SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:44

Kanserlerin yüzde 30 ila 50’si önlenebilir

A
A
A
Kanserlerin yüzde 30 ila 50’si önlenebilir

Kalp ve damar hastalıklarıyla birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer alan kanserin toplumda hâlâ ’korkulan ama konuşulmayan’ bir hastalık olarak algılandığını belirten Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, erken tanı ve korunmanın hayati önemine dikkat çekti.


İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, "Dünya Kanser Günü" nedeniyle yaptığı açıklamada kanserin hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çekti. Elkin, hastalığın toplumda hâlâ konuşulmaktan kaçınılan bir konu olduğunu belirterek, "Kanser, günümüzde kalp-damar hastalıklarıyla birlikte en sık ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Oysa kanserin önemli bir kısmı önlenebilir, erken tanı konulduğunda ise tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık grubudur. Günümüzde kanser vakalarının artmasının temel nedenleri arasında yaşam süresinin uzaması, çevresel faktörler, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam yer almaktadır" dedi.



Erken tanı kanserde tedavinin anahtarı


Erken tanının kanserle mücadelede belirleyici rol oynadığını ifade eden Elkin, zamanında yapılan taramaların yaşam süresini ve tedavi başarısını doğrudan etkilediğini kaydederek, "Kanserle mücadelede en kritik kavram erken tanıdır. Birçok kanser türü erken evrede saptandığında tamamen tedavi edilebilirken, geç tanı durumunda tedavi süreci hem zorlaşmakta hem de yaşam süresi kısalmaktadır" dedi.


Tarama programlarının ertelenmemesi gerektiğine dikkat çeken Elkin, erken tanıya yönelik yöntemleri şöyle sıraladı:


"Meme kanserinde düzenli mamografi, rahim ağzı kanserinde smear ve HPV testi, kolon kanserinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi ve prostat kanserinde uygun yaş grubunda PSA takibi hayat kurtaran tarama yöntemleridir. ’Hiçbir şikâyetim yok’ düşüncesi, tarama programlarını ertelemek için bir gerekçe olmamalıdır."



Kanserle mücadele tedaviden önce başlıyor


Toplumda kanser denildiğinde çoğunlukla tedavi yöntemlerinin akla geldiğini belirten Elkin, modern tıbbın bu bakış açısını değiştirdiğini belirterek, "Toplumda kanser denildiğinde akla genellikle kemoterapi, radyoterapi ve büyük hastaneler gelir. Oysa modern tıp bize şunu açıkça göstermektedir: Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıkmadan önce başlar. Aile sağlığı merkezleri, bireyin yaşam tarzını tanıyan, risk faktörlerini yakından izleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini sürekli sunabilen en önemli sağlık birimleridir" ifadelerini kullandı.



Kanserden korunmak mümkün


Bilimsel verilerin kanserden korunmanın mümkün olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Elkin, önlenebilir kanser oranına dikkat çekerek şunları söyledi:


"Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık yüzde 30-50’sinin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Bunun yolu ise yaşam tarzı değişikliklerinden geçer. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlandırmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak, güneşin zararlı ışınlarından korunmak ve aşılanabilir kanserler için (HPV, Hepatit B) aşıları ihmal etmemek kanseri büyük oranda önleyebilir."



KETEM’ler erken tanının bel kemiğini oluşturuyor


Türkiye’de yürütülen kanser tarama programlarına da değinen İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Nurten Elkin, KETEM’lerin erken tanıdaki rolüne şöyle dikkat çekti:


"Ülkemizde kanser tarama hizmetlerinin bel kemiğini KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) oluşturmaktadır. KETEM’ler, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ücretsiz ve düzenli tarama hizmetlerini sunar. Meme kanseri için 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi, rahim ağzı (serviks) kanseri için 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV testi, kolon kanseri için ise 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi yapılmaktadır."



"Farkındalık gerçekten hayat kurtarır"


Toplumsal bilincin önemine dikkat çeken Elkin, kanserle mücadelenin temel mesajını, "Kanserle mücadele, hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce başlar. Düzenli kontroller, tarama programlarına katılım ve doğru bilgiye ulaşmak bu mücadelenin temel taşlarıdır. Bilinç, erken tanı ve korunma ile bu hastalığın seyri değiştirilebilir. Çünkü farkındalık, gerçekten hayat kurtarır" diyerek özetledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Başkan Taşkın taziye hizmetlerinin merkezinde inceleme yaptı Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya’da bulunan Muhtarlık İşleri Müdürlüğü deposunda yürütülen taziye hizmetlerini yerinde inceleyerek, ilçede kalıcı taziye evlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik hedefleri değerlendirdi. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya’da Hasan Basri Türbesi’nin yanında bulunan Korucuk Mesire Alanı’ndaki Muhtarlık İşleri Müdürlüğü deposunda yürütülen taziye hizmetlerini yerinde inceledi. İlçedeki 104 mahalleye taziye çadırı, taziye ikramı ve taziye paketlerinin bu merkezden ulaştırıldığını belirten Başkan Taşkın, mevcut çadır sisteminin sürdürüleceğini, öncelikli hedefin ise mahallelere kalıcı taziye evleri kazandırmak olduğunu ifade etti. Belediye tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 30 çadır, 3 bin sandalye, 400 masa ve 2 bini aşkın taziye paketiyle vatandaşlara acı günlerinde destek sağlanıyor. ‘’Taziye Hizmetlerinde yükü kalıcı mekânlara kaydırmak istiyoruz" İncelemeleri sırasında yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, taziye hizmetlerinin Muhtarlık İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürüldüğünü belirtti. Başkan Taşkın, ilçedeki tüm mahallelere taziye çadırı ve ikram desteği ulaştırıldığını kaydederek, "Bugün Hasan Basri’de bulunan Muhtarlık İşleri Müdürlüğümüzün deposundayız. Buradan 104 mahallemize taziye çadırı, taziye ikramları ve taziye paketleri ulaştırıyoruz. Depolarımızda 30 taziye çadırımız var. Bunların 10’u körüklü sistemden oluşuyor. Hemen yanımızdaki vinç sayesinde bu çadırları daha hızlı ve pratik şekilde kurabiliyoruz. Önümüzdeki süreçte körüklü çadır sayımızı artırmayı düşünüyoruz ancak asıl hedefimiz, mahallelerimize kültür evi, semt konağı ya da taziye evi olarak kullanılabilecek kalıcı mekânlar kazandırmaktır. Geçen yıl ilk taziye evimizi Hasırcılar Mahallemizde hizmete açtık. Şu anda merkezde 10 taziye evimizin inşaatı sürüyor. Eski Malatya merkezinde de dört ayrı noktada yeni taziye evi projelerimizi kısa süre içinde başlatacağız. Allah nasip ederse yıl sonuna kadar Battalgazi’mizde bu sayıyı 25 ila 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece hem personelimizin üzerindeki çadır kurulum yükünü azaltmış olacağız hem de taziye sahipleri misafirlerini daha temiz ve düzenli mekânlarda ağırlayabilecek. Elbette çadır sistemi tamamen ortadan kalkmayacak; özellikle dağınık ve uzak mahallelerde bu hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz. Ancak yükün önemli bir bölümünü taziye evlerine kaydırarak daha pratik ve verimli bir hizmet sunmuş olacağız. Rabbim geçinden versin; ölüm hepimizin başında olan bir hakikat. Biz de belediye olarak hemşerilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Kurduğumuz çadırlarda sobadan kömüre, odundan çay ve şekere kadar tüm ihtiyaçları taziye seti halinde ulaştırıyoruz. Bu hizmetlerde emeği olan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi.