SAĞLIK - 16 Mart 2026 Pazartesi 13:21

Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar

A
A
A
Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar

1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi.


Kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinlik düzenlendi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli", Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal üstlenirken; Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok önemli başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele aldı.


Kanserden korunmak için sağlıklı yaşam önemli


Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını belirten Prof. Haksal, "Özellikle beslenme ve düzenli hareketçok önemli. Ortalama 1,5 ila 2 litre su tüketimi vücut için oldukça önemlidir. Bunun yanında lif açısından zengin gıdalarla beslenmek ve hayvansal ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Sedanter yaşam birçok hastalık için risk oluşturuyor" dedi.


Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı yöntem avantaj sağlıyor


Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Haksal, "Bazı durumlarda hastalarda "stoma" olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torbanın geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, daha erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5-7 günlere kadar düşebilmektedir. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor" ifadelerini kullandı.


Yaş sınırı 45’e çekildi


Kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını belirten Prof. Bilgiç, "Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı erkene çekildi. Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramalar artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında eğer polip tespit edilirse büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" şeklinde konuştu.


Rektum kanserinde ameliyat öncesi ışın tedavisi


Rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını belirten Doç. Altınok, "Işın tedavisi tümörü küçültmek amacıyla uygulanıyor. Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriyoruz ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturuluyor. Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapi ile tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlama ile hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor.Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolereedebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor" dedi.


Kolon kanserinde erken evrede tedavi şansı yüksek


Kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Topçu, "Hastalık dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle tarama yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebiliyor. Kolon kanseri erken evrede yakalandığında yalnızca cerrahi tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2’de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik akıllı ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmeleri gerekiyor" diye konuştu.


Pet tetkikleri tanıda yol gösterici olabilir


Kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Dr. Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak "Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşüktür ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Eğer alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir" dedi. Gebelerde ise radyasyon konusunun çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çakır, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin dikkatle planlandığını ifade etti.



Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenler’den Gazze’ye 10 bin kişilik iftar sofrası Esenler Belediyesi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da savaşın gölgesi altındaki Gazze’de iftar sofraları kurdu. Ramazan ayı boyunca kurulan sofralarda 10 bin Gazzeli, Türk bayrakları altında iftar yapmanın sevincini yaşadı. Esenler Belediyesi, mübarek Ramazan-ı Şerif’in bereketini bu yıl da Gazze halkıyla paylaştı. Gazze ile kardeş şehir olan Esenler Belediyesi, Ramazan ayı boyunca bir derneğin iş birliğiyle Gazze’de toplam 10 bin kişiye iftar yemeği ikram etti. Bölgede yaşanan zorluklara rağmen gerçekleştirilen organizasyonla iftar sofraları kuruldu, Ramazan’ın paylaşma ruhu Gazze’de de yaşatıldı. Program kapsamında okunan ilahiler eşliğinde çocuklar ve aileler Ramazan akşamının manevi atmosferini hep birlikte yaşadı. Türk bayrakları gölgesinde kurulan sofralarda Gazzeliler, hem iftar yaptı hem de düzenlenen programla moral buldu. Kardeşlik bağımızı güçlendirdik Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Ramazan’ın dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayarak Gazze halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Göksu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ramazan ayı, paylaşmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimi. Bugün Gazze’de kardeşlerimiz savaşın, yıkımın ve büyük bir insani krizin ortasında yaşam mücadelesi veriyor. Esenler olarak Gazze ile kurduğumuz kardeşlik bağını sadece sözle değil, somut çalışmalarla da güçlendirmeye devam ediyoruz. Kurduğumuz iftar sofralarıyla Gazze’deki kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek istedik. Dualarımız ve desteğimiz her zaman Gazze’deki mazlumlarla."
Bolu Bolu’da pazar tezgahları bayram şekerleriyle renklendi Bolu’da yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi kurulan semt pazarında bayram şekerleri ve çikolatalar tezgahlardaki yerini aldı. İhsaniye Mahallesi’nde pazartesi günleri kurulan pazarda bayram hareketliliği yaşanıyor. Rengarenk ambalajlarıyla tezgahları süsleyen şeker ve çikolatalara vatandaşlar ilgi gösteriyor. Pazarda bayram şekerlerinin kilogramı ortalama 300 liradan satışa sunulurken, çikolataların kilogram fiyatı ise 750 liradan alıcı buluyor. Özellikle çocukların ilgisini çeken ve bayramda misafirlere ikram edilmek üzere alınan ürünler, farklı renk ve çeşitleriyle pazar tezgahlarını hareketlendiriyor. "Arife gününe kadar tezgahlardayız" Pazarda esnaflık yapan Hayrettin Gürer, bayram şekerlerine yönelik talebin yavaş yavaş arttığını belirterek, "Şu an şekerlerin kilogramı 300 lira, çikolataların kilogramı ise 750 lira. Bugün itibarıyla şekerlere rağbet başladı. Bayram şekerlerimiz arife gününe kadar tezgahlarda yerini alacak" dedi. Bayram alışverişi için pazara gelen vatandaşlardan Günay Altuntuğ ise fiyatlara ve çeşitlere bakarak alışveriş yapacağını ifade ederek, "Daha pazara yeni geldim, geziyorum. Bir bakacağım, beğenirsem tabii ki alacağım. Bayram geliyor, ikramlık şekerimizi alacağız" diye konuştu. Öte yandan, etiketlerin bütçesini zorladığını dile getiren bir başka vatandaş ise fiyatların yüksekliğinden yakınarak bütçesine uygun ürün bulmakta zorlandığını kaydetti.
İstanbul Sosyal medya uğruna toplam cezayı kendi aracına kesilmiş gibi paylaştı: Gerçek ortaya çıktı Kadıköy’de 3 gecede trafik ve asayiş ekiplerinin yaptığı denetimlerde kesilen 1 milyon 278 bin liralık toplam cezayı kendi aracına kesilmiş gibi paylaşarak sosyal medyada gündem olan sürücünün gerçeği çarpıttığı ortaya çıktı. Trafik ve asayiş ekipleri tarafından 3 gece boyunca gerçekleştirilen denetimlerde çok sayıda araç ve sürücü kontrol edildi. Yapılan kontrollerde çeşitli ihlaller nedeniyle sürücülere toplam 1 milyon 278 bin lira idari para cezası uygulandı. Denetimler kapsamında durdurulan bir araçta ise abartı egzoz bulunduğu tespit edildi. Sürücüye 16 bin lira idari para cezası uygulanırken, araç da trafikten men edilerek bağlandı. Ancak söz konusu sürücü, denetimlerle ilgili servis edilen haber görsellerini ve kendi aracının fotoğrafını sosyal medyada paylaşarak, toplam cezanın kendi aracına kesilmiş gibi bir algı oluşturdu. Paylaşımında " 1.2 Milyon trafik cezasını ödemek için satılık kelepir" ifadelerini kullandı. Kısa sürede sosyal medyada yayılan paylaşımın gerçeği ise sosyal medyada izlenme uğruna olduğu gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Söz konusu 1 milyon 278 bin liralık cezanın tek bir araca değil, denetimler kapsamında çok sayıda sürücüye kesilen cezaların toplamı olduğu öğrenildi. Denetimlerde işlem yapılan sürücünün ise yalnızca abartı egzoz nedeniyle 16 bin lira ceza aldığı ve aracının trafikten men edilerek bağlandığı belirtildi.
İstanbul İstanbul’da 2019’daki kayıp dosyasından cinayet çıktı: Eşini öldürüp parçaladı İstanbul Maltepe’de 2019 yılında kayıp olarak aranan Özbekistan uyruklu kadının, eşi tarafından öldürüldükten sonra parçalanarak çöp konteynerine atıldığı ortaya çıktı. Luminol yöntemle 7 yıllık kan izleri ortaya çıkarılırken, olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın talimatıyla raflarda bekleyen eski kayıp dosyalarını yeniden incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar kapsamında, Özbekistan uyruklu Khurriyat Tursunboeva’dan (36) 2019 yılından bu yana haber alamayan ablası S.Z. tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı kayıp başvurusu yeniden değerlendirildi. Soruşturma kapsamında özel ekip kuran polis, kadının Maltepe’de yaşadığı apartmanda komşuların bilgisine başvurdu. Komşular, o dönem Tursunboeva’nın eşi E.Y’nin (37) kendilerine eşinin deport edilerek ülkesine gönderildiğini söylediğini, aynı dönemde evden kötü kokular geldiğini ve E.Y’nin kokunun güvercin beslemesinden kaynaklandığını iddia ettiğini anlattı. Yapılan incelemelerde ise Tursunboeva’nın Türkiye’den çıkış yaptığına dair herhangi bir kayda rastlanmadı. Kadına ait cep telefonunun da o tarihlerde Türkiye’de aktif olduğu belirlendi. Ayrıca kadının ablası S.Z.’nin ifadesinde çiftin evliliklerinde ciddi sorunlar yaşadıklarını söylediği öğrenildi. Polisin yaptığı araştırmada, E.Y.’nin 2019 yılında yapılan kayıp başvurusunun hemen ardından "terk edildiği" gerekçesiyle eşine boşanma davası açtığı, davanın yaklaşık 5 yıl sürmesinin ardından 2024 yılında kadının mahkemeye cevap vermemesi nedeniyle boşanmanın gerçekleştiği ortaya çıktı. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, çiftin o dönemde 2 çocuklarının bulunduğunu ve çocuklara E.Y.’nin anne ve babasının Aydın’ın Didim ilçesinde baktığını belirledi. Ayrıca şüpheli E.Y.’nin bazı tarihlerde arkadaşı A.Y.’nin (33) kimliğini kullanarak seyahat ettiği ve farklı yerlere gittiği tespit edildi. Kayıp başvurusu sonrasında da Tursunboeva ile E.Y.’e ait SIM kartların değiştirildiği ve hatların aktif şekilde kullanılmaya devam edildiği belirlendi. Luminol yöntem 7 yıllık izleri ortaya çıkardı Cumhuriyet savcısının talimatıyla çiftin Maltepe’de yaşadığı evde Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından "Luminol" yöntemiyle yapılan çalışmada mutfak ve balkon bölümünde kan izlerine rastlandı. Polis ekipleri, E.Y.’nin 9 Mart 2026 tarihinde Gürcistan’dan çıkarak Artvin’de bulunan Sarp Hudut Kapısı üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığını tespit etti. Bunun üzerine İstanbul’da düzenlenen eş zamanlı operasyonla E.Y. ile arkadaşı A.Y. gözaltına alındı. Cinayeti itiraf etti Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgulanan şüpheli E.Y., eşiyle mutfakta tartıştıklarını, tartışma sırasında başına sopayla vurduğunu ve eşini öldürdüğünü itiraf etti. Ardından cesedi evlerinin balkonuna çıkardığını söyleyen şüpheli, bir gün sonra marketten bahçe kumu alarak kokuyu bastırmaya çalıştığını, daha sonra kireç döktüğünü ifade etti. Kokunun devam etmesi üzerine cesedi mutfağa getirerek parçaladığını anlatan E.Y., parçaları üç ayrı poşete koyarak evine yaklaşık 50 metre uzaklıktaki çöp konteynerine attığını söyledi. Şüpheli ayrıca, olayın ardından çocuklarını arkadaşı A.Y. ile birlikte Aydın’dan otobüsle Gebze Otogarı’na gelen ailesine teslim ettiğini belirtti. Cinayetin nedenini soran polislere ifade veren E.Y., eşinin ablasının kendisine maktulün eski sevgilisiyle çekilmiş özel görüntülerini gönderdiğini, bu nedenle aralarında tartışma çıktığını ve şiddetli geçimsizlik nedeniyle cinayeti işlediğini iddia etti. Diğer şüpheli A.Y. ise cinayetten haberi olmadığını, yalnızca arkadaşına kimliğini verdiğini ve çocukların Gebze Otogarı’na götürülmesine yardımcı olduğunu söyledi. İfadelerin ardından şüpheli E.Y., Cumhuriyet savcısına yer gösterme işlemi kapsamında Maltepe’deki evde cinayeti nasıl işlediğini anlattı. O anlar cep telefonu kamerasıyla da görüntülendi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan E.Y. ve A.Y., Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi.