ASAYİŞ - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 14:10

İranlı kadın köpek tasmasıyla boğularak öldürüldü, arabada cesedi parçalandı ve Kırşehir’e gömüldü

A
A
A
İranlı kadın köpek tasmasıyla boğularak öldürüldü, arabada cesedi parçalandı ve Kırşehir’e gömüldü

İstanbul’da hakkında kayıp başvurusu yapılan İran uyruklu kadının öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında, 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Cinayetin detayları ise ifadelerin alınmasının ardından ortaya çıktı. İran uyruklu kadının, tartıştığı Erkan B., tarafından kendi köpeğinin tasmasıyla boğularak öldürüldüğü ve cesedinin arabada parçalanıp Kırşehir Mucur’da bir araziye gömüldüğü öğrenildi. İranlı kadının cenazesi pazartesi günü ailesine teslim edilecek.


İstanbul Maltepe’de, Darıush Tahbaz Küçükyalı Polis Merkezi Amirliği’ne giderek dayısının kızı olan İran uyruklu Farkhundeh Ghaem Maghami’ den (68) 11 Nisan’dan bu yana haber alamadığı gerekçesiyle kayıp ihbarında bulundu. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kayıp ihbarı üzerine harekete geçti. İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığı, Maltepe’nin Küçükyalı Mahallesi’nde ikamet ettiği öğrenildi. İranlı kadını evinde yapılan çevreye yapılan sorgulamada kadının kendi halinde bir yaşamının olduğu kira, fatura ve aidatlarının düzenli ödediği öğrenildi. Araştırmalar kapsamında İranlı kadının evinde arama yapıldı. Yapılan yemeklerin öylece bırakıldığı ve bozulduğunun anlaşılması üzerine polis ekipleri çalışmalarını genişletti.


Apartman Whatsapp grubuna atılan ‘’Tatildeyim’’ mesajı cinayeti aydınlattı


Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda, İranlı kadının yaklaşık 20 yıldır İstanbul’da yaşadığını Türkçe’yi gayet güzel konuşabildiğini ancak Türkçe yazamadığını öğrendi. Bunun üzerine İranlı Farkhundeh’nin 18 Nisan’da apartmanın whsatsapp grubuna Türkçe harflerle ‘’Tatildeyim’’ yazması ekiplerin dikkatini çekti. İranlı kadının çağrı geçmişini inceleyen ekipler, yaptığı HTS araştırmalarında son görüştüğü kişinin Esenyurt’ta yaşayan Erkan B. (49) olduğunu belirledi. Erkan B.’yi de incelemeye başlayan ekipler izlediği güvenlik kamerası kayıtlarında şüphelinin 14 Nisan’da kadını evinden aldığı ve Büyükçekmece’de bir restoranda birlikte yemek yediklerini tespit etti.


Cinayetin detayları kan dondurdu: Araçta köpek tasmasıyla boğmuş ardından parçalara ayırmış


Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri gözaltına aldığı Erkan B.’yi ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirdi. Burada sorgulaması yapılan Erkan B., ilk etapta yapılan sorgulamada suçlamaları reddetti. Yapılan incelemelerin ardından elde edilen deliller ışığında şüpheli Erkan B.’nin ifade alındığı sırada, suçunu itiraf ettiği öğrenildi. Şüphelinin polise verdiği ifadesinde, İranlı Farkhundeh ile gönül ilişkisinin olduğunu söylediği, bu nedenle arada buluşup yemek yediklerini, 14 Nisan’daki son görüşmelerinde ise ikili arasında araçta çıkan tartışma sonrası kadını, kadına ait olan köpeğinin tasmasıyla boğarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Şüphelinin ayrıca cesedi aracın arka koltuğuna koyduğu daha sonra yine araç içinde parçalara ayırıp poşete koyduğunu, ardından 2 gün boyunca araçta beraber kaldıkları öğrenildi.


İranlı kadının cesedi Kırşehir’de toprak altından çıktı


17 Nisan’da Kırşehir’in Mucur ilçesinde bir yerleşim yerinde bulunan sokak köpekleri, topraktaki cesedin kokusunu alıp oraya gidince topraktan insan uzuvlarının çıktığı tespit edildi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri ile Kırşehir Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sokak köpeklerinin bulduğu insana ait uzuvların İranlı kadına ait olduğu anlaşıldı. İranlı kadının cesedi Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü ve pazartesi günü ailesine teslim edilecek.


1’i Kadın 3 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi


68 yaşındaki İranlı kadının öldürülmesi olayına ilişkin Şüpheli Erkan B.’nin önceki işlediği suçlardan denetimli serbestliğinin bulunduğun, İranlı kadınlar gönül ilişkisinin olduğu aynı zamanda kendisinin bir de nikahlı eşinin olduğu öğrenildi. Şüpheliye eşliğinde yapılan yer gösterimi ile cinayetin sır perdesi aralanırken olayla bağlantısı olduğu öğrenilen Mesut A., ve Sedef G.’ de gözaltına alındı. Gözaltına alınan 1’i kadın 3 şüpheli buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.



İranlı kadın köpek tasmasıyla boğularak öldürüldü, arabada cesedi parçalandı ve Kırşehir’e gömüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.