SAĞLIK - 10 Ocak 2026 Cumartesi 12:04

Klinik tıp ile hızla gelişen teknoloji buluşması

A
A
A
Klinik tıp ile hızla gelişen teknoloji buluşması

Çocuk sağlığında yaşanan dönüşüm, ’Pediatri 2.0: Değişim Başladı’ temasıyla tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "15 yaş altındaki çocukların sosyal medya uygulamalarından korunmasını destekliyoruz. Sosyal medyanın çocukların ruhsal, sosyal ve zihinsel gelişimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabildiğini biliyoruz" dedi. Prof. Dr. A. Çiğdem Aktuğlu Zeybek de "Amacımız, klinik tıp ile hızla gelişen teknolojiyi bir araya getirmek" dedi.


Yapay zekânın klinik pratikteki yeri, genetik ve moleküler tanıda güncel yöntemleri, biyolojik ve hedefe yönelik tedavileri, adölesan sağlığı, beslenme ve beden algısı, acil pediatri, solunum yetersizliği ve travma yönetimi, ayrıca aşılama ve küresel sağlık dinamikleri alanında uzman konuşmacılarla birlikte güncel bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Bilimsel programda, ileri teknolojik gelişmeler pediatristlerin sahada karşılaştıkları klinik sorunlarla birlikte ele alınacak şekilde kurgulandı. Prof. Dr. Kasapçopur, "Çocuk sağlığı ve hastalıklarını yalnızca bir bilim dalı olarak değil, çocukların yaşam hakkını ve geleceğini koruyan bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz. Bugün 5. Cerrahpaşa Pediatri Günleri’nde bu sorumluluğun bilinciyle büyük bir heyecan ve gurur yaşıyoruz. Çocuklar, yaşamın en kırılgan grubudur. Yoksulluk, çevresel etkiler, yanlış beslenme, dijital bağımlılık, zararlı alışkanlıklar ve bilim dışı uygulamalar çocukları yetişkinlere göre çok daha derinden etkiler" dedi. Kasapçopur, "15 yaş altındaki çocukların sosyal medya uygulamalarından korunmasını destekliyoruz. Sosyal medyanın çocukların ruhsal, sosyal ve zihinsel gelişimi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabildiğini biliyoruz.


Aynı şekilde 18 yaş altındaki çocukların ultra işlenmiş, paketli ve sağlıksız gıdalardan korunması gerektiğini savunuyoruz. Bunun yanı sıra, toplumda hızla yaygınlaşan elektronik sigara ve benzeri ürünlerin çocuklar ve gençler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu özellikle vurgulamak istiyoruz. Bizim temel amacımız, çocukları yaşamın her alanında korumak; onları bilimsel, çağdaş ve etik hekimlik anlayışıyla geleceğe hazırlamaktır. Çağdaş ve bilimsel tıp bu ülkenin tüm çocukları için bir haktır" dedi.


Kongre Başkanı Prof. Dr. A. Çiğdem Aktuğlu Zeybek de, "Bu yıl kongremizin ana temasını özellikle farklı bir bakış açısıyla belirledik. Amacımız, klinik tıp ile hızla gelişen teknolojiyi bir araya getirmekti. Tıp ve teknoloji son derece hızlı ilerliyor; biz hekimler de bu dönüşümün bir parçası hâline geliyoruz. Artık hastalarımız acil servislere ya da polikliniklere internetten araştırma yaparak geliyor, hatta zaman zaman ‘ChatGPT böyle söyledi’ diyerek karşımıza çıkıyor. Bizler de bu yeni dijital dünyayı tanımak, doğru kullanmak ve klinik pratiğe bilimsel çerçevede entegre etmek zorundayız. Elbette yapay zekâ hiçbir zaman hekimin yerini alamaz. Ancak önemli olan, bu teknolojileri klinik karar süreçlerine nasıl doğru ve güvenli biçimde dahil edebileceğimizdir. Genç pediatristlere ve uzman meslektaşlarımıza bu dönüşümü nasıl aktaracağımız da bu kongrenin temel başlıklarından biridir. Bu yılki programımızda yalnızca teknolojik gelişmeleri değil, aynı zamanda bu dönüşümün çocuk sağlığı üzerindeki etkileri de masaya yatırıldı. Dijitalleşmeyle birlikte çocukların daha az hareket etmesi, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artması ve yeni sağlık sorunlarının ortaya çıkması önemli bir risk alanı oluşturuyor. Bu nedenle kongremizde, bu sorunlara karşı alınabilecek önlemleri ve doğru yaklaşımları da ele aldık. Hedefimiz; bilimsel, güncel, sahada karşılığı olan ve çocuk sağlığına gerçek katkı sağlayan konuları bir araya getirmekti" dedi.


Genetik ve metabolizmada yeni teknolojiler


Genetik ve Metabolizma Oturumu kapsamında çocuk sağlığının geleceğinin genetik bilimi ışığında ele alındığını belirten Kongre Sekreteri Doç. Dr. Nilay Güneş, oturumda yeni nesil ve uzun okuma dizileme teknolojileri, genomik yaklaşımlar ve yapay zekâ destekli varyant yorumlama araçlarının değerlendirildiğini ifade etti. Nadir genetik ve metabolik hastalıklarda hedefe yönelik tedavilerin güncel verilerle münazara edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Nilay Güneş, genetik tanının klinik pratiğe entegrasyonu ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının pediatrik hasta yönetimine katkılarının değerlendirildiğini belirtti. Doç. Dr. Güneş, metabolik hastalıklarda erken tanının kritik rolüne değinerek, oturumda ileri teknolojilerin yanı sıra genetik danışmanlık ve etik boyutların da ele alındığını ekledi.


Çocuklarda uyku bozukluklarının büyüme, öğrenme ve kalp-akciğer sağlığını doğrudan etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ayşe Ayzıt Kılınç, geleneksel yöntemlerin çocuklar için zahmetli ve erişimi sınırlı olabildiğine dikkat çekti. Günümüzde uyku tıbbının yeni nesil teknolojilerle bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Doç. Dr. Ayşe Ayzıt Kılınç, "Giyilebilir sensörler, evde uygulanabilen uyku testleri ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, çocukların daha doğal uyku ortamlarında değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır" dedi. Bu yöntemlerin özellikle prematüre bebekler ve nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklar için alternatif sunduğunu kaydeden Doç. Dr. Kılınç, bu gelişmelerin çocuk sağlığında uyku tıbbının geleceğini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.


Spor yapan adölesanlarda beslenme yaklaşımları


Spor yapan adölesanlarda beslenmenin temel amacının kısa vadeli performans artışı değil, sağlıklı büyüme ve gelişmenin desteklenmesi olduğunu söyleyen Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tanyel Zübarioğlu, önceliğin her zaman doğal ve dengeli besinler olması gerektiğini vurguladı. Yanlış takviye kullanımının sağlık riskleri oluşturduğunu, yetersiz beslenmenin ise büyüme geriliğine yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tanyel Zübarioğlu, "Çocuklar küçük birer erişkin değildir; bu nedenle erişkin sporcu beslenme önerilerinin doğrudan çocuklara uygulanması doğru değildir" uyarısında bulundu. Süreçte spor hekimi, diyetisyen ve ruh sağlığı profesyonellerinin iş birliğinin önemine değinen Doç. Dr. Zübarioğlu, doğru bilgi okuryazarlığının güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti.



Küresel sağlıkta enfeksiyon dinamikleri ve aşılama


Küreselleşme, iklim değişikliği ve göçlerin enfeksiyonları küresel bir tehdit haline getirdiğini ifade eden Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Deniz Aygün, aşılamanın toplumları korumadaki en etkili yol olduğunu belirtti. Küresel aşılama oranlarındaki düşüşün aşı ile önlenebilir hastalıklarda artışa neden olduğu uyarısını yapan Doç. Dr. Deniz Aygün, antimikrobiyal dirençle mücadelede aşıların stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Önlemenin tedavi etmekten daha kolay olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Aygün, güçlü bağışıklama programları ve akılcı antibiyotik kullanımının çocukları geleceğin tehditlerine karşı korumanın anahtarı olduğunu ifade etti.



Klinik tıp ile hızla gelişen teknoloji buluşması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da iki askeri arazi "ticaret, turizm ve konut alanı"na dönüşüyor Samsun’da askeri amaçla kullanılan toplam 74 dönümlük iki alanın "ticaret, turizm ve konut alanı" olarak değerlendirilmesini öngören imar değişikliği teklifi, komisyonda oy çokluğuyla kabul edilerek meclis gündemine taşındı. Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak Ayı Komisyon Toplantısı, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında gerçekleştirildi. Komisyon toplantısında, İlkadım ilçesinde bulunan iki askeri alanın imar kullanımının değiştirilmesine yönelik teklifler görüşüldü. Derecik Mahallesi’nde yer alan 47 dönümlük askeri kullanım alanı ile Kökçüoğlu Mahallesi’nde Gökberk Kışlası karşısında bulunan 27 dönümlük askeri alanın ticaret, turizm ve konut alanına dönüştürülmesini içeren maddeler, komisyondan geçti. Madde hakkında söz alan CHP Grup Başkanvekili Hasan İpek, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından askeri alanların farklı kullanımlara açılmasına yönelik toplumda oluşan hassasiyete dikkat çekerek teklife karşı olduklarını ifade etti. Eleştirilere cevap veren Meclis Başkanvekili Soğuk ise "Hiç merak etmeyin. İdaredeki arkadaşlarımız, askeriyemizin ihtiyaç duyması takdirinde alan konusunda yeni yerlerin üretilmesinde fevkalade hızlı hareket edecekler. Bir devletin askeri olmazsa, varlığı da mümkün değildir. Hassasiyetinizi takdir ile karşılıyoruz. Bu konuda bir eksiklik olmaması için gerekli ihtimamı göstereceğiz" dedi. CHP grubu, Kökçüoğlu Mahallesi’ndeki alanın heyelan bölgesinde yer aldığını ve 11 kat imar bulunan arazide yeterli fizibilite çalışması yapılmadan ticaret alanına dönüştürülmesinin doğru olmadığını savunarak olumsuz görüş bildirdi. Nihat Soğuk ise gelişen teknolojiyle birlikte gerekli jeolojik ve teknik incelemelerin yapılacağını, alanın en uygun şekilde değerlendirilerek kente kazandırılacağını açıkladı. Teklifler, CHP grubunun muhalefetine rağmen oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyondan geçen maddeler, 16 Ocak Cuma günü yapılacak Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında ele alınacak.
Karabük KBÜ’den dekan görevlendirmeleriyle ilgili iddialara açıklama Karabük Üniversitesi (KBÜ), son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanlık görevlendirmeleriyle ilgili yer alan haberlerin eksik bilgiye dayalı ve hususundan koparılmış olduğunu bildirdi. Üniversiteden yapılan açıklamada, Diş Hekimliği Fakültesi Dekan görevlendirmesinin 2024 yılında gerçekleştirildiği belirtilerek, yaklaşık iki yıl önce tesis edilen yasal bir işlemin yeni bir gelişme gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Açıklamada, üniversitedeki idari görevlendirmelerin ilgili alanlardaki idari tecrübe ve yetkinlik esas alınarak yapıldığı vurgulandı. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı’nın, Tıp Fakültesinde 9 yıldır öğretim üyesi, 6 yıldır da profesör olarak görev yaptığı, tıp, diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin ortak temeli olan tıbbi biyokimya alanında ulusal ve uluslararası yetkinliğe sahip olduğu kaydedildi. Söz konusu dekanın, Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerle sağlık eğitimi yönetiminde tecrübe kazandığı bildirildi. Tıp Fakültesine görevlendirilen dekanın ise 6 yıldır Tıp Fakültesi bünyesinde profesör olarak görev yaptığı aktarılan açıklamada, mikrobiyoloji alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası akademik eser verdiği, geçmişte çeşitli üniversitelerde rektör yardımcılığı, dekanlık ve enstitü müdürlüğü gibi üst düzey idari görevlerde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, dekanlığın akademik bir unvan değil idari bir görev olduğuna dikkat çekilerek, sağlık bilimleri eğitiminin disiplinler arası temel bilimler üzerine inşa edildiği, yapılan görevlendirmelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na, akademik teamüllere ve liyakat esaslarına uygun olduğu belirtildi. Üniversitenin bilimsel kriterlerden ve liyakat esaslarından taviz vermeden çalışmalarını sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, kamuoyunun manipülatif içerikler yerine resmî kaynaklara itibar etmesi çağrısında bulunuldu.