EĞİTİM - 28 Nisan 2026 Salı 17:22

Hayallerinin peşinden gittiler

A
A
A
Hayallerinin peşinden gittiler

Öğretmen Emre Alettin Keskin’in öğrencilerine ’hayallerinizin peşinden gidin’ diyerek başlattığı küçük bir sınıf çalışması, Türkiye genelinde büyüyen bir sosyal harekete dönüştü.


İstanbul Gaziosmanpaşa’daki bir devlet okulunda 2016’da Hayal Gücü Merkezi olarak kurumsallaşan model, 4 bin eğitimci ile birlikte dolaylı olarak 300 bin çocuk ve gence ulaşan güçlü bir oluşum haline geldi. Çocukların merakını, hayallerini ve üretme cesaretini merkeze alan bu hareketin en görünür buluşması olan 4. Hayal Gücü Ödülleri, 2 Mayıs 2026’da Sabancı Center’da gerçekleştiriecek.


Bugün Hayal Gücü Merkezi, Hayal Gücü Derneği çatısı altında faaliyetlerini sürdürerek Türkiye genelinde yaygınlaşan güçlü bir sosyal girişim haline geldi. Hayal Gücü Ödülleri kısa sürede klasik ödül törenlerinin ötesine geçerek hayal gücü, merak ve cesaretle ortaya çıkan çalışmaların buluştuğu bir platforma dönüştü. Bu modelde gençler yalnızca izleyici değil; araştırma, değerlendirme ve seçim süreçlerinin doğrudan parçası. 2026 yılı organizasyonu kapsamında çocuk ve gençlerden oluşan 60 kişilik Araştırma Kurulu, ilk kampını tamamlayarak 150 aday üzerinde kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Farklı sektörlerden uzmanların yer aldığı Seçici Kurul ile ilerleyen süreç, adayların çok katmanlı bir değerlendirmeden geçmesini sağlıyor. İngiltere, İtalya, Amerika ve Japonya gibi farklı ülkelerde yaşayan 11 Türk tasarımcının, çocuklar ve gençlerle birebir çalıştığı üretim modeline dönüştü. Her tasarımcı, birlikte çalıştığı ekiplerle kendi kategorisine özel, tamamen özgün ödüller tasarlıyor. Bu sayede ortaya tek tip bir ödül değil; her biri kendi hikayesine ve üretim sürecine sahip, benzersiz tasarımlar çıkıyor. Düzenlenecek törenle hayal gücünden doğan fikirleri, cesur projeleri ve ilham veren isimleri aynı sahnede buluşturacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında dava açıldı İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın katil zanlısının babası hakkında, olayda kullanılan bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle kamu davası açıldı. İddianamede, başka suçtan tutuklu bulunan baba hakkında 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin tutuklanan 14 yaşındaki zanlı E.Ç.’nin babası Y.Ç. hakkında dava açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Y.Ç. hakkında, zanlının olay anında kullandığı sustalı bıçağın sahibi olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, Y.Ç. (40) ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Zanlının başka suçtan cezaevinde olduğu aktarıldı İddianamede, olayda kullanılan bıçağın Y.Ç.’ye ait olduğu, şüphelinin Atlas Çağlayan cinayetinin işlendiği dönemde cezaevinde olduğu gerekçesiyle suçtan haberdar olmadığını belirttiği aktarıldı. İddianamede, UYAP sorgulamasında şüphelinin 2 Kasım 2025 tarihinde Bakırköy Metris Cezaevinde bulunduğu, suç tarihi itibariyle halen Çorlu Karatepe 1 Nolu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda bulunduğu vurgulandı. İddianamede, suça konu bıçağa İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemeye göre, 6136 sayılı ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ kanunu kapsamında kaldığı belirtildi. 1yıla kadar hapis cezası talebi Sanık Y.Ç. hakkında, ’ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanuna muhalefet’ suçundan 6 aydan1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Kastamonu Prof. Dr. Ekrem Savaş: "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleşen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansında konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" dedi. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından yürütülen "Üniversite Konferansları" programı Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Yeri" konferansına Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmacı olarak katıldı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta Kastamonu Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Prof. Dr. Ekrem Savaş, İslam medeniyetinin matematikten astronomiye, coğrafyadan kimyaya kadar pek çok alanda bilime sağlanan katkılarla ilgili bilgiler verdi. Tarihi bilmenin önemine değinen Prof. Dr. Savaş, "Orta Çağ’da Avrupa’da karanlık varken, Müslümanlarda büyük bir güneş varmış, bizler farkında bile değilmişiz. Avrupalılar bizim aydınlıklarımızı aldılar, muhteşem bir şekilde koşarak bugün bizi geçtiler. Dolayısıyla yürüyenlerin koşanları yakalaması çok zor olduğu için, bence çarkı tersine döndürmek gerekiyor. Ama İslam dünyası aşağı yukarı 800. yüzyıla kadar bilime hizmet eden büyük alimlere sahip, alimleri olan bir toplumdur. Bir de Yunanlılar var. Her biri, birbirini takip etmiştir, bunu hiç kimse inkar edemez. Ama İslam dünyası, İslam alimleri bir öncekileri anlamışlardır. Daha sonra, ’üzerine ne koyabiliriz’ demişlerdir. ve yeni teoriler ortaya çıkararak bir öncekini geliştirmişlerdir. Bugün ki Batı, İslam dünyasındaki bilimin doğudan batıya göçüdür. Avrupalıların karanlık çağ dediği dönemde, Müslümanlar, hiçbir zaman hiçbir yerlerde işgal ettikleri topraklarda kimsenin dinine, kültürüne, örneklerine ve dilinle karışmadı. O duygu, o davranış, o meziyet, birçok Hristiyan alimin Müslüman olmasını ve onların bilgilerini de araç olarak kitaplarına dönüştürmelerini sağladı" dedi. İslam alimlerin bilime katkılarından örnekler vererek konuşmasını sürdüren Savaş, "Müslüman alimler genelde ilmi Müslüman hocalardan öğrenmişlerdir, okullar oluşturmuşlardır. Ama Batılılar ilmi kitaplardan öğrenmişlerdir. Çok acıdır ki 18. yüzyıla gelene kadar Avrupalılar, Müslümanlardan tercüme etmiş oldukları kitaplara kendi isimlerini yazmışlardır ya da daha çok kendi otoriterlerinin isimlerini yazmışlardır" diye konuştu. Program, soru-cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Ekrem Savaş’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
Konya KTO Karatay Üniversitesinde Proaktif Spor Zirvesi başladı KONYA (İHA) – KTO Karatay Üniversitesi tarafından spor yöneticileri, profesyoneller, sağlık çalışanları, hukukçular ve sporcuları akademi camiası ile üniversite öğrencileriyle buluşturmayı amaçlayan Proaktif Spor Summit’26 başladı. Konya Milletvekili Mehmet Baykan öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve KTO Karatay Üniversitesi öğrenci topluluklarının koordinasyonuyla düzenlenen "Proaktif Spor Summit’26", 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. "Profesyonel Kulvar" açılış oturumu, spor spikeri Erdoğan Arıkan moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve milli olimpik sporcu Rıza Kayaalp yer aldı. Programın açılışın konuşan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç, "Spor ve kariyer dediğiniz zaman hem sporda kariyer yapmış hem de dışarda kendi hayatında veya akademik hayatında kariyer yapmış başarılı sporcularımızı burada göreceğiz. Bu başarı hikayelerini onlardan dinlemek suretiyle kendi öğrencilerimizi de bir yol açacağız" dedi. Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Öztürk de, verimli bir toplantı geçmesini temenni ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, "İki günlük spor zirvesinin ilk oturumunda ve açılış programında birlikteyiz. İnşallah bu iki gün içerisinde konuklarımızın deneyimleri, tecrübeleri, konuklarımızın hayata bakışları ve geldiği noktalar siz genç kardeşlerimize birer rehber, birer geleceğe yönelik işaret fişeği olarak zihinlerinizde yer alır diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır da 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarını Türkiye’ye getirmek istediklerini belirtirken, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi’nin başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de minderde olmanın zor olduğunu belirterek, "Orada yaşadığınız stresten ömrünüzden ömür gidiyor. O final atmosferini yaşamak çok zor. Masanın bu tarafının da zorluğu, ağırlığı var. O zorlukta şöyle sadece işimizi yapıyor olsak, sadece güreşle ilgilenebiliyor olsak belki bu kadar yorulmayız. Şahıs olarak kabul etmeyeceğim çoğu şeyi burada güreşin faydası adına kabul ediyorum" şeklinde konuştu. İyi bir şampiyona geçirdiğini belirten Milli Olimpik Sporcu Rıza Kayaalp, "2012’de rekoru egale etmiştim. 2023’te rekoru kıracağım diye hissediyordum ama 3 yıllık bir süreç oldu. 2024’te finalde kaybettim son 1.5 dakika kala. Sonra 2025’te başımıza farklı şeyler geldi. Onu sıkıntısını yaşadım. Ama bu sene pes etmedim. Uzun yıllar ülkemde kalacak rekoru kazandırmış oldum. Bu milleti temsil etmek, bu bayrağı temsil etmek öncelikle büyük sorumluluk sonra da çok gurur verici bir şey" diye konuştu.
İstanbul Marmaris-Kıran etabını kazanan Ivan Sosa basın toplantısında övgüler yağdırdı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Marmaris-Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa, "Ülkeniz muazzam, yarış ve tabiat bir harika" dedi. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 132.7 kilometrelik Marmaris -Kıran tırmanış etabını kazanan Kolombiyalı sporcu Ivan Ramiro Sosa yarış sonrası katıldığı basın toplantısında şunları söyledi: "Tekrar kazanan biri olduğu için çok mutluyum. Tanrıya, takımıma, aileme ve zor zamanlarımda benden daha fazla bana inan herkese teşekkür ederim. Geçen yıl Arter İliak ameliyatı geçirdim. Bugünkü finiş çok zor oldu. Bu kadar olacağını tahmin etmemiştim. 5 kilometre kala atağa kalktım. Belki finişe uzak bir noktaydı ama elimden geleni yaparak sonuna kadar hızımı korumaya çalıştım. Ve rakiplerimin önünde bitirmeyi başardım. Arkada çok güçlü bisikletçilerin olduğunu biliyorum. Bu da yarışın henüz bitmediği anlamına geliyor. Bir sonraki dağ etabında finişe daha uzun bir tırmanışlı etap olacak ve 1 saati aşan bir gerilim yaşayacağız. Lider mayoyu takımımla birlikte korumaya kararlıyım. Türkiye’ye kazanmak hedefi ya da denemek için geldim. Bugün normal seviyeme geri dönebileceğimi gösterdim. Belkide kariyerimin en iyi dönemi henüz gelmedi." Ivan Sosa, Türkiye’deki organizasyona ve tabiata hayran kaldığını ve Türkiye’ye tatil için gelebileceğini sözlerine ekledi.