EKONOMİ - 26 Nisan 2026 Pazar 10:40

İTO Başkanı Avdagiç, iş dünyasının gündemini değerlendirdi

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç, iş dünyasının gündemini değerlendirdi

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Ekonomi yönetimi başarılı bir kurgu ve risk yönetimi yaptı. Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil. Gelinen aşamada ise savaşın getirdiği şartlarla birlikte iş dünyasının beklentileri de dikkate alınarak bugüne kadar finans ağırlıklı, rezerv ağırlıklı, baskılanmış kur ağırlıklı sürdürülen politikaya birkaç noktada güncelleme gelmesi gerektiğini düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, gazetecilere yaptığı açıklamada iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.


Avdagiç, ekonomi yönetiminin üç yılı aşkın bir süredir başarılı çalışmalarıyla Türkiye’nin döviz rezervlerinde sıkıntılı bir tablodan oldukça makul bir noktaya gelindiğini, dışarıdan fon tedarik konusunda önemli bir hedefe ulaşıldığını vurguladı.


Savaşla ortaya çıkan gelişmelerle birlikte meseleye geniş bir çerçeveden bakılmasının doğru olacağı görüşünü dile getiren Avdagiç, "Biraz daha büyük resme bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik programın hedeflerini realize etmek için iş dünyası olarak elimizden gelen katkıyı vermeye çalıştık. Bunun için ciddi bir bedel de ödedi iş dünyası" ifadesini kullandı.


"Savaş dengelerde değişikliklere yol açtı"


Avdagiç, 2026’nın ikinci yarısına doğru daha makul bir döneme geçilmesinin öngörüldüğü bir sırada çıkan bölgesel savaşın yurt içi ve yurt dışı dengelerde değişikliklere yol açtığını söyledi. Şekib Avdagiç, "Buna dikkat etmek lazım. Konuya sadece basit bir faiz artışı ya da sabit kalması zaviyesinden bakmanın çok doğru, gerçekçi ve sonuç odaklı olacağını öngörmüyorum. Bütüncül olarak ekonomi süreçlerinin, iş dünyasının sürdürülebilirliği açısından gözden geçirilmesi gereken bir döneme girdiğimizi öngörüyorum" değerlendirmesini yaptı.


Avdagiç, şöyle devam etti: "Ekonomi yönetimi başarılı bir kurgu ve risk yönetimi yaptı. Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil. Gelinen aşamada ise savaşın getirdiği şartlarla birlikte iş dünyasının beklentileri de dikkate alınarak bugüne kadar finans ağırlıklı, rezerv ağırlıklı, baskılanmış kur ağırlıklı sürdürülen politikaya birkaç noktada güncelleme gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şüphesiz program dinamik bir süreç içeriyor. Evet burada enflasyonla mücadeleyi kenara koymayacağız ama bir ince ayar ile programdaki kur politikasını, ihracat rejimini, ithalat rejimini gözden geçirmemiz lazım. Hepsini içeren bir süreci kurgulayıp çok hızlı hayata geçmemizin gerektiğini düşünüyorum."


"Türkiye’deki mal ihracatı, ithalatın yüzde 75’inin altına düşmemeli"


Avdagiç, Türkiye’nin ithalatın cazip, ihracatın zorlaştığı bir konumda bulunduğunu belirterek, "Türkiye’deki mal ihracatı ‘asla ve asla’ ithalatın yüzde 75’inin altına düşmemeli. 2026’da yüzde 69 seviyesinde bulunuyor" uyarısında bulundu.


İTO olarak döviz kuru ile enflasyon arasındaki korelasyona uzun süredir dikkat çektiklerine işaret eden Şekib Avdagiç, sadece yılın ilk çeyreğinde döviz kurunda yaklaşık yüzde 3’lük artışa karşılık enflasyonda kümülatif yüzde 10’luk bir artış yaşandığını aktardı. Avdagiç, "Geriye doğru gittiğiniz zaman bu makasın daha da arttığını ve ihracatın zorlaştığı, ithalatın kolaylaştığı bir döneme girdiğimizi görüyoruz" dedi.


Avdagiç, 2026 için mal ve hizmet ihracatında ortaya konulan 410 milyar dolarlık hedefe dikkat çekerek, "Bu hedefe ulaşmamız çok önemli, değerli ve başarılması gereken bir hedef. Bunu çok önemsemeliyiz" ifadesini kullandı.


"Teşviklerin tabanı genişletilmeli"


Sanayide dönüşümün dünyanın hiçbir ülkesinde kısa vadede sağlanamayacağına işaret eden Avdagiç, yatırım kararından ürünün piyasaya sunulmasına kadar geçen sürenin 1,5 ile 3 yıl arasında değiştiğini vurguladı.


Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) ve HIT30 gibi teşvik paketlerinin ülke menfaati açısından doğru çalışılmış konular olduğunu, uygulamada ise büyük oranda en üst ölçeğe odaklandığını ifade eden Avdagiç, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na KOBİ’lerin OBİ’lerine (orta-büyük işletmeler) yönelik bir düzenleme önerisinde bulunduklarını aktardı. Avdagiç, "Bu gelir paketinin yüzde 30’unu OBİ’lere vererek orta ölçek firmalara yönelmek yararlı olur. Sadece en büyükler üzerine kurgulanmış bir yapıyla bu konuda netice almak çok uzun zaman alacaktır. Tabanın genişletilmesi doğru olacaktır" diye konuştu.


"Gümrük Birliği’nin güncellenmesi vizeden de önemli"


Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde "Made in EU" düzenlemesinde 3 aşamalı bir sürecin ilk aşamasının olumlu geçildiğini belirten Avdagiç, "Ticaret Bakanlığımız bu konuda titiz bir çalışma gerçekleştirdi ve önemli bir başarı elde etti. Bununla birlikte daha önümüzde epey meşakkatli, zor bir yolumuz olduğu da muhakkak" dedi.


Gümrük Birliği güncellemesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Avdagiç, bu konunun vizeden de önemli olduğunun altını çizdi. Avdagiç, Türkiye’nin ithalat tarafında AB rejimine tabi olduğunu ancak ihracat tarafında AB’nin sahip olduğu avantajlardan yararlanamadığını aktardı. Avdagiç, "AB Hindistan’la anlaşma yaptı. Biz Hindistan’ın Avrupa Birliği’ne sattığı şartlarla Türkiye’ye ithal etmek zorundayız. Ama AB’nin Hindistan’a sattığı şartlarla Hindistan bizden mal almak zorunda değil. Türkiye’nin mutlaka ithalat ayağında AB regülasyonlarına tabi olduğu gibi ihracat tarafında da tabi olması lazım" dedi.


Savunma sanayii ve enerjide yerli üretim vurgusu


Savaş sürecinin çok dinamik ilerlediğini belirten Avdagiç, yaşananların ABD-Çin arasındaki rekabetin bir yansıması olarak okunmasının daha doğru olabileceğini söyledi.


Türkiye’nin enerjide çeşitlendirme ve yerli üretim konusunda aldığı mesafeye dikkat çeken Avdagiç, "Yurt içinde güneş enerjisine, rüzgar enerjisine yapılan yatırımlarda Avrupa’da biz en önde gelen ülkelerin başında geliyoruz. Güneş panelleri üretiminde ve rüzgar türbini kanatları üretiminde yerli üretim önemli bir aşamaya geldi. Bazı günler yenilenebilir enerji yüzde 50’yi geçti. Çok ciddi bir rakam" dedi.


Avdagiç, doğalgaz ve petrolde yerli üretimin belli bir miktara ulaşıldığını belirterek, enerjide birçok ülkede konuşulan felaket senaryolarının Türkiye’de gündeme gelmediğini kaydetti. Avdagiç, Almanya’da benzinin son dönemde euro bazında yüzde 40’a varan oranda arttığını hatırlatarak, Türkiye’de eşel mobil uygulamasının domino etkisini önlemesi bakımından psikolojik olarak çok önemli olduğunu vurguladı.


Savaşın, harp konseptini de değiştirdiğini dile getiren Avdagiç, "Bu savaştan sonra dünya harp konsepti çok ciddi bir dönüşüme uğrayacak. Savunma sanayinde yaptığımız yatırımların ne kadar önemli ve değerli olduğu ortaya çıktı. Şirketlerimiz hemen gaza basmaya başladı. Birikmiş bir altyapı var. Üretim kabiliyeti var" dedi.


"Asgari ücrette mevcut sürecin muhafaza edilmesi makul olur"


Büyüme dinamiklerinde iki ana kaleme dikkat çeken Avdagiç, ihracatın ve yatırımların büyümeye katkısının belirleyici olduğunu belirtti. Savaş şartları nedeniyle Körfez ülkelerine yönelik ihracatta azalma yaşandığını ve bu kaybın savaş sona erse dahi kısa sürede yerine gelmeyeceğini belirten Avdagiç, dünya genelinde tüketim ve zaruri olmayan mal alım kararlarının ötelendiği bir dönem yaşandığını söyledi.


Avdagiç, asgari ücrette ara zam beklentilerine ilişkin bir soruyu da "Asgari ücret yılda bir defa düzenleniyor. Şu anda mevcut sürecin muhafaza edilmesi makul olur" yanıtını verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor Sakarya Nehri’nde balık tutarken beline bağlanan ipin kopmasıyla akıntıya kapılarak kaybolan 10 yaşındaki yabancı uyruklu çocuğu arama çalışmaları 6. gününde de sürüyor. Havadan ve sudan sürdürülen çalışmalarda geçen günlere rağmen 10 yaşındaki çocuktan hala bir iz bulunamadı. 21 Nisan günü Erenler ilçesi Küpçüler Mahallesi’nde meydana gelen olayda, yabancı uyruklu olduğu öğrenilen Ahmet İdris ve bir akrabası, Sakarya Nehri kenarında balık tuttuğu esnada oltalarına takılan balığı nehirden çıkartmak için İdris, beline ip bağlayıp suya indi. Balığı sudan çıkartmak için çabalarken nehrin sert akıntısı İdris’in beline bağladığı ipi koparttı. Nehrin akıntısına kapılan çocuk, kısa süre içerisinde gözden kayboldu. Akrabası durumu anlatmak için o sırada iş yerinde çalışan İdris’in ağabeyinin yanına koştu. Durumun ihbar edilmesi üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler nehirde geniş çaplı arama çalışması başlattı. Aradan geçen günlere rağmen 10 yaşındaki çocuğa dair herhangi bir iz bulunamadı. Arama çalışmaları 6. gününde de devam etti. Jandarma Arama Kurtarma, AFAD, su altı polisi, itfaiye ve SAKE ekipleri nehirde geniş kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. İdris’in ağabeyi ise ekiplerin çalışmalarını nehir kenarından takip ederek kardeşinden gelecek herhangi bir haberin bekleyişini sürdürüyor.
İstanbul Dünya mühendislik devi IMechE heyetinden Tuzla TEKMER’e tam not Birleşik Krallık merkezli ve dünya genelinde mühendislik standartlarının belirlenmesinde önemli rol üstlenen Makina Mühendisleri Kurumu (IMechE) heyeti, İstanbul temasları kapsamında Tuzla Belediyesi Teknoloji Merkezi’ni (TEKMER) ziyaret etti. Ziyaret kapsamında heyete, Tuzla Belediyesi bünyesinde yürütülen teknolojik gelişmeler, girişimcilik projeleri ve yerel yönetim-sanayi iş birliği modelleri hakkında bilgi verildi. Programda, Tuzla Belediye Başkan Yardımcısı Sevcan Bilir, Tuzla TEKMER Yönetim Kurulu Başkanı ve Süreç Koordinatörü Hakan Adem Doğan, Tersaneler ve Denizcilik Koordinatörü- Gazeteci Gökhan Karakaş, Strateji Geliştirme Müdürü Sabire Özoğul, Bilgi İşlem Müdürü İsmail Yalçın ile Strateji Geliştirme Müdürlüğü’nden Asım Karabulut ve Zeynep Topçu da yer aldı. Kutup Bilim Merkezi VE Planeteryum Gözlemevi’nde incelemeler yapıldı İngiliz makine mühendisleri, eksi 17 derece ortamıyla kutup soğuğunu hissettiren Kutup Bilim Merkezi’ni gezdi. Ülkemizin yerel yönetimdeki ilk ve tek Kutup Bilim Merkezi’nde gerçek kutup soğuğunda bilim insanlarının nasıl çalıştığını deneyimleyen heyet, ilk Türk kutup kâşifi Prof. Dr. Atok Karaali’nin Antarktika’da kullandığı elbiselere ilgi gösterdi. İngiliz heyet, uzay ve gökbilim hakkında bilgi veren Planetaryum Gözlemevi’nde de inceleme yaptı. Tuzla Belediyesi yetkilileriyle; Dünya, Ay ve Mars’ta yerçekiminin hangi güçte olduğunu anlatan bölümleri de gezen İngiliz heyet, çocuk ve gençlerin kutup ve uzay bilimlerine ilgisini arttıracak içerikleri dikkatle inceledi. Türkiye’deki belediyeler arasında İLK KOSGEB onaylı merkez Sevcan Bilir, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl adına heyeti karşılayarak, belediye olarak teknoloji, girişimcilik ve inovasyon odaklı çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Bilir, TEKMER’in Türkiye’de belediyeler arasında ilk KOSGEB onaylı merkez olduğuna dikkat çekerek, üniversite paydaşlarıyla birlikte önemli projelere imza attıklarını ifade etti. "Kalkınma planı doğrultusunda fikir alışverişinde bulunulacak" Hakan Adem Doğan ise Tuzla TEKMER’in kamu ve yerel yönetim eksenli tek teknoloji merkezi olduğunu belirterek, "Birleşik Krallık Makina Mühendisleri Kurumu temsilcileri burada. Tuzla’daki yerel yönetim kalkınma planı doğrultusunda girişimcilerimizle karşılıklı iş birliği, mavi ve yeşil ekonomi konularında fikir alışverişinde bulunacaklar" dedi. "Genç nesiller için büyük bir fırsat" IMechE Avrupa Bölgesi Başkanı Daniel Fantoni, misafirperverlikleri için Tuzla Belediyesi’ne teşekkür ederek, kurumun anaokulundan üniversiteye kadar sistem eğitimini desteklediğini ve mühendisleri dünyanın her yerinde desteklemek için çalıştıklarını söyledi. IMechE Avrupa Bölgesi Genç Üye Temsilcisi Andrew Smyth ise TEKMER’i çok beğendiğini belirterek, genç nesillerin robotik ve teknolojiyle erken yaşta tanışmasının büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. "Uluslararası ekosistemi Türkiye’deki altyapıyla buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz" IMechE Türkiye Temsilcisi Sümeyra Sayman Güngör de TEKMER’in çocukları erken yaşta teknolojiyle buluşturan yapısına dikkati çekerek, bu tür çalışmaların özellikle yerel yönetimler ve KOSGEB desteğiyle sürmesinin önemine değindi. IMechE Türkiye Üyesi ve Intecro Robotics CTO’su Bülent Ünsever ise uluslararası makine mühendisliği ekosistemini Türkiye’deki üretim ve teknoloji altyapısıyla buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Program sonunda Sevcan Bilir tarafından heyete Tuzla Belediyesi ve Ada Tersanesi’nin katkılarıyla hazırlanan "Denizin Kucakladığı Şehir: Tuzla" adlı kitabı hediye edildi. Tuzla TEKMER; girişimcilere iş geliştirme, finansmana erişim, danışmanlık, mentörlük ve ofis imkânları sunan bir teknoloji geliştirme merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de belediyeler bünyesinde kurulan ilk KOSGEB destekli merkez olma özelliği taşıyan TEKMER, Tuzla’nın güçlü sanayi ve teknoloji altyapısıyla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Mardin Mardin Büyükşehir Belediyesi, asfalt ve yol yenileme seferberliği başlattı Mardin Büyükşehir Belediyesi, şehir genelindeki yolları daha dayanıklı ve konforlu hale getirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı, şehir genelinde olumsuz hava koşullarının yollarda oluşturduğu tahribatı gidermek amacıyla, hava şartlarının elverişli hale gelmesiyle birlikte ulaşım güvenliğini artırmak ve yol kalitesini yükseltmek için asfaltlama ile bakım-onarım çalışmalarını hızlandırdı. Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un talimatlarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, merkez Artuklu ilçesinde yağış ve sıcaklık değişimlerinin ardından yollarda oluşan tahribatın giderilmesi için farklı noktalarda asfaltlama çalışmaları sürdürülüyor. Yürütülen planlı çalışma programı doğrultusunda PTT Caddesi’nde başlatılan bitümlü sıcak asfalt serim çalışması tamamlandı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Muhammed Ali Günenç, yaptığı açıklamada şehir ulaşım altyapısını daha güvenli, konforlu ve modern bir hale getirmek amacıyla çalışmaların planlı bir şekilde devam ettiğini belirtti. Ekiplerin sahada belirlenen program çerçevesinde gece gündüz demeden özveriyle çalıştığını dile getiren Günenç, "Daha yaşanabilir bir şehir için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" dedi.
Antalya Daire içerisinde ve bahçede biriktirilen çöpler vatandaşı isyan ettirdi Antalya’nın Serik ilçesinde belediye ekiplerince daha önce iki kez temizlenen ve 2 kamyon çöpün çıktığı dairede yeniden çöp ve atık malzemelerin biriktirilmesi apartman sakinlerini isyan ettirdi. Fare ve hamam böceklerinin sardığı binada vatandaşlar, çocuklarını yalnız sokağa salmazken, "Evimi terk edecek noktaya geldim" diyerek yetkililerden acil çözüm istedi. Antalya’nın Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde 3 katlı apartmanın zemin katında oturan yaşlı kadının daire içerisinde ve bahçede biriktirdiği çöpler binada oturanları isyan ettirdi. Daha önce 2 kez temizlenmesine rağmen yaşlı kadının çöp ve atık malzemeleri biriktirmeye devam etmesi nedeniyle apartmanı fare ve hamam böceklerinin bastığını belirten apartman sakinleri, belediyeye şikayette bulundu. Dairenin içerisinde ve balkonlarında da çöplerin olduğunu belirten sakinler, dairedeki çöplerin de temizlenmesi için kamu kurumlarına müracaatta bulundular. Vatandaşların şikayeti üzerine Serik Belediyesi zabıta ve temizlik işleri ekipleri, apartman bahçesinde bulunan 2 kamyon çöpü toplayarak temizlik çalışması yaptı. Apartman sakinleri, böcekler nedeniyle her gece evlerinde nöbet tutup, yatak çarşaflarını defalarca çırpıp yeniden sermek zorunda kaldıklarını belirtti. Apartmanın bahçesi olduğu için tercih ettikleri evde fare ve hamam böcekleri korkusuyla çocuklarını yalnız dışarı çıkaramadıklarını belirten apartman sakinleri, çocukların psikolojisini ve halk sağlığını tehdit eden bu "çöp evin" bir an önce temizlenmesi için konuyu mahkemeye taşıdı. "Çarşaf çırpmaktan bıktım" Apartmanı basan haşereler nedeniyle her gece evinde nöbet tuttuğunu ve dört gözle mahkemeden çıkacak kararı beklediklerini belirten apartman sakini Nazan Ekici, "Evimde her gece nöbet tutuyorum. 4’e kadar, çocuğum uyumuyor. Sabah 5’te 6’da kalkıyoruz zaten. Hamam böcekleri yüzünden çarşafları her gece çırpıp çırpıp tekrar seriyorum. Bana da yazık, sesimizi birisi duysun artık. Komşum mahkemeye başvuru yaptı. Henüz mahkeme sonuçlanmadı. Her gece çarşaf çırpmaktan bıktım. Çocuğumu aşağıya oynamaya bırakamıyorum fareden, yılan korkusuna. Ben bu evi bahçesi var diye aldım ama çocuğum oynayamadıktan sonra ne yapayım?" şeklinde konuştu. "Evimi terk edecek noktaya geldim" Çöp biriktiren kadının tedavi edilmesi gerektiğini belirten Semra Sarıdağ ise, "Biz temizliyoruz bahçeyi, o taşıyor, yine topluyor. Her yere başvurduk, hiçbir sorun çözülmedi. Artık psikolojim bozuldu. Evimden çıkacağım, kiraya gireceğim, o dereceye geldim. Bir komşum, arkadaşım evime gelmiyor. Çocuğumun okul arkadaşları gelmiyor. Çöp biriktiren kişi, tek başına yaşıyor. Kocası gitti, tek başına kaldı. ’Hasta’ diyorlar. Hastaysa götürüp tedavisini yaptırsınlar. Çöpten aldığı şeyi eve getiriyoruz. Artık burada yapamıyoruz. Evimizin her yerinde kocaman kocaman fareler ve hamam böcekleri var. Çocuğum yatamıyor sabaha kadar korkuyor, bahçeye inemiyoruz. Lütfen bize yardımcı olun" diye konuştu. "Böcekler beni yiyecek" Torununun yaşadığı korkudan dolayı kendisini bırakmadığını anlatan Emine Aksu’da, "Torunum beni evime salmıyor. ’Beni böcek yiyecek anneanne, gitme’ diyor. ’Böcekler gece beni yiyecek, bekle beni’ diyor. Ağlıyor her gece. Buranın temizlenmesini istiyorum. Çocuğum çok korkuyor, ağlıyor her gece. Torunum bu durumdayken, evine gidebilir misin? Gidemem, çocuğumla burada kalıyorum. Kendim de pislikten, tiksinmemden o merdiven yanlarından girip çıkarken hasta oldum" dedi.
Manisa Demirci’de 800 bin kiraz ağacı çiçek açtı Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan Manisa’nın Demirci ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte kiraz bahçeleri beyaza büründü. 800 bin ağacın bulunduğu ilçede bu yıl yaklaşık 20 bin tonluk rekolte hedeflenirken, üreticiler zirai don riskine karşı gece boyunca nöbet tutarak ürünlerini korudu. Demirci’de 600 ile bin 300 rakım arasındaki geniş bir coğrafyada üretimi yapılan kirazda, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Demirci’de geçtiğimiz hafta etkili olan olumsuz hava şartları ve zirai don riskine karşı üreticiler teyakkuza geçti. Kiraz ve badem ağaçlarını korumak isteyen çiftçiler, tarlalarında saman ve badem kabukları yakarak dumanlama sistemi uyguladı. Gece boyu süren duman nöbetiyle ağaçların soğuktan zarar görmesi engellenirken, nisan ayı itibarıyla çiçekler meyveye dönmeye başladı. Demirci’de 18 bin dekar alanda dev üretim Kiraz üretimi ilçede toplamda 18 bin dekar alanda, 800 bin ağaçla yapılan üretim, bölge ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Farklı rakımlarda yapılan üretim sayesinde hasat süreci uzun bir döneme yayılırken, meyvelerin kalitesi de artıyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, kiraz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Küçükoba, Esenyurt ve Ören mahallelerini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Bahçeleri tek tek gezen Şenyurt, çiçeklenme durumu ve meyve tutumu hakkında incelemelerde bulunarak, çiftçilere hasat süreci ve yapılması gereken çalışmalar hakkında teknik bilgilendirmeler yaptı. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt yaptığı açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Demirci kirazımızın durumunu tespit için sahadayız. Kirazımız gayet güzel çiçek durumunda. Kirazımız bizim ürün çeşitliliğimizde önemli bir yere sahip. İhracat oranının en fazla olduğu, kalibresi ve aroması ile tercih edilen bir ürün. Coğrafi işaretli Demirci kirazımızın Akdeniz meyve sineğinden ari bir bölgeyiz. Ülkemizde mahalle bazında ari alanlar var ama Demirci ilçe olarak tek ilçedir. İhracatta bu kriter önemli. Bu yıl inşallah güzel bir rekolte hedefimiz var. İlçemizde meyvede olan 800 bin kiraz ağacı var. Bu yıl 20 bin ton kiraz üretim rekolte hedefimiz var" dedi. Küçükoba Mahallesi’nde 60 yıldır kiraz üreticiliği yapan Nurullah Ceylan’da, "Kirazın bakımını güzel yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Kiraz’da badem de don sebebiyle olmadı. Şu anda ağaçlarımızın çiçek verimi çok güzel. 23 dönümde bin ağacımla kiraz üretimi yapıyorum. Geçtiğimiz kiraz olmadı elma çok oldu. Memleketimizin rakımı yüksek olması sebebiyle, toprağın verimi çok güzel. Kirazımızın kalitesi çok güzel" dedi.