SAĞLIK - 05 Şubat 2026 Perşembe 09:40

Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu

A
A
A
Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu

KKTC’de anne karnında doğuştan kalp hastalığı tanısı konulan 13 aylık Hasan Hacıarifoğlu, doğum sonrası uygulanan iki aşamalı stent tedavisi ve ardından gerçekleştirilen açık kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Uzmanlar, ağır doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı, girişimsel işlemler ve doğru zamanda yapılan cerrahinin çocukların yaşam şansını belirgin şekilde artırdığını vurguladı.


KKTC’den gelen Hasan Hacıarifoğlu’na anne karnındayken yapılan tetkikler sonucunda doğuştan kalp hastalığı tanısı konuldu. Gebelik sürecinde gerçekleştirilen fetal ekokardiyografi incelemesinde Ventriküler Septal Defekt (VSD) ve Pulmoner Atreziye (PA) yakın pulmoner hipoplazi saptandı. Halk arasında "mavi bebek hastalığı" olarak bilinen bu ciddi tablo nedeniyle Hasan bebek doğumunun ardından yakından takibe alındı. Bu süreçte, şu anda 13 aylık olan Hasan Hacıarifoğlu’na Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır tarafından iki kez stent uygulanarak akciğer damarlarının gelişimi desteklendi ve cerrahi müdahalenin güvenli şekilde gerçekleştirilebilmesi için uygun şartlar oluşturuldu. Uygulanan tedaviler ve Prof. Dr. Sertaç Çiçek’in gerçekleştirdiği cerrahinin ardından Hasan bebek bugün, daha sağlıklı ve yaşıtları gibi büyüyüp gelişeceği bir geleceğe sahip oldu.


Cerrahi konsey kararıyla yakın izlem


Memorial Ataşehir Göztepe Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, süreci şu sözlerle değerlendirdi:


"Hasan bebeğin kalp hastalığı anne karnındayken tespit edildi. Doğumdan sonra acil müdahale gerekebileceğini öngördük. Doğum sonrası yaptığımız değerlendirmelerde tanıyı doğruladık ve hastamızı yenidoğan yoğun bakımda yakından izledik. İlk incelemelerde akciğerlere giden ana damarların ileri derecede gelişmemiş olduğunu gördük. Bu aşamada cerrahi konsey kararıyla yakın izlem tercih edildi.


Yaklaşık 40 günlükken yeniden değerlendirdiğimizde akciğer damarlarının yeterince gelişmediğini damar çaplarının 1,5 milimetreden daha küçük, yani bir topluiğne başı kadar olduğunu saptadık. Damar çaplarının çok küçük olması nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıyabileceğini düşünerek girişimsel (anjiyografik) tedaviye yöneldik. Hasan bebeğe yaşamının 50’nci gününde sağ ventrikül çıkım yoluna ilk stent işlemini uyguladık. Takip sürecinde, akciğer damarlarının çapı 3-4 milimetreye ulaşmıştı, ancak hala ameliyat için yeterli değildi. Ayrıca Hasan büyümüştü. Bu nedenle ikinci bir stent ihtiyacı doğdu ve bu işlemi de 6 aylıkken gerçekleştirdik. Bu dönemde Tüm bu girişimsel stent işlemleri Hasan’ı cerrahiye güvenli şekilde hazırladı."


"Kalıcı cerrahi için doğru zaman beklendi"


"13 aylık olduğunda yapılan değerlendirmelerde, hastamızın artık cerrahi tedavi için uygun şartlara ulaştığını belirledik. Öncelikle 3’üncü bir anjiyografi yaparak aortadan akciğerlere giden anormal damarlar kapatıldı. Ardından Prof. Dr. Sertaç Çiçek tarafından gerçekleştirilen açık kalp ameliyatı ile kalpteki yapısal bozukluklar onarıldı ve normal kan dolaşımı sağlandı. Bu süreç, ağır doğumsal kalp hastalıklarında erken tanı ve doğru zamanlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Küçük kalp savaşçısı Hasan, erken tanının, zamanında yapılan doğru girişimsel işlemlerin ve uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahinin, ağır doğumsal kalp hastalıklarında çocuklarımızın yaşam şansını ne kadar artırdığını gösteren çok değerli bir örnektir."


"Küçük kalp için büyük bir cerrahi adım"


Cerrahi süreci değerlendiren Prof. Dr. Sertaç Çiçek, doğumsal kalp cerrahisinde esas olanın tek bir operasyonun kendisinden çok, doğru planlama ve güçlü ekip çalışması olduğunu vurguladı:


"Günümüzde doğumsal kalp hastalıklarının çok büyük bir bölümü, uygun merkezlerde cerrahi ya da girişimsel yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilmektedir. Son yıllardaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde, geçmişte yüksek risk taşıyan pek çok kalp kusuru artık güvenle onarılabilmekte ve çocuklar sağlıklı, aktif ve normal bir yaşam sürebilmektedir. Rutin kabul edilen ameliyatlar bile, her hastada farklı anatomik ve fizyolojik özellikler taşıdığı için titiz bir değerlendirme ve kusursuz ekip uyumu gerektirir. Cerrahiden yoğun bakıma, anesteziden hemşirelik bakımına kadar uzanan bu çok disiplinli yaklaşım sayesinde, çocuklarımız için güvenli ve sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün. Aileler için en önemli nokta ise çocuklarının doğru merkezde, deneyimli ve multidisipliner ekipler tarafından değerlendirilip tedavi edilmesidir."


"İçimde hep güçlü bir umut vardı"


Hasan bebeğin annesi Eda Hacıarifoğlu ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:


"Hasan’ın kalp hastalığı anne karnındayken Kıbrıs’ta tespit edildi. O süreçte hamileliğin sonlandırılması da önerildi, ancak ben bunu hiçbir zaman düşünmedim. İçimde hep güçlü bir umut vardı. Doğumdan sonra zorlu bir sürecin bizi beklediğini biliyordum, ama buna hazırdım. Ailem ve eşimin desteğiyle bu süreci çok güzel yönettik. En başından itibaren Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır’a büyük bir güven duyduk; her aşamada bizi detaylı şekilde bilgilendirmesi bize güç verdi. Cerrahi aşamasında Prof. Dr. Sertaç Çiçek’e de aynı güvenle inandık. Bugün geldiğimiz noktada en büyük mutluluğum, oğlumun diğer çocuklar gibi fiziksel gelişiminin geride kalmayacak olması. Onun geleceğe umutla, korkmadan ve özgürce adım atacak bir çocuk olacağını bilmek, yaşadığımız tüm zorluklara değdiğini hissettiriyor."



Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yuntdağı’nda kırsal kalkınma atağı Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı’nda üretimden pazarlamaya uzanan süreci değerlendirerek kooperatif yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar başlattı. Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı bölgesinde kırsal kalkınma ve kooperatif-leşme odaklı saha çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki üretim potansiyelini ye-rinde inceleyen heyet, sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda üretim, işletme ve pazarlama süreçlerini değerlendirdi. Konsey çalışma ekibi; Orta-köy’deki bungalov alanlarında yürütülen kırsal turizm faaliyetlerini ve Osman-calı Mahallesi’nde özel ağaçlandırma projesi kapsamında sürdürülen badem yetiştiriciliği çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaretlerde kırsal üretimin çeşit-lendirilmesi, katma değerinin artırılması ve bölge ekonomisine daha güçlü katkı sunması için atılabilecek adımlar ele alındı. Heyette; kırsal kalkınma ve kooperatifçilik uzmanı Erdem Ak, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Yılmaz Usta, dijital pazarlama uzmanı Cenk Tülemek, Ziraat Mü-hendisi Nedim Zurnacı, Kocadere Çalışma Grubu Başkanı Halil Selcan, Genç-lik Meclisi Başkanı Mete Tosun, İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve üretici Ali Hakan Beşen, Kadın Meclisi Başkanı Suzan Cömert Özata ile konsey personeli yer aldı. Yapılan incelemelerde; kooperatif yapısının güçlendirilmesi, markalaşma ça-lışmalarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama imkanlarının artırılması ko-nuları öne çıktı. Bölgedeki tarımsal üretimin doğru planlama ve ortak akılla daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabileceği vurgulandı. Bektaş Kılınç, sa-ha çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Yuntdağı’nda sürdürülebilir kal-kınma hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya de-vam edeceklerini ifade etti. Öte yandan heyet, Akgedik Kadın Çalışma Gru-bu’nun faaliyet alanını da ziyaret ederek kadın emeğinin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti.
Konya Meram’da çocuklar geleceği dönüştürüyor Sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdüren Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, özellikle yeni neslin sıfır atık ve çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine de hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Osmangazi Ortaokulu’nda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Meram Belediyesi, sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürürken özellikle yeni neslin çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından okullarda düzenlenen seminerler ile gençlere hem çevresel sorumluluk hem de sürdürülebilir yaşam alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. E-atıkların görünmeyen tehlikesi anlatıldı Şubat ayının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Elektrik, Elektronik ve Metal Ayı" ilan edilmesi kapsamında Osmangazi Ortaokulu’nda eğitim semineri düzenlendi. Programda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Seminerde, elektrikli ve elektronik atıkların doğaya ve insan sağlığına etkileri detaylı şekilde ele alındı. Öğrencilere; bilinçsizce doğaya bırakılan e-atıkların toprağa, suya ve havaya zarar verdiği, içerdiği ağır metaller nedeniyle uzun vadede ciddi çevresel sorunlara yol açabildiği anlatıldı. Atıklar sanata dönüştü Eğitimde ayrıca geri dönüşüm süreçleri hakkında bilgi verilerek, bozulan ya da kullanılmayan elektronik eşyaların çöpe atılmak yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının önemi vurgulandı ve ‘Her atık geleceğe bırakılan bir izdir’ mesajı ön plana çıkarıldı. Öğrenciler için programın en dikkat çeken bölümü ise atölye çalışması oldu. Öğrenciler, toplanan elektronik atık parçalarını kullanarak Meram Belediyesi logosunu yeniden şekillendirdiler. Kablolar, devre kartları, metal parçalar ve çeşitli elektronik bileşenlerden oluşturulan çalışma; geri dönüşümün yalnızca bir çevre faaliyeti değil, aynı zamanda üretken bir süreç olduğunu gözler önüne serdi. "Sıfır atık bir tercih değil, mecburiyettir" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Meram Belediyesi olarak sıfır atık çalışmalarına maksimum düzeyde önem verdiklerini belirterek, çalışmalar hakkında şu açıklamalarda bulundu: "Çevre bilinci küçük yaşlarda kazanılır. Biz de Meram Belediyesi olarak yalnızca bugünü değil, yarını da düşünüyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor; özellikle çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesi adına eğitim seminerlerimizi aralıksız devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki çevreye duyarlı bir nesil yetişirse, geleceğimiz daha temiz, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir olacaktır." Başkan Kavuş, elektronik atıkların doğru yönetildiğinde çevre için tehdit olmaktan çıkıp ekonomiye katkı sağlayan bir kaynağa dönüşebileceğini de vurgulayarak, "Geleceği Şarj Et" sloganıyla yürütülen bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini ifade etti.
Ağrı Ağrı’da öğrenci ve velilere yönelik iftar programı düzenlendi Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında öğrenciler ve velilerle iftar programında buluştu. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Naci Gökçe Anadolu Lisesi Öğrenci Pansiyonu’nda düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Şube Müdürü Muhammet Necmi Karaoğlan, İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan, Okul Müdürü Celal Efe, öğrenciler ve veliler katıldı. Program öncesinde masaları ziyaret ederek öğrenciler ve velilerle sohbet eden Kökrek, onların görüş ve taleplerini dinledi. Burada konuşan Kökrek, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin eğitim camiasında birlik ve beraberliği pekiştirdiğini söyledi. Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve manevi değerlerin güç kazandığı bir dönem olduğunu ifade eden Kökrek, "Bakanlığımız tarafından başlatılan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ etkinlikleri, eğitim ailemizi aynı sofrada buluşturuyor. Bu buluşmalar, öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz arasında güçlü bir gönül bağı kurulmasına katkı sunuyor" dedi. Okul-aile iş birliğinin önemine işaret eden Kökrek, "Çocuklarımızın hem bilgiyle donanmış hem de ahlaki değerlerle yetişmiş bireyler olarak geleceğe hazırlanması temel hedefimizdir. Velilerimizin sürece katılımı, öğrencilerimizin motivasyonunu artırıyor ve eğitim ortamını daha güçlü hale getiriyor. Birlik içinde hareket ettiğimiz sürece daha başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan tarafından dua edildi. Ezanın okunmasıyla birlikte Kökrek, öğrenciler ve veliler iftar yaptı.