SAĞLIK - 25 Mart 2026 Çarşamba 08:59

"Her az yiyen çocuk iştahsız değil"

A
A
A
"Her az yiyen çocuk iştahsız değil"

Her az yiyen çocuğun iştahsız olmadığına dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, "Ailelerin ‘çocuğum hiçbir şey yemiyor’ şikâyetiyle başvurduğu vakaların önemli bir kısmında aslında tıbbi bir iştahsızlık yoktur. Eğer çocuk enerjikse, gelişimi normalse ve boy-kilo eğrileri yaşına uygunsa bu durum çoğunlukla gelişimsel bir beslenme davranışı olarak değerlendirilir" dedi.



Çocuklarda iştahsızlık, ebeveynlerin en sık kaygı duyduğu konular arasında yer alıyor. Ancak her az yiyen çocuğun gerçekten iştahsız olmadığını belirten VM Medical Park Maltepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, önemli uyarılarda bulundu.


"Büyümesi normalse endişe edilmeyebilir"


Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için yeterli ve dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Kılıç, "Çocukların yaşına, gelişimine ve bireysel özelliklerine uygun besinleri tüketmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşır. Beslenmede yetersizliğin gelişmesine yol açan nedenlerin başında iştahsızlık gelir. Ancak her az yiyen çocuk iştahsız değildir. Çocuk ebeveynin beklediğinden az yiyebilir fakat büyümesi normal seyrediyorsa bu durum gerçek bir iştahsızlık olarak değerlendirilmez" diye konuştu.


"İştahsızlık 1-3 yaş arasında daha sık görülür"


İştahsızlığın belirli yaş gruplarında daha sık görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Kılıç, "Tıbbi olarak iştahsızlık; çocuğun yaşına ve büyüme gereksinimlerine uygun miktarda besin tüketmemesi ve buna bağlı olarak kilo alımının yavaşlaması veya durmasıdır. İştahsızlık en sık 1-3 yaş arasında görülür. Bunun en önemli nedeni büyüme hızındaki değişimdir. Bebeklik döneminde hızlı büyüme nedeniyle iştah yüksekken, bir yaşından sonra büyüme hızının yavaşlamasıyla birlikte besin ihtiyacı azalır. Bu nedenle çocukların iştahında doğal bir düşüş görülebilir" şeklinde konuştu.


"Her ‘yemiyor’ şikâyeti iştahsızlık değildir"


Ailelerin sık dile getirdiği şikâyetlere de değinen Uzm. Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, "Ailelerin ‘çocuğum hiçbir şey yemiyor’ şikâyetiyle başvurduğu vakaların önemli bir kısmında aslında tıbbi bir iştahsızlık yoktur. Eğer çocuk enerjikse, gelişimi normalse ve boy-kilo eğrileri yaşına uygunsa bu durum çoğunlukla gelişimsel bir beslenme davranışı olarak değerlendirilir. Önemli olan çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı ilerlemesidir. İştahsız çocuğu olan ebeveynlerin kaygılanmak yerine bilinçli bir yaklaşım geliştirmesi ve gerekli durumlarda bir çocuk hekimine başvurması en doğru yaklaşım olacaktır" dedi.


"Altta yatan nedenler göz ardı edilmemeli"


Bazı durumlarda iştahsızlığın bir sağlık sorununa bağlı olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Kılıç, "Demir eksikliği, bağırsak parazitleri, kronik enfeksiyonlar, reflü, gıda intoleransları, vitamin ve mineral eksiklikleri, kabızlık ve psikolojik stres iştahsızlığın altında yatan nedenler arasında yer alabilir. Bu nedenle uzun süren ve büyümeyi etkileyen iştahsızlık durumlarında mutlaka altta yatan nedenler araştırılmalıdır" ifadelerini kullandı.


"Zorla yedirmek yemek düzenini bozabilir"


Yemek saatlerinde yapılan hatalı yaklaşımların süreci daha da zorlaştırabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Kılıç, "Ödül, ceza veya zorla yedirme yöntemleri yemek zamanını çocuk için stresli bir deneyime dönüştürebilir. Bu durum çocuğun kendi açlık ve tokluk sinyallerini tanımasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda ilerleyen yaşlarda sağlıksız yeme davranışlarına zemin hazırlayabilir" dedi.


"Ekran karşısında beslenme risk oluşturuyor"


Günümüzde yaygınlaşan ekran karşısında beslenme alışkanlığına da dikkat çeken Uzm. Dr. Kılıç, "Tablet veya televizyon karşısında yemek yiyen çocuklar genellikle ne kadar yediklerinin farkına varamaz. Doyma hissini algılamakta zorlanabilirler. Bu durum uzun vadede aşırı yeme, obezite ve sindirim sistemi sorunları riskini artırabilir" dedi.


"İştah açıcı ürünler kontrollü kullanılmalı"


Piyasada yer alan iştah açıcı ürünler konusunda aileleri uyaran Uzm. Dr. Kılıç, "Bitkisel veya kimyasal iştah açıcı ürünlerin çoğunun bilimsel etkinliği sınırlıdır. Hekim önerisi olmadan kullanılan bu ürünler gereksiz ilaç kullanımına ve olası yan etkilere yol açabilir. Bu yüzden bu tür ürünlerin mutlaka çocuk doktoru kontrolünde kullanılması gerekir" açıklamasında bulundu.


İştahsız çocukla baş etmenin 5 yolu


Ebeveynlere önerilerde bulunan Uzm. Dr. Kılıç, şu bilgileri paylaştı: "Çocuğu yemek yemeye zorlamamak, düzenli öğün saatleri oluşturmak, öğün aralarında atıştırmalıkları sınırlamak, ekransız yemek alışkanlığı kazandırmak ve ailece birlikte yemek yemeye özen göstermek sağlıklı beslenme alışkanlıklarının gelişmesine katkı sağlar."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükşehir Ulaşım A.Ş. ile ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ projesini hayata geçirdi Kayseri’de öğrencilerin toplu taşıma araçlarını güvenli, bilinçli ve saygılı bir şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir eğitim projesi hayata geçirildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. ile Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ projesi kapsamında Toplu Taşıma Nezaket Kuralları Eğitimi’nin ilk uygulaması gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın eğitime verdiği önem doğrultusunda hayata geçirilen projeyle, öğrencilerin toplu taşıma bilinci ve nezaket kurallarını küçük yaşta kazanması hedefleniyor. Proje ile çocuklara küçük yaşta toplu taşıma bilinci kazandırılması, şehir kültürü farkındalığının oluşturulması ve özellikle nezaket kuralları konusunda duyarlılık geliştirilmesi planlanıyor. Eğitimler, okullarda teorik anlatımlarla başlayıp, toplu taşıma araçlarında uygulamalı olarak devam edecek şekilde planlandı. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk eğitimde öğrenciler, otobüs ile yolculuk yaparak toplu taşıma sürecini deneyimledi, ardından tramvaya aktarma yaparak öğrendiklerini sahada uygulama fırsatı buldu. Böylece öğrencilerin toplu taşıma kültürünü yerinde gözlemleyerek öğrenmeleri sağlandı. Eğitim programının ardından bir grup öğrenci Kayseri Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek günü hem eğitici hem de keyifli bir şekilde tamamladı. Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sıddık Kaya, proje ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Öğrencilerimizin toplu ulaşım araçlarını güvenli, bilinçli ve saygılı bir şekilde kullanmalarını sağlamak, şehir kültürü bilincini oluşturmak ve özellikle nezaket konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla Kayseri Büyükşehir Belediyemiz ve Ulaşım A.Ş. ile birlikte ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ sloganıyla bu projeyi başlattık. Eğitimlerimiz okullarda teorik, sahada ise uygulamalı olarak devam edecek. Bu kapsamda desteklerinden dolayı Kayseri Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum." Proje kapsamında eğitimler, farklı okullarda artarak devam edecek.
Kayseri Hacılar, güvenli yapılaşmada öne çıkıyor Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Hacılar’da sürdürülen planlı büyüme, kentsel dönüşüm ve yeni konut alanlarına yönelik yatırımların yapı ruhsat verilerine de güçlü şekilde yansıdığını ifade etti. Başkan Özdoğan, ortaya çıkan verilerin ilçede yürütülen planlı şehirleşme anlayışının somut bir göstergesi olduğunu belirtti. 2025 yılı yapı ruhsatı verilerine göre Hacılar’da yıl içerisinde toplam 407 yapı ruhsatı verildi. İlçenin 2025 yılı nüfusunun 13 bin 701 olması dikkate alındığında, Hacılar’da yaklaşık her 33 kişiye 1 yapı ruhsatı düştüğü görüldü. Nüfusa göre değerlendirildiğinde ortaya çıkan bu tablo, Hacılar’ın Kayseri genelinde yapılaşma ivmesi en dikkat çeken ilçelerden biri olduğunu ortaya koydu. "Müstakil yapılar kontrollü şekilde artıyor" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, ilçede hayata geçirilen yatırımların sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ortaya çıkan bu tablo, Hacılar’da yürüttüğümüz planlı şehirleşme anlayışının somut sonucudur. İlçemizde hem yeni konut alanları hem de kentsel dönüşüm çalışmaları kontrollü şekilde ilerliyor. Özellikle ilçe genelinde müstakil yapı yoğunluğu kontrollü bir şekilde artmaya devam etmektedir. Nüfusumuza oranla ruhsat sayısındaki bu yüksek seviye, Hacılar’ın tercih edilen, güven veren ve her yıl daha da büyüyen bir yerleşim merkezi haline geldiğini göstermektedir." "Geleceği planlayan anlayışla hareket ediyoruz" Başkan Özdoğan, güvenli yapılaşma, sağlıklı kentleşme ve modern yaşam alanlarının belediyecilik anlayışlarının merkezinde yer aldığını vurgulayarak, "Biz yalnızca bugünü değil, geleceği planlayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapısı tamamlanan, ulaşım bağlantıları güçlenen, sosyal yaşam alanları gelişen bir Hacılar için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın ilçemize olan ilgisinin artması da bu sürecin en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Hacılar’da yapılaşma hareketliliğinin 2026 yılında da sürdüğü görüldü. 2026 yılının ilk iki ayında verilen 40 yeni yapı ruhsatı, ilçede planlı büyümenin ve yeni yaşam alanlarına yönelik talebin devam ettiğini ortaya koydu. Başkan Bilal Özdoğan, Hacılar’ın kontrollü gelişimini sürdüren, güvenli yapılaşmayı önceleyen ve yaşam kalitesini artıran bir ilçe olarak büyümeye devam edeceğini belirterek, Hacılar Belediyesi olarak bu süreci aynı kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
Van Van’da bahar geçişi aktarlara ilgiyi artırdı Van’da kış aylarından bahar mevsimine geçişle birlikte görülen hava değişimleri gribal enfeksiyon vakalarında artışa neden olurken, hastalıklardan korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar çareyi aktarlarda buldu. Kentte son günlerde etkili olan değişken hava şartları, üst solunum yolu enfeksiyonlarını beraberinde getirdi. Bitkisel ürünlerin satıldığı aktarlara yönelen vatandaşlar; kış çayı, ıhlamur, zencefil ve zerdeçal gibi ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Vatandaşlar, özellikle bağışıklığı destekleyici karışımları tercih ederken, bu durum aktarlarda hareketlilik oluşturuyor. Konuya ilişkin konuşan aktar Abdulgani Kaya, mevsim geçişi nedeniyle gribal enfeksiyon şikayetlerinin arttığını belirtti. Kaya, "Mevsim geçişi olduğu için hastalıklar çoğalmış durumda ve bize gelenler oldukça fazla. Özellikle soğuk algınlığından dolayı insanlarımız bitkilere yöneliyor. Havlıcan, zencefil, karabiber ve karanfil karışımları bu rahatsızlıklara iyi geliyor. Ancak bu dönemdeki rahatsızlık öyle bir hal aldı ki, gripler iyileştikten sonra tekrar geri dönüyor. Son zamanlarda bu durum epey bir peydahlaştı" dedi. "Soba kültürünün kalkması hastalıkları artırdı" Vatandaşların genellikle hasta olduktan sonra bitkilere başvurduğunu ifade eden Kaya, "Oysa önceden kullansalar bağışıklık kazanmaları açısından çok daha iyi olur. Örneğin hatmi çiçeği; özellikle küçük çocuklara sütle birlikte verilirse oldukça faydalıdır. Eskiden evlerde soba olduğu için insanlar bunların üzerinde bitkilerini hep kaynatır, taze taze içerlerdi; bu yüzden hastalıklar bu kadar yayılmazdı. Şimdi sobalar kalkınca kimse bu alışkanlıklara pek itibar etmiyor, bu da hastalıkların çoğalmasına neden oluyor. Ayrıca kaloriferler boğazları kurutuyor, hatta bazı insanlarda boğaz kanamalarına bile yol açabiliyor. Bu durum özellikle KOAH hastaları için daha büyük risk teşkil ediyor" diye konuştu. Doğal ürünlerin doğru kullanımda şifa kaynağı olduğunu söyleyen Kaya, vatandaşların işini bilen aktarlardan destek alarak bitkisel ürünlere yönelmesi gerektiğini kaydetti.
Diyarbakır Sıfır atık yaklaşımı Sümerpark’ta vatandaşlarla buluşacak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında sıfır atık yaklaşımını yaygınlaştırmak amacıyla geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam pratiklerini uygulamalı etkinliklerle vatandaşlarla buluşturacak. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı öncülüğünde gerçekleştirilecek etkinliklerle, daha yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda toplumsal bilincin açığa çıkmasının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, her yıl 30 Martta kutlanan Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla Sümerpark Ortak Yaşam Alanında çeşitli etkinlikler hayata geçirilecek. Sabah saat 10.00’da başlayacak program, akşam 16.00’ya kadar devam edecek. Hava koşullarına bağlı olarak açık alanda kurulacak bilgilendirme çadırlarında vatandaşlara sıfır atık yaklaşımı ve sürdürülebilir yaşam pratikleri hakkında detaylı bilgiler sunulacak. Etkinlikler kapsamında ayrıca geri dönüşüm ve ileri dönüşüm atölyeleri, çevre bilincini artırmaya yönelik eğitimler ve katılımcıların aktif rol alabileceği uygulamalı çalışmalar düzenlenecek. Bu sayede, atıkların nasıl yeniden değerlendirilebileceği ve sıfır atık yaşam tarzının günlük hayata nasıl entegre edilebileceği konusunda bilincin açığa çıkması hedefleniyor.