KÜLTÜR SANAT - 18 Nisan 2024 Perşembe 16:32

İstanbul gençlik oyunları liseler arası müzik ve şiir yarışmasında en güzel sesler ödüllerini aldı

A
A
A
İstanbul gençlik oyunları liseler arası müzik ve şiir yarışmasında en güzel sesler ödüllerini aldı

Başakşehir Belediyesi tarafından İstanbul’un 39 ilçesinin katılımıyla düzenlenen İstanbul Gençlik Oyunları’nda, liseler arası müzik ve şiir yarışmasının final heyecanı yaşandı. Ödül törenine katılan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Gençler geleceğimizin umudu, sanatın ve kültürün taşıyıcıları“ ifadelerini kullandı.


Başakşehir Belediyesi tarafından İstanbul’un 39 ilçesinin katılımıyla düzenlenen İstanbul Gençlik Oyunları’nda, müzik ve şiir alanında final gerçekleştirildi. Liseler arası gerçekleştirilen müzik ve şiir yarışmasında en güzel sesler sahnede performanslarını ortaya koydu. Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen görkemli finale ilgi büyük oldu. Yarışma sonunda müzik yarışması erkek ses kategorisi, müzik yarışması kadın ses kategorisi ve şiir yarışmasında kazanan adaylar ödüllerine kavuştu. Programa Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, yarışmacılar ve aileleri katıldı. Şiir kategorisinde Borsa İstanbul Başakşehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Mustafa Ozan Barın birinci oldu. Müzik kategorisinde ise erkeklerde 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi’nden Berk Bülbül birinci olurken, kadınlarda Alaeddin Yavaşca Güzel Sanatlar Lisesi’nden Nevin Mehir Gür birinciliğe hak kazandı.



“Gençler üretkenliklerini ve sanatsal becerilerini ortaya koyacaklar”


Finale kalan gençleri tebrik eden Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “İstanbul Gençlik Oyunları kapsamında düzenlenen muhteşem bir etkinliğin heyecanını hep beraber yaşadık. Bugün, müzik ve şiirin eşsiz dünyasına birlikte yolculuk ettik. Gençlerimiz sadece yarışmadı, üretkenliklerini ve sanatsal becerilerini de sergilediler. Şiir kategorisinde, İstanbul genelinden yüzlerce başvuru arasından seçilen 10 öğrencimiz, değerli şairimiz Erdem Beyazıd’ın eserlerini seslendirerek, sanatın gücünü bir kez daha bizlere hatırlattılar. Sadece Başakşehir’imizin gençleri değil ilçe dışından da öğrencilerimiz buradaydı. Müzik kategorisinde ise ön eleme aşamasında, titizlikle seçilen ve müzik akademisi öğretmenlerimizden oluşan bir jüri, yüzlerce yetenek arasından enleri belirlemek için çalıştı. Sizler, geleceğimizin umudu, sanatın ve kültürün taşıyıcılarısınız” ifadelerini kullandı.



İstanbul gençlik oyunları liseler arası müzik ve şiir yarışmasında en güzel sesler ödüllerini aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Hayırsever Ali Erdemoğlu’ndan Besni emniyetine 5 araç Hayırsever iş insanı Ali Erdemoğlu, Adıyaman’ın Besni ilçesine bir dizi ziyarette bulunarak emniyet teşkilatına yaptığı araç bağışı dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. Daha önce İçişleri Bakanlığı ile hayırsever iş insanlarının iş birliğinde başlatılan emniyet ve jandarma teşkilatına araç kazandırma kampanyası kapsamında, Ali Erdemoğlu Besni İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne verilmek üzere 5 yeni araç katkısında bulunmuştu. Besni İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen araç teslim töreni öncesi adaklar kesildi. Yapılan istişare toplantısının ardından araçların teslim süreciyle ilgili bilgilendirme yapıldı. Program kapsamında Ali Erdemoğlu ve protokol üyeleri tarafından vatandaşlara yemek ikramında bulunuldu. Programda konuşan Besni Kaymakamı Ahmet Oğuz Aslan, hayırsever katkıların önemine dikkat çekerek, "Hayırsever hemşerimiz Ali Erdemoğlu’na teşekkür ettik ama bir de burada halkımızın huzurunda teşekkür ederiz. Geçtiğimiz günlerde yapılan kampanya kapsamında İçişleri Bakanlığımız ve hayırsever hemşerilerimizin iş birliğiyle emniyet ve jandarma teşkilatımıza yeni araçların kazandırılmasına ilişkin bir çalışma yürütüldü. Sağ olsun Ali Erdemoğlu da bir Besnili olarak Besni’ye verilmek üzere 5 aracı emniyet teşkilatımıza bağışladı. Araçların teslimi daha önce yapılmış olsa da biz de kendisine hayırlarından ve katkılarından dolayı teşekkür etmek için bu organizasyonu tertip ettik. Kendi adıma ve emniyet teşkilatı adına teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Gaziantep Boğazına kaçan pirinç tanesi canına mal oluyordu: O anları anlattı Gaziantep’te bir lokantada yemek yediği esnada boğazına kaçan pirinç tanesi nedeniyle nefessiz kalan ve ölümden dönen Ömer Bilen, kendisini heimlich manevrası ile kurtaran Hüseyin Seçkin’i ziyaret ederek teşekkür etti. Olay, Şahinbey ilçesinin Ünaldı Mahallesi’ndeki bir lokantada meydana geldi. İddiaya göre, lokantada yemek yiyen Ömer Bilen, pirinç tanesinin boğazına kaçması sonucu nefes almakta zorlanarak fenalaştı. O esnada lokantada yemek yiyen Hüseyin Seçkin, Bilen’in nefes alamadığını ve bir anda fenalaştığını görünce hemen masaya doğru giderek Bilen’e durumunu sordu. Bilen’in ellerini boynuna götürdüğünü ve nefes alamadığını gören Seçkin, aldığı ilk yardım eğitimi sayesinde Bilen’e heimlich manevrası yaparak boğazında kalan pirinç tanesini çıkardı. Boğazına kaçan pirinç tanesi canına mal oluyordu Bilen, yapılan heimlich manevrasıyla boğazında kalan pirinç tanesinin çıkmasıyla rahat bir nefes aldı. Bilen’in hayatını kurtaran Seçkin, soğukkanlı davranışıyla takdir topladı. Bilen ve lokanta çalışanları ile çevredeki vatandaşların kısa süreli panik yaşadığı olay anı iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Olaydan sonra Bilen, hayatını kurtaran Seçkin’e teşekkür etmek istedi ancak Seçkin’in lokantadan ayrıldığını görünce üzüldü. Seçkin’i aramaya başlayan ve iki gün önce Seçkin’e ulaşan Bilen, Seçkin’i avukatlık ofisinde ziyaret ederek teşekkür etti. Kurtarıcı o anları anlattı Avukat olan ve geçtiğimiz yıl ilk yardım eğitimi alan Hüseyin Seçkin, herkesin ilk yardım eğitimi alması gerektiğini söyledi. Olay anını anlatan Seçkin, "Biz arkadaşlarla birlikte lokantada yemek yediğimiz esnada Ömer beyin davranışlarında tuhaflık hissettim. Hemen Ömer beyin yanına gidip kendisinin iyi olup olmadığını sordum. Kafasını sallayarak iyi olmadığını belirtti. Boğazında bir şey olup olmadığını sordum. O da kafasını sallayarak ‘evet’ dedi. Ben de o andan itibaren kendisine müdahale etmeye çalıştım. O arada biraz fenalaştı ama sonuç olarak boğazındaki pirinç tanesini çıkardım ve kendisini tekrar sandalyeye oturttum. Ömer bey elini yüzünü yıkayarak kendisine geldi. Ondan sonra kendisi de bize bu konuda çok teşekkür etti. Kendisine öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi. "Bir insanın hayatını kurtarmak güzel bir duygu" Ömer Bilen’in hayatını kurtardığı için çok mutlu olduğunu ve herkesin mutlaka ilk yardım eğitimi alması gerektiğini ifade eden Seçkin, "Daha önce ilk yardım eğitimi almıştım ve iyi ki de almışım. Herkese bu sağlık eğitimini almasını tavsiye ediyorum. Bir insanın hayatını kurtarmak güzel bir duygu. Biz zaten ülke olarak milliyetçi bir insanız, vatanseveriz. O yüzden her zaman insanlara yardım etmeyi seviyoruz. Bu konuda her zaman herkese yardım etmeye de hazırız. Biz görevimizi yaptık. Aslında yaptığımızda abartılacak bir durum yok. İnsanlık görevimizi yaptık. Ömer bey bizi ziyarete geldi. Kendisine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Şuan nefes alıyorsam önce Allah, sonra Hüseyin beyin sayesinde" Yemek yediği esnada boğazına pirinç tanesi kaçtığını ve nefes alamadığını belirten Ömer Bilen ise "O arada ben kendimi kaybettim. Yardım istedim ama nefessiz kaldığım için isteyemedim. O arada hiç kendimi iyi hissetmiyordum. Allah razı olsun Hüseyin bey nefessiz kaldığımı fark etti ve yanıma geldi. ‘Neyin var’ diye sordu. O arada tam cevap veremedim. Kötü olduğumu kendisi de hissetti. Hemen bana müdahale etti. Allah razı olsun. Şu an nefes alıyorsam önce Allah, sonra Hüseyin beyin sayesinde nefes alıyorum. Bütün insanları böyle duyarlı olmaya davet ediyorum. Olaydan sonra da telefonunu arkadaşlardan aldım. Ulaşmaya çalıştım. Bir iki gün içinde ulaşamadım. Sonradan ulaştım. Kendisine teşekkür ziyarete geldim. Çocuklarımı da kendisiyle tanıştıracağım. Hüseyin beye çok çok teşekkür ediyorum. Her gün ailece kendisine dua ediyoruz" diye konuştu.
Denizli Sanal alemde başlayan aşk, mermer atölyesinde omuz omuza hayat mücadelesine dönüştü Denizli’de sosyal medya üzerinden tanışıp evlendiği eşi için İstanbul’un karmaşasını bırakıp köye yerleşen Rabia Demirhan, azmiyle takdir topluyor. Eşinin mermer atölyesinde çıraklıkla başlayan "İstanbullu Gelin", şimdilerde CNC torna tezgahının başında mermeri sanat eserine dönüştürüyor. Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı Gürpınar Mahallesi’nde yaşayan Savaş ve Rabia Demirhan çiftinin 10 yıl önce sosyal medya üzerinden başlayan arkadaşlıkları, örnek bir hayat hikayesine dönüştü. Doğma büyüme İstanbullu olan ve büyükşehir hayatından sonra eşi için Çivril’e yerleşen Rabia Demirhan, sadece yeni hayatına değil, eşinin zorlu mesleğine de adapte oldu. Mermer ustası olan eşi Savaş Demirhan’ı cesaretlendirerek kendi işini kurmasını sağlayan Rabia Demirhan, atölyede eşinin en büyük destekçisi oldu. İlk yıllarda sadece mezar mermeri işleri yapan çift, Rabia Demirhan’ın vizyonu ve desteğiyle işlerini büyüttü. Eşinin iş yerine gidip gelerek mesleğin inceliklerini öğrenen Rabia Demirhan, zamanla ölçü almaya, montaj yapmaya ve ağır mermer bloklarını işlemeye başladı. Çiftin iş birliği, atölyeye yeni makinelerin girmesini ve ürün yelpazesinin genişlemesini sağladı. "Önceleri zorlansam da şimdi çok alıştım" İstanbul’dan Çivril’e uzanan hikayesini anlatan Rabia Demirhan, köy hayatına ve mermer ustalığına geçiş sürecini şu sözlerle anlattı: "Doğma büyüme İstanbulluyum. Daha önce köy ve kasaba hayatım olmadı. Eşimle internetten tanıştık, evlendik. 10 yıldır Gürpınar’da yaşıyorum. Önceleri zorlansam da şimdi çok alıştım. Ailemin yanına gittiğimde hemen dönmek istiyorum. Evlendikten sonra eşimin iş yerine gidip gelmeye başladım, sonra bazı işlerde fikir verdim. En sonunda da torna tezgahının başına geçtim." "Bazen o, bazen ben patron olurum" Mermer işinin fiziksel zorluğuna rağmen eşiyle birlikte üretmekten büyük keyif aldığını belirten Rabia Demirhan, "Mermer işi ağır ve zor olsa da eşimin yanında olmak ve ona yardım etmek çok hoşuma gidiyor. Birlikte bir şeyler yapmak, üretmek çok keyifli. Günün durumuna göre bazen o bazen ben patron olurum. Ölçü de alırım montaj da yaparım. Buraya geldikten sonra tarla işi de yaptım, tekstile de gittim ama ağır olmasına rağmen en sevdiğim mermerde eşimle birlikte çalışmak" ifadelerini kullandı. Müşteriler İstanbullu gelini görünce şaşırıyor Eşinin işe dahil olmasıyla vizyonlarının değiştiğini belirten mermer ustası Savaş Demirhan ise, eşinin desteğiyle yatırımlar yaptıklarını söyledi. Müşterilerin eşinin gördüğünde şaşırdığını ifade eden Savaş Demirhan, "Ben daha çok mezar işi alıyordum. Eşimin işin içine girmesinin ardından CNC torna tezgahı aldım. Blok mermerleri merdiven tırabzanı yapmaya başladım. Dekoratif TV ünitesi yapmaya başladım. Müşterilerim eşimi görünce önce şaşırsa da onun tavsiye ve önerileri ile daha net kararlar alıyorlar ve memnun ayrılıyorlar. Eşimle çalışmak hem keyifli hem de verimli" şeklinde konuştu.