GÜNDEM - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 15:04

İstanbul’u anlatan besteler ödüllendirildi

A
A
A
İstanbul’u anlatan besteler ödüllendirildi

Esenler Belediyesi’nin Türk müziğine yeni eserler kazandırmak ve bu alanda üretim yapan sanatçıları teşvik etmek amacıyla düzenlediği "İstanbul Şiirleri Beste Yarışması"nın ödül töreni düzenlendi. Gecede konuşmalarını gerçekleştiren Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, "Dünyanın savaşlar ve kanla anıldığı bir dönemde, bu kadim şehrin müzikle anılmasını arzu ediyoruz" dedi.


Esenler Belediyesi, edebiyatımızda İstanbul’u anlatan şiirlerin besteler aracılığıyla yeniden hayat bulduğu "İstanbul Şiirleri Beste Yarışması"nın ödül törenine ev sahipliği yaptı. Gelecek nesillere kalıcı eserler bırakmak amacıyla düzenlenen yarışmanın ödül törenine; Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Sülün, Halkbank 3. Bölge Koordinatörü Güvenç Usta, yarışmaya katılan sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşen programda ödüller sahipleri buldu. Program sonunda ise Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin ses sanatçıları, 10 eseri seslendirdikleri konserle katılımcılara müzik şöleni sundu.


İstanbul estetiğin ruhunu yansıtır


Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, programda yaptığı konuşmada, İstanbul’un medeniyet, estetik ve insanlık tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. İstanbul üzerine konuşmanın kolay olmadığını belirten Göksu, "Necip Fazıl’ın ifadesiyle Hz. Peygamber (sav)’in övgüsüne mazhar olmuş, bir çağı açıp bir çağı kapatmış, yer üstü kadar yer altı zenginlikleriyle de dikkat çeken nadide bir şehirden söz ediyoruz. Dünyada ortasından deniz geçen tek şehir olan İstanbul üzerine şiirler yazmak ve besteler yapmak son derece kıymetlidir. Mekke ve Medine vahyin ruhunu, Kudüs tarihin ruhunu yansıtırken, İstanbul da estetiğin ruhunu yansıtır. İstanbul’u okumak aslında insanlığı okumaktır" dedi.



"İnsanlığa rehberlik ediyor"


Göksu, İstanbul’un insanlığa rehberlik edecek derin bir anlam taşıdığını vurgulayarak, "Biz bu şehrin sadece üzerinde değil, içinde yaşamak; onun hikâyesini anlayarak insanlığın unuttuğu merhameti, mutluluğu ve saadeti yeniden keşfetmek istiyoruz. Bu şehri anlamaya çalışsak, insanlığın yeryüzünde kaybettiği değerlerin kapılarını yeniden İstanbul’dan açabiliriz" ifadelerini kullandı. Belediyeciliği yalnızca fiziksel hizmetlerle sınırlı görmediklerini ifade eden Göksu, "Biz belediyeciliği insanın ihyası olarak gören bir anlayışa mensubuz. Neslin ihyası kültürle, sanatla ve ruha dokunmakla mümkündür. Mekânı herkes inşa edebilir ancak kültür ve sanat emek ister" diye konuştu.


Konuşmasının sonunda yarışmanın önemine değinen Göksu, "Biz bu emek ve gayreti aşk, heyecan ve sevgiyle birleştirerek İstanbul şarkılarını ve türkülerini 21. yüzyıla taşımak istiyoruz. Dünyanın savaşlar ve kanla anıldığı bir dönemde, bu kadim şehrin müzikle ve İstanbul’la anılmasını arzu ediyoruz" dedi.



Ödüller sahiplerini buldu


Yarışmada birinciliği ‘Sevda’ rumuzlu eseriyle Murat Demirhan, ikinciliği ‘Laale’ rumuzlu eseriyle Bahadır Sevik, üçüncülüğü ‘Gülhan’ rumuzlu eseriyle Cengizhan Sönmez ve dördüncülüğü ise ‘Berza’ rumuzlu eseriyle Temel Savaş Özkök elde etti. Yarışma kapsamında birinci 300 bin TL, ikinci 250 bin TL, üçüncü 200 bin TL ve dördüncü ise 150 bin TL para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca, her biri 100 bin TL olmak üzere altı kişi de mansiyon ödülüne layık görüldü.


Yarışmada Mansiyon Ödülüne Layık Görülenler:


Faruk Şahin- Kandilli


Cavit Ersoy-Mühür


Temel Savaş Özkök -Hilva


Murat Kocamemik- Albümler


Levent Kaya -Kısmet


Abdullah Kantar -Zerafet



İstanbul’u anlatan besteler ödüllendirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Söke’de Karadeniz havası esti Aydın’ın Söke ilçesinde bu yıl 21’incisi düzenlenen Karadeniz Yayla Şenliği, binlerce vatandaşın katılımıyla adeta festival havasında geçti. Söke Ovacık Yaylası’nda gerçekleştirilen şenlikte Karadeniz’in ezgileri, horonun ritmi ve yayla kültürünün sıcaklığı unutulmaz görüntüler oluşturdu. Şenliğin en dikkat çeken anı ise Türkiye’nin en uzun horon halkalarından birinin kurulması oldu. Tulum ve kemençe sesleri eşliğinde yüzlerce vatandaş aynı anda horona dururken, Ovacık Yaylası Karadeniz’in enerjisiyle yankılandı. Renkli görüntüler oluşturan dev horon halkası, şenliğe damgasını vurdu. Söke Karadenizliler Derneği ile Kuşadası Karadeniz Kültür ve Folklor Derneği iş birliğinde düzenlenen etkinlikte vatandaşlar yöresel kıyafetleriyle alana akın etti. Gün boyunca süren etkinliklerde horon gösterileri, halk oyunları ve Karadeniz türküleri büyük ilgi gördü. Şenlik alanında kurulan stantlarda yöresel Karadeniz lezzetleri vatandaşların beğenisine sunulurken, el emeği ürünler de yoğun ilgi gördü. Yaylada yükselen kemençe sesleri eşliğinde vatandaşlar hem memleket hasreti giderdi hem de birlik ve beraberlik mesajı verdi. Şenlikte konuşan Salih Çelik, Karadeniz kültürünü yaşatmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Horonun kardeşlik ruhunu Söke’de bir kez daha yaşattık. Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Fehmi Orhan ise yaptığı konuşmada, Ovacık Yaylası’nda 21 yıldır süren bu geleneğin artık bölgenin önemli kültürel etkinliklerinden biri haline geldiğini söyledi. Söke Kaymakamı Ali Akça da etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ederek, kültürel festivallerin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Karadeniz’in coşkusu, horonun ritmi ve yaylanın eşsiz atmosferiyle birleşen şenlik, gün e boyunca süren eğlencelerle sona erdi. Şenliğe Söke Kaymakamı Ali Akça, Söke Belediye Başkan Vekili Haşim Çiftçi, Belediye Başkan Yardımcıları Murat Günal, Necmettin Aka, AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem, AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Saki Oğuz, Söke Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sakalar, Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Antalya Antalya’da 2 milyon TL’lik operasyonda adli kontrol şartıyla tahliye kararı Antalya’da iskânsız binada ruhsatı bulunmayan işletmenin sahibinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonda 2 milyon TL ile suçüstü yakalanan şüpheliler hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Dolandırıcılık ve şantaj iddialarıyla yargılanan tutuklu sanıklar, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilirken, duruşma eksik hususların tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kepez ilçesinde bazı şüphelilere yönelik geçtiğimiz aylarda çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, Kepez ilçesi Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olması nedeniyle iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat temin edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında, şüphelilerin söz konusu durumu belediyeye şikâyet dilekçeleriyle gündeme getirdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise bir tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından emlakçı, işçi, site yöneticisi ve hal çalışanı olduğu belirlenen K.Ç., N.S., B.K. ve Ö.A. isimli şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İki poşette 2 milyon TL ele geçirilmişti Operasyonda şüpheliler, iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen K.Ç., N.S. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, aynı dosyada gözaltına alınan F.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, polis ekiplerinin operasyon düzenlediği ve şüphelilerin yakalandığı anlar yer aldı. İlk duruşma görüldü Şüpheliler hakkında ’dolandırıcılık ve rüşvet’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K., müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılarak savunma yaptı. "Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı" Sanık K.Ç. savunmasında, müştekileri 7-8 yıldır tanıdığını ve aralarında ortak inşaat işi bulunduğunu belirterek, suçlamaları kabul etmedi. K.Ç., "Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.’yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan’la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diye konuştu. Belediyeden kişilerle anlaşma sağlayacağı yönünde bir şantajda bulunmadığını savunan K.Ç., yakalandıkları ana ilişkin ise, "Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür’le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.’ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı" dedi. "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim" Sanık N.S.A. ise savunmasında, çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini belirterek, "400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ’Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım" dedi. Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmaya da değinen N.S.A., "Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL’lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL’ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.’nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil’le ne Bilal’le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim" ifadelerini kullandı. "Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum" KOM ekiplerinin operasyonuyla yakalanmasına ilişkin savunmasına devam eden N.S.A., baklavacıdaki buluşmanın kalan borçla ilgili olduğunu ileri sürdü. N.S.A., "Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.’ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim" dedi. "Para talebinde bulunmadım" Sanık B.K. ise savunmasında tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürdü. B.K., "H.K. adlı arkadaşım aradı. ’M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.’nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk’ dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.’nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim’ dedim" ifadelerini kullandı. N.S.A. ile müştekilerin Kepez Belediyesi önünde buluştuğunu belirten B.K., "Numan, şikâyetini geri çekmeyeceğini söyledi. N.S.A.’yı aradım, bir araya gelelim dedim, ikna ettim. Kepez Belediyesi önünde buluşmak için anlaştık. Müştekiler belediyenin önündeydi. Müştekiler N.S.A’ya çek verdiler, N.S.A.’da evrakları imzaladı" dedi. B.K., müştekilerden para talep etmediğini savunarak, "Müştekilerle tanıştığım gün ’Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ’ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım" diye konuştu. "Şantaj parası değildir" Duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık S.C. ise K.Ç. ile Antalya’ya geldiğinde tanıştığını belirterek, "Antalya’ya geldiğimde kaldığım yerde K.Ç.’nin kiracısı vasıtasıyla K.Ç. ile tanıştım. Müştekilerden 2 milyon TL alacağı olduğunu söyleyerek uzlaştırmacılık yapmamı istedi, konuyu anlattı. Ricası üzerine müştekilerle buluştuk. Müştekiler bana K.Ç.’ye borçlu olduklarını fakat K.Ç.’nin de kendilerini şikâyet ettiği için zararda olduklarını, bu nedenle K.Ç.’ye borçlarını ödemeyeceklerini söylediler. Daha sonra yemekte bir araya geldik, müştekilerden para istemedim. İddianamede geçtiği gibi K.Ç. ile anlaşıp müştekilerin kaçak deposu nedeniyle belediyeye yapılan şikâyetlerden vazgeçilme karşılığında para istemedim. Ayrıca müşteki Mehmet’e 250 bin TL’yi borç amaçlı istedim. Şantaj parası değildir. Hileli para istemedim" diye konuştu. "Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, K.Ç.’nin iddia ettiği gibi borçlarının bulunmadığını söyledi. Mehmet K., "K.Ç.’yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik" dedi. Belediye ekiplerinin kaçak yapılarla ilgili tutanak tuttuğunu ve 27 milyon TL ceza geldiğini ifade eden Mehmet K., "K.Ç.’nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik" diye konuştu. Mehmet K., sanık N.S.A.’nın da kendilerini belediyeye şikâyet ettiğini öğrendiklerini belirterek, "N.S.A., şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyerek 3 buçuk milyon TL ya da araç istedi. K.Ç.’nin talep ettiği 3 milyondan kalanı çekle ödeyebileceğimizi söyledi. Daha sonra sanıklardan B.K. bizimle iletişime geçerek 4 buçuk milyon TL istedi" ifadelerini kullandı. "Bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik" Kepez Belediyesi önünde yapılan buluşmayı da anlatan Mehmet K., "Sonrasında Kepez Belediyesi önünde ben ve kardeşim Mehtap N.S.A. ve B.K. buluştuk. Ortak tanıdığımız H.K. ve kardeşimin arkadaşları A. ve K. de geldiler. Tarafların huzurunda belediye önünde N.S.A.’ya ve B.K.’ya 4’er ayrı çek verdik. N.S.A.’ya 250 bin TL’den 4 ayrı çek, B.K.’ya da her biri 250 bin TL tutarında 4 ayrı çek verdik. Ancak çeklerin üzerine sadece N.S.A. ‘çekleri aldım’ diye imza attı. Ayrıca B.K.’nin hesabına toplamda 250 bin TL gönderdik" dedi. Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini ileri süren Mehmet K., "Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.’nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.’de geldi. 500 bin TL’lik poşeti N.S.A.’ya, 1 buçuk milyon TL’lik poşeti K.Ç.’ye verdim. K.Ç. Ö.’ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı" diye konuştu. Sanıklar tahliye edildi Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Heyet, eksik hususların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İstanbul İnşaat sektörünün genç girişimcisi Kızılgüney’den Londra’da temaslar İnşaat sektörünün genç iş insanlarından Ömer Faruk Kızılgüney, sektörün uluslararası iş birliği kapasitesini artırmak, küresel pazarlardaki gelişmeleri yerinde incelemek ve yeni ticari fırsatları değerlendirmek amacıyla Londra’da kapsamlı bir dizi çalışma gerçekleştirdi. İş insanı Ömer Faruk Kızılgüney, Londra’da bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi. Programı kapsamında üst düzey görüşmeler ve teknik incelemeler yapan Kızılgüney, Türk inşaat sektörünün küresel arenadaki gücünü ve yenilikçi yüzünü İngiltere’de temsil etti. Ömer Faruk Kızılgüney, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde Konsoloslukta düzenlenen stratejik görüşmeye katıldı. Buluşmada, inşaat ve yapı malzemeleri sektörünün dış ticaret potansiyeli, Türkiye-İngiltere hattında geliştirilebilecek yeni yatırım fırsatları ve küresel pazarlara açılım stratejileri üzerine kapsamlı istişareler gerçekleştirildi. Temaslarının ardından dünyanın en büyük yapı ve inşaat organizasyonlarından biri olan UK Construction Week’i ziyaret eden genç iş insanı; sektörün dönüşümüne yön veren inovatif üretim sistemlerini, sürdürülebilir yapı çözümlerini ve modern inşaat teknolojilerini yerinde inceledi. Londra’da düzenlenen uluslararası mermer fuarını da ziyaret eden Kızılgüney, mermer ve doğal taş sektöründe kullanılan yüksek teknolojili işleme makineleri ve katma değerli üretim sistemleri hakkında detaylı bilgi aldı. Program kapsamında fabrikalara yapılan teknik ziyaretlerle üretim ve ihracat potansiyeli sahada değerlendirildi. Modern yapı malzemelerinin pratik uygulamalarını gözlemlemek amacıyla İngiltere’deki iki büyük şantiyede incelemelerde bulunan Kızılgüney, İngiliz proje yönetim süreçleri ve ileri yapı teknolojileri hakkında önemli gözlemler yaptı. Program boyunca Londra’da faaliyet gösteren Türk iş insanları ve MÜSİAD üyeleriyle özel bir istişare yemeğinde bir araya gelindi. Görüşmelerde, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve ortak ticaret vizyonunun güçlendirilmesi hedeflendi. "Küresel ölçekte yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edeceğiz" Üreten, geliştiren ve dünyaya entegre olan bir Türkiye vizyonuyla hareket ettiğini vurgulayan Kızılgüney, genç nesil liderliğin getirdiği dinamizmle Türk inşaat sektörünü uluslararası platformlarda daha güçlü temsil etmeye odaklandığını belirtti. Kızılgüney, modern teknolojileri ve sürdürülebilir projeleri merkeze alarak küresel ölçekte yeni iş birlikleri ve yatırımlar geliştirmeye devam edeceğinin altını çizdi.