SAĞLIK - 08 Eylül 2025 Pazartesi 09:23

Hareketsiz yaşam fizyoterapiye olan ihtiyacı iki kat artıracak

A
A
A
Hareketsiz yaşam fizyoterapiye olan ihtiyacı iki kat artıracak

Doç. Dr. Buket Akıncı, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, küresel yaşlı nüfusun hızla artması ve hareketsiz yaşamın yaygınlaşması nedeniyle gelecekte fizyoterapiye olan ihtiyacın daha da artacağını söyledi.


Dünya Fizyoterapi Günü’nün, fizyoterapistlerin toplum sağlığındaki rolünü vurgulamak amacıyla kutlandığını belirten Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (İngilizce) Bölüm Başkanı Doç. Dr. Buket Akıncı Akıncı, "Bugün, sağlıklı yaşlanma, hareket kabiliyeti, düşme ve kırıkların önlenmesi gibi konularda farkındalık oluşturuyor. Hareketsizliğin önüne geçilmesi ve yaşlanmaya bağlı sağlık sorunlarının azaltılması için fizyoterapinin katkılarını görünür kılıyor" dedi.


"Fizyoterapi kritik bir rol üstlenecek"


Küresel ölçekte 60 yaş üstü birey sayısının 2019’da 1 milyar iken 2050’de 2,1 milyara çıkmasının beklendiğine dikkat çeken Akıncı, "Bu artış, kronik hastalıklar, kas-iskelet sistemi sorunları, düşmeler ve bakım ihtiyacını artıracak. Fizyoterapi hem tedavi hem de önleyici sağlık hizmetlerinde kritik bir rol üstlenecek" diye konuştu.


"Sedanter yaşam sağlık problemlerine neden oluyor"


Doç. Dr. Buket Akınc, masa başı çalışma ve teknoloji kullanımının da fizyoterapi ihtiyacını artırdığını vurgulayarak, "Sedanter yaşam kas-iskelet sistemi problemlerinden obeziteye, kalp-damar hastalıklarından diyabete kadar birçok soruna yol açıyor. Özellikle bel-boyun ağrıları, duruş bozuklukları ve kas zayıflığı masa başı çalışanlarda sık görülüyor. Teknolojiyle birlikte artan ekran süresi de bu tabloyu ağırlaştırıyor. Fizyoterapi burada hem koruyucu hem de tedavi edici yaklaşımlarıyla ön plana çıkıyor" dedi.


Yaşlı nüfusun artışına da değinen Akıncı, 80 yaş üstü nüfusun 2050’de üç kat artarak 426 milyona ulaşmasının beklendiğini hatırlattı. "Yaşlı bireylerde düşmeler, kırıklar, eklem dejenerasyonu ve nörolojik hastalıklar sık karşılaşılan sorunlar. Kas kaybı yani sarkopeni de sağlıklı yaşlanmanın önünde en büyük engellerden biri. Bu nedenle çok bileşenli egzersiz programları ve bağımsız yaşamı destekleyen fizyoterapi uygulamaları giderek daha da önem kazanacak" ifadelerini kullandı.


Fizyoterapinin sadece tedavi değil, koruyucu sağlık açısından da önemli bir görev üstlendiğini belirten Doç. Dr. Akıncı, "En iyi tedavi, hastalığın hiç ortaya çıkmamasıdır. Fizyoterapistler kişiye özel egzersizlerle kronik hastalık riskini azaltır, kas-iskelet sağlığını korur, düşme ve yaralanmaları önler. Ayrıca psikososyal iyilik halini de destekler" dedi.


"Gelişen teknoloji, fizyoterapiyi dönüştürüyor"


Teknolojinin fizyoterapi alanında önemli bir dönüşüm sağladığını vurgulayan Akıncı, "Telerehabilitasyon, sanal gerçeklik, giyilebilir teknolojiler ve robotik rehabilitasyon artık hayatımızın içinde. Yapay zekâ ise kişiye özel egzersiz programlarının geliştirilmesini mümkün kılıyor. Çok yakın bir gelecekte düşme riskini öngören akıllı sistemler ve hologram fizyoterapistler günlük yaşamın bir parçası olacak" değerlendirmesinde bulundu.


Doç.Dr. Akıncı, "Fizyoterapi yalnızca hastalandığınızda değil, sağlıklı kalmak için de yanınızdadır. Hareketsizliğe karşı hareket, düşmelere karşı denge, yıllara karşı sağlıklı yaş almak fizyoterapi ile mümkün" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de dolandırıcılık şebekesi çökertildi: 100 milyonluk para trafiği ortaya çıktı Mersin polisinin yaptığı çalışmada 100 milyon liralık para trafiği oluşturan dolandırıcılık şebekesi çökertildi, yakalanan şüphelilerden 7’si tutuklandı. Vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve telefon hattı açtırıp dolandırıcılık yapan şüphelilerin 120 kişiyi mağdur ettiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik belirlenen bir şebekeye yönelik planlı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve GSM hattı açtırdıkları, bu hesap ve hatları dolandırıcılık eylemlerinde kullandıkları, para transferlerini yönlendirdikleri ve bir uygulama üzerinden organize şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Bunun üzerine operasyon yapan polis 12 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilere ait ev görünümlü ofisler ile araçlarda yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca, 45 adet fişek, 32 adet cep telefonu ile çok sayıda SIM kart, 410 bin TL, 6 adet laptop, farklı şahıslara ait çok sayıda kimlik ve banka kartı ele geçirildi. 100 milyon liralık para trafiği ortaya çıktı Polisin yaptığı detaylı incelemelerde şüphelilerin şu ana kadar 120 kişiyi mağdur ettiği, banka hareketlerinde ise yaklaşık 100 milyon TL üzerinde para trafiği bulunduğu tespit edildi. Emniyette işlemleri yapılan şüphelilerden 1’i ifadesi sonrasında serbest kalırken, 11’i adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 7’si tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Operasyona ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kayseri Recep Uçar: "İki tane kırılma anı bizim puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" Çaykur Rizespor Teknik Direktör Recep Uçar, Kayserispor maçının ardından, "İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Uçar maçta iki tane kırılma anı olduğunu söyledi. Kayserispor’un beklenenden çok daha iyi mücadele ettiğini belirten Uçar, "Maçtan önce de zor bir maçın beklediğini söylemiştim. Nitekim tahmin ettiğimiz gibi bir maç. Aslında maçı zor kılan unsur oyunun kendisi değil, biraz Kayserispor’un telafisi olmayan bir durumda bulunması. Bugün burada oluşturulan ambiyans maçın zorluk derecesini ciddi oranda artırdı. Aslında baktığımızda onlar; desteğin de etkisiyle daha agresif başladıkları, daha coşkulu başladıkları bir oyun ama sonrasında bizim oyunu dengelediğimiz hatta kontrol ettiğimiz bir oyun. İlk yarı genelinde maçın ikili mücadeleler şeklinde geçen bir oyun ama bence iki tane kırılma anı var. Birincisi bizim attığımız VAR’dan dönen gol. O pozisyonda hem iptal edilmesi hem de iki tane oyuncumuzun sarı kart görmesi. Devre arasına çok büyük moralle gireceğimiz bir oyunda hem golümüzün iptal olduğu hem de cebimizde iki tane sarı kartla girdiğimiz bir oyun bizi negatif anlamda etkilediğini söyleyebilirim. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonda her ne kadar ofsayt bayrağı kalksa da yüzde 100 ofsayt olmayan bir pozisyon, muhtemelen VAR’dan dönüp lehimize bir gol olarak geçecekti. Belki de Kayseri adına daha zor bir maç geçecekti. Sonrasında oyunu kazanma hamleleri yaptık, hatta çift santrfora dönerken merkezden bize yakışmayan bir gol yedik. Sonraki bölümde yaptığımız hamleler olsa da ceza sahasından yediğimiz gol bizim adımıza maçı daha zor hale getirdi. İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi. Bu dosyayı kapatacağız, Rizespor olarak 3 maçımız var. Hedefimiz ilk 8 sıra içerisinde bitirme hedefimiz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz, önümüzdeki 3 maçtan maksimum puan alıp yolumuza devam etmeye çalışacağız. Alacağımız dersleri alacağız. Kayserispor’a kalan maçlarda başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.