EKONOMİ - 24 Mart 2026 Salı 10:46

L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı

A
A
A
L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı

L’Oréal Türkiye, ülkedeki 40’ıncı yılını kutlarken, bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen, ülke ekonomisine olan etkisini ölçümlediği sosyoekonomik araştırmanın sonuçlarını duyurdu. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, sağladığı her bir istihdamın 12 çarpan etkisine sahip olduğunu ölçümledi.


Tekno-güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. Türkiye’de oluşturduğu sosyoekonomik etkiyi bağımsız bir kuruluş ile mercek altına alan şirket, Türkiye’deki değer zincirinde 40 milyar TL’lik etki oluşturduğunu ortaya koydu. İstanbul’daki merkez ofisi ve dağıtım merkeziyle, 22 global markaya ev sahipliği yapan L’Oréal Türkiye, doğrudan yaklaşık bin kişiye istihdam sağlarken; yapılan araştırmaya göre L’Oréal Türkiye’nin oluşturduğu her bir istihdamın ekosistemde 12 çarpan etkisine sahip olduğu ölçümlendi. Bu veriler, şirketin oluşturduğu katma değerin yalnızca güzellik sektörüyle sınırlı kalmadığını; perakende, dağıtım ve hizmet sektörü gibi pek çok farklı iş kolunda da pozitif etki oluşturduğunu ortaya koyuyor.


Türkiye’de pazar büyüklüğü 217 milyar TL oldu


Gerçekleştirilen sosyoekonomik araştırmada, yerel verilerin yanı sıra küresel güzellik endüstrisinin oluşturduğu etkiye de dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüyerek 290 milyar euroya ulaşan güzellik sektörünün, 2030 yılına kadar 380 milyar euroluk bir pazar büyüklüğüne erişmesi bekleniyor. Bugün yaklaşık 4,2 milyar tüketiciye sahip olan güzellik endüstrisinin, 2030 yılına kadar 750 milyon yeni tüketiciye daha ulaşması öngörülüyor.


Sektörün global gücünün ve inovasyon odağının vurgulandığı araştırmada, dünyanın en büyük 7 güzellik şirketinden 5’inin merkezinin Avrupa’da olduğu ve endüstrinin yıllık 2 milyar euroluk Ar-Ge harcaması yaptığı kaydedildi. İstihdam tarafında ise çarpıcı bir tablo çizen araştırmada sektörün, Avrupa’da 1,9 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını ortaya koyarken, iş gücünün yüzde 72’sinin kadınlardan ve yüzde 12’sinin 25 yaş altı kişilerden oluştuğunu gösterdi.


Küresel ölçekteki bu büyüme potansiyelinin Türkiye’deki yansımaları da incelendi. Buna göre 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaşan Türkiye güzellik endüstrisinin büyüklüğünün, güçlü bir ivmeyle 2033 yılında 384 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.


"Stratejik bir çekim merkezi"


L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin kritik bir rol üstlendiğini belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Türkiye güzellik pazarı; sahip olduğu ekonomik potansiyel ve kültürel gücüyle dinamik bir ivme yakalarken; Avrupa bölgesi için de stratejik bir çekim merkezi konumunda bulunuyor. 2025 yılında yüzde 33 değer ve yüzde 5 adetsel büyüme kaydeden Türkiye güzellik pazarında, L’Oréal Türkiye olarak pazar dinamiklerinin üzerine çıkarak değerde yüzde 37 oranında stratejik bir büyüme gerçekleştirdik. Dünyada güzellik pazarının adetsel bazda sadece yüzde 1 büyüdüğü bir dönemde elde edilen yüzde 5’lik bu pazar ivmesi, Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik önemini ve yüksek büyüme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik yapısı sayesinde gelecek dönemde de büyümesini sürdüreceğine olan inancımız tam. Biz de L’Oréal Türkiye olarak, her yıl pazarın büyüme oranının bir buçuk ila iki katı kadar büyümeyi hedefleyerek sektördeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Türkiye’de daha fazla tüketiciye ulaşarak, güzelliği bir deneyim olarak sunuyor; inovatif ürünlerimizi pazara sunarak büyümenin itici gücü olmaya devam ediyoruz. Böylece ülkemiz için oluşturduğumuz sosyoekonomik etkimizi her geçen yıl artırıyoruz" dedi.


Liderlik pozisyonlarının yüzde 50’si kadınlara emanet


L’Oréal Türkiye sosyoekonomik araştırma kapsamında dünyaya ve insana olan katkısını da inceledi. 2024 yılında liderlik pozisyonlarının yüzde 50’sini kadınlara emanet eden şirket, 2025 DIAL Global Endeksi’ne göre çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık konusundaki başarısını kanıtlayarak dünyanın bu alanlardaki en iyi 50 şirketinden biri oldu.


Toplumsal fayda odaklı projelerle de dikkat çeken L’Oréal Türkiye, ‘Bilim Kadınları İçin’ programı ile alanında Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projesini sürdürerek bugüne kadar 128 bilim kadının projesine destek oldu. Genç istihdamını da öncelikleri arasına alan şirket, ‘L’Oréal ile Benim Geleceğim’ programıyla sadece 2024 yılında 30 yaş altı bireyler için 127 iş imkânı oluşturdu.


Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, kadın girişimcileri, küçük işletmeleri ve deneyimli çalışanları destekleyerek 125 paydaşa sürdürülebilir fayda sağlayan şirket, Türkiye’deki 22 markasının her biri ile topluma değer katmak için çok çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri üstlenmeye devam ediyor.


40 yıldır "dünyayı harekete geçiren güzelliği oluşturma" misyonuyla çalışan şirket, önümüzdeki dönemde de insanı ve toplumu merkezine alan bu ekosistemi büyüterek Türkiye için değer oluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.



L’Oréal Türkiye’nin 40 yıllık etkisi, değer zinciri bütününde 40 milyar TL’ye ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Sarayköylü öğrencilerin bilim fuarı büyük beğeni topladı Denizli’de Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, öğrencilerin hazırladığı birbirinden farklı ve yenilikçi projelerle büyük beğeni topladı. Bilimsel üretim ve araştırma kültürünü teşvik eden fuarda sergilenen 18 proje, ziyaretçilerden tam not aldı. Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi okul bahçesinde gerçekleştirilen fuarda öğrencilerin araştırma, inceleme ve tasarım alanlarında hazırladığı projeler görücüye çıktı. Toplam 18 projenin yer aldığı etkinlikte özellikle uygulamalı deneyler, eğitsel oyunlar ve ziyaretçilerin aktif katılım sağlayabildiği interaktif çalışmalar dikkat çekti. Fuar boyunca hazırladıkları projeleri katılımcılara anlatan öğrenciler, hem sunum deneyimi kazandı hem de bilimsel çalışmalarını paylaşmanın heyecanını yaşadı. Fuarın açılış programına Sarayköy Kaymakamı İsmail Pendik başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, eğitimci, veli ve vatandaş katıldı. Stantları tek tek dolaşarak öğrencilerden projeler hakkında bilgi alan Kaymakam Pendik, gençlerin bilimsel üretime yönelmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Çalışmaları oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Pendik, emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. "Öğrencilerimizin Üretmesi Bizler İçin Büyük Gurur" Etkinlik sonunda açıklamalarda bulunan Sarayköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Akhan, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nın öğrencilerin gelişimine sunduğu katkılara dikkat çekti. Bu tür fuarların öğrencilerin özgüven kazanmasında kritik bir rol oynadığını belirten Akhan, şunları söyledi: "TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, öğrencilerimizin araştırma yapma, problem çözme, ekip çalışması ve kendilerini ifade etme becerilerine önemli katkılar sunuyor. Öğrencilerimizin bilimsel düşünceyle hareket etmeleri, üretmeleri ve projelerini toplumla paylaşmaları bizler için büyük gurur kaynağıdır. Fuarın hazırlanmasında emeği geçen idarecilerimize, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve destek veren herkese teşekkür ediyorum."
Erzurum Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş, Erzurum’da düzenlenen anlamlı bir vefa konseriyle türkülerle yâd edildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) iş birliğiyle İbrahim Erkal Dadaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen "Mükerrem Kemertaş Anma Konseri", sanatseverleri bir araya getirdi "Huma Kuşu" başta olmak üzere özellikle icra ettiği uzun havalarla gök kubbede derin izler bırakan usta sanatçının anısına düzenlenen gecede, Türk halk müziğinin dev isimleri Mehmet Çalmaşur, Aysun Gültekin ve Merhum sanatçının TRT sanatçısı olan oğlu Tuncay Kemertaş sahne aldı. Erzurumluların yoğun ilgi gösterdiği bu özel vefa gecesinde, Mükerrem Kemertaş’ın hafızalardan silinmeyen eserleri bir kez daha Erzurum semalarında yankılandı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, program sonrası yaptığı konuşmada, "Kadim şehrimiz Erzurum’un kültür ve sanat dünyasında iz bırakmış kıymetli isimlerinden Mükerrem Kemertaş ağabeyimizi, düzenlenen anlamlı anma konseri programında dualarla yâd ettik. Vefa, bu kadim toprakların en güçlü hasletlerinden biridir. Şehrimizin kültürel değerlerini yaşatmayı sürdüreceğiz. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, merhum Mükerrem Kemertaş ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun" dedi.
Adana Yasa dışı bahis operasyonunda gazeteci Kütahyalı ile birlikte 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Adana merkezli 21 ilde yapılan ’Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’Yasa dışı bahis’, ’Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’Rüşvet’ ve ’Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik yapılan operasyonda aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da olduğu 154 şüpheli adliyeye sevk edildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ’Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’Yasa dışı bahis’, ’Bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’Rüşvet’ ve ’Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik operasyon düzenlendi. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin Selahattin A.U. liderliğinde organize suç örgütü niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağları üzerinden para transfer organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlendi. 2 milyara dolar para hareketliliği tespit edildi MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar Türk lirası ve yaklaşık 2 milyar Amerikan doları seviyesinde şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildi. Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheli şahıslar hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapıldı. Kütahyalı’nın hesabında 37.7 milyon liralık hareketlilik Savcılık dosyasında sadece para alan pasif bir hesap olmadığı belirlenen Kütahyalı’nın banka hesabından, katmanlama amacıyla kullanıldığı değerlendirilen hesaplara yaklaşık 37,7 milyon lira transfer yapıldığı belirtildi. Aynı yapı içerisindeki hesaplardan ise Kütahyalı’nın hesabına yaklaşık 15,7 milyon lira para girişi gerçekleştirildiği kaydedildi. Ayrıca e-para ve ödeme kuruluşları analizinde 6 farklı kuruluştan 2022-2024 yılları arasında Kütahyalı’nın hesaplarına toplam 35 milyon 201 bin 344 lira para girişi olduğu tespit edildi. Söz konusu para hareketliliği, örgütün genel çalışma sistemiyle birlikte değerlendirildiğinde olağan bireysel para trafiği olarak görülmedi. Soruşturma kapsamında aralarında 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukat ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 198 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 21 ilde 228 ayrı adrese 14 Mayıs’ta şafak vakti yapılan baskında, Kütahyalı’nın da arasında olduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında mahkeme kararları doğrultusunda kayyım ve el koyma tedbirleri uygulandı. Şüphelilere ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye el konuldu. Suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen toplam 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesi hakkında erişimin engellenmesi kararı uygulandı. "Örgüt liderinin uluslararası bağlantısı tespit edildi" Örgütün elebaşı olduğu belirtilen Selehattin A.U. ile gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, operasyon kapsamında İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra Adana’ya götürüldü. Adli tıp biriminde sağlık kontrolünden geçirilen Kütahyalı, gazetecilere, "İyiyiz baba. Bende öyle bir para hareketliliği yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz" dedi. Kütahyalı: "Borç karşılığı gönderildi, çeteyle alakam yok" Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı, suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgu ve gözaltı işlemleri tamamlanan, aralarında Kütahyalı’nın da bulunduğu 154 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ‘Ayakkabı İmalatı ve Deri Sektöründeki KOBİ Sahibi ve Çalışanlarının Yeşil ve Dijital Yetkinliklerinin Artırılması’ projesi kapsamında düzenlenen 4. Ulus Ötesi Proje Toplantısı, 14-15 Mayıs tarihlerinde İtalya’nın Ancona kentinde gerçekleştirildi. Toplantıya TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile birlikte Proje Koordinatörü Nuran Senar, AB ve Dış İlişkiler Uzmanı Serdar Dalmaz ve Eğitim ve Planlama Uzmanı Ahmet Derin katıldı. Program kapsamında proje ortakları yürütülen çalışmalar hakkında sunumlar gerçekleştirirken, ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşüm alanında faaliyet gösteren işletmelere teknik ziyaretler yapıldı. "Mesleki eğitimin geliştirilmesi, hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır" Toplantıda konuşan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine dikkat çekerek, "Dünyada yaşanan ekonomik belirsizlikler, savaşlar ve göç hareketleri ülkeleri ve ekonomileri doğrudan etkiliyor. Bu süreçte esnaf ve sanatkarlarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlaması büyük önem taşıyor. Mesleki eğitimin geliştirilmesi, uluslararası iş birliklerinin artırılması ve kalıcı barış ortamının güçlendirilmesi hem ülkemiz hem de Avrupa için önemli bir ihtiyaçtır. Özellikle ayakkabı ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimizin yeni döneme hazırlanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1 Aralık 2024 - 30 Kasım 2026 tarihleri arasında yürütülecek proje ile ayakkabı ve deri sektöründe dijital ve yeşil dönüşümün desteklenmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve uluslararası standartların Türkiye’deki esnaf ve sanatkarlara kazandırılması hedefleniyor" açıklamasında bulundu. TESK’in koordinatörlüğünde yürütülen projede; Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu, İklim Değişikliği Araştırma ve Politika Derneği ile Siteler Mesleki Eğitim Merkezi Türkiye’den proje ortakları arasında yer alırken, İtalya’dan CNA, İspanya’dan AVECAL ve Portekiz’den CTCP uluslararası ortak olarak projeye katkı sağlıyor.