bir konu olduğuna dikkat çekildi.


Akademisyen ve öğrencilerin katılımıyla yapılan seminer, karşılıklı soru-cevap şeklinde son bulurken, seminerde Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı ve İrfan Günsel Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Özge Özden de yer aldı. Prof. Dr. Özge Özden, merkezin Kıbrıs’a özgü tarım değerlerinin korunması ve bilimsel temelde gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Beyza Hatice Ulusoy ise sunumunda gıda güvenliği konusunda farklı ülkelerde uygulanan politikaları karşılaştırmalı olarak ele alarak, güvenli gıda üretiminin uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımı ile daha sürdürülebilir hale geleceğini ifade etti.


Prof. Dr. Özge Özden: "Tarım, gıda ve kırsal kalkınma konularındaki paylaşımlarımız devam edecek"


Prof. Dr. Özden, merkezin Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’in babası İrfan Günsel’in Kıbrıs’a, Kıbrıs kültürüne, tarımına ve toprağa olan bağlılığını yaşatmak amacıyla kurulduğunu vurguladı. İrfan Günsel’in özellikle arıcılıkla ilgilendiğini anımsatan Prof. Dr. Özden, bu alanda inovatif projelerin konuşulacağı etkinliklerin de planlandığını söyledi. Tarım, gıda ve kırsal kalkınma konularında ulusal ve uluslararası iş birlikleri ile araştırmalar yürüterek, yerel değerleri yaşatmak ve bunları toplumla paylaşarak yaygınlaştırmak amacında olduklarını belirten Prof. Dr. Özden, merkezin aynı zamanda KKTC’nin AB uyum sürecine katkı sunacak bilimsel üretim hedeflediğini de ifade etti.


Prof. Dr. Beyza Hatice Ulusoy: "Gıda güvenliği için yasal düzenlemeler de önemli"


"Gıda Güvenliği Yönetiminin Uluslararası Boyutu" sunumunda küreselleşmenin ve teknolojik ilerlemelerin gıda güvenliği yönetimi üzerindeki etkilerini ayrıntılı biçimde ele alan Prof. Dr. Beyza Hatice Ulusoy, özellikle soğuk zincir sistemleri ve lojistik altyapıdaki gelişmelerin bozulabilir ürünlerin güvenli taşınmasında büyük rol oynadığını söyledi. "Blockchain teknolojisi sayesinde, ürünün tarladan sofraya kadar olan yolculuğu artık şeffaf biçimde izlenebiliyor" diyen Prof. Dr. Ulusoy, dijitalleşmenin tüketiciye güven sağladığını ve üretim süreçlerini daha hesap verebilir hale getirdiğini kaydetti.


Prof. Dr. Ulusoy, bununla birlikte, akıllı tarım uygulamalarının üretim verimliliğini arttırdığını ve küresel pazar erişimini kolaylaştırdığını da vurguladı. Gıda güvenliğinin sağlanmasında yalnızca teknolojik altyapının değil, aynı zamanda uluslararası düzeyde uyumlu yasal düzenlemelerin de büyük bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Ulusoy, bu düzenlemelerin sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nin 178/2002 sayılı düzenlemesi ile Türkiye’deki 5996 sayılı yasanın bu alandaki örnek uygulamalar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Ulusoy, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre; dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon insan, güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalanıyor" sözleriyle konunun toplumsal etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Ulusoy, sunumunda sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle doğrudan ilişkili olan gıda güvenliğinin, sağlıklı yaşam hakkının temel bir parçası olduğunu vurguladı.



Güvenli olmayan gıdalar nedeniyle her yıl 600 milyon insan hastalanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te "Orman Benim" seferberliği Balıkesir’in Edremit ilçesinde, yaklaşan yaz ayları öncesinde orman yangınları riskini en aza indirmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla "Orman Benim" etkinliği düzenlendi. 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen kampanya kapsamında, protokol üyeleri ve çevre dostu vatandaşlar ormanlık alanda temizlik yaptı. Türkiye genelinde "Yeşil vatanımızı hep birlikte koruyoruz" mottosuyla yürütülen orman yangınlarına karşı bilinçlendirme kampanyasının Edremit ayağı, Hacıaslanlar Mahallesi Meşeli Düz Mevkii’nde gerçekleştirildi. Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş’ın katılımıyla düzenlenen etkinlikte, orman yangınlarının önlenmesinde çevre temizliğinin hayati rolüne dikkat çekildi. Ekipler ve vatandaşlar sahaya indi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda organize edilen etkinlikte, çok sayıda doğasever bir araya geldi. Yaklaşan yaz mevsimiyle birlikte artacak yangın risklerine karşı ormanlık alandaki çöpler ve kolay tutuşabilecek atıklar tek tek toplandı. Orman içi temizlik çalışmalarına bizzat destek veren Kaymakam Ahmet Odabaş, yangın çıkış nedenlerinin başında insan faktörü ve doğaya bırakılan atıkların geldiğini hatırlattı. Kaymakam Odabaş: "Ormanları korumak vatandaşlık görevidir" Ormanların geleceğe bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayan Kaymakam Ahmet Odabaş, "Ormanlarımızı korumak sadece ilgili kurumların değil, hepimizin ortak vatandaşlık görevidir. Bugün burada ’Orman Benim’ diyerek yeşil vatanımıza hep birlikte sahip çıkıyoruz. Yangın risklerini en aza indirmek için her bir vatandaşımızın azami hassasiyet göstermesini rica ediyor, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza ve çevre dostu hemşehrilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "112" İhbar hattı hayat kurtarır Geniş bir katılımla icra edilen farkındalık etkinliğinde, ormanlık alanlarda görülebilecek en ufak bir duman ya da şüpheli durumda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulmasının erken müdahale için hayati önem taşıdığı bir kez daha hatırlatıldı. Anlamlı çevre hareketi, toplanan atıkların geri dönüşüm alanlarına taşınması ve katılımcıların birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafı ile son buldu.
Erzurum Türk dünyasının kadim lezzetleri Erzurum’da buluştu Erzurum’da Türk dünyasının ortak kültürel mirasını ve kadim gastronomi geleneğini yaşatmak amacıyla düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" programı, Yakutiye Medresesi’nde gerçekleştirildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi bar ekibinin gösterisiyle başlayan program, Türk dünyası müzikleri korosunun konseriyle devam etti. Etkinlik daha sonra protokol konuşmalarıyla sürdü. Programda konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Gastronomi ve Turizm Müdürü Resul Parlak, şehrin turizm çeşitliliğinin hem Türkiye’de hem de dünyada hak ettiği değeri görmesi adına çalışmalar yürüttüklerini belirterek, keşfedilmeyi bekleyen değerleri gün yüzüne çıkarmaya devam ettiklerini söyledi. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ise sofraların yalnızca yemeklerin paylaşıldığı alanlar olmadığını ifade ederek, kültürün, hatıraların, geleneklerin ve gönül bağlarının kuşaktan kuşağa aktarıldığı önemli miras alanları olduğunu dile getirdi. AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu da Türk mutfağının yalnızca yemek kültüründen ibaret olmadığını belirterek, aynı sofrada buluşan aile bireylerinin sevgi ve birlikteliğinin de bu kültürün önemli bir parçası olduğunu kaydetti. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen organizasyonun sadece yemeklerin tanıtıldığı bir etkinlik olmadığını söyledi. Sekmen, etkinliğin ortak tarih, kültür ve medeniyet bağlarının yeniden gönüllerde buluştuğu önemli bir kültür şöleni niteliği taşıdığını ifade etti. Erzurum Valisi Aydın Baruş da gastronomi turizminin günümüzde diğer turizm türlerini tamamlayıcı önemli bir alan haline geldiğini belirterek, Erzurum’un gastronomi zenginliklerinin ön plana çıkarılmasının turizm sektörüne ve şehrin geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, Yakutiye Medresesi önünde kurulan Türk lezzetleri sergisini gezdi. Stantlarda yer alan yemekler hakkında, ülkelerinden Erzurum’a eğitim için gelen öğrenciler bilgi verdi. Programın sonunda protokol üyeleri tarafından katılımcılara Türkistan pilavı ikram edildi.
Bursa Bursa Hayvanat bahçesinin yeni yavruları umut oldu Bursa’da yaklaşık 206 bin metrekarelik alanda 123 türden 1123 hayvana ev sahipliği yapan Bursa Hayvanat Bahçesi, nesli tehlike altındaki türlere umut oluyor. Kızıl pandalar ve Türkiye’de sadece Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunan dev karıncayiyen türlerinin yavrulaması, büyük sevinç ve heyecan yaşattı. 2 karıncayiyen ve 2 kızıl panda yavrusu Doğal yaşam alanları iklim değişikliği ve insan kaynaklı tehditler nedeniyle giderek daralan dev karıncayiyen ve kızıl panda yavruları, nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koydu. Bursa Hayvanat Bahçesi’nde kısa bir süre önce dünyaya gelen 2 karıncayiyen ve 2 kızıl panda yavrusu, uzman veteriner hekimler ve bakım ekiplerinin gözetiminde büyütülüyor. Gelişimini tamamlayan yavruların, ilerleyen süreçte uluslararası koruma ve tür devamlılığı programları kapsamında Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği üyesi bir hayvanat bahçesine gönderilmesi planlanıyor. Böylece kontrollü üretim programlarına katkı sağlanarak, nadir türlerin genetik çeşitliliğinin korunması ve dünya genelindeki popülasyonlarının artırılması hedefleniyor. Bursa Hayvanat Bahçesi yönetimi, yalnızca ziyaretçilere ev sahipliği yapmadıklarını; aynı zamanda nesli tehlike altındaki türlerin korunması, doğa eğitimi ve toplumsal farkındalık çalışmalarında da aktif rol üstlendiklerini belirtti.