SAĞLIK - 17 Ocak 2026 Cumartesi 10:42

Hızlı çözüm vadeden şok diyetler organlarda kalıcı hasarlara neden olabiliyor

A
A
A
Hızlı çözüm vadeden şok diyetler organlarda kalıcı hasarlara neden olabiliyor

Sosyal medyada ve internet ortamında hızlı kilo verme vaadiyle yaygınlaşan şok diyetler, estetik kaygılar uğruna sağlığı ciddi biçimde riske atıyor.


Özellikle çok düşük kalorili, yüksek proteinli ve sıvı alımı yetersiz diyet modelleri başta böbrekler olmak üzere birçok hayati organın fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor. Şok diyetlerin böbreklere olan zararı üzerinde duran Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay ise "Şok diyetleri günümüz toplumunda çok kısa sürede hızlı kilo verdiren zararlı tipte bir diyet olarak adlandırabiliriz. Bu sistemde genel olarak çok düşük kalorili, yüksek proteinli, karbonhidrat seviyesi çok düşük (bazen sıfır) ve sıvı alımı yetersiz bir beslenme şekli bulunmaktadır. Vücut fizyolojisine uygun olmayan ve çok kısa sürede yapılan bu tür müdahaleler, başta böbrekler olmak üzere birçok organ sistemine zarar verebiliyor. Bu tür diyetlerin kısa vadedeki zararları yanında uzun vadede de böbreklere zararlarından söz edebiliriz. Her gün yüksek seviyede protein alanlarda vücutta asit içerikli metabolik artıklar oluşur. Böbreklerimiz bu artan metabolik artıkları temizlemek için gittikçe zorlanır, ilave olarak az sıvı tüketimi ile birleşince adaptasyon yeteneğini azaltır ve kronik böbrek yetmezliği durumu zaman içinde gelişmeye başlar. Bu etki özellikle böbreği tutan iki önemli hastalık olan hipertansiyon ve şeker hastaları ile ailesinde böbrek hastalığı, böbrek kistleri ve böbrek taşları olanlarda çok daha belirgin ve erken dönemde gelişebiliyor" dedi.


Alpay, söz konusu diyetlerin böbrek sağlığını nasıl riske atabileceğini şöyle açıkladı: "Böbreklerin yükünün aniden artması, yüksek protein alımı vücutta azot içeren artıkların, üre, kreatinin ve asidin miktarını arttırır. Bunlar da böbreklerin temizlemesi gereken özellikle asitli maddelerin (metabolik asitlerin) kanda yükselmesiyle böbreklerin iş yüklerini çok arttırır, süzme (filtrasyon) kapasiteleri düşürür ve böbreklerimiz yorulur. Kapasite düşünce gizli böbrek hastalıklarının ortaya çıkma riski yükselir. Tansiyon ve şeker hastalarında yıllar içinde hafif protein kaçağı ve böbrek fonksiyonlarında azalma vardır. Bu durum zaten sınırda olan böbrek fonksiyonlarını bozarak böbrek yetmezliğine sebep olabilir.Karbonhidrat azaldığı için vücuttaki su hızla atılır, ayrıca az sıvı alımı da olunca kişi tartıda hızla düşüş yaşar ama bu yağ kilosundan değil vücudun su kilosundan kaybedilir. Su hem böbrekler hem de tüm vücut fizyolojimiz için çok önemlidir. 70 kg bir insanın yüzde 60’ı yani 42 litresi su, sıvıdır. Bu sıvı, hücreler içinde ve hücreler arasında dağılır. Tüm biyokimyasal reaksiyonların sağlıklı olması için su çok önemlidir. Susuzluk böbreklerin en ciddi düşmanı olup idrarı koyulaştırır, böbrek içi kristalleşmeye, böbrek taşı oluşumunun hızlanmasına, özellikle sıcak havalarda akut böbrek yetmezliği riski ile karşı karşıya kalmamıza sebep olabilir. Böbrek taşı riskinin artması: Şok diyetlerde genellikle çok protein, az lif ve az kalsiyum alınır. Bu tür beslenme vücutta asit yükünü artırır ve idrara daha asidik bir yapı kazandırır. Asidik idrar da böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırır. Özellikle kalsiyum oksalat ve ürik asit taşları ile gut hastalığı riski de artar. Eğer kişi daha önce böbrek taşı düşürmüşse ya da ailesinde böbrek taşı öyküsü varsa, bu risk daha da yükselir. Bu tür diyetlerde hızlı kilo kaybı sırasında sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum dengesi bozulabilir. Bunlarla ilgili komplikasyonlar olabilir. Örneğin potasyumla ilgili kalp ritim bozuklukları, böbrek kanallarında hasar, kalsiyum ve magnezyumla ilgili kas krampları, kas güçsüzlükleri, sodyumla ilgili bulantı kusma, bilinç bulanıklığı beyin ödemi tabloları gelişebilir".


Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın da, kısa sürede istenilen kiloya ulaşma arzusunun çoğu zaman sağlık bilincini arka plana attığını vurgulayarak, "Diyet kelimesi Eski Yunanca ‘diaita’ sözcüğüne dayanır. Diaita yalnızca beslenmeyi değil, hareketi, uykuyu ve ruh hâlini de kapsayan, hayatın bütüncül olarak düzenlenmesini ifade eder. Günümüzde ise birçok insan için bu yaklaşım, yerini hızlı çözümlere ve ciddi kısıtlamalara bıraktı. Şok diyetler genellikle çok hızlı kilo verdirdiği için umut verir. Ancak bu süreçte vücut aslında yağ yakmaktan çok su ve kas kaybeder. Uzun süre aç kalındığında beden bunu bir tehlike olarak algılar ve kendini korumaya almaya başlar. Metabolizma yavaşlar, kişi daha çabuk yorulur, üşür ve halsiz hisseder. Diyet bittiğinde ise vücut, bir sonraki ‘açlık’ dönemine hazırlık yapmak ister ve alınan kilolar çoğu zaman geri gelir. Bu nedenle şok diyetler, kalıcı bir çözüm sunmak yerine aynı döngüyü tekrar tekrar yaşatır. Sürekli şok diyetler uygulanarak verilen kiloların, kısa süre sonra fazlasıyla geri alınması ‘yo-yo sendromu’ olarak adlandırılır. Bedenin tekrar tekrar bu tür ani kısıtlamalara maruz kalması, zamanla kilo artışına yol açabilir. Metabolizma hızının düşmesi, sağlıklı kilo vermeyi zorlaştırırken hormonal dengeyi ve organların düzenli çalışmasını da olumsuz etkileyebilir" dedi. Bu durumun başta böbrekler olmak üzere pek çok organı olumsuz etkilediğini belirten Aydın, "Özellikle son yıllarda trend hâline gelen yüksek protein tüketimi ve düzensiz, eksik beslenme tarzı, böbreklerin üzerindeki yükü artırır. Böbrekler bu yükü uzun süre taşıyamadığında ise fonksiyonlarında bozulmalar görülebilir ve bu durum zamanla kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir" dedi.



Hızlı çözüm vadeden şok diyetler organlarda kalıcı hasarlara neden olabiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Amasya’da Ramazan pideleri meslek liselilerden Amasya’da hastane ve okul pansiyonlarının ihtiyacı olan Ramazan pideleri, meslek lisesi öğrencileri tarafından hazırlanıyor. Amasya Borsa İstanbul Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 5 öğrenci ve 2 usta, günlük 500 pide hazırlayıp iftar sofralarına gönderiyor. Hijyen ve gıda güvenliğine dikkat eden pideci liseliler ‘Maskeli beşler’ olarak tanınıyor. Ellerde şekillenen hamur lezzetli pidelere dönüşüyor 180 öğrencinin eğitim aldığı okulun modern atölyesinde üretimin her etabında hijyen ile gıda güvenliğine önem veren Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri, elleriyle şekillendirdikleri hamurları fırında pişirip lezzetli pidelere dönüştürüyor. Mezun olduğu okulunda usta öğretici Baba mesleği olan pideciliği mezun olduğu okulunda üstlendiği usta öğretici göreviyle sürdürdüğünü belirten Ali Erdem Küpçü, "Burada Ramazan pidesi ve ekmek yapıyoruz. Öğrenci kardeşlerimizin de mesleği öğrenmelerini sağlıyoruz. Hastaneye, belediyeye, okul pansiyonlarına günlük 500 pide satıyoruz" dedi. Onlara ‘Maskeli beşler’ diyorlar Mezun olduktan sonra pidecilik alanında iş bulmayı isteyen 12. sınıf öğrencisi Alican Petek, "Sürekli maske ve bone taktığımız için arkadaşlarımız bize ‘Maskeli beşler’ diyor. Hijyen ve gıda güvenliğine çok dikkat ediyoruz" diye konuştu. Pideler bol susamlı Ekibe bu yıl katılan 9. sınıf öğrencisi Sadık İlistir de, bol susamlı pidelerinin yapımında iddialı olduklarını söyledi. (MÇ-)
Kütahya Kütahya OSB’de fidan dikim etkinliği Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikte kadın yatırımcılar ve çalışanlar, kalıcı bir hatıraya dönüştürmek amacıyla fidan dikim etkinliğinde bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını Kütahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu yaptı. Eskioğlu konuşmasında kadınların toplumdaki yerine dikkat çekerek, "Kadınların hayatımızdaki yerini ve kıymetini her zaman biliyoruz ancak iki kız çocuğu babası olduktan sonra bunu çok daha derinden hissetmeye başladım. Kadınların emeği, üretkenliği ve hayatın her alanına kattığı değer gerçekten çok kıymetli. Bugün burada hem bu değeri vurgulamak hem de gelecek nesillere bırakılacak bir hatıra oluşturmak adına birlikte fidan dikmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kadınların üretimde, yönetimde ve hayatın her alanında daha güçlü bir şekilde var olmasının toplumumuz için büyük bir kazanım olduğuna inanıyorum" dedi. Ardından söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli ise konuşmasında kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan iki önemli güç olduğunu vurguladı. Sürmeli, toplumda ayrım yerine birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek kadınların üretimden sosyal yaşama kadar birçok alanda önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin birlikte üretme ve dayanışma kültürünü güçlendirdiğini belirtti. Konuşmaların ardından katılımcılar tarafından fidan dikimi gerçekleştirildi. Dikilen her fidana, fidanı diken kişinin adına hazırlanan hatıra kartları bağlandı. Program sonunda katılımcılara hatıra niteliğinde katılım ve teşekkür sertifikaları ile çiçek takdim edildi. Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kocaeli Kocaeli’de 3 bin 593 bağımsız birim dönüşecek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, 5 ilçedeki 10 bölgede hak sahipleriyle uzlaşma sağlanarak arazi ölçüm ve projelendirme aşamasına geçildi. Kentin deprem riskine karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla başlatılan "5000 Bağımsız Birim Dönüşüm Projesi" sürüyor. Kent genelinde 7 ilçe ve 14 bölgede yürütülen görüşmeler sonucunda 8 bölgede yasal çoğunluk sağlandı. Kalan 6 bölge için hak sahipleriyle uzlaşma sağlanamazken, Darıca ilçesinde yer alan Eren ve Hisarkent sitelerinde de hak sahiplerinin büyük çoğunluğuyla anlaşılarak bu alanlar projeye dahil edildi. Böylece İzmit, Darıca, Derince, Gölcük ve Körfez ilçelerinde teknik çalışmaların başlatıldığı bölge sayısı 10’a, dönüşecek bağımsız birim sayısı ise 3 bin 593’e ulaştı. Uzlaşma sağlanan bölgeler ve proje detayları Proje alanlarındaki güncel detayların da paylaşıldığı açıklamada, arazi ölçüm ve projelendirme aşamasında olan İzmit Kadıköy Mahallesi’nde 38 bin 100 metrekare alanda 928 bağımsız bölüm ve 1018 hak sahibi bulunduğu belirtildi. Darıca ilçesindeki Kazım Karabekir Mahallesi’nde 15 bin 300 metrekarede 312 bağımsız bölüm ve 188 hak sahibi, Bağlarbaşı Mahallesi’nde 12 bin 447 metrekarede 277 bağımsız bölüm ve 298 hak sahibi, Hisarkent Sitesi’nde 24 bin 657 metrekarede 524 bağımsız bölüm ve 817 hak sahibi, Eren Sitesi’nde ise 13 bin 277 metrekarede 173 bağımsız bölüm ve 189 hak sahibiyle yola devam ediliyor. Çalışmaların sürdüğü diğer ilçelerden Körfez Güney Mahallesi’ndeki 15 bin 809 metrekare alanda 259 bağımsız bölüm ve 240 hak sahibi bulunurken; Derince ilçesi Çenedağ Mahallesi’nde 17 bin 900 metrekarede 394 bağımsız bölüm ve 371 hak sahibi, Dumlupınar Mahallesi’nde 7 bin 300 metrekarede 150 bağımsız bölüm ve 142 hak sahibi, Yavuz Sultan Mahallesi’nde ise 13 bin 539 metrekarede 194 bağımsız bölüm ve 211 hak sahibiyle uzlaşma sağlandığı ifade edildi. Gölcük Donanma Mahallesi’nde ise 12 bin 53 metrekare alanda 382 bağımsız bölüm ve 436 hak sahibinin projeye dahil olduğu kaydedildi. İrtibat ofisleri kuruldu Vatandaşların kentsel dönüşüm süreci hakkında detaylı bilgi alabilmesi ve görüşmelere katılabilmesi amacıyla 5 farklı noktada irtibat ofisleri kuruldu. Bu kapsamda, İzmit Kadıköy Mahallesi, Darıca Fevzi Çakmak Mahallesi, Gölcük Merkez Mahallesi’ndeki ofislerin yanı sıra; Derince ve Körfez bölgeleri için Deniz Mahallesi’nde ile Körfez Tütünçiftlik Güney Mahallesi Kültür Merkezi’nde oluşturulan aktif ofislerin hizmet vermeye devam ettiği bildirildi.