EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:46

İTO Başkanı Avdagiç: "Türkiye artık Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir"

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç: "Türkiye artık Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir"

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibarıyla Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir" ifadelerini kullandı.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun mayıs ayı meclis toplantısında dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Türkiye’nin 3 alanda avantajla öne çıktığını belirten Avdagiç, Çin+1 ihtiyacının en güçlü alternatiflerinden biri olan Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar nüfusa, 32 trilyon dolar milli gelire ve 10 trilyon dolar ithalat hacmine sahip pazarlara erişim sunabilen eşsiz bir coğrafi konumda olduğunu söyledi.


Avdagiç, ikinci olarak AB’nin "Made in EU" çerçevesi ve stratejik sektörlerde tedarik güvenliğini önceleyen politikalarının da Türkiye için yeni bir entegrasyon fırsatı sağladığını belirtti. Avdagiç, elektrikli araçlar, yeşil çelik, batarya, temiz enerji ekipmanları ve savunma sanayii alanlarında Avrupa üretim zincirinin potansiyel kritik halkalarından birinin Türkiye olduğunu kaydetti.


"Türkiye menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir"


Avdagiç, "Üçüncüsü ise Türkiye’nin jeostratejik konumudur. Bugün dünya ticaretinin en önemli tartışması, yeni koridorlar üzerinedir. Orta Koridor, Kalkınma Yolu, enerji transit hatları, Karadeniz lojistiği ve Doğu Akdeniz bağlantıları Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke değil; bölgesel ticaret merkezi haline getirebilecek küresel projelerdir" ifadelerini kullandı.


Enerji, lojistik ve sanayi birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin ’bölgesel üretim ve ticaret üssü’ olma potansiyelinin aynı zamanda küresel yatırımcılar için de göz kamaştırıcı fırsatlar sunduğunu kaydeden Şekib Avdagiç, şunları söyledi: "Türkiye bu yeniden şekillenme sürecinde gücü, potansiyeli ve kapasitesiyle menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir. Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibariyle Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir. Küresel ekonomide sert rüzgarların estiği bu dönemde Türkiye’nin önündeki asıl konu, bu rüzgarı avantaja çevirebilecek stratejik dönüşümü başarabilmektir. Bunun için de hepimize, hükümete, özel sektöre ve topluma vazifeler düşüyor. Bu vazifelerin başında ise ‘öngörülebilirlik, eğitim reformu, yüksek katma değerli üretim ve uzun vadeli sanayi stratejisi’ geliyor. Ben Türkiye’nin bugüne kadar başardıklarıyla, bundan sonraki zorlu aşamaları da başaracağına inanıyorum."


"Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir"


Avdagiç, son verilerin yaşanan bütün zorluklara rağmen Türk sanayisinin çarklarının uzun süreli yavaşlamaya karşın durmadığını ortaya koyduğunu belirterek, reel sektörün yüksek faiz, finansmana erişim sorunları, enerji maliyetleri ve kur-enflasyon dengesizliğine rağmen fedakârlıkla üretmeye, satmaya ve pazarlarını korumaya devam ettiğini ifade etti.


Avdagiç, şöyle devam etti: "Burada önemli bir saptama yapacağım: Halihazırda ilk sırada yer almakla birlikte Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir. Bunun altını çizmek istiyorum. Can alıcı mesele üretim maliyetlerinin verimlilik artışının önüne geçmiş olması ve özellikle emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yitirilmesi meselesidir. Türkiye rekabetçiliğini kaybetmeden yoluna devam etmelidir. Biz özel sektör olarak bunu başaracak güçte olduğumuza inanıyoruz."


İhracat sıçramasını kalıcı kılma çağrısı


Son küresel gelişmelerin önümüzdeki dönemde dünyada 3 tür ekonominin öne çıkacağına işaret ettiğini söyleyen Avdagiç, bunları ’teknoloji üretenler, enerjiyi kontrol edenler ve tedarik zincirlerini yönetenler’ olarak sıraladı. Şekib Avdagiç, Türkiye’nin bu üç alanla ilgili olarak hiçbir ülkeye nasip olmayan bir avantaja sahip olduğunu, bu üç alanın kesişim noktasında bulunduğunu vurguladı.


Nisan ayında ihracatta yaşanan yüksek oranlı sürpriz artışın Türkiye’nin göreli üstünlüklerine verilen tepkinin doğal sonucu olduğunu belirten Avdagiç, "Bu artış, batılı pazarların ani ve panik tedarikte ilk adreslerinin Türkiye olduğuna işaret eden çarpıcı bir örnektir. Bütün mesele, bu artışı kalıcı hale getirebilecek çıtanın aşılmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na destek


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni vergi teşvikleri ve Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın bu yönde önemli bir adım olduğunu belirten Avdagiç, programı içerik ve zamanlama açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Avdagiç, programın Türkiye’nin finans, lojistik ve ticaret merkezi konumunu pekiştireceği gibi küresel üretim ve ticaret üssü hedefine de katkı sunacağını, ülkenin ’bölgesel istikrar adası’ rolünü de güçlendireceğini söyledi.


Avdagiç, "İTO olarak hep üstünde durduğumuz ’imalatçı ihracatçılar’ için Kurumlar Vergisi’nin düşürülmesi, transit ticaret faaliyetlerindeki Kurumlar Vergisi avantajı gibi pek çok düzenleme, özellikle yurt içinde üretimin artmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Avdagiç, yatırımcı dostu ve dijitalleşmeyi öne alan destek paketinin Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücünü artıracağını kaydetti.


Bu dönemde KOBİ’ler başta olmak üzere üretim, istihdam ve ihracat ekosistemini ayakta tutan şirketler için üç hususun gözetilmesini beklediklerini söyleyen Avdagiç, bunları ’uygun fiyatla finansmana erişim, döviz kurunun dengeli seyri ve rekabetçi girdi maliyet yapısının yeniden tesisi’ olarak sıraladı.


"Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir"


Avdagiç, geçen ay üst düzey devlet protokolünün bulunduğu birçok toplantıya ve İTO üyelerinin temsil edildiği etkinliklere katılma imkanı bulduğunu belirterek, bu toplantıların ekonominin lokomotifi olarak nitelendirdiği KOBİ’lerin katıldığı toplantılar olduğunu ifade etti.


Üyelerinin kendi işlerinde çalışan, üretmek ya da ticaret yapmak için çabalayan, pes etmeyen insanlar olduğunu vurgulayan Avdagiç, aynı zamanda bu kesimin dünyadaki gelişmelerden ve konjonktürel olaylardan en fazla etkilenen grupta yer aldığını söyledi.


Avdagiç, şunları kaydetti: "Hiçbiri sızlanmıyor, yel değirmenleriyle savaşmıyordu. Hepsi, ‘Ben işimi nasıl yürütürüm, ne yaparım da ihracatımı artırırım, nasıl bir politika izlersem döviz artışından, faizin yükselmesinden, krediye erişememekten zarar görmem’, hep bunu düşünüyorlar. Kendi çıkış yollarını bulmaya odaklanmışlar. Onlar basiretli bir tüccarın yapması gerekeni yapmış. Beyaz atlı bir prensin gelip kendilerini kurtarmasını beklemeyip, kendilerinin beyaz atlı prensi olmuşlar. Bana göre Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir. Kendileri için yaptıkları her şeyi Türkiye için yapmanın, Türkiye ekonomisini büyütmenin mutluluğunu yaşıyorlar."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul A101’den Kurban Bayramı için kurumlara özel hediye kartı uygulaması A101, Kurban Bayramı döneminde çalışanlarına destek olmak isteyen kurumlar için hediye kartı uygulamasını duyurdu. Kurban Bayramı öncesinde çalışanlarına bayram desteği sağlamak isteyen kurumlar için A101 Hediye Kartı, erişilebilir ve uygulanabilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Toplu alım ve kolay dağıtım imkânı sunan kart, çalışanların bakiyelerini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanabilmesine olanak tanıyor. Bayram dönemlerinde kurumların çalışanlarına sunduğu destekler hem çalışan memnuniyetine hem de aile bütçesine katkı sağlayan önemli uygulamalar arasında yer alıyor. A101 Hediye Kartı gıda, temizlik, kişisel bakım ve temel ihtiyaç kategorilerinde alışveriş esnekliği sunarak bayram hazırlıklarında çalışanlara pratik bir kullanım alanı sağlıyor. Bu özellikle birlikte, çalışanlara bayram döneminin yanı sıra sonraki ihtiyaçları için de planlanabilir bir alışveriş deneyimi sunulduğu belirtildi. 2027’nin sonuna kadar geçerli olması ve parçalı kullanım özelliği sayesinde hediye kartı bakiyesi tek seferde kullanılmak zorunda kalmadan farklı zamanlarda ve alışverişlerde değerlendirilebiliyor. Türkiye genelindeki 13 bin 500’ü aşkın mağaza ağıyla geniş erişim imkânı sunan A101, farklı ölçeklerdeki kurum ve kuruluşların çalışan destek programlarını hızlı biçimde hayata geçirmesine katkı sağlıyor. Yüksek adetli alım olanağıyla kurumların farklı ihtiyaçlarına uyum sağlamayı amaçlayan A101 Hediye Kartı, Kurban Bayramı döneminde hem kurumlar hem de çalışanlar için pratik, esnek ve erişilebilir bir alternatif oluşturmayı hedefliyor. Hediye kartı temini ve başvuru sürecine ilişkin detaylı bilgiye a101.com.tr/kurumsal-satis-formu adresi üzerinden ulaşılabileceği belirtildi.
Malatya Yeşilyurt’ta öğrenciler "başarının sırrını" münazara ile tartıştı Yeşilyurt Belediyesi ile Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "5. Geleneksel Ortaokullar Arası Gençlik Münazara Yarışması" Finali ve Ödül Töreni, büyük bir heyecan ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gençlerin fikirlerini özgürce ifade etmelerine imkan sağlayan yarışma, renkli görüntülere ve anlamlı tartışmalara sahne oldu. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Kemal Sunal Salonu’nda düzenlenen final programına öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri ve davetliler yoğun ilgi gösterdi. Salonun tamamını dolduran öğrenciler, yarışma boyunca arkadaşlarına destek verirken, ortaya çıkan coşku ve heyecan programa ayrı bir atmosfer kattı. Toplam 16 okulun katıldığı yarışmada öğrenciler, "Başarı çok çalışmakla mı elde edilir, yoksa zeki olmakla mı?" konusu üzerine fikirlerini savundu. Gençlerin hitabet yeteneklerini, özgüvenlerini ve düşünce dünyalarını geliştirmeyi amaçlayan yarışmada öğrenciler, güçlü argümanları ve etkili sunumlarıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Final etabında kıyasıya rekabetin yaşandığı yarışmanın sonunda Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu birincilik elde ederken, Beylerderesi Ortaokulu ikinci, Şehit Seracettin Kılınç İmam Hatip Ortaokulu üçüncü ve Barguzu Ortaokulu dördüncü oldu. Dereceye giren okullara ödülleri, Yeşilyurt Belediye Başkan Vekili Erkan Dikenli, Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Öğrencilerin mutluluğu ve heyecanı törende duygusal anların yaşanmasına neden olurken, aileler ve öğretmenler de öğrencilerin başarısını alkışlarla destekledi. Törende konuşan Yeşilyurt Belediye Başkan Vekili Erkan Dikenli, yarışmaya katılan tüm öğrencileri ve okulları tebrik ederek, gençlerin fikir üretme ve kendilerini ifade etme noktasındaki başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Öğrencilerin enerjisi ve heyecanının her şeye değer olduğunu ifade eden Başkan Vekili Erkan Dikenli, "Sizlerin olduğu her yerde bizler de belediye olarak yer almaya devam edeceğiz. Gençlerimizin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sunacak her projeyi destekliyoruz. Finalde ter döken tüm öğrencilerimizi gönülden kutluyor, dereceye giren okullarımızı başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Belediye Başkanımız Prof. Dr. İlhan Geçit’in de selamlarını sizlere iletiyorum. Geleceğin güçlü konuşmacıları, fikir insanları ve yöneticileri olacak gençlerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler ise münazara yarışmalarının öğrencilerin düşünme, araştırma, analiz yapma ve topluluk önünde konuşma becerilerini geliştirdiğine dikkat çekerek, organizasyona destek veren Yeşilyurt Belediyesine teşekkür etti.
İstanbul Küçükçekmece’de bir ilk: Heykel Sempozyumu başladı Küçükçekmece Belediyesi, ilçede ilk kez düzenlenen Heykel Sempozyumu’nun lansman toplantısını Güzel Sanatlar Akademisi’nde gerçekleştirdi. Küçükçekmece’de üreten sanatçının desteklendiği, genç fikirlerin cesaret bulduğu, kamusal alanın sanatla dönüştüğü bir kültür iklimi oluşturmak istediklerini söyleyen Belediye Başkanı Kemal Çebi, "Küçükçekmece’de ilk kez düzenlediğimiz Heykel Sempozyumu’nu geleceğe bırakacağımız kültürel bir miras olarak görüyorum. Heykeller, bir kentin vitrinidir, yaşanmışlığıdır, söylediği sözdür. İnsanlar, yabancı bir kente gittiğinde gördükleri heykelle genelde bir fotoğraf çektirir. Bu mühimdir çünkü bir kentin meydanında yükselen heykel, o kentin neye değer verdiğini anlatır. Binlerce yıllık tarihiyle zaten güçlü bir hafızaya sahip olan Küçükçekmece’nin meydanlarında, sokaklarında kalıcı ve anlamlı izler bırakmak için Türkiye’nin dört bir yanından sanatçıları, üretenleri Küçükçekmece’ye davet ediyorum" diye konuştu. "Bu işin dönüşüm temasıyla örgütlenmesi çok kıymetli" Bağımsız Heykel Sanatçısı Songül Girgin, "Heykel her zaman bir alana ihtiyaç duyar. Özellikle kamusal alanlar. Bu bizim gibi sanatçılar için çok anlamlı duygu ve düşüncelerimizi paylaştığımız düşünsel bir alan. Kamusal alan böyle bir alan sağlıyor bizlere. Bir dönüşüm temasıyla bu sürecin örgütlenmiş olması çok kıymetli. Ekolojik krizin ortasında olan bir dünyada atık heykelin bir sanatçının düşünsel sürecinden geçerek yeniden hayata dönmesi çok güzel. Bu manada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Proje Koordinatörü Nesrin İçer ise, "Yaklaşık 3 yıldır Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel dersleri veriyorum. Son zamanlarda artık bu branşa olan ilginin arttığını gözlemliyorum. Heykeli, Güzel Sanatlar çatısından çıkarıp artık parklara, meydanlara taşıyalım istedik. Bize bu fırsatı veren Sayın Kemal Çebi’ye ve emeklerinden dolayı tüm ekibe teşekkür ediyorum" dedi. Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Proje Koordinatörü Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Eğitmeni ve Heykeltıraş Nesrin İçen, jüri üyeleri Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Uğur Tankut ve Bağımsız Heykel Sanatçısı Songül Girgin ile sanatseverler katıldı. Küçükçekmece Heykel Sempozyumu’nun teması dönüşüm oldu. Hurda metal malzemelerin sanatsal bir üretim süreciyle dönüştürülerek, geri dönüşüme katkı sağlanması hedefleniyor. Küçükçekmece Heykel Sempozyumu’na başvurular, 11 Haziran’a kadar devam edecek. Başvuru ve detaylı bilgi için https://heykelsempozyumu.kucukcekmece.istanbul/ web sayfası ziyaret edilebilir.