GÜNDEM - 15 Nisan 2025 Salı 11:24

Kuzey Marmara otoyolu Nakkaş - Ispartakule bölümünde çalışmalar hızla devam ediyor

A
A
A

Kuzey Marmara Otoyolu Nakkaş-Ispartakule kesiminde çalışmaları devam ediyor. Otoyol çerçevesinde yapılan Sazlıdere köprüsü hızla yükselirken, projenin tamamlanmasıyla binlerce yeni konut projesinin olduğu Ispartakule ve Başakşehir bölgelerindeki trafik yoğunluğu da azalacak.

İstanbul’un batısından Kınalı’dan başlayarak Kocaeli, Sakarya illerini kuzeyden katedip Sakarya’nın Akyazı ilçesi yakınlarında sonlanan Kuzey Marmara Otoyolu, bölgenin trafik yükünü çekiyor. 398 kilometre uzunluğunda tasarlanan otoyola Nakkaş-Başakşehir-Ispartakule kesimi de dahil edildi. 24,2 kilometre ana gövde ve 20,8 kilometre bağlantı yolu olmak üzere 45 kilometrelik Nakkaş-Başakşehir kesimiyle projenin toplam uzunluğu 443 kilometreye ulaştı. Yapımı hızla devam eden proje kapsamında Sazlıdere köprüsü de yükseldi. Köprü ve otoyol şantiyesinde dron ile çekilen görüntülerde köprü direklerinin 100 metre yüksekliğe ulaştığı ve üzerindeki yoğun çalışmalarının devam ettiği görüldü.

İstanbul’un trafiğini önemli ölçüde rahatlatması beklenen proje

Bahçeşehir Kavşağı’ndan güney yönde 5 kilometrelik bir bağlantı yoluyla binlerce yeni konut projesinin bulunduğu Ispartakule bölgesindeki imar yollarına ve TEM İstanbul-Edirne Otoyolu’na bağlantı sağlanabilecek. İstanbul Havalimanı’ndan Beylikdüzü istikametine gidecek vatandaşlar da Nakkaş bağlantı yolunu kullanarak kısa sürede ulaşım imkanına kavuşacak.

Yeni İstanbul bu bölgede yer alıyor

İstanbul’da yer alan deprem riski nedeniyle yapılan projelendirme çalışmalarında İstanbul’un yeni yerleşim yerlerinin kilit noktası olan Ispartakule ve Sazlıbosna mevkileri etrafında TOKİ, Emlak Konut gibi bir çok firmanın toplu konut projelerinin de yer alacağı öğrenildi.

Kuzey Marmara otoyolu Nakkaş - Ispartakule bölümünde çalışmalar hızla devam ediyor

"Ispartakule’den başlıyor, Arnavutköy’e kadar uzanıyor"

Bölgede uzun süredir Gayrimenkul Yatırım Uzmanlığı yapan Ahmet Genç projeler ve bölgeyle alakalı, "Biz şu anda İstanbul’un üçüncü bölgesi diye adlandırılan bir bölgedeyiz. Arkamızda görülen viyadük Nakkaş Kuzey Marmara Otoyolu bağlantısı bu bölgeyi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da yakın zaman önce ziyaret etti. Bölgemiz zemin etüdü açısından en sağlam bölgelerden bir tanesi bu nedenle yeni konut ihtiyaçları bu üçüncü bölgede gideriliyor. 16 milyon nüfusa sahip bir il kendi içerisinde bile yüzde 1 büyüme kat etse yılda büyük miktarda konut ihtiyacı oluşuyor. Bu bahsettiğim bölge Ispartakuleden başlayıp Başakşehir, Altınşehir, Şamlar ve Arnavutköy diye adlandırıyoruz. Bölgemizde çok ciddi projeler var ama bunun yanında zaten burası bir rezerv alanı ve konut ihtiyacının karşılanacağı bölge bu üçüncü bölgede yer alıyor. Dünyanın en büyük havalimanı bölgemizde mevcut, 25 bin konut bitmek üzere bu nedenle yatırımcılara bir şey anlatmaya gerek kalmıyor kendi gözleriyle projelerin yapıldığını görüyorlar." İfadelerini kullandı.

"Projeler bittikten sonra İstanbul’un bütün yükü ve yoğunluğu bu bölgede toplanacak"

Yine bölge yatırımcılarından İbrahim Duman "İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu ve Nakkaş - Başakşehir viyadüğünün birbiriyle bağlantılı olduğunu görebiliyoruz. Marmara ile Karadenizi birleştiren bir proje olduğunu biliyoruz. Yeni projelerle bu bölgenin önemi artıyor. Projeler bittikten sonra İstanbul’un bütün yükü ve yoğunluğu bu bölgede toplanacak" şeklinde konuştu.

Batuhan Toprak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkerler Enerji Grubu’ndan Türkiye’nin En Büyük Rüzgâr Yatırımı: Sivas’ta 500 MW YEKA RES 2025 Projesi Türkerler Enerji Grubu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen YEKA RES 2025 yarışmasında Sivas’ta 500 MW kapasiteli rüzgâr enerjisi sahasının ihalesini kazanarak, Türkiye’de tek fazda hayata geçirilecek en büyük rüzgâr enerjisi projesine imza atıyor. Tam kapasite devreye girdiğinde yılda 1,75 TWh temiz elektrik üretmesi beklenen proje, yaklaşık 650 bin hanenin yıllık enerji tüketimine karşılık geliyor. Böylece, Türkiye elektrik şebekesi dikkate alındığında yılda 1,1 milyon tonun üzerinde CO emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Türkerler Enerji Grubu CEO’su Ali Kındap, yatırımın Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir aşama olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bu büyük rüzgâr yatırımıyla Türkiye’nin düşük karbonlu büyüme sürecine önemli bir katkı sağlıyoruz. Rüzgârın doğal gücünü rekabetçi maliyetlerle elektrik üretimine dönüştürerek enerji arz güvenliğine, dışa bağımlılığın azalmasına ve iklim hedeflerine destek veriyoruz." Kındap, YEKA RES 2025 Sivas projesinin Türkiye’de tek fazda gerçekleştirilen en büyük rüzgâr yatırımı olduğunun altını çizerek şöyle devam etti: "Küresel rekabette karbon yoğun üretim giderek dezavantaj oluşturuyor. Türkiye’nin güçlü konumunu sürdürebilmesi, yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırmasına bağlı. Sivas YEKA RES 2025 ile hem 2053 net sıfır vizyonuna destek sunuyor hem de sanayimize sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetli enerji sağlıyoruz." Proje kapsamında, yılda 1,1 milyon tonun üzerinde CO salımının önlenmesi, 650 bin haneye denk temiz enerjinin şebekeye aktarılması, Bölge ekonomisine yüzlerce kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanması, Yerel tedarikçiler için yeni iş fırsatları oluşturulması hedefleniyor. Projede, en yüksek verim ve çevresel standartları önceleyen ileri rüzgâr türbini teknolojileri kullanılacak; çevresel ve sosyal etki yönetimi ise ulusal mevzuat ile uluslararası en iyi uygulamalar doğrultusunda yürütülecek.
İstanbul İnme hastaları iyileşme öykülerini paylaştı İstanbul’da düzenlenen 5. Mucize Organ Beyin Sempozyumu, hastaların paylaştığı iyileşme öyküleri ile ilgi gördü. Guillain-Barre Sendromu sonrası toparlanan Kaan Bilgen’in "Dün akşam yapamadığınız bir şeyi ertesi sabah yapabiliyor olmak bir motivasyon" sözleri salonda duygusal anlar yaşattı. İnme sonrası yeniden ayağa kalkmayı başaran 57 yaşındaki Hikmet Çangır ise "Ben bu hastalıkla ilgili doktor, aile ve imkânlar açısından şanslı bir bireyim iyi ki varsınız" diyerek sağlık ekibine teşekkür etti. Memorial Şişli ve Göztepe Hastaneleri Nörorehabilitasyon ve Fizik Tedavi Merkezi Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar liderliğinde gerçekleştirilen 5. Mucize Organ Beyin Sempozyumu, uzman sunumlarının yanı sıra hastaların iyileşme hikâyeleriyle dikkati çekti. Sempozyuma katılan hastalar, geçirdikleri zorlu hastalıklar ve tedavi süreçlerinin ardından hayata dönüş mücadelelerini paylaştı. Guillain-Barre Sendromu sonrası adım adım hayata dönen Kaan Bilgen, iyileşmenin her gün küçük ama anlamlı bir ilerleme olduğunu vurgularken; inme sonrası uzun bir tedavi süreci geçiren Hikmet Çangır da ben çok şanslı biriyim, şu anda ayakta durabiliyorum" dedi. "Son bir ay içerisinde de işime gitmeye, hayata dönmeye başladım" Hasta Kaan Bilgen, iyileşme yolculuğunda yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti: "2022 Ağustos ayında Guillain-Barre Sendromu’na yakalandım. Gündelik hayatıma devam ettiğim bir sürecin içerisindeydi bu ve ertesi gün kendimi tamamen felç olarak gördüm. Yoğun bakımda kaldım, arkasından normal hayatımın fonksiyonlarına geri döndüm. İki yıl boyunca da Memorial Şişli Hastanesi’nde fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarına devam ettim. Şu anda ayakta durabiliyorum, gündelik hayatıma devam edebiliyorum, birçok işimi kendi başıma halledebiliyorum. Son bir ay içerisinde de işime gitmeye başladım, hayata dönmeye başladım açıkçası. Aslında bu bir takım işi kesinlikle. Herkesin desteği ailenizin desteği, iş yerinizin desteği, ekipteki fizik tedavi ekibindeki arkadaşların işi gerçekten çok kıymetliydi. Her şeyi pozitif düşünmeye çalıştım ve bu noktaya gelebildim. Hala her şeyin devam ettiğini ve iyi olacağını düşünmek beni çok motive ediyor. Her gün yeni bir şeyin iyileşiyor olması çok büyük motivasyon. Dün akşam yapamadığınız bir şeyi ertesi sabah kalkıp yapabiliyor olmak bir motivasyon ve motivasyon sonrasında da zaten devamının geleceğini sürekli düşünüyor olmak gerçekten etkileyici." "Ben bu hastalıkla ilgili şanslı bir bireyim" Sempozyuma katılan isimlerden biri de inme sonrası hayata dönen 57 yaşındaki Hikmet Çangır’dı. Çangır, yaşadığı iyileşme sürecini şu sözlerle aktardı: "Bir gün çiftliğimde sabah kalktım, kendime bir şeyler yaptım yemek için. Sonra biraz kötü hissettim; ayaklarım birbirine dolaştı, konuşma bozukluğu oluştu ve tedirgin oldum. Doktor bir arkadaşımı aradım, o da benim inme ya da kanama geçirmiş olabileceğimi söyledi. Akabinde Antalya’da bir özel hastaneye gittim, orada bir anjiyo yapıldı, düzeldim. O geldiğimde yeni yeni ayakta durmaya, yürümeye çalışıyordum. 2-3 ay kadar da saygıdeğer hocam Engin Çakar’ın yanında kaldım. Şu anda çok mutluyum, çok keyifliyim. Ben bu hastalıkla ilgili doktor açısından, aile açısından, imkânlar açısından şanslı bir bireyim. Yaradan bana dönüşü olan bir yol gösterdi. "Erken ve etkili robotik fizik tedavi önemli konfor sağlıyor" Bu yıl 5’incisi düzenlenen Mucize Organ Beyin Sempozyumu’nun bu sene daha geniş bir katılımla gerçekleştiğini belirten Memorial Şişli Hastanesi Fizik Tedavi ve Robotik Rehabilitasyon Merkezi Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar, inme ve nörorehabilitasyon hakkında önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Engin Çakar, " Nörolojik olarak bir sorun yaşayan insanların iyileşebilmesine ışık tutmak adına hem değerli bilgiler veriyoruz hem de iyileşmiş hastalarımızın iyileşme serüvenlerindeki hikâyelerini paylaşmalarına imkân tanıyoruz. Burada iki bağlamda düşünmemiz lazım: biri travmatik beyin hasarı, diğeri inme. Travmatik beyin hasarında trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları ve düşmeler öne çıkıyor. İnmede ise beyin damar tıkanıklığı veya kanama söz konusu; kanamada ani bayılma, kendini kötü hissetme veya şiddetli baş ağrısı görülürken, tıkanmalarda yüzde asimetri, konuşma ve görme bulanıklığı ile kol-bacak kullanamama gibi bulgular ortaya çıkıyor. Bu durumda hemen 112’nin aranması gerekiyor. Hastaların yüzde 10-15’i erken tedaviyle normale dönerken, yüzde 10-15’i erken dönemde hayatını kaybedebiliyor. Yüzde 10-20’si yatağa bağımlı kalabiliyor, yüzde 40’ı orta özürle yaşamını sürdürüyor. Amaç, inme sonrasında hastanın özrünü minimuma indirip mümkünse özürsüz hayata döndürmek. Erken ve etkili robotik fizik tedavi ile rehabilitasyon bunu sağlıyor. Nörorehabilitasyon birimi, yoğun bakım veya ameliyat sonrası hastayı erken dönemde alarak maksimum fonksiyon kazanımını hedefliyor" açıklamalarında bulundu. 80 ve 90 yaşında da iyileşme mümkün Her yaşta beynin yenilenme gücü olduğunu vurgulayan Çakar, "Çocukluk ve gençlikte iyileşme potansiyelinin daha yüksek olsa da 80 ve 90 yaşında da iyileşmenin mümkün olduğunu belirtiliyor. Hastalıkların yüzde 80’inin doğru hareket, spor, beslenme, düzenli sağlık kontrolleri ve sigara ile aşırı alkolden uzak durma gibi önlemlerle engellenebileceği ifade ediliyor; özellikle elektronik sigaradan uzaklaşmanın önemine dikkat çekiliyor" ifadelerini kullandı.
Ankara Ankara’da zorunlu kış lastiği denetimi Ankara’nın Akyurt ilçesinde trafik polislerinin zorunlu kış lastiği denetimi uygulaması başladı. Ekipler, kamyonetleri ve tırları çevirerek kış lastiği, ehliyet ve kimlik kontrolü yaptı. Akyurt ilçesinde kış lastiği zorunluluğu kapsamında trafik ekipleri tarafından denetimler gerçekleştiriliyor. İlçe giriş ve çıkış noktalarında uygulama yapan polis ekipleri, tırlarda ve kamyonetlerde kış lastiği kullanımını kontrol etti. Denetimlerde sürücülerin lastik diş derinlikleri ölçülürken, kış lastiği bulunmayan araçlara ilgili mevzuat gereği idari para cezası uygulandı. Kış lastiği denetiminin yanı sıra kimlik ve ehliyet kontrolü de yapıldı. Ekipler ayrıca sürücülere güvenli sürüş, doğru lastik kullanımı ve kış şartlarına hazırlık konusunda bilgilendirme yaptı. Trafik ekipleri, olumsuz hava şartlarının etkisini artırdığı kış aylarında kazaların önüne geçmek için denetimlerin ilçe ve il genelinde aralıksız devam edeceğini belirtti. Ekipler, kış lastiğinin bir zorunluluk değil mecburiyet olduğunu da belirtti. "Şartlara uyulması gerekiyor" Murat Şekerci adlı sürücü, kış lastiği denetiminin gerekli bir uygulama olduğunu belirterek, "Güzel bir uygulama. Kış sezonu geldi ve şartlara uyulması gerekiyor. Kış lastiklerim sıfır. Trafik polislerimize başarılar diliyorum. Denetimler İç Anadolu Bölgesi’nde yeterli. Kış lastiklerinin takılması lazım. Bu denetimler bize de faydalı" diye konuştu. "Cezaları yeterli bulmuyoruz" Trafik cezalarının yeteri kadar caydırıcı olmadığını, cezaların artırılması gerektiğini ifade eden Ahmet Çaptuk ise, "Cezaları yeterli bulmuyoruz ve bu yüzden kazalar oluyor. Denetimler artırılsın" dedi. "Denetimlerden memnunuz" Zorunlu kış lastiği denetimi uygulamasının kazaları önlemek için önemli bir olduğunu söyleyen Yunus Belin, "Denetimlerden memnunuz. Bu denetimler bizim güvenliğimiz için. Kışa hazırız, lastiklerim sıfır. Denetimler olumlu. Ayrıca kötü yol şartları için de olumlu bir denetim. Kontrollerden gayet memnunuz" ifadelerini kullandı. Denetimde kendisine ceza yazılan vatandaş, denetimlerin olması gerektiğini ve bu durumun asayiş açısından önemli olduğunu vurgulayarak, "Denetimler iyi bir şey. Kırıkkale’den geliyorum. Denetimler benim için olumlu. Her şey bizim sağlığımız için" dedi.