KÜLTÜR SANAT - 10 Kasım 2025 Pazartesi 14:34

İsrail’in katlettiği 6 yaşındaki kız çocuğu Hind’in çaresiz anları film oldu

A
A
A
İsrail’in katlettiği 6 yaşındaki kız çocuğu Hind’in çaresiz anları film oldu

Gazze’de 6 yaşındaki Filistinli Hind Receb´in İsrail saldırılında katledildiği trajik hikayesini anlatıldığı "The Voice of Hind Rajab (Hind Receb’in Sesi)" filminin oyuncusu Motaz Malhees, "Oyunculuk benim silahım. Ancak bu silah kimseyi öldürmüyor. Filmdeki bütün sahneler benim için çok zordu. Ancak setin ilk gününde Hind’in ve diğerlerinin gerçek sesini dinlerken birileri kalbimi bıçaklıyor gibi hissettim " dedi.


İsrail, 29 Ocak tarihinde Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği katliamlar ve işgal nedeniyle kentte güvenli alan kalmayınca sığınacak yer bulabilmek için yola çıkan bir aracı vurmuş, otomobildeki 4 kişi hayatını kaybetmişti. Kurşunların hedefi olan araçta hayatta kalan 6 yaşındaki Hind ile birlikte 15 yaşındaki Leyan Hamade adlı kız çocukları yardım için Filistin Kızılayını aramıştı. Kız çocukları yardım isterken Leyan Hamade’nin sesi kesilmiş, Leyan’ın da ölümünden sonra ise silahlı saldırıya uğrayan araçta yalnızca 6 yaşındaki Hind kalmıştı. 6 yaşındaki çocuk arabada, akrabalarının cansız bedenleri arasında İsrail güçlerinden saklanmıştı. Hind 3 saat boyunca telefonda konuştuğu ekiplere kendisini kurtarmaları için yalvarmıştı. Küçük Hind ile dayısı, eşi ve 3 çocuğunun cansız bedenlerine 12 günün ardından 10 Şubat’ta İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesi sonrasında ulaşılmıştı. İsrail saldırısında katledilen 6 yaşındaki Hind adlı kız çocuğunun çaresiz anları ise Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania tarafından "The Voice of Hind Rajab (Hind Receb’in Sesi)" filminde anlatıldı. TRT tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenen Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri’nde ’Filistin’ seçkisinin açılış filmi ’Hind Receb’in Sesi’ oldu.


"Oyunculuk benim silahım"


Türkiye Gazetesi Kültür Sanat Editörü Murat Öztekin’in haberine göre; ’Hind Receb’in Sesi’ oyuncusu Motaz Malhees, yürekleri burkan ve birçok filmde ses getiren film üzerine konuştu. Filistin Cenin’de doğan Motaz Malhees, "Bir yandan işgal ve baskılara maruz kalıyor, diğer yandan top oynuyorduk. Çocukken bir tankın ne yapacağını tam anlamıyorduk. Ta ki mahallede bir arkadaş öldürülene kadar. Emir öldürülünce 12 yaşındaki bir çocuk olmama rağmen onun hikayesini bir tiyatro oyunuyla anlatmak istedim. Oynadığım ilk oyun buydu. Daha sonra okuldan ayrılıp Filistin’deki ‘Özgürlük Tiyatrosu’na katıldım. Profesyonel oyunculuğu orada öğrendim. Oyunculuk benim silahım. Ancak bu silah kimseyi öldürmüyor. Hikayeleri dünyaya anlatarak gezegenimizi daha iyi bir yer haline getirmenin bir aracı bu" diye konuştu.


"Bir çocuk kurtarılmak için ağlıyordu"


6 yaşındaki Hind Receb’in son anlarında yaşadıklarını anlatan Motaz Malhees, "Hind Receb’in internete düşen iki dakikalık ses kaydını dinledikten sonra oturup ağlamıştım. Bir çocuk kurtarılmak için ağlıyordu. Filistin Kızılayı’ndaki insanlar onun için ellerinden geleni yaptılar ama 12 gün sonra aracı binlerce merminin isabet ettiği arabada bulundu. Öldüğünü öğrendiğimde yer yarılsa da beni yutsa dedim. Önce Hind hakkında bir tiyatro oyunu yapmayı düşündüm ama kısa bir zaman sonra bu film için teklif geldi. Hind’in başına gelen aşina olduğumuz bir şey. Ancak bu rol için yine de ciddi araştırmalar yaptık. Canlandırdığım Filistin Kızılayı elemanı Omar Alkam’la görüşüp o güne dair her detayı öğrendim" ifadelerini kullandı.


"24 dakika ayakta alkışlandı"


Venedik Film Festivali’nde filmin 24 dakika boyunca ayakta alkışlandığını belirten Malhees, "Filmdeki bütün sahneler benim için çok zordu. Ancak setin ilk gününde Hind’in ve diğerlerinin gerçek sesini dinlerken birileri kalbimi bıçaklıyor gibi hissettim. Filmde oynarken bazen panikledim bazen de ağladım. Güçlü bir film ortaya çıkardığımızı biliyordum ama doğrusu bu kadar reaksiyon alacağını düşünmüyordum. Benim için en büyük sürpriz ise eserin jüri ödülü aldığı Venedik Film Festivali’nde 24 dakika ayakta alkışlanmasıydı. Bu sinema tarihindeki en uzun süreydi. İnsanlar ayakta alkışlarken aynı zamanda ağlıyorlardı. Yüzlerine baktığımda Hind’in acısını yüreklerinde hissettiklerini görebiliyordum. Sinemanın bir şeyleri değiştirebileceğini görebiliyoruz. Bunun en büyük örneği İspanya’dır. Elbette birçok şey var ama sinema da buda rol oynuyor" ifadelerini kullandı.


"ABD’de filmi dağıtmakta zorluk yaşıyoruz"


Filmin Filistin’de yaşananları açıkça anlatması üzerine filmi Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) dağıtmakta zorlandıklarını vurgulayan Malhees, "ABD’de filmi dağıtmakta zorluk yaşıyoruz. Çünkü Filistin’de ne olduğunu açıkça anlatıyor. Her zaman böyle filmler aleyhine kampanyalar yürütülüyor ve bu çok üzücü bir şey. Ancak Avrupa’da çok iyi karşılandık. Mesela İtalya’da filmi çeyrek milyon insan seyretti. Gelecekte ne olacağını bilmiyorum. Ancak olmasını istediğim ise elbette hürriyet, eşitlik ve çocuklarımız için emniyet. Yani yaşamak istiyoruz" diye konuştu.


"Çocuklar hayatın tadını çıkarmalı ve onların çocuk kalmalarına izin verilmeli"


Filmin bir diğer oyuncusu Saja Kilani ise, "Bunun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Yönetmene bana, bu şansı verdiği için çok teşekkür ediyorum. Bu hikayeyi anlatmak gurur verici ama aynı zamanda çelişkili şeyler hissettiriyor. Ancak Gazze’de devam eden durum göze alındığında yapılan şey önemliydi. Bir sanatçı ve oyuncu olarak yapabileceğim şey buydu. Hiçbir çocuk hayatta kalmak için yalvarmayı hak etmiyor. Hiçbir çocuk böyle bir duruma düşmemeli. Çocuklar hayatın tadını çıkarmalı ve onların çocuk kalmalarına izin verilmeli. Bu kadar küçük yaşta olgunlaşmak zorunda kalacak bir duruma düşmemeliler. Umarım dünya bunu anlar. Ben ise her zaman umutluyum. Umutlu olmak zorundayız" dedi.



İsrail’in katlettiği 6 yaşındaki kız çocuğu Hind’in çaresiz anları film oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "Devletimiz, suç örgütleri tamamen çökertilene kadar mücadelemizi aralıksız sürdürecektir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Devletimiz, suç örgütlerinin yeniden yapılanma girişimlerine asla müsaade etmeyecek, adli ve kolluk birimlerimizin koordinasyonuyla bu yapılar tamamen çökertilene kadar mücadelemizi aralıksız sürdürecektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma neticesinde Adana merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir, Mersin, Tekirdağ, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Eskişehir’de eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir. Elebaşılığını kırmızı bültenle aranan ve Yunan makamlarından iadesini beklediğimiz şahsın yaptığı ‘Bayğaralar’ organize suç örgütüne yönelik operasyonlarda 2 cinayet dahil olmak üzere toplam 52 ayrı suça karıştığı tespit edilen 287 şüpheli yakalanmıştır. Kasten öldürme, yaralama, nitelikli yağma, adam kaçırma ve silah bulundurma gibi ağır suçlarla toplum huzurunu hedef alan bu yapının şehirler arası ve uluslararası bağlantıları deşifre edilmiş, örgüt yapısına ağır bir darbe vurulmuştur. Özellikle bazı suçların suça sürüklenen çocuklar üzerinden işlenmiş olması, bu örgütün ne kadar tehlikeli ve istismar odaklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Devletimiz, suç örgütlerinin yeniden yapılanma girişimlerine asla müsaade etmeyecek, adli ve kolluk birimlerimizin koordinasyonuyla bu yapılar tamamen çökertilene kadar mücadelemizi aralıksız sürdürecektir. Bu başarılı operasyonu koordine eden Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve sahada büyük bir özveriyle görev yapan Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum" dedi.
Ankara Bakan Işıkhan, Memur-Sen’i ziyaret etti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ile görüştü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur-Sen’i ziyaret etti. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı Konfederasyonumuzda ağırladık. Ziyaretleri vesilesiyle Vedat Işıkhan ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin sahadaki gerçek gündemini, acil çözüm bekleyen sorunlarını ve çalışma hayatına dair sendikal beklentilerimizi aktardık. Öncelikli olarak 4688 sayılı Kanun’da değişiklik ihtiyacını görüştük. Gündem yoğunluğundan ötelenmek durumunda kalınan 2026 Mart KPDK’sı için tarih ve yol haritasının belirlenmesini ve KPDK’nın nisan içinde toplanmasını istedik. Toplu sözleşmede hüküm altına alınan ve aksaklıklar yaşanan başta koruyucu giyim kazanımımız olmak üzere uygulamasında tereddüt yaşanan ve Bakanlığa ilettiğimiz hükümlerle ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca kamu görevlilerimizin acil çözüm bekleyen taleplerine yönelik olarak ilave 1. derece ve dereceye 3600 ek gösterge verilmesi, seyyanen zam uygulaması, ilave ek ödemenin kamu görevlisi emeklilerimize de yansıtılması, vergi dilimlerindeki adaletsizliğin kalıcı olarak giderilmesi, disiplin affı, Mühendislik Meslek Kanunu, akademik zam ve YHS personelinin GİH’e geçirilmesi, kariyer uzmanlarının durumu hususları başta olmak üzere çalışma hayatına ilişkin mevcut durumu da içeren 10 konu ve 20 başlıkta kamu personel sistemi reformu önerimizi gündeme getirdik" dedi.
İstanbul Atila Gerin: "Son ana kadar Eyüpspor’a yakışır şekilde mücadelemize devam edeceğiz" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Samsunspor mağlubiyetinin ardından, "Son ana kadar Eyüpspor’a yakışır şekilde mücadelemize devam edeceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. hafta müsabakasında Eyüpspor, sahasında karşılaştığı Samsunspor’a uzatma dakikalarında yediği golle 2-1 mağlup olarak kümede kalma yarışında yara aldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, "Çok güçlü bir takımla oynayacağımızı biliyorduk. Geçen hafta aldıkları 4 gollü ağır yenilgiyle geldiler ve reaksiyon gösterdiler. Ona göre bir planla çıktık. İlk 35 dakika topu vermedik. Skoru ne kadar taşıyabilirsek rakibin de risk alacağını biliyorduk. Öyle olursa da skoru arttıracağımızı düşünüyorduk. Fakat son 15 dakikada bunu sağlayamadık. Geçen hafta da aynısı oldu. Eksik kalınca oyuncular aynı reaksiyonu sahaya yansıtmaya ne yazık ki devam ettiremiyor. Tabii bunların hiç biri bahane değil. Samsunspor da en az bizim kadar maçı istedi. Çok ciddi oynadılar. Heyecanlı bir maç oldu. Artık ligin boyu kısaldı. Rakiplerin de kaybettiği bu haftada her puanın önemi var tabiki. Puan ve puanlara ihtiyacımız olduğu bu dönemde puan kaybından dolayı çok üzgünüm. Zor süreçler geçirdiğimiz bu dönemde genç kadromuzla çok iyi işler yaparak buraya kadar gelmiştik. Son ana kadar Eyüpspor’a yakışır şekilde mücadelemize devam edeceğiz. Ondan sonra da nasibimiz ne ise onu yaşayacağız" diye konuştu. Müsabakanın hakemi Yasin Kol’un performansı hakkında sorulan soruya ise Gerin, "Geçen haftaya göre çok daha iyi yönetti diyebiliriz. Geçen hafta tam anlamıyla bir faciaydı. İlk sarı kartı çok kolay gördük bu maçta. Hocanın ilk amacı oyuncuyu oyunda tutmak olmalı. Bu hafta tek serzenişimiz ilk kartı erken verdi. Bu durum da kırmızı kart görmeye itti. Netice biz kendimiz kaybettik" şeklinde cevap verdi.