GÜNDEM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 11:49

İnsansız denizaltı TENGİZ ve uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN harp sahasında oyun değiştirici güç olacak

A
A
A
İnsansız denizaltı TENGİZ ve uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN harp sahasında oyun değiştirici güç olacak

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., harekat sahasında dengeleri değiştirecek uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. KUZGUN, 1000+ km uçuş menzili, 6 saat uçuş süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığı ile dikkat çekiyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "KUZGUN bin kilometrenin üzerine gidebiliyor, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Diğer yandan, mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu ise TENGİZ’e taşıma safhasındayız" dedi.


Türkiye’nin tam bağımsız savunma sanayii hedefleri için milli teknolojiler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. Özellikle İran-İsrail savaşında gündeme gelen uzun menzilli vurucu İHA sistemlerine milli ve yerli bir soluk getirdi. Deniz platformları ve taktik insansız hava araçlarında kendini kanıtlayan STM, bu kez de uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN ile dikkatlerini üzerine çekti. Sınır ötesi operasyonlar ve düşman hattı gerisindeki kritik hedeflere yönelik tasarlanan sistem, aerodinamik yapısı sayesinde yüksek beka kabiliyeti sunuyor. Herhangi bir pist altyapısına ihtiyaç duymadan, mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli (RATO) kalkış yapabilen sistem, operasyonel esnekliği en üst seviyeye çıkarıyor. 6 saati aşan havada kalış süresi ile uzak mesafelerdeki hedeflere süratli ve etkili taarruz imkanı tanıyor. Yoğun GNSS karıştırmasının yaşandığı çatışma bölgeleri için optimize edilen KUZGUN, karıştırma dayanımlı seyrüsefer mimarisiyle öne çıkıyor.



Sualtı harbi özelliğine sahip TENGİZ


Otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ, sualtı harbinin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi görevlerde kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken, aynı zamanda taarruzi mayın harbi çerçevesinde belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT komuta kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine imkan tanıyor.


STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "SAHA 2026 oldukça heyecanlı, aktif geçiyor. STM olarak gerçekten hem KUZGUN hem başka ürünlerimizle beraber SAHA’da farklı lansmanlar yaptık. Özellikle İHA sistemleri konusunda, otonomi konusunda STM’nin çok ciddi bir yetkinliği var. Ama hepimiz şunun farkındayız; sahada giderek KUZGUN gibi uzun mesafelere gidebilecek, 1000 kilometre üzerine gidebilecek, oldukça etkili harp başlığı taşıyabilecek ama bir taraftan da maliyet etkin çözümlere de ihtiyaç var. O anlamda STM olarak bizler de KARGU ile başlayan insansız sistemlerde elde ettiğimiz tecrübelerle Kuzgun’un lansmanını yaptık. KUZGUN benzeri ürünlere karşı kullanılabilecek, Avcı dronumuz TUNGA-X’in de lansmanını yaptık. İnsansız deniz alanında da insansız sistemlerle ilgili lansmanlarda bulunduk" ifadelerini kullandı.



"KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, sürü halinde saldırabilecek"


Kamikaze İHA sistemi KUZGUN’nun bin kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğunu vurgulayan Güleryüz, "Savaş alanı artık giderek insansız sistemlerin insansız sistemlerle savaşı haline dönüyor. O yüzden KUZGUN gibi işte çok uzun menzillere gidebilecek, oldukça yüksek kapasitede harp başlığı taşıyabilecek ki, KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, harp başlığı oldukça etkili, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. Ama bir taraftan da hem radar kesit alanı son derece düşük; o yüzden radarlarca tespit edilmesi çok kolay değil, ama maliyet olarak baktığımızda da maliyet etkin. En büyük artısı KUZGUN’un diğer taraftan da otonomi seviyesi oldukça yüksek olacak, sürü konseptiyle çalışabilecek" diye konuştu.



"KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor"


KUZGUN’un testlerinin devam ettğini belirten Güleryüz şöyle devam etti:


"Hem KUZGUN içerisinde bir sürü oluşturabilmek hem de heterojen sürüler olarak adlandırdığımız farklı İHA’larla, belki insansız kara araçlarıyla, deniz araçlarıyla beraber çalışabilecek konsepti, STM’nin bu SAHA Fuarı’nda en fazla ön plana çıkarmaya çalıştığı konu diyebilirim. ALPAGU-B, TIRPAN, ALPAGUT. Tek lançerden atılabilecek, oldukça etkili mühimmat taşıyabilecek, özellikle kara platformları, deniz platformları gibi entegre platformlara entegre edilebilecek ürünlerimiz var. Hem platformlarımızdan saldırı gerçekleştirebilmek hem de platformlarımızın kendilerini İHA’lara karşı veya benzer insansız sistemlere karşı koruyabilmelerini için çok önemli bir ürün çeşitliliği STM standında mevcut. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Mümkün olan en kısa sürede hem silahlı kuvvetlerimizin envanterine hem yurt dışında farklı ülkelerin envanterine katmak istiyoruz. Özellikle daha önce ihracatını gerçekleştirdiğimiz ülkelerde de KUZGUN için ciddi bir talep var. İnşallah ihracat konusunda da çok yakın zaman içerisinde önemli ilerlemeler kaydedeceğiz" dedi.



TENGİZ, 20 günden fazla suyun altında kalacak, torpido atabilecek


Büyük Otonom Sualtı Aracı TENGİZ hakkında bilgiler veren Güleryüz, şu ifadeleri kullandı:


"Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. Biz insansız denizaltı konusunda da özellikle çalışacağız. Otonom Sualtı Aracımız NETA şu anda deniz testleri tamamlandı sayılır, seri üretime aşamasına geçti, hatta iki farklı sözleşmeyle şu anda teslimatını bekliyor. Ama ben o gün de söylemiştim; STM adım adım özellikle suyun altında insansız sistemler konusunda kendini geliştirmeye devam edecek. TENGİZ’in lansmanını yaptık. TENGİZ baktığınızda NETA’nın çok daha büyük abisi konumunda. Yaklaşık 12 metreye yakın bir boyu var, 20 günden fazla suyun altında operasyon yapabilecek. Bir taraftan üzerinde iki tane ağır torpido taşıyabilecek, buradan farklı mühimmatları atabilecek ama bir taraftan da su altında arama kurtarma faaliyetleri veya bilgi toplama faaliyetleri gibi farklı alanlarda kullanılabilecek; gelişmiş bir insansız su altı aracı diyebilirim. Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. O anlamda üzerinde artık mühimmat da taşıyabilen, torpido olsun ya da farklı mühimmatlar olsun, onları da atabilecek gerçekten de insansız denizaltı sınıfında bir ürün ortaya çıkmış olacak."



İnsansız denizaltı TENGİZ ve uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN harp sahasında oyun değiştirici güç olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da gerçekleştirilecek Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde düzenlenecek 3. Uludağ Çevre Forumu, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odağında Bursa Business School’da bir araya getiriyor. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvede, çevre odaklı üretim anlayışının rekabet gücü açısından taşıdığı stratejik önem değerlendirilecek. BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla Bursa Business School’da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31’e doğru Türkiye’nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. "Zirve çevre odaklı yaklaşıma vizyon katacak" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO’nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, "Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu’nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Forum yeşil dönüşüm için buluşma noktası" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO’nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, "BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kütahya Rektör Süleyman Kızıltoprak: "Milli ve manevi değerlerle dengelenmeyen teknoloji risk taşır" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Milli ve manevi değerlerle dengelenmeyen teknoloji risk taşır" dedi. Rektör Kızıltoprak, üniversite akademisyenleri tarafından hazırlanan "Medyanın Toplum Üzerindeki Etkilerinin Tespiti ve Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri Raporu"na ilişkin yaptığı açıklamada, günümüz medya yapısının yalnızca teknik bir iletişim alanı olmadığını, toplumsal bilinçten kültürel değerlere kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kızıltoprak açıklamasında, bilgi çağında medyanın yalnızca verilerin dolaşıma girdiği bir mecra olmanın ötesine geçtiğini belirterek, "Medya; hakikat tasavvurumuzu şekillendiren, anlam dünyamızı inşa eden ve toplumsal bilincin yönünü tayin eden güçlü bir epistemik cihazdır" ifadelerini kullandı. Dijitalleşmenin, algoritmik yönetişimin ve yapay zekâ destekli içerik üretiminin hızla yaygınlaştığı günümüzde medyanın bireyin düşünce dünyasını etkileyen stratejik bir güç haline geldiğini kaydeden Kızıltoprak, bu süreçte değerler sisteminin dönüşüme uğradığını ve kamusal aklın oluşumunda medyanın belirleyici rol üstlendiğini ifade etti. "Bilgiyi yalnızca üretilen değil, aynı zamanda hikmetle yoğrulan bir değer olarak görüyoruz" Medyanın artık yalnızca teknik bir platform değil; milli kimliği, medeniyet tasavvurunu ve manevi mirası doğrudan etkileyen önemli bir yapı taşı olduğunu belirten Kızıltoprak, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak bilgiyi yalnızca üretilen değil aynı zamanda hikmetle yoğrulan bir değer olarak gördüklerini söyledi. Toplumsal meseleleri sadece teknik veriler üzerinden değil; etik, kültürel ve milli değerler çerçevesinde ele almayı sorumluluk olarak değerlendirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, hazırlanan raporun bu anlayışın somut bir yansıması olduğunu dile getirdi. Raporda; toplumsal değerlerin aşınması, şiddetin sıradanlaştırılması, dijital platformlarda kontrolsüz içerik üretimi ve algoritmalar aracılığıyla bireyin yönlendirilmesi gibi kritik konuların hem teknolojik hem de felsefi açıdan ele alındığını belirten Kızıltoprak, özellikle yapay zekâ destekli denetim mekanizmaları, medya okuryazarlığının geliştirilmesi ve etik temelli içerik üretimi konularındaki önerilerin geleceğin dijital medeniyetine ışık tutacağını ifade etti. Teknolojik ilerlemenin milli ve manevi değerlerle dengelenmediği takdirde insanı merkeze almayan bir yapıya dönüşebileceğine dikkat çeken Kızıltoprak, medya alanında geliştirilecek her politikanın insan onurunu, toplumsal ahlakı ve kültürel sürekliliği esas alması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak açıklamasının sonunda, üniversite akademisyenleri tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan raporun yalnızca akademik bir çalışma olmadığını; kamu politikalarına katkı sağlayacak, toplumsal farkındalığı artıracak ve sağlıklı bir iletişim ekosisteminin oluşumuna destek sunacak önemli bir kaynak niteliği taşıdığını belirterek emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.
Bilecik Bilecik Belediyesinden dolmuş esnafına 65 yaş üstü ile engelli vatandaş desteği Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, geçtiğimiz dönem başlayan ve 65 yaş üstü ile engelli vatandaşlarımızın yararına dolmuş esnafına sağlanan desteği sürdüreceklerini kaydetti. Mayıs ayı belediye meclis toplantısının ikinci oturumu Başkan Subaşı başkanlığında gerçekleştirilirken, toplantıda dolmuş esnafına müjde niteliğinde haber geldi. 3. gündem maddesi olarak görüşülen konu kapsamında süresi dolan destek paketinin devam edileceği bilgisi verildi. Konu hakkında meclis üyelerine bilgi veren Başkan Subaşı, ‘’Sizlerin de bildiği gibi ücretsiz seyahat kapsamında yolcu taşımacılığı yapan özel halk otobüsü işletmecilerine belediyece gelir desteği yapılması talebi konusunda hukuk komisyonundan gelen konuyu görüşüyoruz. Bu gündem maddesi kapsamında bizler biliyoruz konuyu ancak vatandaşlarımızın da bilmesini kamuoyunun da haberdar olmasını istiyoruz. İlimizde ulaşım hizmeti sağlayan halk dolmuşu esnafına Bilecik Belediyesi olarak 65 yaş üstü ve engelli vatandaşlarımız yararına daha önce verdiğimiz maddi katkıyı bundan sonra verip vermemeyle ilgili bir konuyu görüşüyoruz şu anda. İlgili komisyonda da oy birliğiyle çıktığı gibi burada da konu anlatıldı. Bilecik Belediyesi olarak dolmuş esnafını bu şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın da bu konuda bilgi sahibi olmasını istiyoruz’’ dedi.