TEKNOLOJİ - 08 Eylül 2023 Cuma 14:23

Merkez Bankası binasının 350 metre yükseklikteki kulesi dağcılar tarafından kuruluyor

A
A
A
Merkez Bankası binasının 350 metre yükseklikteki kulesi dağcılar tarafından kuruluyor

İstanbul Finans Merkezi’nde çalışmalarında sona yaklaşılan Merkezi Bankası binasının panel ve camları, 40 kişilik endüstriyel dağcı ve iple erişim teknikerlerinden oluşan bir ekip tarafından kuruluyor. Şuana kadar süren çalışmalarda bin 150 panel camdan 900 tanesini 350 metrede çalışarak takan dağcılar kulenin tamamlanması için çalışıyor.



İstanbul Finans Merkezi’nin bazı bölümleri geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılmıştı. Çalışmaların sürdüğü Merkez Bankası binasında ise sona gelindi. Yaklaşık 350 metre yüksekliği ile Avrupa’nın en yüksek binası olan Merkez Bankası binasının çoğu kısmının yapımı tamamlandı. Merkez Bankası binasının dış cephe ve çatı kısmının panel camlarının takılması için 40 kişiden oluşan endüstriyel dağcı ve iple erişim teknikerlerinden oluşan bir ekibinin çalışmaları devam ediyor. 40 dağcının, binaya takılması planlanan bin 150 adet panel camın 900 tanesini taktığı belirtildi. Çalışmalar devam ederken, dağcıların 350 metre yükseklikteki zorlu çalışması basın mensupları tarafından görüntülendi.



353 metre yükseklikte korkusuzca çalışıyorlar


40 kişilik dağcıdan oluşan bir ekip Merkez Bankası binasının kule kısmında yoğun mesai yaparak kulenin bitirilmesi için mücadele ediyor. Bin 150 adet panel camın 900 tanesini takan ekip kalan kısımlarının bitirilmesi için Avrupa’nın en yüksek binasında halatlarla çalışıyor.



“Asıl mesleğim beden eğitimi ve öğretmenliği”


İple erişim teknikeri Musa Karahan, “Asıl mesleğim beden eğitimi ve spor öğretmenliği, 2007 yılından beri bu sektördeydim. Yaklaşık 16 yıldır bu mesleği özellikle iple erişim ve yüksekte çalışmayla ilgili eğitmenlik gibi çalışma sektöründe bulunuyordum. Yaklaşık 8 aydır bu pozisyona ve buraya geldim. Buradaki tüm çalışan arkadaşlarımızın iplerini, sistemlerini kuran ve kontrol eden personel olarak burada çalışıyorum. Bizi görenler buraya çıkmam mümkün değil diyor” dedi.



“Ne kadar korkarsak güvenlik önlemleri o kadar artar”


Dağcı Yalçın Söylemez, “Tedirgin tabi ki oluyoruz ama alıştığımızdan dolayı bu tedirginlik minimum seviyede oluyor. Yüksekten korkmuyor musunuz diye sorarsanız, tabi ki korkuyoruz. Korkmakta gerekiyor, ne kadar korkarsak güvenlik önlemleri almaya teşvik ediyor. Öncelikle bizi görenler şaşırıyorlar, aynı zamanda korkuyla bakıyorlar. Düşersiniz gözüyle bakıyorlar ama öyle olmadığını anlatıyoruz. Burası yerde çalışmaktan daha güvenli.” şeklinde konuştu.



"Yüksek deprem hareketlerine göre tasarlanmıştır"


Yapılan çalışmalarla ilgili konuşan Merkez Bankası inşaatı proje müdürü Burak Oruç, “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nı ziyaret edeceğiz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası binamız 353.90 metre ve özellikle Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek binası konumundadır. 327 bin metre kare inşaat alanına sahiptir. Akıllı teknolojilerle inşa edilmiş binadır. Türkiye’nin en yüksek hızlı çift katlı asansörleri mevcuttur. Şuanda üst cihannümada cephe çalışmaları devam ediyor. Paneller ve cam montajlarını yapıyoruz. Binamız yüksek deprem hareketlerine göre tasarlanmıştır” ifadelerini kullandı.




Merkez Bankası binasının 350 metre yükseklikteki kulesi dağcılar tarafından kuruluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uşak’ta yürütülen soruşturmada yeni detaylar Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen 52 dijital materyal üzerinde yapılan adli bilişim incelemesinde çeşitli bulgulara ulaşıldı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın işletmelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından adli bilişim incelemeleri tamamlandı. Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında, belediye başkanına ait işletmelerden elde edilen dijital materyallere ilişkin adli bilişim incelemesinde bulgulara ulaşıldı. Edinilen bilgilere göre, soruşturma dosyasına giren ön inceleme raporunda hem dijital içeriklere hem de personel kayıtlarına ilişkin detaylar yer aldı. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, farklı adreslerde gerçekleştirilen işlemler sonucunda toplam 52 adet dijital materyale el konuldu. Adli bilişim uzmanlarınca ‘Magnet Axiom Examine’ programı kullanılarak yapılan incelemelerde, cihazlardaki aktif ve silinmiş veriler analiz edildi. İşletmede kullanılan dizüstü bilgisayarda yapılan incelemede, silinmiş alanlar dahil olmak üzere toplam 254 adet müstehcen görsel tespit edildi. Söz konusu içeriklerin bir kısmının internet kaynaklı olduğu, bir kısmının ise detaylı incelemeye alındığı belirtildi. Öte yandan, bir otele ait muhasebe bilgisayarında yapılan incelemede ise, başında havlu bulunan bir kadına ait olduğu değerlendirilen ve otel odasında çekildiği düşünülen görüntünün, internetten indirilen içeriklerden farklı özellikler taşıdığı ifade edildi. Görüntünün kaynağına ilişkin teknik incelemenin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında SGK ve personel kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde de dikkat çeken tespitlere ulaşıldı. Yalım’a ait 4 işletmede çalışan 13 personelin, aslında Uşak Belediyesi kadrosunda göründüğü belirlendi. Bu kapsamda, söz konusu kişilerin maaş ödemeleri ile fiili çalışma yerlerine ilişkin kayıtların karşılaştırıldığı, bazı dönemlerde aynı kişilerin hem belediye hem de farklı işletmeler üzerinden sigortalı gösterildiklerine yönelik bulguların incelendiği ifade edildi. Soruşturma kapsamında el konulan dijital materyaller arasında yer alan 3 adet hard diskin arızalı olduğu tespit edildi. Bu cihazların veri kurtarma işlemleri için kriminal incelemeye gönderildiği öğrenildi. Ayrıca, yüksek kapasiteli 3 ayrı güvenlik kamerası kayıt cihazına ait verilerin de imaj alma ve çözümleme işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dijital materyaller, teknik raporlar, tanık beyanları ve mali kayıtlar birlikte değerlendiriliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği ve ilerleyen süreçte yeni gelişmelerin yaşanabileceği bekleniyor.
Ankara Gülistan Doku soruşturmasında Sonel’in ifadesi ortaya çıktı Kayıp Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in ifadesindeki çelişkili beyanlar ve teknik veriler arasındaki farklar dikkat çekti. Kendisinden 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma dosyasında, şüpheli sıfatıyla ifade veren dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesi ortaya çıktı. İfadede yer alan çelişkiler, teknik veriler ve tanık beyanlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Daraltılmış baz kayıtlarının Sonel’i iddiaların merkezindeki Gençlik Merkezi’nde gösterdiği belirtilirken, Sonel ifadesinde şu sözleri kullandı: "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" İfade tutanaklarında Sonel’in yakın çevresine yönelik beyanları da yer aldı. İstanbul’da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşları Umut Altaş ve Ekincan Kılıç’ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu aparatlarını attıkları yerleri bilecek kadar çevreye hakim olan Sonel, aynı kişilerle yakın ilişki içinde olduğunu belirtmesine rağmen kendisini bu tablonun dışında konumlandırması, dosyada dikkat çeken bir diğer unsur olarak yer aldı. Sonel, Gülistan Doku’nun ailesine ilişkin olarak, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" ifadelerini kullanan Sonel’in, kendi durumuna ilişkin ise, "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Soruşturma dosyasında yer alan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına göre, 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili hareketlilik tespit edildi. Kayıtlara ilişkin sorulara Sonel’in, "Hiçbir fikrim yok" şeklinde yanıt verdiği ifade tutanaklarına yansıdı. Dosyada, aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmadan Elazığ istikametinden yeniden giriş yaptığına yönelik bulguların yer aldığı, bu durumun da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, teknik veriler ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Sevk yazısında, daraltılmış baz kayıtlarının şüphelinin olay saatinde ilgili bölgede bulunduğunu gösterdiği, bu durumun diğer şüphelilerle birlikte aynı noktada bulunma ihtimaliyle desteklendiği aktarıldı. Ayrıca dosyada, dijital materyaller ve bazı delillerle ilgili incelemelerin sürdüğü, sim kart ve veri hareketlerine ilişkin bulguların da değerlendirildiği kaydedildi. İfade tutanaklarında Sonel’in birçok soruya "hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdiği görüldü. Özellikle olay günü, görüşmeler ve araç hareketlerine ilişkin sorularda bu ifadenin tekrarlandığı, bunun da soruşturma kapsamında dikkate alındığı belirtildi. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasında, teknik veriler, tanık ifadeleri ve şüpheli beyanlarının birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.