SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:52

Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

A
A
A
Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

Ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin burada kalınan süreyi uzattığını söyleyen uzmanlar, hastalıklara karşı uyardı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı, artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip çok fazla vakit geçirmekte. 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda. Hemoroit bir anatomik yapı, hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla, dikkat etmeliyiz" dedi.


Halk arasında ’basur’ olarak bilinen makat bölgesindeki hemoroit dokusunun sarkması, genişlemesiyle kaşıntı, kanama, ağrı gibi şikayetlerle kendini gösteren hemoroidal hastalığa karşı uzmanlar uyarıyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Sürek de yaşam şeklinin değişmesi, yoğun işlenmiş gıda tüketimi, aşırı acı ve baharatlı gıdaların tüketilmesi, tuvalette uzun süre kalınması, ıkınma, hareketsizlik gibi nedenlerle hemoroidal hastalığın daha sık görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Sürek, son dönemde özellikle genç yaş grubunda ekran bağımlılığının tuvalette de sürmesinin hastalık üzerinde etkili olduğunu söyledi, önemli uyarılarda bulundu.



"Sıklığının artışının ana nedenlerinden biri; ekran bağımlılığı"


"Son yıllarda özellikle genç yaşlarda dijital bağımlılık oldukça arttı artık insanlarımız tuvalete bile telefonlarıyla gidip telefonla çok fazla vakit geçirmekteler" diyen Doç. Dr. Ahmet Sürek, "Bu da tabii çeşitli sağlık problemlere yol açmakta. Uzun süre tuvalette, telefona bakarak vakit geçirmek, bağırsağımızın alt noktasında makat dediğimiz bölgede kan akımının durmasına neden oluyor. Kan damarlarında kan birikmesine neden oluyor. Bu da hemoroit, anal fissür dediğimiz makat çatlaklarına yol açabiliyor, kas disfonksiyonları (kas yapısındaki bozulmalar), ıkınmalarla prolapsuslar (dışarı çıkma, sarkmalar) meydana geliyor. Daha çok genç yaşlarda gördüklerimiz; anal fissür ve hemoroit olarak söyleyebilirim. Ekran bağımlılığı çok önemli bir konu, tuvalette çok fazla vakit geçiriyorlar hem de maalesef Z kuşağımız, gençlerimiz biraz daha artık aktivite, spor yerine herhalde bilgisayar başında vakit geçiriyor. Oyunlar oynuyorlar, devamlı oturarak vakit geçirdikleri için bu hastalıkların şu an görülme sıklığının artışının ana nedenlerinden biri aslında bu; ekran bağımlılığı. Alt bölgedeki damarlarda basınç artışı sağlayarak bu hastalıkların genç yaşlarda görülmesine olanak sağlamaktadır" şeklinde konuştu.



"Telefonumuzu yanımıza almayalım"


Sözlerini sürdüren Doç. Dr. Sürek, "Bu hastalıkların en büyük nedenlerinden biri kabızlık, tuvalete girdiğimizde çok ıkınmamız, ekran başında veya iş yerinde çok fazla oturmak, hareketsizlik, tuvalette 3-5 dakikanın üzerinde vakit geçirme olduğunda hemoroit veya makat bölgesinin hastalıklarında artış meydana geliyor. Makat bölgesinde her kanama hemoroit olmayabilir. En büyük önerilerimden biri; tuvalete gidiyorsak telefonumuzu yanımıza almayalım. Hemoroit sık görülen bir hastalık, yaklaşık yüzde 30-40’larda hemen hemen herkesin etkilendiği bir hastalık. Hemoroit zaten herkeste olan kan damarları, bağ dokusu ve düz kaslardan oluşan, büyük abdestimizin, gazımızın makat çevresini kaplayarak kaçmasını önleyen bir anatomik yapı. Yediğimize, içtiğimize, hareketlerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Hastalığa hemoroidal hastalık diyoruz çünkü hemoroit bir anatomik yapı. Evresine göre tedavi uyguluyoruz, 4 evreye ayrılıyor. Yaşam tarzını değiştirme, bol su içme, lifli gıdalar yeme, yürüyüşlerini artırması belki bir spor fiziksel aktiviteyi artırmasını öneriyoruz, bunlarla zaten çoğu geçebiliyor. Geçmezse medikal ilaçlar verebiliyoruz. Etkili olmazsa endoskopik müdahalelerimiz oluyor, en son aşamada artık hiçbir tedaviden fayda görmüyorsa cerrahiye hastaları yönlendirebiliyoruz" dedi.



"Kabızlık uzun sürüyorsa mutlaka doktora gidip nedeni araştırılmalı"


Hastalıkların oluşmaması için yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Sürek, "Engellenmesi için şunu söyleyebilirim; hareketli bir yaşam, çok ekran başında veya işyerinde oturarak çalışıyorsak da mutlaka kısa bir yürüyüş yapmayı öneriyorum. Lifli gıdaları bol tüketmemiz gerekiyor hem bağırsak sağlığımız hem de bağırsak hareketleri, büyük abdestin formundaki yumuşaklıklarla bu hastalıklara yakalanmayı azaltmakta. Toplardamarlarda kan birikir ve bu hastalıklar meydana gelir, hemoroidin içinde kan birikirse hemoroidal hastalık meydana geliyor. Kabızlığı yenebilmemiz için aktiviteyi artırmamız, bol su içmemiz, lifli gıdalar yememiz gerekiyor. Uzun sürüyorsa mutlaka bir doktora gidip nedeninin araştırılması gerekiyor. İşlenmiş gıdalar hem kabızlık artışına hem de bağırsak floramızın bozulmasına, hastalıkların gelişmesine neden olabiliyor. Bağırsak sağlığımızı korumak için tahılları ön plana almamız gerekiyor, taze sebze, meyveleri bol tüketmemiz gerekiyor. Z kuşağı fast foodu aşırı seviyor, tüketiyor. Bu da bu hastalıkların gelişmesinde ve oluşmasında büyük etkenlerden biri" ifadelerini kullandı.



"Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"


"Kesinlikle sosyal medyadan hasta kendini tedavi etmemeli" diyerek sözlerine devam eden Doç. Dr. Sürek, "İnternetten araştırıp tedavisini kendisi yapmamalı, bazen bunların altından kanserler de çıkabiliyor, özellikle 45 yaşından yüksek insanlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekiyor. İnternette yazan her şey kişi için doğru değil. Kolorektal kanseri artık 20’li 30’lu yaşlarda da görüyoruz. Geçmeyen bir kanama, kronikleşmiş bir kabızlığı varsa vatandaşlarımızın mutlaka bir hekime başvurması gerekmekte. Belki kolonoskopi belki başka görüntülemeler yapılacak. Bu hastalıkların da yaşı biraz daha düştü, sebebi de yaşam tarzındaki değişiklik. Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı. 20 ile 40 yaş arasında bayağı bir hastamız özellikle genç 20, 30 yaş arasında daha da fazla hastamız bize başvuruyor. Hemoroidal hastalık, makat çatlağı, alt gastrointestinal sistem hastalıklarından başvurular oldukça fazla. Bağırsak sağlığımız çok önemli, insanın ikinci beyni derler, bütün vücudu etkiliyor, bağırsağımıza çok iyi bakmamız gerekiyor" diye konuştu.



Hemoroidde ’ekran bağımlılığı’ etkisi: "Son zamanlarda 20’li 40’lı yaşlarda oldukça pik yaptı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta el emeği ürünler sergilendi Muş’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gençlik merkezlerinde eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Muş’ta Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında, Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezlerinde kursiyerler tarafından hazırlanan el emeği ürünler sergilendi. Gençlik merkezlerinde açılan kurslarda eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el sanatları, dekoratif ürünler ve çeşitli tasarım çalışmaları düzenlenen sergide vatandaşların beğenisine sunuldu. 19 Mayıs Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında açılan sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, ziyaretçiler stantları dolaşarak ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu. Kursiyerlerin hazırladığı çalışmaların büyük beğeni topladığı etkinlikte, gençlerin sanatsal ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Sergiyi ziyaret eden Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Yusuf Kılıç, gençlere yönelik sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin devam edeceğini belirterek, benzer etkinliklerle kursiyerlerin çalışmalarını vatandaşlarla buluşturmaya devam edeceklerini kaydetti. Kılıç, "Gençlik Haftası kapsamında sadece kültürel faaliyetler değil, aynı zamanda sportif ve sanatsal faaliyetlerimiz de mevcut. Burada gördüğümüz eserlerin yanı sıra diğer merkezlerimizde ve tesislerimizde de birçok çalışmayı sergiliyor, sahalarımızda çeşitli turnuvalar düzenliyoruz. Bugün burada çok anlamlı bir sergi gerçekleştirdik. Gençlik merkezimizde bir yıl boyunca yapılan el sanatları eserlerini vatandaşlarımızın beğenisine sunduk. Gençlerimizin emek vererek hazırladığı eserleri burada sergiliyoruz. Bizim buradaki temel amacımız, gençlerimizi bağımlılıktan uzak tutmaktır. Gençlerimiz buralara gelip bu eserleri ortaya koyuyor ve zamanlarını verimli bir şekilde geçiriyor. Çünkü burada olmazlarsa kötü alışkanlıklarla karşı karşıya kalabilirler. Biz de önleyici faaliyetler kapsamında bu çalışmaları yürütüyoruz. Burada gerçekten çok değerli eserler ortaya çıkmış. Ben zaman zaman kurslarımızı gezip yerinde incelemeler yapıyor, gençlerimizle sohbet ediyorum. Çok güzel çalışmalar var. İnşallah ileride büyük sanatçılar olur ve kendi sergilerinizi açarsınız diye onları teşvik ediyoruz. İmkânı ve boş vakti olan tüm gençlerimizi ve vatandaşlarımızı gençlik merkezlerimize bekliyoruz" dedi. Gençlik merkezinde çalışmalarını yürüten usta öğretici Tülay Işık, "Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergimizin bugün açılışını gerçekleştirdik. Yıl boyunca ortaya koyduğumuz çalışmaları sergileme imkanı bulduk. Bu süreçte bizlere destek veren gençlik merkezi yönetimine ve kursiyerlerimize teşekkür ediyoruz. Yıl boyunca yaklaşık 150 kursiyere ulaştık. Burada amacımız sadece hobi kazandırmak değil, aynı zamanda gençlerimizi sanatla buluşturarak terapi niteliğinde bir ortam oluşturmak. Faydalı olabiliyorsak ne mutlu bize. Kurslarımızda ahşap işlemeciliği başta olmak üzere su kabağı ve çini işleme gibi çeşitli alanlarda eğitimler veriyoruz. Sanat terapisi kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla gençlerimizin gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz. Bu faaliyetlerin sürdürülebilmesi için elimizden gelen desteği vermeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Düzce "DÜFest 2026" renkli görüntülere sahne oldu DÜZCE (İHA) – Düzce Üniversitesinin her yıl geleneksel olarak düzenlediği öğrenci festivali DÜFest 2026, ikinci gününde spor turnuvaları, sergiler, halk oyunları gösterileri ve konserlerle öğrencileri bilim, sanat ve eğlenceyle buluşturdu. Kampüs alanında gerçekleştirilen festivalin ikinci günü, Sporfest Satranç Turnuvası ile başladı. Gün boyu süren etkinliklerde öğrenciler; oryantiring ve yüzme yarışmalarında rekabetin ve sporun birleştirici gücünün tadını çıkardı. Etkinlikler kapsamında açılan Bilim ve Teknoloji Sergisi ile "Temas: İnsan, Mekan, Zaman" Fotoğraf Sergisi öğrencilerden ilgi gördü. Mezunlar yıllar sonra kampüste buluştu Festival programında yer alan "Mezuniyet Bir Son Değil, Bir Bağdır; Bağlarımızı Tazelemeye Hazır mısınız?" etkinliğiyle DÜ mezunları kampüste yeniden bir araya gelerek hasret giderdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği DÜFest Panayırı’nda ise kulüp ve topluluklar stant açarak faaliyetlerini tanıttı. Kültür, Sanat ve Dans Topluluğu ile Spor Bilimleri Topluluğunun halk oyunları gösterileri izleyicilerden alkış aldı. Sporfest Geleneksel Okçuluk Turnuvası ile devam eden etkinlikler, akşam saatlerinde yerini müziğe bıraktı. Berkan Uz, Mert Yıldırım ve DJ Ali Hakan Eren’in performanslarıyla hareketlenen festival alanı, günün finalinde sahne alan "Maço Band" grubunun konseriyle renklendi.
Aydın Didim’de atık piller geri dönüşüme kazandırılıyor Didim Belediyesi tarafından geri dönüşüm bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla ilçe genelindeki birçok noktaya atık pil kutuları yerleştirildi. Çalışma kapsamında çevreye zarar verebilecek atık pillerin kontrollü şekilde toplanması hedefleniyor. Didim Belediyesi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, vatandaşların kolay ulaşabileceği birçok noktaya atık pil kutuları yerleştirildi. İlçe genelinde sürdürülen uygulamayla birlikte atık pillerin ayrı toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırılması amaçlanıyor. Doğaya bırakıldığında toprak ve su kaynakları üzerinde ciddi çevresel riskler oluşturabilen atık pillerin kontrollü şekilde toplanmasıyla birlikte çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Didim Belediyesi tarafından sürdürülen çevre çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen uygulamayla, geri dönüşüm alışkanlığının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor. Atık pil kutuları sayesinde vatandaşların geri dönüşüm süreçlerine daha aktif katılım sağlaması hedeflenirken, çevre dostu uygulamaların ilçe genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi. Didim Belediyesi, çevre dostu uygulamalar ve sürdürülebilir kent anlayışı doğrultusunda geri dönüşüm ve sıfır atık çalışmalarını ilçe genelinde sürdürmeye devam ediyor.
İstanbul Sultangazi kurban pazarında hareketlilik başladı Sultangazi’de her yıl kurulan ve İstanbul’un birçok kesiminden vatandaşların uğrak noktası olan kurbanlık satış alanı, bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurularak hizmet vermeye başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar kurulan çadırlarda yerini alırken, ilk günden satış yaptıklarını belirten satıcılar ise müşterilerin ilgisinin yoğun olduğunu belirtti. Bu yıl da Sultangazi Belediyesi tarafından kurulan kurban satış noktası, vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Geniş bir alana kurulan ve içinde kafeteryasından sosyal donatı alanlarına her türlü imkanın bulunduğu ve ücretsiz internet ağı hizmetinin verildiği pazar, ilk günden yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen kurbanlıklar satışa sunulurken, satıcılarsa ilgiden dolayı memnun olduklarını söylediler. Kurbanlık satışı yapan Veysel Günal, "Sultangazi Belediyesi’nin açmış olduğu kurban pazarına geldik. Sinop’tan getirdik. Bu sene 200 ile 400, 500 kilo üzerinde hayvanlarımız var. Aşağı yukarı geçen sene ile bu sene arasında fiyatlarda yüzde 25 gibi bir fiyat farkı var. 200 bin TL’den 450 bin TL’ye kadar hayvanımız var. Şu anda 1-2 tane sattık. İnşallah bu hafta istediğimiz emeğimizi alırız" dedi. Bir diğer kurbanlık satıcısı Şükrü Toklu, "Samsun Alaçam’dan geldim. Kurbanlık hayvanlarımızı getirdik, yerine yerleştirdik. Müşteri ufak tefek gelmeye başladı. Fiyatlarımız 200 ile 400 bin arasında. Beklentimiz bu sene iyi olacak gibi" ifadelerini kullandı. Soner Özgenç ise, "Kurbanlıklarımızı getirdik, satmayı bekliyoruz. Fiyatlarımız 250’den başlıyor, 500’e kadar kurbanlıklar mevcut. Canlı kilo 600, 700, 1 tona yakın danalarımız var. Hareketlilik var, gelen giden oluyor şu anda. İlk günden böyle olduğu için biraz beklentimiz var, iyi olmasını bekliyoruz" diye konuştu. Pazara kurbanlık almak için gelen Zeki Koroğlu ise, "İşler güzel. Bu sene hayvanlar ucuz. Bir bakmaya geldik. Bu sene geçen seneye göre iyi. Geçen sene 200’dü, bu sene de 225-250 civarında" dedi. Küçükbaş hayvan satışı yapan Serhat Nemli, "Doğal ve organik hayvan almak isteyen buraya gelebilir. Hayvanlarımız kesinlikle meradan olup doğaldır, katkı içermemektedir. Müşterilerimizi bekleriz. Fiyatlarımız 20 binden başlar, 35-40 bine kadar çıkıyor" dedi. Serdar Demirbaş ise, "Hayvanlarımızı bugün Iğdır’dan getirdik. Satışlarımız bugünden itibaren başlayacak inşallah. 25 binden 40 bine kadar hayvanımız var. Yayla hayvanı, besi yemi yemedi, sadece yaylada beslendi" ifadelerini kullandı. Öte yandan Sultangazi Belediyesi’nin kurduğu kurban satış alanı havadan dron kamerası ile görüntülendi.
Siirt Komşu illerde aşırı yağışlar nedeniyle Siirt fıstığında rekolte ve talebin artması bekleniyor Fıstık üretimi olan illerde aşırı yağışların mahsule zarar vermesiyle, Siirt fıstığında rekolte ve talebin artması bekleniyor. Türkiye’nin en önemli fıstık üretim merkezlerinden biri olan Siirt’te, bu yıl fıstıkta ’var yılı’ yaşanıyor. Üreticiler, komşu illerde yaşanan olumsuz hava şartlarının Siirt fıstığına olan talebi artırmasını bekliyor. Son iki yıldır bölge genelinde etkili olan aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle zor günler geçiren fıstık üreticileri, bu sezondan umutlu. Geçtiğimiz yıllarda kuraklığa bağlı kuruma ve artan hastalıklarla mücadele eden ağaçlar, bu sene yüksek verim sinyalleri veriyor. Fıstık üreticisi Mehmet Karataş, bu yılın fıstıkta ’var yılı’ olduğunu belirterek, iklim şartlarının üretimde belirleyici rol oynadığını söyledi. Karataş, "Bu sene fıstıklarımız var yılı olarak görünmektedir. Son iki yıldır aşırı sıcaklardan dolayı kuraklıkla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadık. Fıstıklarımızın çoğu kurumaya maruz kaldı. Hatta aşırı sıcaklardan dolayı hastalıkların da yaygınlaştığını gözlemledik" dedi. Siirt’te bu yıl verimin artmasını beklediklerini değerlendiren Karataş, "Eğer iklimsel bir sorun olmazsa, bu sene verimin daha da artacağını görebiliyoruz. Şanlıurfa ve Antep’te yaşanan aşırı sel ve yağışlardan dolayı Siirt fıstığına rağbetin artacağına inanıyoruz" diye konuştu Üreticilerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini dile getiren Karataş, "Herkesin fıstık konusunda daha iyi bilinçlenip erken müdahale ile haşere ve hastalık kontrolünü yapması halinde, bölgemizde daha kaliteli ürün elde edip daha iyi verim alacağımızı umuyorum. Herkese bol ve bereketli bir sezon diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Battalgazi’de Engelliler Haftası’na özel program Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, belediye bünyesinde hizmet veren Engelsiz Yaşam Merkezi’nin düzenlediği Engelliler Haftası programına katıldı. Battalgazi Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezi’nde 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında bir program düzenlendi. Programa Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz, aileler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Merkezdeki öğrencilerin hazırladığı çeşitli gösterilerin sahnelendiği ve şarkıların söylendiği etkinlikte, yüz boyama aktiviteleriyle çocuklar gönüllerince eğlendi. Ailelerin de çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği programda konuşan Başkan Taşkın, merkezin engelli vatandaşlar için taşıdığı öneme dikkat çekti. "Bu yavrularımız bize emanet" Programda konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda özel bireylerin sosyal hayata adapte olabildiği önemli bir yaşam merkezi olduğunu ifade etti. Başkan Taşkın, "Özel bir okul, özel öğrenciler ve özel ailelerimiz var. Ailelerimizi sabırlarından dolayı ayrıca kıymetli görüyorum. Rabbim herkesi farklı şekillerde imtihan ediyor. Bu yavrularımız sadece sizlerin değil, bizim de emanetimizdir. Bizler de kendi çocuklarımız gibi görerek burada onlara nasıl daha iyi imkân sunabiliriz, eğitim kalitesini nasıl daha ileri taşıyabiliriz diye gayret ediyoruz" dedi. Merkezde sunulan hizmetlerin geliştirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Taşkın, "Çocuklarımız servislerle alınıp bırakılıyor. Uzman eğitmenler eşliğinde hem sosyal hayata adaptasyonları hem de günlük yaşam becerilerinin gelişmesi için çalışmalar yapılıyor. Elbette eksikler olabilir ancak bunları en aza indirmek için yoğun bir gayret içerisindeyiz." ifadelerini kullandı. "Aktiviteleri daha da artıracağız" Merkezin fiziki imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Taşkın, "Burada basit ama etkili dokunuşlarla çocuklarımızın sosyal yönlerini geliştirecek alanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bahçe düzenlemeleri, küçük hayvan alanları ve çocuklarımızın doğayla temas kurabileceği bölümler oluşturuyoruz. Bu merkez, Malatya’da kendi alanında önemli bir donanıma sahip. Yüzme havuzundan fiziksel rehabilitasyon alanlarına kadar birçok hizmet burada sunuluyor. İnşallah bu anlamdaki aktiviteleri daha da artıracağız" diye konuştu. "Burasını bir ev gibi görüyorum" AK Parti Malatya Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz ise Engelsiz Yaşam Merkezi’nin sosyal belediyecilik anlayışının önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti. Yılmaz, "Burasını belediyenin merkezi dışında bir ev gibi görüyorum. Mümkün oldukça buradaki etkinliklere katılmaya çalışıyorum. İnsan için evine gelmek çok kıymetli bir şey. Başkanımız göreve geldiği günden bu yana burada yapılan hizmetlerin ve çalışmaların arttığını görüyoruz. Bu merkez, gönül belediyeciliğinin en güzel örneklerinden biridir. Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki özel bireylerimize gösterilen destek ve hizmetlerden dolayı Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’a teşekkür ediyorum" diye konuştu.