KÜLTÜR SANAT - 31 Ekim 2023 Salı 09:53

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

A
A
A

İlk fotoğraf makinesini 12 yaşında alan Avukat Ahmet Başalan, yaklaşık 50 yıl boyunca bir araya getirdiği yüzlerce antika fotoğraf makinası ve kamerasıyla müze kurdu. Kasımın ikincisi haftası Kağıthane’de ziyarete açılacak olan müze kameraya ilgi duyanları bir araya getirecek.

İstanbul’da yaşayan 73 yaşındaki Avukat Ahmet Başalan 12 yaşında fotoğraf makinelerine merak sardı. İlk fotoğraf makinesini de bu yaşta alan Başalan, daha sonra bir fotoğrafçının yanında çalışmaya başladı. Gün geçtikçe fotoğrafçılığa merakı daha da artan Başalan gittiği yurt dışı gezilerinde de kameraya almayı sürdürdü. Aldığı kameraları satmayarak çatı arasında tutmaya başladı. Ahmet Başalan, hem eşi hem de meslektaşı olan Feriha Başalan’ın "müze kurabilirsin" fikriyle harekete geçti.

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

Yüzlerce fotoğraf makinesinin bakımı yapıldı. Ardından Kağıthane’de kendi ofislerinin üst katı müzeye dönüştürüldü. Başalan çifti yaklaşık 50 yılda topladığı antika kameraları bu müzede sergileyecek. Aynı zamanda müzenin bünyesinde kameraların donanım ve aksesuarları, fotoğraflar, kamera bilim ve teknolojisiyle ilgili yayınlar ilgililerine sunulacak. Ziyaretçilerine 200 yıllık kamera serüvenini anlatacak müzede Av. Ahmet Başalan, ileri teknoloji kameralar üzerine araştırma, geliştirme çalışmalarının yapılması planlanıyor. Geçmişten bugünün dijital fotoğrafçılığına geçiş sürecine ışık tutacak olan müze ayrıca yıl içinde birçok fotoğraf sanatçısı ve kurumun kişisel ve karma sergilerine ev sahipliği yapacak. Kasımın 2. haftası ziyaret açılacak müze, kameraya ilgi duyanları bir araya getirecek.

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

“Uzun yıllar evimin çatı arasında kameraları beklettik daha sonra bir müze fikri oluşunca sergilemeye karar verdik”

Çatı arasında biriktirdiği kameraları müzeye dönüştüren Başalan İstanbul Kamera Müzesi kurucusu Ahmet Başalan, “Avukatlık yapıyorum. Bir kamera müzesi yapmaya çalıştık. Yaptık ve yeni iznini aldık. Onun dışında eşim Avukat Feriha Başalan ile birlikte fikri mülkiyet hukuku üzerine çalışıyoruz. Bir büromuz var. Burada sınai ve mülkiyet hakları ve sanatçıların haklarını koruyan IP Akademi kurduk.

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

Ben 12 yaşından bugüne kadar fotoğraf çekiyorum. Ve fotoğrafları çekerken de zaman içinde elimizde fotoğraf makineleri toplandı. İlk makinem Certo’ydu. Alman malı bir fotoğraf makinesiydi. Bu aslında eşimin fikriydi. Eşim dedi ki madem elinde bu kadar fotoğraf makinesi, aksesuar var. Nikonlar, Leicalar, Canonlar bunu bir müze olarak nasıl Avrupa’da insanlar biriktirdiklerini bir müze haline dönüştürüyorlarsa sen de dönüştürebilirsin. Birlikte dönüştürebiliriz dedi. Ve müze açma fikri buradan doğdu. İlk zamanlar yurtdışından tanıdık arkadaşlar ve akrabalarımız vasıtasıyla istediğimiz makineleri getirtiyorduk. Daha sonra da artık ikinci el almaya veyahut yeni makineler almaya başladık. O makineleri zaman içinde değiştirdik. Yeni modellerini aldık. Fakat bunları satmaya kıyamadık. Satmaya kıyamayınca biriktirmiş olduk. Uzun yıllar evimin çatı arasında bunları beklettik. Daha sonra bakımlarını yapıp bir müze fikri oluşunca bunları sergilemeye karar verdik. Takriben 50 yılı buldu.

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

Bu fotoğraf makinelerini 50 yıl civarında toplayabildik. Bu makineleri tabii kıyamıyorsunuz hepsinde birer hatıranız oluyor. Çektiğiniz fotoğraflarla birlikte o makinelerle bütünleşiyor. Mesela beni en çok etkileyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kocatepe’de kendi fotoğrafçısı var Ethem Tem. Mesela Ethem Tem’in kullandığı makinenin birebir aynısını Tokyo’da bulduk. Tokyo’dan o makineyi aldık. Onu da müzemizde sergilemeye karar verdik. 700’e yakın fotoğraf makinesi var. Bunların içinde körüklü makineler, casus kameralar, büyük format makineler, refleks kameralar, refleks fotoğraf makineleri, lensler ve bütün bunların hepsini aksesuarlarıyla da destekledik. Sehpaları, flaşları ve çeşitli vizörleri, lensleri ve filtreleriyle birlikte bunların hepsinin toplu halde müzemizde sergilemek için ayrı ayrı bölümler yaptırdık” dedi.

Küçük yaştan itibaren biriktirmeye başladığı yüzlerce fotoğraf makinesiyle müze kurdu

Semanur Kaygısız - Ahmet Faruk Sarıkoç

 

 



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gençlerbirliği’nden hakem kararlarına tepki: "Haksızlığa uğradık" Natura Dünyası Gençlerbirliği Başkan Vekili Adnan Duman, Beşiktaş maçının henüz başında verilen kırmızı kartın karşılaşmanın dengesini değiştirdiğini belirterek hakem kararlarına tepki gösterdi. Duman, Türk futbolunda adalet duygusunun korunması gerektiğini vurgulayarak kulübün haklarını daha güçlü şekilde savunacaklarını ifade etti. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında sahasında Beşiktaş’a 2-0 mağlup olan Natura Dünyası Gençlerbirliği’nde Başkan Vekili Adnan Duman, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada hakem kararlarına tepki gösterdi. Maçın henüz başında verilen kırmızı kartın karşılaşmanın dengesini değiştirdiğini belirten Duman, geçen hafta rakip takımın haksızlığa uğradığı yönündeki iddialarla oluşturulan atmosferin bu hafta Ankara’da telafi edilmek istendiğini düşündüklerini ifade etti. Duman, zor şartlara rağmen sahada büyük bir mücadele ortaya koyan futbolcuları tebrik ederek, "Oyuncularımız formanın hakkını vermek için son düdüğe kadar mücadele etti. Hepsini yürekten kutluyoruz" dedi. Türk futbolunda adalet duygusunun korunması gerektiğini vurgulayan Duman, hakem kararlarının daha dikkatli ve hassas şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 103 yıllık köklü bir Ankara kulübü olan Gençlerbirliği’nin tartışmalı kararların gölgesinde bırakılmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Duman, "Cumhuriyetle yaşıt bu büyük kulübün emeği sahadaki adil yönetimle korunmalıdır. Türk futbolu adaletle büyür, adaletle güçlenir. Adaletin zedelendiği yerde sporun ruhu da zarar görür" ifadelerini kullandı. Gençlerbirliği’nin her şartta mücadele etmeye devam edeceğini anlatan Duman, kulübün haklarını bundan sonra daha güçlü ve kararlı şekilde savunacaklarını sözlerine ekledi.
Samsun Fuat Çapa: "Bu sene 13-14 puanımız yok oldu" SAMSUN (İHA) – Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, bu sene birçok maçta haksız puan kayıpları yaşadıklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Samsunspor, sahasında Kayserispor’u 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, açıklamalarda bulundu. İlk olarak karşılaşmayı değerlendiren Fuat Çapa, "İlk devre oyun olarak gayet iyiydi. Girmiş olduğumuz pozisyonlar vardı. Golden sonra tutku, coşku bizim adımıza sevindiriciydi. 2-0 olsaydı bizim adımıza daha iyi olacaktı. Ne Var’ın müdahale etmesi ne hakemin orada penaltı pozisyonunu es geçmesi anlaşılır gibi değil. Bizde bu sene bu tür olaylar biraz fazla oluyor. İkinci devrede talihsiz bir gol yedik. Rakibin attığı şut dönüşü top Borevkovic’in ayağına çarptı. Ondan sonra kısa süreçte biraz açıkçası inisiyatifi bıraktık. İkinci devrede bizim beklemediğimiz veya son haftalarda alışık olmadığımız bir Samsunspor gördük sahada. Oyundan mutlu olduğumu söyleyemem maalesef. 2-1’den sonra yakalamış olduğumuz pozisyonlar var daha iyi değerlendirilebilirdi. Ama maalesef değerlendiremedik. Yine ikinci devrede ofsayt pozisyonu veriyor hakem. Bize göre ofsayt değil, penaltı olması gerekiyor. Ofsayt veriyorsan neden 18 içerisinde ya da 18 çevresinde ofsayttı kullandırıyorsun? Orta sahadan kullandır. Yani burada tamamen bir tutarsızlık var, çok net bir şekilde. Üzücü açıkçası" dedi. Bu sene haksız puan kayıpları yaşadıklarını da vurgulayan Çapa, "Oyunumuzu geliştirmeye çalışıyoruz. Ama bunu geliştirirken zaman zaman elimizde olmayan kararlar engel oluyor. Bu sene gerçekten kaba bir hesap yaptığımızda 13–14 puanımızın yok olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Antep’te başlayıp içeride oynadığımız Fenerbahçe karşılaşması, deplasmanda oynadığımız Galatasaray karşılaşması, tekrar içeride oynadığımız Antep karşılaşması gibi maçlar var. Yani üzücü. Çünkü bunlar çok ciddi puanlar. Eğer bunları yaşamamış olsaydık şu anda hedef olarak bambaşka şeyler konuşuyor olabilirdik. Ama yapacak bir şey yok. Elimizden geldiği kadar sahada, sportmence mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu. Olivier Ntcham’ın maçın başında sakatlanarak oyundan çıkmasını da değerlendiren Çapa, "Kendisi bir şey hissettiğini söyledi. Yarın MR çekilecek, tam olarak ne olduğu belli olacak. Kendisi yırtık olmadığını, sadece çekme hissettiğini söyledi. Umarım ciddi bir durum yoktur" şeklinde konuştu.