SAĞLIK - 18 Ocak 2026 Pazar 09:08

Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu

A
A
A
Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu

Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için yapacağı uçuş öncesi İstanbul Havalimanı’nda kalbinden rahatsızlandı. Hasta, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki tedaviyle yaşama tutunurken sağlık ekibi, "Tetkiklerde hem aort kapağında ciddi darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ettik. Eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde tedavisine devam ettik. Oldukça şanslı, havada olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma durumu olabilirdi" dedi.


Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için İstanbul aktarmalı olarak uçuş yapacağı sırada 19 Aralık’ta İstanbul Havalimanı’nda rahatsızlandı. Havalimanında yapılan müdahalenin ardından Brockmeyer, ambulans ile hızla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ekokardiyografi gibi işlemlerde aort kapak darlığı ve koroner arter hastalığı tespit edildi. Hastaya durumu hakkında bilgi verilirken yeni bir uçuşu bu şekilde yapamayacağı bildirildi. Yapılan görüşmeler sonrası ameliyat kararı alındı. Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından 30 Aralık’ta gerçekleştirilen, yaklaşık 6 saat süren operasyon başarıyla tamamlandı. Brockmeyer ve hastane ekibi büyük mutluluk yaşadı.



Eşyaları bile havalimanında kaldı, sağlık çalışanları destek oldu


Öte yandan, neredeyse tüm eşyaları havalimanında kalan ve yanında ailesinden herhangi biri bulunmayan hastanın ihtiyaçlarının da şehir hastanesi ekibi tarafından karşılandığı öğrenildi. Bir dönem Türkiye’de de çalıştığını söyleyen Brockmeyer, havalimanında uçuşa yetişmek için acele ettiğini ve bir anda yaşadığı rahatsızlıkla sarsıldığını söyledi. Her şeyin çok hızlı geliştiğini aktaran Brockmeyer, tedavisi sonrası hastane ekibine teşekkür etti. Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi ise taburcu edilen hastanın rahatsızlığı ve tedavisi hakkında bilgi verirken hastanede adeta Türk misafirperverliğinin bir örneğinin yaşandığını aktardı.



"Tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi"


Hastasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Nihan Kayalar, "Noel tatili için Almanya’ya İstanbul Havalimanı aktarmalı giderken havalimanında bir baygınlık geçiriyor, göğüs ağrısı oluyor. Tetkiklerde hem ciddi aort kapağında darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ediyoruz. 2 lezyonun birleşimiyle tekrar ani bir uçuş yapması çok riskli olacağından müdahalelerini burada yapmaya karar verdik. Yılbaşından hemen önce 3 damarına by pass yaptık. Aort kapağını da değiştirdik, hastamız iyi seyretti. Onun için çok zor bir süreç oldu, geldiğinde havalimanından eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Telefonunun bulunması, eşyalarının getirilmesi, asistanlarımız özellikle ilgilendi. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, hemşirelerimiz, asistanlarımız, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Biz onu yalnız bırakmadık, o da uyumlu bir hasta oldu" şeklinde konuştu.



"Hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor"


Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kayalar, "Koroner arter hastalığı var, bunun bir sürü risk faktörü var; kolesterolün yüksek olması, hipertansiyon olması, aile hikayesi gibi. Yıllar içinde yavaş yavaş gelişmiş ve sonunda semptom vermeye başlamış bir hastalık. Hastamızın aort darlığının sebebi; yaşla birlikte zamanla kapağın bozulması olarak söyleyebiliriz. 1 yıl önce eşini kaybetmiş, sonrasında çok stresli bir dönem yaşadığını ifade ediyor. Bu da belki semptomlarının biraz daha artmasında rol oynamış olabilir. İkisinin kombinasyonu daha da riskli hale geliyor. Oldukça şanslı bir hastaymış, olay geliştiği anda çok daha olumsuz sonuçlanabilirdi, neyse ki buraya kadar ulaşabildi. Kalp durması gibi bir şey yaşamış olsaydı ki bu hastalarda olabiliyor o zaman bu tür bir hastayı hastanede bile olsa geri döndürme çok zor olur. İnsanlar, semptom vermeden böyle şeylerle karşılaşabiliyor, rutin kontrollerin yapılmasını bu yüzden öneriyoruz. Hastamız, daha önce hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor. Bütün ekibimize gerçekten teşekkür ederim, bakımında herkesin çok emeği ve rolü oldu. Neyse ki hastamızı sorunsuz bir şekilde gönderebileceğiz, ekip olarak gayet mutluyuz" dedi.



"Şanslı, havada olsaydı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik"


"İstanbul Havalimanı’na en yakın hastanelerden biri olduğu için ambulansla hastanemize getiriliyor" diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Sinan Erkut ise, "Transit uçuş sırasında İstanbul Havalimanı’nda şikayetleri gelişiyor. Bütün eşyaları havalimanında kalmıştı, kendisi oldukça şok geçirmiş gibi diyebiliriz, üzülmüştü. Tabi Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde burada tedavisine devam ettik. Operasyon yaklaşık 5-6 saat kadar devam etti. Gayet de başarılı bir şekilde işlemleri tamamladık. Özellikle asistan arkadaşlarımız her konuda yardım etti, her türlü desteği sağladılar. Hastanemiz de gereken bütün desteği gerçekleştirdi, tüm bakımları da hastane personeli tarafından yapıldı. Şanslı bir kişi, belki bu krizi havada geçirmiş olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma şansımız olabilirdi, hastayı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik" ifadelerini kullandı.



"Uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor"


Hastaya olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını anlatan Asistan Dr. Orhan Açıl, "Hastamız Kuveyt’te bir mühendis olarak çalışıyor, yılbaşı için Almanya’ya ailesinin yanına giderken İstanbul Havalimanı’nda aktarma yapıyor. Süreci hastadan sorduğumda daha önceden hiçbir hastalığının olmadığını, kendisine dikkat etmeye çalıştığını söylüyor. ’nefes nefese kaldım’ acaba uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor. Hasta, burada kalmak ve ameliyat olmak istediğini söyledi. Detaylarını istedi, ’kalırsam nasıl bir süreç beni bekliyor’ diye. Bir şekilde telefonuna, eşyalarına ulaştık. En hızlı şekilde hastayı hazırlamayı başardık. Hep transit uçuşlarında Türkiye’yi kullanıyormuş" diye konuştu.



Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Sosyal eşitlikte ’Nilüfer Modeli’ dünyaya örnek oluyor Nilüfer Belediyesi’nin ekonomik krizin etkilerini azaltmak ve gıdaya adil erişimi sağlamak için kurduğu "Dayanışma Sofrası" modeli, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP), Nilüfer’in Kent Lokantaları’ndan Halk Kart’a uzanan kapsayıcı sosyal destek sistemini, "Sosyal ve Ekonomik Eşitlik" alanında dünyaya örnek proje olarak gösterdi. Nilüfer Belediyesi, artan yoksulluk ve gelir eşitsizliğine karşı geliştirdiği bütüncül sosyal politika uygulamalarıyla küresel ölçekte ses getiren bir başarıya imza attı. Belediye tarafından hayata geçirilen ve "Nilüfer’in Dayanışma Sofrası" çatısı altında toplanan projeler, Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı (MUFPP) tarafından 2025 yılı değerlendirmelerinde Kenya’nın Nairobi, Bolivya’nın La Paz ve Tayland’ın Bangkok kentleriyle birlikte özel olarak incelenerek referans gösterildi. Entegre bir dayanışma ağı Nilüfer’in uyguladığı modeli inceleyen uluslararası komite, projenin en güçlü yanı olarak "kısa vadeli yardımların ötesine geçmesini" gösterdi. Wageningen Ekonomik Araştırma Merkezi’nden uzmanların da yer aldığı değerlendirmede; Nilüfer’in sadece gıda dağıtmadığı, aynı zamanda dezavantajlı grupları kent hayatına entegre eden, insan onurunu koruyan ve toplumsal katılımı teşvik eden sürdürülebilir bir yapı kurduğu vurgulandı. Hayatın her alanına dokunan çözümler Dünyaya örnek gösterilen bu model, kentin farklı noktalarında ve dijital mecralarda eş zamanlı işleyen bir sistemden oluşuyor. Vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı yemeğe erişebilmesi için açılan Nilüfer Kent Lokantası ve Nilbel Kafeler, bu ağın en görünür yüzünü oluşturuyor. İhtiyaç sahiplerine sıcak yemek ulaştıran Nilüfer Belediyesi Hacı Remziye Bakgör Aşevi ise dayanışmayı hanelerin içine kadar taşıyor. Modelin en dikkat çekici yönlerinden biri ise teknolojinin iyilik için kullanılması. "Nilüfer Her Yerde" mobil uygulaması üzerinden hayata geçirilen Askıda Yemek sistemi, bağışçı ile ihtiyaç sahiplerini dijital bir köprüde buluşturuyor. Uygulama sayesinde yardımlaşma süreci, kimliklerin ifşa edilmediği, alan elin veren eli görmediği insan onuruna yakışır bir hassasiyetle yürütülüyor. Bu dijital sistemin yanı sıra Halk Kart uygulaması bin 250 ailenin gıda ihtiyacını karşılamasına imkan tanıyor. Özellikle artan yaşam maliyetleri karşısında eğitimine ara verme riski taşıyan üniversite öğrencileri de unutulmuyor; sınav dönemlerinde kütüphanelerde yapılan ikramlar ve çorba dağıtım noktaları, gençlere hayati bir destek sağlıyor.
Sivas Meşhur tostçu, soğuk havada şov yapmak isterken kendini yaktı Çektiği videolar ile sosyal medyada adından söz ettiren tostçu Raşit Yıldırım, Sivas’ta etkili olan soğuk havayı gözler önüne sermek istedi. Sıcak suyu havaya atarak donduğunu göstermek isteyen Yıldırım, kendisini yaktı. Sivas’ta yaşayan ve çektiği sosyal medya videoları ile ün salan tostçu Raşit Yıldırım, kentte etkili olan soğuk havayı takipçilerine göstermek istedi. İş yerinin önünde sıcak su şovu yapmak isteyen Raşit Yıldırım, suyu havaya dökerek donmasını görüntülemek istedi. Elindeki sıcak suyun üzerine dökülmesiyle panikleyen Yıldırım’ın vücudunda yanıklar oluştu. Meşhur tostçu Raşit Yıldırım’ın kendisini yaktığı anlar, saniye saniye cep telefonu kamerasına yansıdı. Sıcak su vücuduna döküldü Olay anını anlatan Raşit Yıldırım, "Her gün bir sosyal medya içeriği üretiyorum. Bu kez maalesef talihsiz bir kaza geçirdim. Sivas’ta bugün hava eksi 20 dereceydi. Biz de sıcak su ile bir test yapalım dedik. Demlikte çok fazla su olduğu için kaldırır kaldırmaz kafamdan aşağı döküldü. O esnada sırtımda, kafamda, elimde, göğsümde ciddi yanıklar oluştu. Hemen sonrasında hastaneye gittik. Sağ olsun hastanedeki arkadaşlar tedavi altına alarak pansuman yaptılar. Şu an biraz daha iyiyim" dedi. "Yaptığıma gerçekten pişman oldum" Yaptığı deneyden pişman olduğunu söyleyen Yıldırım, "Sizlerden ricam bu tür deneylerde daha dikkatli olalım. Gerçekten çok tehlikeliymiş. Ben yaptığıma gerçekten pişman oldum. Kimseye de yapmasını tavsiye etmiyorum. O esnada ya soğuk suya girmem gerekiyormuş, ya da karın üzerine yatmam gerekiyormuş. Belki bu hale gelmezdim. Bütün vatandaşlarımızdan dikkatli olmalarını istiyorum" ifadelerine yer verdi.
Bursa Engelli Bireyler Sahnede Usta Sanatçılara Taş Çıkarttı Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri tarafından hazırlanan ’Miras Değil Mübarek’ adlı tiyatro oyunu, ikinci gösterimiyle sanatseverlerle buluştu. Yoğun katılımın olduğu gecede engelli bireyler, sahnedeki performanslarıyla profesyonel sanatçıları aratmadı. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Osmangazi Engelliler Meclisi iş birliğiyle Osmangazi Gösteri Merkezi’nde sahnelenen oyunun ilk gösterimi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, kapsamında Ahmet Vefik Paşa Bursa Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleştirilmişti. Altı ayı aşkın süredir süren yoğun çalışmaların ardından ikinci kez sahnelenen oyun, izleyicilerden tam not aldı. Engelli bireylerin başarılı performansları, salonu dolduran izleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Üç kardeşin babalarından kalan miras üzerinden gelişen hikâyeyi, eğlenceli bir anlatımla ve hayata dair önemli mesajlarla sahneye taşıyan oyunda, oyuncular sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. "Yoğun Katılımla İkinci Gösterimimizi Sahneledik" ‘Miras Değil Mübarek’ tiyatro oyunun ikinci gösterimiyle izleyici karşısına çıktıklarını ifade eden Osmangazi Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Orhan Koca, "Arkadaşlarımız bu oyuna hazırlanmak için altı ay boyunca büyük bir özveriyle çalıştı. Özel ihtiyaç sahibi bireylerden oluşan ekibimizle büyük bir motivasyonla hazırlandık. İlk oyunumuzu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında sahnelemiştik. Bugün ise yoğun bir katılımla ikinci gösterimimizi sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu. "Aylar Süren Bir Çalışmanın Ürünü" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederek sözlerine başlayan oyunun yazarı Huriye Ece Küçük de, "Oyunumuz ikinci kez izleyiciyle buluştu. Bizlere her zaman destek olan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum. Senaryo süreci aylar süren bir çalışmaydı. Zaman zaman özel ihtiyaç sahibi bireylerden destek aldık; zor ama çok keyifli bir süreç oldu. 16 kişilik oyuncu kadromuzla sahnelediğimiz oyun çok beğenildi. Bundan sonraki süreçte de kapılarımız herkese açık" ifadelerini kullandı. Başarılı sahne performanslarıyla izleyenlerin yoğun beğenisi kazanan engelli bireyler ise "Uzun bir hazırlık sürecinin ardından ikinci kez sahneye çıkmanın mutluluğunu yaşadık. İlk gösterimden sonra çok güzel geri dönüşler almıştık. Bugün salonun tamamen dolu olması bizi çok mutlu etti. İzleyicilere keyifli bir oyun izlettirdiğimiz için gururluyuz" şeklinde konuştu.