EKONOMİ - 09 Ocak 2026 Cuma 10:20

İTO Başkanı Avdagiç, iş dünyasının beklentilerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a aktardı

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç, iş dünyasının beklentilerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a aktardı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "İş dünyası olarak dezenflasyon sürecinde büyük fedakârlıklarla kat edilen mesafede, maliye politikası temelli teşviklere ağırlık verilmesinin fayda sağlayacağına inanıyoruz. İş dünyamızın finansman sıkıntılarını aşması noktasında temel beklentimiz, bu yılın ikinci çeyreğinin sonrasında krediler kadar, vergi temelli destek ve teşviklerin de etkin şekilde devreye alınmasıdır. KOBİ’lerimiz için sürdürülebilir büyümenin yolu, ucuz ve esnek finansmanla birlikte maliyetleri azaltan vergisel desteklerden geçiyor" dedi.



İstanbul Ticaret Odası’ndan (İTO) yapılan yazılı açıklamaya göre İTO Başkanı Avdagiç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Meclis toplantısına konuk olmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti. Avdagiç, "Cumhurbaşkanı Yardımcımız, ekonomiyi çok boyutlu şekilde bilen bir devlet adamımızdır. Güçlü eğitimini, siyasette elde ettiği birikimini ve bakanlık vazifesinde elde ettiği deneyimini hep milletinin hizmetine verme gayreti içinde oldu. Bu vasıflarıyla yeni dönemde Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla ekonomiyi koordine ederek, biz iş dünyasına güven verdi." ifadelerini kullandı.



"Faiz indirimleri, KGF destekli paketler memnuniyet oluşturdu"


Ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlı duruşunu takdirle izlediklerini vurgulayan Avdagiç, "Son bir yılda gerçekleştirilen faiz indirimleri, Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli paketlerin devreye alınması ve uzun süredir beklenen KOBİ tanımının güncellenmesi reel sektörümüzde memnuniyet oluşturdu. Yine sahadan gelen bildirimler dikkate alınarak enflasyon muhasebesi uygulamasının yapılmaması da işletmelerin öngörülebilirliğini artıran isabetli bir karar oldu. Bu hafta, yurt dışından gelen kargolarda parasal istisnayı kaldırarak gümrük işlemlerini zorunlu hale getiren düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı.


Böylelikle denetimsiz ve tüketici için risk teşkil eden e-ihracat uygulamaları son bulmuş oldu. Kararın ekonomimiz için hayırlı olmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu.



İş dünyasının 2026 yılına ilişkin beklentilerini genel başlıklarıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a aktaran İTO Başkanı Avdagiç, finansmana erişim konusunun, doğal olarak en kritik gündem maddesi olduğunu vurguladı. Avdagiç, "İş dünyası olarak dezenflasyon sürecinde büyük fedakârlıklarla kat edilen mesafede, maliye politikası temelli teşviklere ağırlık verilmesinin fayda sağlayacağına inanıyoruz. İş dünyamızın finansman sıkıntılarını aşması noktasında temel beklentimiz, bu yılın ikinci çeyreğinin sonrasında krediler kadar vergi temelli destek ve teşviklerin de etkin şekilde devreye alınmasıdır. KOBİ’lerimiz için sürdürülebilir büyümenin yolu, ucuz ve esnek finansmanla birlikte maliyetleri azaltan vergisel desteklerden geçiyor" dedi.



KOBİ kredi büyüme limitlerinin yüzde 3,5 seviyesine revize edilmesi önerisi


Avdagiç, KOBİ kredileri için uygulanan kredi büyüme limitlerinin ilk etapta yüzde 3,5 seviyesine revize edilmesi ve bankalara işaret edilen TL mevduat hedeflerinin gevşetilmesi kredi kanallarının etkinliğini anlamlı ölçüde artıracağını vurguladı. Avdagiç, "Ayrıca mevduat stopaj oranının yüzde 17,5’ten yüzde 15’e indirilmesini de mevduatın krediye dönüşüm oranını destekleyecek önemli biradım olarak görüyoruz. Netice itibarı ile 2026 yılında, kredi kullandırımının üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı destekleyecek biçimde kademeli olarak genişletilmesi beklentisi içindeyiz. Finansman koşullarının zorlaştığı bu süreçte Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) etkinliği her zamankinden daha anlamlı olacaktır. 2026 yılında KGF desteklerinin hem hacim hem de kapsam bakımından genişletilmesi iş dünyamız için çok önemli. Yüksek teknolojili sektörlerimizle birlikte emek yoğun sektörlerimizin de krediler, KGF mekanizmaları ve reeskont kredileri aracılığıyla daha güçlü biçimde desteklenmesinin çok değerli olduğu kanaatindeyiz. Hâlihazırda faaliyette olan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın bu alandaki etkinliğinin güçlendirilmesini ya da mevcut kamu bankalarımızdan birinin bu amaçla özel olarak görevlendirilmesini uygun bir adım olarak görüyoruz" açıklamasını yaptı.



"Reeskont kredilerinde uygulanan faizin baştan kesilmesi dezavantaj teşkil ediyor"


Avdagiç, reeskont kredilerinde faizin kullanım anında baştan kesilmesi yönteminin, KOBİ’ler için likiditeyi rahatlatmak yerine zorlayan bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Reeskont kredilerinde faizin vade sonunda ya da dönemsel olarak tahsil edilmesini öneren Şekib Avdagiç, "Eximbank desteği ihracatçımız için büyük önem arz ediyor. Buradaki kredi hacminin ilgili yıl ihracat tutarının yüzde 10’unun altına düşmeyecek şekilde bir kurala bağlanması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca ihracatı düzenli artan firmalara pozitif ayrımcılık yapılarak performans bazlı limit mekanizması kurulması da verimlilik anlamında büyük fayda getirecektir. Bunun yanında teminat mektubu zorunluluğu yerine alacak sigortası gibi alternatif teminatların yaygınlaştırılması, süreçlerin sadeleştirilmesi de küçük ihracatçılarımızı sisteme daha güçlü dahil edecektir."



İhracat bedellerinde döviz bozdurma yükümlülüğü


Avdagiç, ihracatçıların döviz bozdurma yükümlülüğü ile ilgili değerlendirmesini de şöyle paylaştı: "Beklentimiz, TCMB rezervlerinin de belirgin düzeyde yükseldiği bu süreçte, döviz bozdurma zorunluluğunun çok daha makul seviyelere düşürülmesi, hatta kaldırılmasıdır. Döviz bozdurma yükümlülüğü sırasında verilen yüzde 3’lük destekten yararlanmak için getirilen kısıtlar, ilave taahhütler ve bankacılık temelli şartlar nedeniyle ihracatçılarımızın büyük bölümü bu desteği alamıyor. Buradaki döviz dönüşüm desteğinin sadeleştirilmesi beklentisi içindeyiz. Merkez Bankası’nın yeni başlattığı uygulama ile hizmet ihracatçısı kuruluşların anılan desteğe erişimi ciddi bir biçimde kısıtlanmaktadır. Daha önce söz konusu destekten faydalanabilen dizi ve film endüstrisi, fuarcılık, kreatif endüstriler, liman hizmetleri gibi birçok hizmet sektörü kapsam dışında bırakılırken, hali hazırda kapsam dahilinde olan sektörlerin de destek miktarları sınırlandırılmıştır."



Avdagiç, vergi politikaları alanında da benzer biçimde sadeleştirme ve hızlandırma ihtiyacı bulunduğunu belirterek, "Özellikle KDV iade süreçleri ve mahsuplaşma sisteminin daha hızlı ve etkin çalışması, bu alacaklara bankalarda aynı oranda teminat olarak kullanım imkanı sağlanması, iş dünyasının finansman ihtiyacını azaltacak" diye konuştu.


Avdagiç, yalnızca ihracat hedefi değil, ithalat hedefi koyma yaklaşımının da 2026’dan başlayarak benimsenmesinin dış ticaret dengesi açısından gerekli olduğuna inandıklarını vurguladı.



İTO Başkanı Avdagiç, son yıllarda iş dünyası olarak sıklıkla dile getirdikleri bir konunun da üretim maliyetleri artışıyla kur artışı arasındaki makasın açıklığı olduğunu, bunun hem yerel hem de küresel ölçekte işletmeleri oldukça zorlayan bir hale dönüştüğünü kaydetti. Avdagiç, "Rakamlarla ifade etmek gerekirse, son 4 yıldan bugüne, enflasyon yüzde 367, asgari ücret yüzde 560 artmış durumda, aynı sürede dolar/TL kurundaki artış yüzde 217, Euro/TL kurundaki artış ise yüzde 228 düzeyinde. Enflasyonla mücadele temel önceliğimiz olmakla birlikte, bu konudaki hassasiyetimizin 2026’da önceliklendirilmesi konusunda desteğinizi istirham ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"STA’lar yeniden müzakere edilmeli"


İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul iş dünyasının diğer bazı önerilerini şöyle dile getirdi: "Geldiğimiz küresel konjonktürde, ithalat-ihracat dengesi aleyhimize dönen ülkelerdeki STA’ların yeniden müzakere edilmesi ve mümkünse revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle muhatabımız olan ülkelerin AB ile Türkiye’ye kıyasla daha avantajlı ticaret anlaşmaları yapmaları ülkemizi ikincil konuma düşürüyor. Ayrıca, "Made in EU" menşeli üretim ve ticaret ağları büyüyerek Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturuyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından sunulan yatırım teşvikleri, HIT-30 Programı ve benzeri destek mekanizmaları için iş dünyası olarak şükranlarımızı sunuyoruz.


Önümüzdeki adımın ise, bu teşviklerin kapsamının orta ölçekli işletmeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi olduğunu düşünüyoruz.


Yatırım Taahhütlü Avans Kredilerine (YTAK) sağlanan kaynak bu yıl artırılarak 500 milyar Liraya yükseltildi. Ancak, kullanımı belirlenen kısıtlar nedeniyle sınırlı düzeyde kalıyor. Özellikle toplam yatırım tutarı şartının günümüz finansman koşulları dikkate alınarak bu kaynağın belli bir kısmının 250 milyon TL’ye indirilmesi bu kıymetli desteğin, etkinliğini büyük ölçüde artıracaktır.


Öte yandan demiryolu altyapısının güçlendirilmesi, liman bağlantılarının arttırılması ve yük taşımacılığının kesintisiz, hızlı ve verimli şekilde gerçekleştirilmesi ticaretimize doğrudan hız katacak bir konu."



Gelir Vergisi tarifesinde gerçekçi bir artışa gidilmesi önerisi


Avdagiç, ücretlilerin net gelirinin olumsuz etkilenmemesi için ise Gelir Vergisi tarifesinde öncelikle yıllar içindeki erozyonu giderecek gerçekçi bir artışa gidilmesini önererek, bu sayede alt-orta gelir grupları üzerindeki vergi yükünün azaltılmasının çalışma barışına büyük katkı sunacağını dile getirdi.


Avdagiç, bir diğer stratejik sektörün sağlık olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin sağlık sisteminde yaptığı devrimden elde edilen kazanımların daimiliğinin, sürekli yenilenmesine bağlı olduğunu vurguladı. Özellikle küçük ve orta ölçekli hastaneler ile polikliniklerin mevcut fiyatlama ve geri ödeme politikaları nedeniyle finansal ve operasyonel sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Avdagiç, "Bu sebeple küçük ve orta ölçekli sağlık kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin gözetilmesi, ilaç fiyatları ile ruhsat ve izin süreçlerini sadeleştirerek hızlandırmamız, sektörün bekası açısından önem taşıyor" diye konuştu.



Avdagiç, enerji tarafında ise yenilenebilir enerji yatırım süreçlerindeki bürokratik sürecin sadeleştirilmesi ve yeni kaynakların ekonomiye kazandırılması gerektiğini belirterek, "Burada reel sektör olarak kendi enerjisini üretmek isteyen firmaların izin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması beklentisi içindeyiz" dedi.



Emek yoğun sektörlerin yaşadığı sorunlar


Şekib Avdagiç, tekstil, deri, ayakkabı, mobilya gibi emek yoğun sektörlerin yaşadığı darboğazı da dile getirerek, "Dalgalı dış talep, artan işçilik ve enerji maliyetleri, enflasyonla mücadele kapsamında oluşan kur dengesi ve finansmana ulaşım zorlukları bir araya gelerek, bu sektörlerimizde hakikatten sıkıntılı bir süreç başlatmış durumda.


Bu sektörlerimizin hem vergisel anlamda hem teşvikler anlamında, hem de uygun koşullu finansman anlamında her zamankinden çok daha fazla desteğe ihtiyacı var. Bu süreci hükümetimizin proaktif yaklaşımıyla çok daha kolay aşacağımıza yürekten inanıyoruz." açıklamasını yaptı.



Avdagiç, "Burada döviz piyasası istikrarını koruyacak tedbirlerin alınmasını ve yatırımcıların yurtiçinde kalmasını teşvik edecek mekanizmaların güçlendirilmesini önemli buluyoruz." önerisini getirdi.



"Yarısı Bizden destekleri 2028 sonuna kadar uzatılmalı"


Avdagiç, beklenen Marmara depremi konusunda da özellikle ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ile İstanbul’da büyük bir dönüşüm gerçekleştiğini, bu dönüşümün hız kesmeden devam edebilmesi adına 2026 sonunda bitmesi öngörülen desteklerin 2028 sonuna kadar uzatılması konusunda meslek mensuplarının beklentilerini dile getirdi. Avdagiç, konutlar için yürütülen dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının ticari alanlara da yayılmasını önerdi.


Avdagiç, İTO olarak Türkiye’nin 2026 ve sonrası dönemdeki başarısının, pazar çeşitlendirmesi kadar üretimin niteliğini artıran, finansmanı esnekleştiren, vergiyi adil hale getiren ve çalışan refahını koruyan bütüncül politikalarla çok daha güçlü olacağını, bu anlayışla her türlü desteğe ve iş birliğine hazır olduklarını kaydetti.



Avdagiç, konuşmasını, "İnanıyorum ki, ülkemizi çok daha iyi bir yere hep birlikte taşıyacağız. Türkiye’yi ekonomide hak ettiği birinci lige hep birlikte taşıyacağız. Yine kalkınmayı birlikte gerçekleştirip refahı tüm ülkeye birlikte yaygınlaştıracağız" sözleriyle tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tarsus’ta bayram sofrası evlere taşındı: 15 bin kişiye ulaşıldı Mersin’in Tarsus ilçesinde, olumsuz hava koşulları nedeniyle kent meydanında kurulması planlanan ’bayram sofrası’, belediye ekipleri tarafından kapı kapı dağıtılarak vatandaşların evlerine ulaştırıldı. Tarsus Belediyesi tarafından Kleopatra Kapısı yanı Kent Meydanında gerçekleştirilmesi planlanan ’bayram sofrası programı’, hava şartlarının elverişsiz olması nedeniyle sahaya taşındı. Hazırlanan yemekler ekipler tarafından mahalle mahalle dağıtılarak vatandaşların evlerine ulaştırıldı. Çalışma kapsamında 15 bin kişilik yemek, içecek, tatlı ve ekmek dağıtımı gerçekleştirildi. Bayramın paylaşma ve dayanışma ruhu kentin dört bir yanında hissedilirken, belediye ekipleri gün boyunca dağıtım faaliyetlerini sürdürdü. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, olumsuz hava koşulları nedeniyle hemşehrileriyle aynı sofrada buluşamadıklarını belirterek, "Hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmayı çok isterdik. Ancak hava koşulları buna imkan vermediği için bu tabloyu yaşayamadığımızdan dolayı üzgünüz. Yine de bayramın bereketini ve o birlik duygusunu eksik bırakmak istemedik. Bu yüzden soframızı evlere taşıdık. İstedik ki hiçbir hanede bayramın sıcaklığı eksik kalmasın. Her koşulda hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Kent meydanında kurulması planlanan bayram sofrasının evlere taşındığı program kapsamında, bayramın bereketi binlerce haneye ulaştırıldı.
İstanbul Alperen Şengün’den Miami Heat karşısında double double NBA’de Houston Rockets, evinde Miami Heat’i 123-122 yenerken, milli basketbolcu Alperen Şengün 19 sayı, 12 ribaund ve 3 asistle oynadı. NBA’de normal sezon heyecanı 10 karşılaşmayla devam etti. Houston Rockets konuk ettiği Miami Heat’i 123-122’lik skorla mağlup etti ve 43. galibiyetini elde etti. Houston’da milli basketbolcu Alperen Şengün 19 sayı, 12 ribaund ve 3 asistlik katkı sağladı. Kevin Durant ise 27 sayı, 3 asist, 3 ribaundla müsabakayı tamamladı. Ligdeki 33. yenilgisini alan Heat’te Bam Adebayo 32 sayı, 21 ribaund, 4 asist ve 2 top çalma ile oynadı. Adem Bona’lı Philadelphia galip Milli basketbolcu Adem Bona’nın formasını giydiği Philadelphia 76ers, Utah Jazz’a konuk oldu. Philadelphia, parkeden 126-116 galip ayrılırken, Adem 16 sayı, 5 ribaundluk performans sergiledi. Philadelphia 76ers, ligde 39. galibiyetini aldı. Quentin Grimes 25 sayı, VJ Edgecombe 22 sayı üreterek galibiyette önemli rol oynadı. Jazz’da ise Ace Bailey 25 sayıyla oynarken, Kennedy Chandler 19 sayı üretti. Golden State Warriors, deplasmanda Atlanta Hawks’a 126-110’luk skorla kaybederken, Ömer Faruk Yurtseven 2 sayı, 1 asist ve 4 ribaundla maçı tamamladı. Warriors’ta, De’Anthony Melton 20 sayıyla takımının en skorer ismi oldu. NBA’de günün toplu sonuçları şöyle: Washington Wizards: 111 - Oklahoma City Thunder: 132 New Orleans Pelicans: 106 - Cleveland Cavaliers: 111 Charlotte Hornets: 124 - Memphis Grizzlies: 101 Orlando Magic: 104 - Los Angeles Lakers: 105 Houston Rockets: 123 - Miami Heat: 122 Atlanta Hawks: 126 - Golden State Warriors: 110 San Antonio Spurs: 134 - Indiana Pacers: 134 Dallas Mavericks: 131 - Los Angeles Clippers: 138 Utah Jazz: 116 - Philadelphia 76ers: 126 Phoenix Suns: 105 - Milwaukee Bucks: 108
Artvin Sarp Sınır Kapısı’nda bayram tatili yoğunluğu Ramazan Bayramı tatilini yurt dışında geçirmek isteyen vatandaşlar, Sarp Sınır Kapısı’nda yoğunluğa neden oldu. Bayram tatilini fırsat bilen çok sayıda kişi Gürcistan’a geçiş yapmak için sınır kapısına akın etti. Türkiye’nin Kafkaslar’a açılan en önemli kara hudut kapılarından biri olan Sarp Sınır Kapısı’nda, bayram tatilinin başlamasıyla birlikte hem araç hem de yaya geçişlerinde dikkat çeken artış yaşandı. Özellikle Batum’a gitmek isteyen tatilciler sabahın erken saatlerinden itibaren sınır kapısında yoğunluk oluşturdu. Batum’a günübirlik geçişler arttı Vizesiz geçiş imkanı bulunması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle birçok vatandaş tatil için Gürcistan’ı tercih etti. Sınır kapısında zaman zaman uzun kuyruklar oluşurken, yoğunluğun bayram süresince devam etmesi bekleniyor. Geçiş sayılarında dikkat çeken yükseliş Sınır kapısındaki hareketlilik son yılların verilerine de yansıdı. Pandemi etkisinin hissedildiği 2021 yılında 958 bin 338 olan yolcu sayısı, kısıtlamaların kaldırıldığı 2022 yılında 5 milyon 60 bin 994’e yükseldi. Hareketliliğin zirveye ulaştığı 2023 yılında ise 6 milyon 261 bin 289 yolcu ile tüm zamanların en yüksek geçiş sayısına ulaşıldı. Yoğunluk sonraki yıllarda da devam etti. 2024 yılında 5 milyon 555 bin 125 kişinin kullandığı sınır kapısından, 2025 yılında 5 milyon 42 bin 675 yolcu giriş-çıkış yaptı. Sarp Sınır Kapısı’nda özellikle bayram ve tatil dönemlerinde benzer yoğunlukların yaşandığı, Gürcistan’ın vizesiz olması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle bölgenin en çok tercih edilen yurt dışı rotalarından biri olmaya devam ediyor. Yoğunluk sonrası bölgede trafik tedbirleri artırıldı. Bayram tatili nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu ile Sarp Sınır Kapısı güzergahında yaşanan hareketlilik sonrası Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik ekipleri, bölgede denetim ve bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, bayram süresince sürücülerin hız kurallarına uymaları, emniyet kemeri takmaları ve uzun yolda dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunurken, trafik güvenliğinin sağlanması için uygulamaların tatil boyunca devam edeceğini belirtti.
Kilis Kilis’te taş oymacılığının son ustası bayramda da tezgah başında Kilis’te taş oymacılığı yapan tek usta olan Ökkeş Diyarbakırlı, 25 yıldır sürdürdüğü mesleğini bayramda da bırakmadı. Geleneksel yöntemlerle el emeği üretim yapan Diyarbakırlı, küçük bir taş müzesi kurmak istediğini belirtti. Kilis’te yaşayan taş ustası Ökkeş Diyarbakırlı, yaklaşık 25 yıldır sürdürdüğü taş işlemeciliğini bayramda da devam ettiriyor. El işine meraklı olduğunu belirten Diyarbakırlı, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait geleneksel taş oymacılığına odaklandığını söyledi. Taş işlemeciliğini daha çok hobi olarak yaptığını ifade eden Diyarbakırlı, "Genelde Osmanlı dönemine ait dibek ve havan gibi ürünler yapıyoruz. Bu işi sürekli yapmasam da severek sürdürüyorum. Çünkü bu sanat bizim tarihimizin bir yansıması. Taşlara baktığımda Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar birçok şey gözümün önüne geliyor" dedi. "Hiçbir zaman teknolojiden faydalanmıyoruz" İlerleyen süreçte küçük bir taş müzesi kurma hedefi olduğunu da dile getiren Diyarbakırlı, tamamen geleneksel yöntemlerle çalıştığını vurgulayarak, "Hiçbir zaman teknolojiden faydalanmıyoruz. Eski usullerle, tamamen el emeğiyle çalışıyoruz. Şu anda yaptığımız ürün bir taş dibek, son aşamada düzeltmelerini yapacağız" diye konuştu. "Bu işi yapmak ciddi sabır ister" Kullandıkları aletlerin oldukça ağır olduğunu belirten Diyarbakırlı, "150 gramdan 1,5 kiloya kadar çekiçlerimiz var. Sabah akşam bu işi yapmak ciddi sabır ister. Günümüz teknolojisiyle bu işler kolaylaşabilir ama biz geleneksel yöntemi yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki müzelerde bile olmadığını düşünüyorum" İşlediği taşların volkanik oluşumlu ve yüksek basınca dayanıklı olduğunu söyleyen Diyarbakırlı, "Farklı modeller yapıyorum. Hatta yaptığım bazı ürünlerin Türkiye’deki müzelerde bile olmadığını düşünüyorum. Dünyada bu işi tamamen el emeğiyle yapan nadir kişilerden biri olduğumu düşünüyorum" dedi. "Mesleğin yeni nesillere öğretilmesini isteriz" Taş ustasını uzun yıllardır tanıdığını belirten İbrahim Özkan ise, "Ökkeş amcayı yaklaşık 10 yıldır tanıyorum. Çok güzel işlemeleri var. Kilis’te bu işi yapan tek kişi diyebiliriz. Her zaman ziyaretine geliyoruz. Bu mesleğin yeni nesillere öğretilmesini isteriz" şeklinde konuştu.