EKONOMİ - 08 Ocak 2026 Perşembe 14:10

Karsan AI, Las Vegas’taki CES 2026’da dünyaya tanıtıldı

A
A
A

Karsan, teknoloji dünyasının önde gelen fuar organizasyonlarından CES 2026’ya çıkarma yaptı. Marka, Karsan AI (Autonomous Intelligence) vizyonunu dünyaya tanıttı.

"Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, yeni nesil ürünleriyle global arenanın en büyük fuar ve tanıtım organizasyonlarında yer alarak sektörün ve tüketicinin nabzını tutmaya devam ediyor. Bu kapsamda dünyanın alanında en büyük fuarları arasında yer alan Consumer Electronics Show (Tüketici Elektroniği Fuarı - CES) 2026’ya katılan marka, teknoloji dünyasının en son yeniliklerini ve trendlerini sergilemek için bir platform sağlayan fuarda, Karsan AI (Autonomous Intelligence) vizyonunu dünyaya tanıttı.

Elektrikli mobiliteden akıllı mobiliteye

Marka, ilk kez 1967 yılında düzenlenen ve her yıl ocak ayında ABD’nin Las Vegas’taki Nevada eyaletinde Consumer Electronics Association tarafından düzenlenen CES 2026’ya, global ölçekte mobilitenin geleceğini şekillendiren bir teknoloji markası olarak katılım sağladı. Marka için otonom vizyonunu, sahada kanıtlanmış teknolojik yetkinliğini ve küresel mobilite yaklaşımını dünyaya aktardığı stratejik bir platform olan fuar, yenilikçi Karsan AI (Autonomous Intelligence) vizyonunun dünya tanıtımına da ev sahipliği yaptı. AI, markanın ‘Electric Evolution’ yolculuğunda geldiği noktayı bir adım ileri taşıyarak, akıllı mobilite çağını temsil eden bütünsel bir yaklaşımı ifade ediyor. Karsan AI’nin şirketin Electric Evolution yolculuğunun bir sonraki adımı temsil ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "Biz buna Karsan Autonomous Intelligence (Karsan Otonom Zekası) diyoruz. AI, algılayan, anlık karar veren ve sürekli öğrenen bir mobilite zekâsı olarak konumlanıyor. Gelecek yalnızca elektrikli değil, aynı zamanda akıllı. Bu yaklaşım, şirketimizin yalnızca sıfır emisyonlu araçlar üretmekle yetinmeyip, otonom ve akıllı ulaşım çözümleriyle şehirlerin geleceğini tasarlama vizyonunu ortaya koyuyor. Şirketimizin otonom başarısının sırrı güçlü iş birlikleri ve uçtan uca çözüm yaklaşımında yatıyor. Şirketimiz, teknoloji partneri ADASTEC ile beraber yalnızca otonom bir araç sunmuyor; üretim hattından aracın açık trafikte operasyona girmesine kadar uzanan, regülasyonlarla uyumlu, güvenilir ve sürdürülebilir uçtan uca bir otonom mobilite ekosistemi sağlıyor. Bu nedenle markamızı seçen şehirler, sadece bir ürün değil, güvenilir ve uçtan uca tam hizmet çözümü alıyor" dedi.

Karsan AI, Las Vegas’taki CES 2026’da dünyaya tanıtıldı

Markanın global marka yolculuğunda teknolojik bir hareket

Markanın, CES 2026’da, otonom alandaki gerçek saha deneyimlerini, teknolojik birikimini ve vizyonunu küresel teknoloji ekosistemine aktardığını vurgulayan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bu yaklaşım, fuara katılımımızı bir fuar aktivitesinin ötesine taşıyor, global marka olma yolunda güçlü ve stratejik bir teknoloji hamlesine dönüştürüyor. CES 2026 ile, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere, AI ile mobiliteye yaklaşım felsefemizi aktarmış olduk. Böylece fuar alanımızı, markamızın yeteneklerini teknoloji dünyasının kalbinde konumlanan küresel bir vitrine dönüştürdük. Zaten Karsan markalı elektrikli ve otonom araçlarımız, ABD, Kanada gibi Kuzey Amerika pazarlarından, Japonya’ya ve elbette Avrupa’nın birçok ülkesinde zaten hayatın içinde, yaşamın merkezinde yer alıyor. Karsan markalı araçlarla ilgili, dünyanın pek çok ülkesinde insanların olumlu deneyimleri var. Markamızı ve ürünlerimizi biliyorlar. CES’te ise, AI yaklaşımımızı ve mobilitenin yeni çağını temsil eden vizyonumuzu paylaşmayı tercih ettik. Burada biz, AI felsefemizi insanlara anlatırken, CES’teki alanımızı adeta bir vitrin gibi kullanarak, yeni çağın mobilite kavramını CES Fuarı ziyaretçi profiline göre yansıtmak istedik." CES katılımını, şirketin global marka yolculuğunda stratejik bir teknoloji hamlesi olarak gördüklerini ifade eden Okan Baş, "Bu yaklaşım sayesinde, Karsan markasını yakından tanıyan paydaşlarımız için güçlü bir buluşma noktası oluşturuken; markamızı henüz yeterince tanımayan ziyaretçilerle de, vizyon ve teknoloji üzerinden daha kalıcı bir bağ kurmayı hedefliyoruz. AI ile ortaya koyduğumuz bu yaklaşımı, CES kapsamında düzenlenen önemli bir panelde de detaylı biçimde aktararak, otonom toplu ulaşımın geleceğine dair perspektifimizi ve bu alandaki saha tecrübemizi teknoloji meraklıları ile paylaşıyoruz" diye konuştu.

’’Otonom teknolojide hedefimiz; gerçek sürücüsüz toplu taşıma sistemlerini hayata geçirmek’’

Otonom mobiliteye olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde hızlandığını belirten Okan Baş, şunları söyledi: "Otonom toplu ulaşım artık bir hayal değil. Bugün markamızın Seviye 4 Autonomous e-ATAK modeli gerçek hayatta, gerçek yolcularla, gerçek trafik koşullarında çalışan bir çözüm. 2021-2024 arasındaki ilk üç yıllık dönemde Avrupa ve ABD’de toplam 7 otonom projeyi hayata geçirdik. Michigan’da açık trafikte ilk yolcularımızı taşıdık; Norveç’in Stavanger kentinde ise tünellerden geçen, zorlu hava koşullarında çalışan ve biletli yolcu taşıyan dünyanın ilk otonom otobüsüne imza attık ve aracımız halen burada biletli yolcu taşıyor. 2025 yılına geldiğimizde ise otonom toplu taşımaya olan ilginin ne kadar hızlandığını çok net görüyoruz. Sadece 2025 yılı içinde, 7 farklı Avrupa ülkesinde 9 yeni otonom projeye imza attık; bunların 5’ini aktif olarak hayata geçirdik. Rotterdam’da Avrupa’nın ilk otonom havalimanı shuttle’ını devreye aldık; İsviçre ve İsveç’te bu ülkelerin açık trafikte yolcu taşıyan ilk otonom otobüslerini hizmete sunduk. Hannover’de ise KBA onayıyla kamuya açık yollarda test sürüşü gerçekleştiren ilk otonom otobüs olduk. Bu ivmeyle, yakında 12 ülkede toplam 16 projeye ulaşacağız. Bugün otonom teknolojide hedefimiz; regülasyonlarla uyumlu şekilde, güvenlik sürücüsünün tamamen ortadan kalktığı gerçek sürücüsüz toplu taşıma sistemlerini hayata geçirmek. Bu doğrultuda Avrupa’da dört yıldır Autonomous e-ATAK modelimizle, şehir içi toplu ulaşımda tam boy otonom çözümler sunarken, Kuzey Amerika’da ise yeni modelimiz Autonomous e-JEST ile daha kompakt ve on-demand service (talep bazlı hizmet) dediğimiz esnek otonom mobilite ihtiyaçlarına cevap vermeyi hedefliyoruz."

Şirketin otonom alandaki bu büyümesine işaret eden Baş, "Otonom teknoloji bizim için kısa vadeli bir deneme alanı değil, uzun soluklu bir yolculuk. Bugün 160 bin kilometrenin üzerinde otonom sürüş deneyimine, 60 binden fazla taşınan yolcuya ve yüzde 99,5’lik bir başarı oranına sahibiz. Bu da bize, otonom toplu taşımanın sahada çalıştığını ve ölçeklenebilir olduğunu net biçimde gösteriyor" dedi.

Autonomous e-JEST: Ailenin yeni üyesi

Autonomous e-JEST’i AI yolculuğunun önemli bir adımı olarak değerlendiren Okan Baş, şöyle devam etti: "Autonomous e-ATAK ile elde ettiğimiz dört yıllık saha tecrübesini, yedi yıldır şehir içi toplu ulaşımda global bir referans haline gelen e-JEST ile birleştirdik. Autonomous e-JEST’i Ekim ayında Busworld’de, Kasım ayında ise Kuzey Amerika’da tanıttık. Bugün Autonomous e-JEST, Karsan AI ailesinin en yeni ve en güçlü üyelerinden biri olarak sahneye çıkıyor. Kuzey Amerika’dan aldığımız ilk 10 adetlik sipariş de bu yaklaşımın pazarda karşılık bulduğunu gösteriyor. Avrupa’da daha büyük ölçekli otonom ihtiyaçlar için Autonomous e-ATAK, Kuzey Amerika’da ise daha kompakt ve esnek çözümler için Autonomous e-JEST ile ilerliyoruz. Avrupa’da kanıtladığımız bu başarıyı, ABD pazarında da aynı disiplin ve uzun vadeli bakış açısıyla ölçekliyoruz."

Açıklamaya göre, Avrupa’da elektrikli ve otonom toplu ulaşımda elde ettiği başarıyı, kanıtlanmış bir stratejiyle Kuzey Amerika’ya taşımayı hedefleyen şirket, CES 2026’yı bu yolculuğun en kritik kilometre taşlarından biri olarak konumlandırıyor. FMVSS ve Altoona testlerini başarıyla tamamlayan, ABD pazarına yaklaşık beş yıllık bir hazırlık süreciyle giren şirket, bugün Kuzey Amerika’da 200’e yakın elektrikli aracıyla aktif operasyon yürütüyor. Autonomous e-JEST’e yönelik ilk siparişler ise, mikro transit ve on-demand mobilite alanında şirketin çözümlerinin pazarda karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.

’’Sürücüsüz toplu taşıma artık bugünün gündemi’’

Otonom toplu taşımadaki nihai hedefe de değinen Baş, "Dünya genelinde sürücü bulma zorlukları ve artan operasyonel maliyetler, şehirleri otonom çözümlere yönlendiriyor. Biz de şirket olarak bu dönüşümü regülasyonlarla uyumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetiyoruz. Hedefimiz, regülasyonların gelişimine paralel olarak, güvenlik sürücüsünün tamamen ortadan kalktığı gerçek sürücüsüz toplu taşıma sistemlerini hayata geçirmek. Karsan AI vizyonu tam olarak bu geleceği temsil ediyor. Şirket olarak CES 2026’da bir kez daha net bir mesaj verdik: Geleceğin mobilitesi yalnızca elektrikli değil; aynı zamanda akıllı, otonom ve insan hayatına gerçek değer katan bir yapı olacak. Ve markamız, bu gelecekte bir adım önde olmaya devam edecek" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Burtom’dan geleceğin sağlık vizyonu Bursa’da 1994 yılında bir tanı merkezi olarak kurulan ve bugün Türkiye’nin 15 ilinde kapsamlı bir sağlık ekosistemine dönüşen Burtom Sağlık Grubu, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla alanının öncüsü olmaya devam ediyor. Sağlık sektöründeki 32. yılını, tanı ve tedavi süreçlerini geliştiren dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarıyla taçlandıran Burtom Sağlık Grubu, 2026 yılından itibaren büyüme stratejisini "verimlilik esaslı genişleme" olarak belirledi. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, tanı teknolojilerindeki yapay zekâ uygulamalarından onkolojideki milimetrik tedavi yöntemlerine ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına kadar grubun çalışmalarını açıkladı. Hizmet ağını, teknolojinin en son uygulamalarını devreye alarak geliştirdiklerini anlatan Dr. Erol Kılıç, Burtom’un başarısının temelinde "tanı odaklılık" prensibinin bulunduğunu belirterek, "Burtom’un hikâyesi 32 yıl önce doğru tanıyı, doğru zamanda sunma vizyonuyla başladı. Bugün 850 kişilik büyük bir kadroya ulaşsak da ’tıbbi görüntüleme’ bizim hâlâ ana damarımızdır. Yatırımlarımızda sadece bina kapasitemizi artırmayı değil, klinik karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak ileri teknoloji entegrasyonunu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Yeni nesil PET-CT yatırımının bu anlayışın bir ürünü olduğuna işaret eden Dr. Kılıç, "Bu cihazımız sadece teşhiste hata payını minimize etmekle kalmıyor; daha az radyasyon yayılımı ve daha kısa çekim süresiyle hastaya konfor sağlarken, yıllık 7 MWH enerji tasarrufuyla da doğayı koruyor. Bizim için sağlık hizmeti, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanını da korumayı kapsayan bir bütündür" diye konuştu. Yapay zekâ destekli radyoloji Modern tıpta görüntüleme cihazlarının erken teşhisteki kritik rolüne değinen Dr. Kılıç, merkezlerindeki yapay zekâ (YZ) kullanımının sağladığı somut faydaları üç ana başlıkta topladı : YZ algoritmaları, geleneksel yöntemlerle gözden kaçabilecek en küçük patolojileri ve lezyonları tespit ederek özellikle felç ve dejeneratif hastalıkların teşhisini kolaylaştırıyor. Radyologlarımıza adeta ‘ikinci bir göz’ desteği sunuyoruz. Yapay zekâ destekli 3 Tesla MR cihazlarımız, tarama sürelerini yüzde 70’e varan oranlarda kısaltıyor. Bu, özellikle kapalı alan korkusu olan hastalar, yaşlılar ve çocuklar için büyük bir devrim niteliğinde. Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekimlerinde radyasyon dozu yapay zekâ tarafından otomatik olarak optimize ediliyor. Daha az kontrast madde kullanımıyla, böbrek hastalarımız için de riskleri minimize eden güvenli bir tarama protokolü uyguluyoruz" dedi. Dr. Kılıç ayrıca, hastaneye gelemeyen hastalar için sundukları evde sağlık hizmetlerinin kapsamını da genişlettiklerini; taşınabilir dijital röntgen, EKG ve ultrason cihazlarıyla klinik kalitesinde hizmeti hastanın yatağına kadar götürdüklerini vurguladı. Onkolojide milimetrik hassasiyet Kanserle mücadelede en kritik aşamanın doğru evreleme ve kişiselleştirilmiş tedavi olduğunu belirten Dr. Kılıç, onkoloji birimlerindeki teknolojik kapasiteye dikkat çekti : "Nükleer tıp birimlerimizdeki PET/CT sistemleri, tedavi yanıtını izlemede bize büyük avantajlar sağlıyor. Bu süreci, 7 milyon dolarlık bir yatırımla devreye aldığımız Tomoterapi cihazıyla birleştiriyoruz. Tomoterapi, BT tabanlı görüntüleme ile yoğunluk ayarlı radyoterapiyi (IMRT) tek bir platformda buluşturuyor. Cihaz 360 derece dönerek ışınlama yaparken tümörü milimetrik olarak hedefler. Bu hassasiyet sayesinde sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunur; yan etkiler azalır ve özellikle baş-boyun, beyin ve çocukluk çağı tümörlerinde klinik başarı oranlarımız hissedilir derecede artar." Yüzde 100 yeşil enerji ile doğa dostu sağlık Burtom’un sürdürülebilirlik vizyonunun sadece tıbbi cihazlarla sınırlı kalmadığını söyleyen Dr. Kılıç, İnegöl’de hayata geçirdikleri Güneş Enerji Santrali’nin (GES) grubun toplam elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılandığını ifade etti. 2026 yılından itibaren büyüme stratejilerini "verimlilik esaslı genişleme" olarak tanımlayan Dr. Erol Kılıç, Burtom’u sadece bir hizmet sağlayıcı değil, uluslararası standartlarda bir sağlık ekosistemi haline getireceklerini belirtti. Gelecek 10 yıllık dönemde sağlık turizmi, geriatri (yaşlı bakımı), longevity (uzun ömür) ve bütüncül tıp alanlarına odaklanacaklarını, Bursa’nın termal kaynaklarını modern tıpla birleştirerek dünyaya açmayı planladıklarını dile getiren Dr. Kılıç, "Sayısal büyümeden ziyade, spesifik alanlarda uzmanlaşmış nitelikli sağlık profesyonellerini bünyemize katarak değer sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
İzmir Ege Üniversitesi Özbekistan ile olan iş birliklerini güçlendiriyor Ege Üniversitesi, 2030 Yükseköğretim Yol Haritası ve uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Türk Dünyası ile iş birliklerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Özbekistan Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkan Yardımcısı Rukhullo Zikrillaev ve beraberindeki heyet, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ile bir araya geldi. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) himayelerinde; Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’na bağlı Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile Ege Üniversitesi arasında, Özbekistan’da tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında eğitim-öğretim, akademik, bilimsel ve toplumsal katkıya yönelik iş birliği olanaklarının değerlendirilmesi amacıyla planlanan toplantıların ilki EÜ Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. "Türk Dünyası ile yeni bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz" Toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, " Ülkemizin köklü üniversitelerinden birisi olarak bilimsel birikimimizi başta Türk Dünyası olmak üzere küresel ölçekte görünür kılmak için yeni uluslararası akademik ve bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarına iş birliği fırsatlarını değerlendirmek adına bir araya geldik. Özbekistan’daki hafif sanayi sektörünün kapsamlı gelişimine, üretim hacimlerinin artırılmasına, ileri teknolojilerin getirilmesine ve ihracat potansiyelinin genişletilmesine öncülük eden Ajans ile Üniversitemizin bilgi birikimini buluşturarak Özbekistan ile süregelen ortaklıklarımıza yenilerini eklemek istiyoruz. İki ülke arasındaki ortak kültürel mirasımızın kadim değerlerini temel alan yaklaşımımız doğrultusunda, uzun yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz akademik iş birliklerinizi yeni alanlarla genişletmeyi hedefliyoruz. Özbekistan ile kurulan güçlü bağların ortak hedefler doğrultusunda daha da pekişerek devam edeceğine inanıyoruz" dedi. "Ege Üniversitesinin tekstil ve tasarım alanında güçlü birikimi var" Hafif Sanayi Geliştirme Ajansının çalışmaları hakkında bilgi veren Rukhullo Zikrillaev, "Ajansımız, hafif sanayi işletmelerinin modernizasyonunu, uluslararası standartlara uygun ürünlerin üretimini genişletmeyi, ihracatı teşvik etmeyi ve yeni pazarları keşfetmeyi, yatırım çekmeyi ve yenilikçi projeleri desteklemeyi, alanda personel yetiştirme sisteminin iyileştirilmesini amaçlayan bir kuruluştur. Ege Üniversitesinin tekstil, moda, konfeksiyon ve tasarım alanlarında güçlü akademik birikimi bulunuyor. Bu doğrultuda Ege Üniversitesi ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında yapılabilecek ortak projeleri birlikte tartıştık. Ege Üniversitesine ve Rektörümüze değerli ev sahiplikleri için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Toplantı sonunda Prof. Dr. Musa Alcı, günün anısına Rukhullo Zikrillaev’e hediye takdiminde bulundu.
Muğla Yeniköy Kemerköy Enerji, Çalışan Gazeteciler Günü’nde yerel basınla bir araya geldi Yeniköy Kemerköy Enerji, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde yerel basın mensuplarıyla Yeniköy Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Buluşmada şirketin 2026 vizyonu paylaşılırken, sahada yürütülen zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji, yeni yılın ilk günlerinde yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek hem bölge gündemine hem de sahada yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buluşmada şirketin 2026 yaklaşım ve planlamaları paylaşılırken, zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da teknik bilgilendirme yapıldı. Küresel ölçekte yanıltıcı bilginin en ciddi risklerin başında geldiğini belirten ve kamuoyunu doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerel basın, bu coğrafyanın hafızasıdır. Bölgemizdeki tüm kritik süreçleri en yakından gözlemleyerek, tanıklık ederek, bölgenin nabzını tutuyor ve kamuoyunun doğru bilgilenmesini sağlıyorsunuz. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan tüm gazetecilerin gününü içtenlikle kutluyorum" dedi. 2025 yılında yerli kaynaktan üretimle 500 milyon dolarlık ithalat engellendi Geçtiğimiz yıl Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini karşılayan Yeniköy Kemerköy Enerji, 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçti. Şirketin Türkiye’nin elektrik arz güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Burak Işık, "Yerli linyit kaynaklarına dayalı üretimin, özellikle baz yük ihtiyacının karşılanmasında kritik bir fonksiyon üstleniyor. Santralin kesintisiz üretiminin yalnızca bölgesel değil, ulusal elektrik şebekesinin dengesi açısından da stratejik önem taşıyor. Küresel enerji jeopolitiğinde risklerin arttığı bu dönemde, Yeniköy Kemerköy Enerji olarak ülkemizin sürdürülebilir elektrik arz güvenliği için aralıksız çalışıyoruz" dedi. Işık, 2025 yılında yerli kaynaktan elektrik üretimi için önemli bir adım daha attıklarını hatırlatarak, "Kurulu gücü 42 megavat (MW) olacak güneş enerji santrali (GES) tesisimiz için ÇED olumlu kararı alındı" ifadelerini kullandı. "2026 vizyonu: Planlı, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşım" Burak Işık, şirketin 2026 vizyonunun; enerji üretimini devam ettirirken, sahadaki tüm uygulamaları planlı, bilimsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele almak üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Işık, bu yaklaşımın, üretim faaliyetleri ile doğal çevrenin birlikte ele alındığı, sahadaki uygulamaların bilimsel veriler ışığında yönetildiği bir anlayışı esas aldığını belirterek, "Bugüne kadar enerji, maden ve çevrenin birbirine zıt iki kavram olmadığını anlatma sorumluluğuyla, bilimin öncülüğünde hareket ettik, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Zeytin ağaçlarına yönelik çalışmalara ilişkin bilgilendirme Buluşmada, son dönemde kamuoyunda yer alan "ağaçları maviye boyadılar" ve "zeytinleri katlettiler" şeklindeki paylaşımlar hakkında da teknik çerçevede bilgi verildi. Işık, bu iddialara ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Bu tür gerçek bilgiden uzak haberler sahadaki bilimsel çalışmaları gölgede bırakmayı amaçlıyor. Bizim yaklaşımımız çok net: Tüm uygulamalarımız kayıt altındadır, bilimsel verilere dayanır ve ilgili kamu kurumlarıyla üniversitelerin denetimine açıktır. Bu kurumların yanı sıra bağımsız bir kuruluş olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) tarafından zeytin taşıma sürecimiz ayrıca paydaşlarımız adına izlenmektedir." "Bordo bulamacı ve kaolin uygulamaları yapıyoruz" Sahadaki teknik uygulamalara değinen Işık, "Taşıma öncesinde ve taşıma sırasında, zeytin ağaçlarının zarar görmemesi için bordo bulamacı uygulaması yapılıyor. Bu uygulama, budama sonrası ağaçları mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı korumak amacıyla tarımda uzun yıllardır kullanılan standart bir yöntem. Süreçte ayrıca besleyici bitkisel aktivatörlerle destekleme yapılıyor ve kaolin kaplaması ile ağaçların dış etkenlere karşı dayanıklılığı artırılıyor" ifadelerini kullandı. Üniversite destekli saha izleme çalışmaları Yürütülen uygulamaların üniversite iş birlikleriyle takip edildiğini belirten Burak Işık, Ankara Üniversitesi ile sürdürülen çalışmalara da dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Daha önce aynı yöntemlerle taşınan 151 zeytin ağacının tamamının kök tuttuğu ve sürgün verdiği, üniversite ile yürütülen saha izleme çalışmalarıyla tespit edildi. Bu veriler, uyguladığımız yöntemlerin sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor." Yeni fidanlarla zeytin varlığı destekleniyor Işık, çalışmaların yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı kalmadığını vurguladı: "Taşınan her bir zeytin ağacı için yeni zeytin fidanları dikiliyor. Böylece sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak bölgedeki zeytin varlığının korunması ve güçlendirilmesi hedefleniyor." Buluşma, yerel basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, sahada yürütülen çalışmalar ve planlamalarla ilgili sürecin şeffaflık ilkesi doğrultusunda ele alındığını, kamuoyunun doğru ve düzenli biçimde bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Şirket, önümüzdeki dönemde de yerel basınla temasını sürdürerek, yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımına açık bir iletişim anlayışıyla devam edeceğini belirtti.