SAĞLIK - 04 Temmuz 2025 Cuma 09:25

Havuz keyfi hastalığa dönüşmesin: Yaz aylarında enfeksiyon riskine dikkat

A
A
A
Havuz keyfi hastalığa dönüşmesin: Yaz aylarında enfeksiyon riskine dikkat

Dr. Zeynep Güngördü Dalar, yaz aylarında serinlemek için tercih edilen havuzların, yeterli dezenfeksiyon sağlanmadığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek "Havuzlar; bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin kolayca bulaşabildiği ortamlardır. Özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler daha büyük risk altındadır" dedi.


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Güngördü Dalar yaptığı açıklamada, yaz aylarında havuza girmenin mikrobiyolojik açıdan taşıdığı sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yetersiz klorlama ve hijyen kurallarına uyulmaması durumunda havuz sularının birçok enfeksiyon etkenini barındırabileceğini vurgulayan Dr. Dalar, "Özellikle klora dirençli bazı mikroorganizmalar uzun süre canlı kalabilir. Havuzlar bu nedenle ishal, el-ayak-ağız hastalığı, cilt, göz ve kulak enfeksiyonları gibi pek çok rahatsızlığın yayılmasına neden olabilir" ifadelerini kullandı.



En sık görülen havuz kaynaklı hastalıklar


Dr. Zeynep Güngördü Dalar, havuzlardan bulaşabilecek başlıca enfeksiyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, "Özellikle çocuklarda havuz suyu yutulması sonucunda ishal, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle seyreden mide-bağırsak enfeksiyonları ortaya çıkabilir. Virüsle kirlenmiş havuz sularıyla bulaşan el, ayak ve ağız hastalığı ise yaz aylarında salgınlara yol açabilmektedir. Klor seviyesinin yetersiz olduğu havuzlarda Pseudomonas bakterisi ve mantar enfeksiyonları ciltte kızarıklık, kaşıntı ve sivilce benzeri döküntülere neden olabilir. Kirli havuz suyuyla temas sonucunda konjonktivit ve dış kulak yolu iltihabı gibi göz ve kulak enfeksiyonları görülebilir. Nadiren de olsa havuzdan yayılan Legionella bakterisi, ciddi bir solunum yolu enfeksiyonu olan Lejyoner hastalığına yol açabilir. Ayrıca havuz suyu doğrudan etken olmasa bile uzun süre ıslak mayo ile kalmak, özellikle kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu riskini artıran bir faktördür" dedi.


Dr. Zeynep Güngördü Dalar, havuz sularında E. coli, Pseudomonas, Legionella gibi bakterilerin; adenovirüs ve enterovirüs gibi virüslerin; Cryptosporidium, Giardia gibi parazitlerin ve mantar türlerinin bulunabileceğini belirterek, bu mikroorganizmaların ishal, cilt tahrişi, göz iltihabı ve solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabileceğini ifade etti.



Kişisel önlemler büyük önem taşıyor


Havuzlardan kaynaklı hastalıkların önüne geçilmesi için bireysel hijyen kurallarının önemine dikkat çeken Dr. Zeynep Güngördü Dalar, "Havuza girmeden önce mutlaka duş alınmalı; vücutta bulunan ter, kozmetik kalıntıları ve mikroorganizmaların suya karışması engellenmelidir. Açık yarası olanlar, ishal geçirenler ya da deri enfeksiyonu bulunan bireyler havuza girmemelidir, çünkü bu durum hem kendi sağlıklarını hem de diğer kullanıcıları riske atar. Küçük çocukların yüzme bezleri ile havuza alınması büyük önem taşır; bezle havuza girilmesi hijyen açısından ciddi sakıncalar doğurabilir. Ayrıca havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ile uzun süre kalınmamalı, kuru kıyafetler giyilerek özellikle kadınlarda sık görülen mantar ve idrar yolu enfeksiyonlarının önüne geçilmelidir" dedi.


Sadece su değil, çevre temizliği de kritik


Havuz hijyeninde yalnızca suyun değil, çevresel alanların da temizliğinin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Dalar, "Duş alanları, tuvaletler, havuz kenarları ve ıslak zeminler mikroorganizmaların kolayca üreyebileceği yerlerdir. Bu alanların düzenli olarak temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekir" şeklinde konuştu.



Neye dikkat etmeli


Dr. Zeynep Güngördü Dalar, vatandaşların bir havuzun hijyenik olup olmadığını her zaman çıplak gözle anlayamayacağını ancak bazı ipuçlarına dikkat ederek genel bir fikir edinebileceklerini belirterek "Havuz suyu berrak olmalı ve dibi net şekilde görülebilmelidir; bulanık ya da yeşilimsi su, yetersiz klorlama işareti olabilir. Havuz çevresindeki alanlar temiz, düzenli ve kuru olmalı; kaygan ya da yosun tutmuş zeminler hijyen eksikliğine işaret eder. Havuzdan gelen aşırı ve rahatsız edici kimyasal kokusu da bazen yanlış klorlama uygulamalarının göstergesi olabilir. Havuza girenler için uyarı levhalarının bulunması ve bu kurallara uyulduğunun gözlemlenmesi önemlidir. Ayrıca, havuzun bakım durumunu ve güvenliğini gösteren su analiz raporlarının görünür bir alanda asılı olması, tesisin hijyen konusunda şeffaf ve düzenli çalıştığını gösterir" dedi.


Dr. Zeynep Güngördü Dalar, açıklamasının sonunda "Havuzlar, doğru şekilde dezenfekte edildiğinde güvenli ortamlardır. Ancak en güvenli havuz bile kişisel hijyen kurallarına uyulmadığında sağlık riskine dönüşebilir" uyarısında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.