EKONOMİ - 14 Nisan 2026 Salı 11:54

L’Oréal ve Institut Pasteur’den cilt sağlığı biliminde iş birliği

A
A
A
L’Oréal ve Institut Pasteur’den cilt sağlığı biliminde iş birliği

L’Oréal ile Institut Pasteur; cilt sağlığını immünoloji, mikrobiyom ve güzellik bilimi perspektifinden ele alacak kapsamlı bir araştırma ortaklığına imza attı. İş birliği, yeni biyolojik hedeflerin keşfini ve ileri düzey cilt sağlığı çözümleri için yeni nesil aktif içeriklerin geliştirilmesini hızlandırmayı hedefliyor.


Cilt bilimi alanında küresel şirketlerden biri olan L’Oréal ve dünyaca ünlü biyomedikal araştırma merkezi Institut Pasteur, stratejik araştırma ortaklığını duyurdu. Bu iş birliği, cilt sağlığı bilimini daha ileriye taşımayı ve cildin genel sağlıkla olan derin bağını bilimsel olarak ortaya koymayı hedefliyor.


Ortaklığın temelinde, insan bedeninin en büyük organı olan cildin yalnızca dış görünümle sınırlı bir yapı değil, aynı zamanda bireylerin genel sağlık durumu, iyilik hali ve yaşam kalitesinin kritik bir göstergesi olduğu vizyonu yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda yürütülecek araştırmalar; cilt biyobelirteçleri, mikrobiyom dengesi ve bağışıklık sistemi ile cilt arasındaki karmaşık ilişkileri anlamaya odaklanacak.


L’Oréal’in ileri cilt bilimi alanındaki araştırma desteği ile Institut Pasteur’ün immünoloji ve mikrobiyoloji konularındaki uzmanlığı bir araya gelerek, cilt sağlığını etkileyen biyolojik mekanizmaların daha kapsamlı bir şekilde incelenmesini mümkün kılacak. Bu ortaklık sayesinde yeni biyolojik hedeflerin keşfi hızlanırken, daha etkili ve yeni nesil aktif bileşenlerin geliştirilmesi de desteklenecek.


"Institut Pasteur ile gerçekleştirdiğimiz bu benzersiz iş birliği sayesinde, cildimiz ile iç sağlığımız arasındaki derin bağı ortaya çıkarıyoruz" diyen L’Oréal Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Barbara Lavernos, sözlerine şöyle devam etti: "Cildin yaşam kalitemizi yansıtan hayati bir organ olduğunu bilimsel olarak ortaya koyuyor ve bu anlayışı ileriye taşıyoruz."


Institut Pasteur Genel Direktörü Yasmine Belkaid ise şunları söyledi: "Institut Pasteur’ün immünoloji ve mikrobiyom bilimindeki temel uzmanlığını L’Oréal’in teknolojik mükemmeliyetiyle birleştirerek, bu kapsamlı araştırma anlaşmasıyla cilt hücreleri, yararlı mikroorganizmalar ve bağışıklık savunmaları arasındaki karmaşık etkileşimleri çözümlemeyi hedefliyoruz. Bu sayede bu etkileşimlerin hızlanan yaşlanma süreçlerini nasıl etkilediğini, sistemik sağlık durumlarını nasıl ortaya çıkardığını ve cilt bariyer bütünlüğünü nasıl koruduğunu inceleyeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Pakistan ile akademik iş birliklerini güçlendiriyor Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Mian İmran Masood, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelerek protokol imzaladı. Pakistan Maarif Vakfı tarafından düzenlenen Turkish Education Fair 2026 kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Türkiye ile Pakistan arasındaki yükseköğretim iş birliklerine önemli bir ivme kazandırdı. Turkish Education Fair 2026 sonrasında, İstanbul’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen EURIE 2026 Fuarı süresince, eski Pakistan Milli Eğitim Bakanı, aynı zamanda Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve University of South Asia Rektörü Mian İmran Masood Türk üniversiteleri ile görüşmelerde bulunurken YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile bir araya gelerek Türkiye-Pakistan üniversiteleri arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliklerini değerlendirdi. İki üniversite arasında iş birliği protokolü imzalandı Bu temaslar çerçevesinde, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelen Masood, iki üniversite arasında önemli bir iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan anlaşmanın ardından, Anadolu Üniversitesi ile University of South Asia arasında hayata geçirilebilecek akademik iş birlikleri detaylı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; çift diploma programları, öğrenci ve öğretim elemanı değişimleri, ortak araştırma projeleri ve akademik yayınlar gibi başlıklarda kısa ve orta vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projeler hakkında konuşuldu Toplantı kapsamında ayrıca Pakistan eğitim sistemi üzerine kapsamlı bir görüş alışverişi gerçekleştirildi. Mian Imran Masood ile Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin özellikle güçlü olduğu alanlardan biri olan özel eğitim başta olmak üzere, üniversitenin Pakistan’ın eğitim sistemine sağlayabileceği katkıları ele aldılar. Bu doğrultuda, yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projelere ilişkin fikirler paylaşıldı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen görüşme, iki ülke yükseköğretim kurumları arasında sürdürülebilir ve nitelikli iş birliklerinin geliştirilmesi açısından güçlü bir adım olarak değerlendirilirken, somut bir yol haritası ve belirlendi.
Niğde Niğde’de kadın dostu kentler için önemli buluşma Niğde’de kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek, yerel düzeyde eşitlik politikalarını geliştirmek ve çözüm odaklı öneriler ortaya koymak amacıyla ’Yerel Eşitlik ve Kadın Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Gün boyu süren çalıştayda kadınların karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alınırken, çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Niğde Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Eşitlik Birimi koordinasyonunda düzenlenen çalıştaya kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli katıldı. Programa çevirim içi katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, konuşmasında kadınların toplumdaki rolüne dikkat çekerek, "Kadın hem ailenin kalbi hem de toplumsal hayatın vazgeçilmez unsurudur. Bizler 2002 yılından bu yana kadının ekonomik ve sosyal güçlenmesi adına tarihi nitelikte adımlar attık. Kadınların hayatın her alanında ve her düzeyde temsilini artırmak, hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmasını sağlamak için iş, eğitim ve siyaset alanında reform niteliğinde düzenlemeleri hayata geçirdik" dedi. Yerel yönetimlerin bu süreçteki önemine de vurgu yapan Yenigün, "Yerel unsurların, belediyelerimizin ve valilerimizin kadınların güçlenmesi vizyonuyla bizlere destek olması son derece kıymetli. Bu çalışmaların çıktılarını siyasetten eğitime kadar birçok alanda görüyoruz. 2025 yılında kadının güçlenmesi konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni yürürlüğe koyduk. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu ve il koordinasyon kurullarını oluşturduk. Tüm illerimizde vali başkanlığında hazırlanan eylem planlarıyla yerel dinamikleri dikkate alan bir yapı kurduk" ifadelerini kullandı. Kadınların toplumdaki konumunun güçlenmesinin şehirlerin gelişimine de doğrudan katkı sağladığını belirten Yenigün, "Kadınların istihdamda, yerel karar alma süreçlerinde ve sosyal hayatta daha güçlü yer aldığı şehirler daha hızlı toparlanır, daha kapsayıcı büyür ve krizlere karşı daha dayanıklı olur. Bugün bölgemizde yaşanan krizlerin etkilerini elbette görüyoruz ancak bu süreçlerden en çok etkilenen yine kadınlar ve çocuklar oluyor. Türkiye olarak kadınları korunması gereken kırılgan gruplar olarak değil, ülkeyi ileri taşıyan asli aktörler olarak görüyoruz" diye konuştu. "Kadın eliyle değişen bir şehir hikayesi" Belediye Başkanı Emrah Özdemir, konuşmasında kadınların elinin değdiği projelerin nasıl birer başarı hikayesine dönüştüğünü çarpıcı örneklerle paylaştı. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve yönetimi tamamen kadınlara emanet edilen ekmek fabrikasının, ’gece kadınlar çalışamaz’ ön yargısını yıktığını belirten Özdemir, fabrikanın hemen yanına inşa edilen kreş sayesinde annelerin hem çocuklarından ayrılmadığını hem de çalışma özgürlüğü kazandığını vurguladı. Bu başarının dünya çapındaki yansımasına da değinen Başkan Özdemir çalışanlarının yüzde 99’u kadınlardan oluşan ve Türkiye’de ödül alan ilk kamu tesisi olma gururunu yaşayan Tabal Gastronomi Evi’nin, kadınların isteyince neleri başarabileceğinin en büyük kanıtı olduğunu ifade etti. Şehir içi ulaşımda da nezaket ve hoşgörüyü artırmak adına yeni devreye alınan ücretsiz elektrikli otobüsleri kadın şoförlere emanet edeceklerini duyuran Özdemir, 2019 yılında sıfır olan kadın kooperatifi sayısının bugün 14’e ulaştığını hatırlatarak, kadınlara alan açıldığında başarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından katılımcılar Niğde’de kadınların sosyal yaşamdan ulaşıma, istihdamdan güvenliğe kadar karşılaştıkları sorunları grup tartışmalarıyla ele aldı. Öğleden sonraki oturumda ise bu sorunlara yönelik geliştirilen somut çözüm önerileri raporlaştırıldı.
Ankara DEM Parti Genel Başkanı Oruç: "Yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi" DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi. Dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur" dedi. Oruç partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, İran ABD ateşkes anlaşmasın vardığını ve İslamabad yapılan görüşmelerden bir sonuç çıkmadığını hatırlatarak, "Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi. Dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur. Kürtler, Farslar, Beluçlar, Azeriler, Türkmenler, kadınlar, gençler ve siyasetçiler; özgürlük, demokrasi ve eşit yurttaşlık hakkı talep ettikleri için katledilmemeli, gözaltına alınmamalıdır. Hakkında idam kararı bulunan bütün muhalifler için bu kararlar kaldırılmalı, İran’daki siyasetçiler serbest bırakılmalıdır" dedi. Oruç, maden ihalelerine işaret etti. Oruç, 2023 başından 2025 yılı sonuna kadar 2 bin 405 ruhsat sahasının satışa çıkarıldığını belirterek, "Yalnızca Giresun’un yüz ölçümünün yüzde 85’ine maden ruhsatı verilmiş durumda. Bir ilin tam yüzde 85’i talana açılmış. 86 milyon insanımız şunu bilsin ki Türkiye’de artık neredeyse maden tehdidinden uzak tek bir karış toprak kalmamıştır. Giresun’dan Şırnak’a, Muğla’dan Varto ve Karlıova’ya kadar birçok yerde yurttaşların yaşam alanlarını savunuyor. Mehmet Türkmen işçi ölmesin diyor, tutuklanıyor. Esra Işık yaşam alanlarını savunuyor, tutuklanıyor. Başaran Aksu holding talanına yeter diyor, holding emrediyor, Başaran Aksu tutuklanıyor" ifadelerini kullandı. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın eşitlik çağrısı olduğunu kaydederek, "1 Mayıs, dayanışma ve mücadele günüdür. 8 Mart’ın direnci ve Nevruz’un ruhuyla 1 Mayıs’ta zafere bir adım daha yaklaşacağız. Zafer için bir adım atmak üzere Eş Genel Başkanlar olarak bizler, MYK üyelerimiz, vekillerimiz ve tüm örgütlerimizle 1 Mayıs alanlarında olacağız. Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs’ında buluşmaya davet ediyoruz. Son olarak iktidarı Taksim sendromundan kurtulmaya çağırıyoruz. 1 Mayıs’ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs’a açılmalıdır" şeklinde konuştu.
Sakarya Pamukova’da yeni içme suyu kaynağı: 500 haneye kesintisiz su ulaşacak Pamukova’da başlatılan yeni kaynak çalışmasıyla 115 metre derinlikten çıkarılan içme suyu, bin 500 metrelik hat üzerinden iki mahalledeki 500 haneye ulaştırılacak. Saniyede 4 litre debiye sahip kaynakla yaz aylarında su ihtiyacına çözüm sağlanacak. Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), mevcut su kaynakları üzerindeki yükü azaltmak ve yaz aylarında artan su talebini karşılamak amacıyla yeraltı kaynaklarını sisteme dahil etmeye devam ediyor. Bu çerçevede Pamukova’da yürütülen çalışmalarda, saniyede 4 litre debiye sahip yeni içme suyu kaynağı tespit edildi. Yerin 115 metre altından elde edilen suyun abonelere ulaştırılması için ekipler, bin 500 metrelik yeni iletim hattı inşa ediyor. Bölgenin coğrafi şartlarına uygun olarak planlanan hat, çıkarılan suyu doğrudan Teşvikiye İçme Suyu Deposu’na aktaracak. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Teşvikiye ve Bayırakçaşehir mahallelerinde su arzı kesintisiz hale getirilecek. "Yeraltı kaynakları ihtiyaç doğrultusunda sisteme alınıyor" SASKİ tarafından projeye ilişkin yapılan açıklamada, yeraltı sularının doğru yönetilmesinin önemine değinilerek şu ifadelere yer verildi: "Şehrimizin su geleceğini planlarken alternatif kaynakların doğru politikalarla yönetilmesine hassasiyet gösteriyoruz. Suyun tükenebilir kaynak olduğunu unutmadan yeraltı kaynaklarını mahallelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda sisteme dahil ediyoruz. Kaynaklardaki içme suyunu iletecek altyapı ağını Teşvikiye ve Bayırakçaşehir mahallelerimize kazandırıyoruz."