GÜNDEM - 25 Nisan 2026 Cumartesi 15:45

KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar: "Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla yeni bir menzile ulaştırıyoruz"

A
A
A
KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar: "Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla yeni bir menzile ulaştırıyoruz"

KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "Karaköy Palas, İstanbul’un kalbinde, tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek. Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla, bu çatı altında hep birlikte yeni bir menzile ulaştırıyoruz. İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak" dedi.


Kültür ve Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda Karaköy Palas’ta ArtıKÜME 2025 seçkisi ve ODAK projesinin tanıtım sergisi sanat severler ile buluştu. Açılışa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Valisi Davut Gül, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren katıldı.



KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "ArtıKÜME Sanat Destekleri


Programı’nın ilk çıktısı olan ArtıKÜME 2025 seçkisi, farklı disiplinlerden 25 sanatçı ve öğrencinin üretimlerini bir araya getirdi. Mart 2025’te başlatılan program, çağdaş ve geleneksel sanat pratiklerini buluşturarak kültürel mirasın güncel üretimlerle yeniden yorumlanmasını amaçlıyor.


KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "İstanbul’un her sokağı ayrı bir hikaye, her binası ayrı bir miras. Bazı mekanlar vardır ki, sadece taştan, demirden ibaret değildir. Şehrin hafızasını, medeniyetimizin izlerini taşır. Bugün, Karaköy Palas’ı kültür ve sanat hayatımıza kazandırmanın, geleceğe taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bir mühendis olarak beni İHA’larla, uçaklarla, yazılımlarla, yüksek teknolojiyle bir arada görüyorsunuz. Ancak tüm bu sistemleri geliştirirken gördüğüm çok daha derin bir mesele var. Öyle bir çağdayız ki, insan ile makine arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor. Makinelerin insanı taklit ettiği, insanların da hızla makineleştiği karanlık bir çağa yol alıyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin ve makineleşmiş insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Bu istilaya karşı, bizi insan kılan en güçlü sığınaklarımızdan biri de sanat. Ancak duygu, his ve mana yoksa sanatın da bir anlam ve değeri yoktur. Makineler ve makine insanlar için sanat yoktur. İnanç, sevgi, merhamet, hürriyet ve hatta tutku dolu bir özlem de olmadığı gibi, makineler için acı, hasret, keder de yoktur. Makineler ve makine insanlar için, sonsuz döngüler, programlı kısır görevler, manayı yitirmiş karanlık, en nihayetindeyse kaçınılmaz yok oluş ve mutlak yıkım vardır. Makine acı çekmez, makine özlem duymaz, makine "neden" diye sormaz. Bizler, inancımızın tarifiyle, yaratılmışların en şereflisi olan insanı, "Eşref-i Mahlûkat" kılan o ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak zorundayız. Kütür ve Medeniyet Vakfımızı, tam da bu ’neden?’ sorusuna bir cevap aramak, insanı makineleşmekten koruyacak o ruh ve estetik dünyasını yaşatmak için kurduk" diye konuştu.



"Karaköy Palas tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek"


"Karaköy Palas’ın sanat ve kültür merkezi olarak hizmet vereceğini belirten Bayrarktar, "Karaköy Palas, İstanbul’un kalbinde, tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek. Bu mekana dair temel niyetimizi aslında Yunus Emre asırlar öncesinden ne güzel özetlemiş. ’Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.’ Bu duygunun ilhamıyla, bu çatı altında sanatını icra eden her bir zihni ve gönlü ihya etmeyi hedefliyoruz. Bu noktada, sanat ve mimarinin büyük üstadı Mimar Sinan’ı anmadan geçemeyeceğim. Sinan için sanat, taşın zarafetinde ve tasarımın her zerresinde vücut bulan matematiğin, fiziğin ve nizamın bir yansımasıdır. O, mühendislik ile sanatı asla birbirinden ayırmadı. Bugün bir mühendis olarak hayata ve evrene baktığımda, aynı hakikati bizzat görüyorum" ifadelerini kullandı.


"İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak" diyen Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bizleri estetiğiyle kendine hayran bırakan bir gülün, biyolojisindeki eşsiz mimari, moleküler kimyasındaki kusursuz kanunlar ve atomik yapısındaki fiziksel kurallar, her yönüyle sanatla kuşatılmış bir yüceliği ve mükemmelliği adeta tüm hücrelerimizde hissettiriyor. İşte sanat, bu kusursuz nizamın en zarif görüntüsü, madde ile Yaradan arasına çekilmiş o gizemli, narin tüldür. Kainattaki bu muazzam nizamı, bu gizemli narin tülü idrak edebilen tek varlık ise insandır. Bizler ruhumuzla bu tülü, bizlere armağan olarak verilmiş sanatı araladığımızda, maddenin ötesindeki mutlak hakikatle, Yaradan’ın yüceliği ile karşılaşırız. İnsan, doğası gereği mükemmelliğe meftundur. Sanat ise insanın bu yüceliğe duyduğu sonsuz özlemin, ilahi arayışın, en saf ve en samimi ifadesidir. Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla, bu çatı altında hep birlikte yeni bir menzile ulaştırıyoruz. Karaköy Palas, kültür ve sanat camiamıza hayırlı, uğurlu olsun. Karaköy Palas’ın bu ruha kavuşması için çaba gösteren, ODAK ve artıKÜME projelerimize emek veren tüm ekip arkadaşlarıma ve sanatçılarımıza şükranlarımı sunuyorum. Dünya yeni bir şafağın eşiğinde karanlığın içinde tüm değer ve müesseseleriyle yıkılmış dünyanın yeniden inşası; inanç, sevgi, adalet, merhamet, bilim, teknik ve sanatla olacak. İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum" dedi.



KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar: "Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla yeni bir menzile ulaştırıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Aydın’dan Belediye Başkanı Köse’ye tepki AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Yasin Aydın, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin açıklamalarına tepki göstererek, vatandaşı ve esnafı hedef alan söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Yazılı açıklama yapan Aydın, Safranbolu’da vatandaşın, esnafın ve şehre emek veren herkesin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Belediye Başkanı Elif Köse’nin açıklamalarında halkı ve esnafı küçümseyen, Safranbolu’ya gelen misafirleri "nitelikli-niteliksiz" şeklinde ayrıştıran bir yaklaşım sergilendiğini savunan Aydın, bu tutumu doğru bulmadıklarını kaydetti. Safranbolu’nun zenginiyle fakiriyle, yerli ve yabancısıyla herkesi aynı samimiyetle karşılayan bir medeniyetin temsilcisi olduğunu vurgulayan Aydın, "Safranbolu’ya gelen turistin cebi değil, bu şehre duyduğu saygı ve burada gördüğü gönül önemlidir" ifadelerini kullandı. Belediyeciliğin asli görevinin vatandaşı eleştirmek değil, hizmet etmek olduğunu belirten Aydın, yol, su ve altyapı gibi temel sorunların çözüm beklediğini, sorumluluğun esnaf ve vatandaşa yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Seçim döneminde vaat edilen otopark ve karşılama merkezi projelerinin henüz hayata geçirilmediğini de hatırlatan Aydın, söz ile icraat arasındaki farkın ortada olduğunu savundu. Şehre gelen misafirlerin temel ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığını öne süren Aydın, bu durumun sorumluluğunun esnaf ve vatandaşa yüklenmesinin haksızlık olduğunu söyledi. Aydın açıklamasında, "Vatandaşını küçümseyen değil sahip çıkan, esnafını suçlayan değil güçlendiren, ayrıştıran değil kucaklayan bir belediyecilik anlayışından yanayız. Safranbolu’nun gerçek gücü insanıdır ve biz her zaman vatandaşımızın yanındayız" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcılarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 66 şüpheli tutuklandı İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda, korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 85 kişiden 66 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul ve İzmir’de korsan dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edilmiş, emniyet ekiplerince İstanbul başta olmak üzere 20 ilde belirlenen adreslere ve söz konusu korsan çağrı merkezlerine eş zamanlı baskın düzenlenmiş, operasyonlarda 73 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh işlemi uygulandığı belirtilmiş. 50 milyon liralık vurgun açığa çıkmıştı. Buna göre suç ağının, İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğü, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlenmişti. Şebeke üyelerinin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon lirayı aşan bir vurgun gerçekleştirdikleri tespit edilmiş, operasyon kapsamında yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere Siber Suçlarla Mücadele Şubesine götürülmüştü. Operasyonda gözaltı sayısı 85’e yükseldi İstanbul başta olmak üzere 20 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda yakalanan şüpheli sayısı 85’e yükseldi. Ayrıca 4 şüphelinin cezaevinde bulunduğu tespit edildi. Toplam 89 şüpheliden; 9’u işlemlerinin ardından adli makamlarca serbest bırakılırken, 14’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, cezaevinde bulunan 4 şüpheliyle birlikte 66 şüphelinin ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi.